Connect with us

BOLD ÖZEL

Atatürk’ü gören 105’lik Ünzile Nine: Böyle bereketsiz bir dönem yaşamadım

Mersin’in Silifke ilçesinde yaşayan 105 yaşındaki Ünzile Mermi, uzun ömründe başta Atatürk ve İnönü olmak üzere birçok devlet başkanını gördüğünü söylüyor. Ünzile Nine, “Yörük olduğumuz için uzun yıllar Toroslarda rahmetli kocamla ayağımızda çarıkla keçi güttük. Ama bugüne kadar böylesi hayat pahalılığı yaşadığım bir dönem olmadı.” diyor.

ABDURRAHMAN BÜYÜKKESKİN | BOLD ÖZEL 

Mersin’ in Silifke ilçesi Dervişli Mahallesi’nde yaşayan Ünzile Mermi, geçtiğimiz şubat ayında 105 yaşına bastı. Üç çocuğu, 15 torunu bulunan Ünzile Nine de Türkiye’deki hayat pahalılığından şikayet ediyor. Bold Medya’ya konuşan Ünzile Mermi, “Eskiden gazyağı, tüp ,margarin kuyrukları olurdu. O zamanlar paranın değeri olduğu için eninde sonunda Taşucu Limanı’na gemilerle mal gelince alınıyordu. Şimdi alınmıyor. Eskiden düğünlerde tanıdıklara, yakın akrabalara çeyrek altın takmamak ayıp karşılanırdı. Bugün çeyrek altın 1500 lira olmuş. Nasıl takacaksın? Böylesi bereketsiz bir dönem görmedim.” dedi.

105 yaşındaki Ünzile Nine, bugüne kadar Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk olmak üzere Cumhurbaşkanları İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül ve en son Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı dönemlerini gördüğünü söylüyor. Ünzile Mermi, Atatürk’ü Cumhuriyet’in ilanının 10’ncu yıl kutlamaları için Mersin Silifke Taşucu Limanına geldiğinde babasıyla karşılamaya gittiklerini anlatıyor.

Mersin’in Silifke ilçesinde yaşayan 105 yaşındaki Ünzile Nine’nin 3 oğlu ve 16 torunu var.

“BÖYLE BİR HAYAT PAHALILIĞI GÖRMEDİM”

Ünzile Mermi, zamlar sonrası artan geçim sıkıntısının şikayet ediyor. Hayat pahalılığı yaşadığını anlatan Mermi, şunları söylüyor: “Rahmetli babam, çok çalışkandı. Atatürk’ün Silifke’de kurduğu Tekir Çiftliğinde uzun yıllar çifti olarak çalıştı . El emeğine ve alınteri ile çalıştığımız için her zaman evimizde bolluk ve bereket olurdu. Bende Yörük olduğumuz için uzun yıllar Orta Toroslarda rahmetli kocamla birlikte keçi güttük. Ayağımızda çarıkla o dağ senin bu dağ benim dolaştık. Ama bugüne kadar böylesi hayat pahalılığı olduğu bir dönem olmadı. Mahallede çocukları sevindirmek için kutu kutu aldığım ve kendinde süte batırarak yediğim Eti Cici Bebe bisküvisi kutularını iki sene önce 45 liraya alıyordum. Şimdi torunlarım fiyatının 170 lira(4 kiloluk Cici Bebe) olduğunu söylediler. Çok pahalanmış.”

“BOLLUĞU MENDERES VE ÖZAL DÖNEMİNDE GÖRDÜM”

Gaz yağı, tüp ,margarin kuyruklarını da yaşadığını dile getiren Ünzile Nine, şöyle konuştu: “O zamanlar paranın değeri olduğu için eninde sonunda Taşucu Limanı’na gemilerle mal gelince alınıyordu. Şimdi alınmıyor. Eskiden düğünlerde tanıdıklara, yakın akrabalara çeyrek altın takmamak ayıp karşılanırdı. Bugün çeyrek altın 1500 lira nasıl takacaksın? Böylesi bereketsiz bir dönem görmedim. Eskiden komşular arası yardımlaşma olurdu. Şimdi evinin içinde ölüp gitsen kimsenin haberi olamayacak durumda. Ev hanemiz Adnan Menderes’in birinci dönemi ile Turgut Özal’ın birinci başbakanlığı döneminde bolluk gördü.”

Boş baklava, dilim karpuz ve çeyrek lahanadan sonra şimdi de parmak kaşar

BOLD ÖZEL

Karabük’teki 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı

Geçen hafta perşembe gününden beri Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi uzatıldı. Dört gündür mülakat adı altında sorgulanan öğrencilerden bazılarının yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldüğü öğrenildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Karabük Terörle Mücadele Şubesi tarafından 12 Mayıs 2022’de gözaltına alınan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı. Bold Medya’nın ulaştığı bilgiye göre kız öğrencilerden bazıları yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldü.

“BİRLİKTE NAMAZ KILIYOR MUSUNUZ?”

Dün itibariyle durumlarının iyi olduğu belirtilen öğrencilerin ifadeleri alınmaya bugün de devam edilecek. “Biz sizin neci olduğunuzu biliyoruz” diye itham edilen öğrenciler, üniversite okumak için tuttukları evin ‘örgüt evi’ olup olmadığına dair sorgulanıyor. Gözaltındaki öğrencilere 4 gündür neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, birlikte dua edip etmedikleri soruluyor.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEME GELİNCE İYİ DAVRANIYORLAR

Öğrencileri ziyarete giden bir avukatın verdiği bilgiye göre Karabük Üniversitesi’nde okuyan kızlar 22-23 yaşlarında. Öğrencilerin hiçbir şeyden haberi olmayan; sessiz, sakin gencecik kızlar olduğunu söyleyen avukat, “Sanki ilk kez dışarı çıkıyormuş gibiydiler. Bazı öğrencilerin midesinde problem olmuş. Aşırı stres, gerginlik, baskı ortamı nedeniyle acile götürmüşler. Kaldıkları öğrenci evinin örgüt evi olduğunu anlamaya yönelik sorular sorulmuş. İnsani koşullar yok. Duş ihtiyacı olanlar var, alamamışlar. Fiziki takip yapılmış.” dedi.

Avukat, 14 öğrencinin gözaltında olduğu sosyal medyada gündeme geldikten sonra polislerin öğrencilere iyi davrandığını, yemekleri ve özel ihtiyaçlarıyla ilgilendiklerini de belirtti.

Karabük’te 14 kız öğrenci gözaltına alındı

 

Karabük’te kız öğrencilere mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapılıyor

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

1,5 yaşındaki Enes annesiyle birlikte hapse girdi: Babası Avrupalı parlamenterlere mektup yazdı

1,5 yaşındaki oğlu Enes’le üç gündür Edirne Cezaevinde tutuklu olan ev hanımı Hatice Soyer’in eşi Çetin Soyer yaşadıklarını Bold Medya’ya anlattı. Avrupalı parlamenterlere bir mektup gönderen Soyer, “Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay-kahve ikram ediyorlar, biz geri itildiğimizde ise hapse gönderiyorlar.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Geçen hafta cuma günü üç çocuğuyla birlikte Yunanistan sınırından Türkiye’ye geri itilen ve 1,5 yaşındaki oğlu Enes ile birlikte tutuklanıp Edirne Cezaevine konulan ev hanımı Hatice Soyer’in eşi Çetin Soyer, Avrupalı parlamenterlere mektup gönderdi.

Yaşadıkları korkunç olayı anlatan Soyer, “Adil olmayan yargı, toplumdan dışlanma, KHK’lılara yönelik nefret söylemi bizi nefessiz bıraktı. Hiç olmazsa özgür bir birey olmak için çıktığım yolculukta, onur kırıcı ve yasa dışı pushback(geri itme) olayına maruz kaldım. Bizimle aynı botta olan Türk vatandaşlarının hepsinin durumu aynı. Türk jandarması, Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay ve kahve ikram ediyor, biz geri itildiğimizde hapse gönderiyorlar.” dedi.

KHK’lı fen bilgisi öğretmeni Çetin Soyer, Bitlis E Tipi Cezaevinde 37 ay hapis yattıktan sonra eşi Hatice Soyer ve 1,5, 5, 9 yaşındaki üç çocuğuyla birlikte Türkiye’yi terk etmeye karar verdi. 13 Mayıs 2022 cuma sabahı Meriç Nehri’nden Yunanistan’a geçmeye çalıştılar.

BOTLARINI DELİP BATIRDILAR

Ancak daha karşı kıyıya varmadan kendilerini karşılayan başka bir bot, 12 kişinin bulunduğu botlarını kesici bir aletle batırdı. Canlarını zor kurtardılar. Çocuklar boğulma tehlikesi atlattılar. Tekrar Türkiye’ye ayak basan Soyer ailesini jandarma gözaltına aldı. Baba Çetin Soyer ve iki çocuk serbest bırakılırken, anne Hatice Soyer, sütten kesilmemiş bebeği Enes ile birlikte Edirne Cezaevine konuldu.

Enes

“BOTTA 3 KADIN, 5 ÇOCUK, 7 ERKEK VARDI”

Bold Medya’ya konuşan Çetin Soyer, bindikleri botta üç kadın, 7 erkek ve 5 erkek çocuğunun olduğunu, kıyıdan 3 metre açıldıktan sonra karşılarına başka bir bot çıktığını söyledi. Soyer olay anını şöyle anlattı:

“Bota bindik, üç metre gittik. Başka bir bot karşımıza çıktı. Yunan askerli direkt yüzümüze ışığı tuttular, silahları doğrulttular. Yüzleri maskeliydi ama üniformalıydılar. İngilizce konuştular. Türk olduğumuzu söyledik. Türkçe konuşmamızı istediler. Bize yardım edeceklerini söylediler. Benim iki küçük çocuğu yanlarına aldılar, bir iki kişi de geçti. Sonra telsizle bir yerleri aradılar. Sonra telefonlarımızı, kimliklerimizi, üzerimizdeki parayı aldılar. Bir iki kişiyi dövdüler. Bizim botu biraz Türkiye sınırına yanaştırdılar.”

“BOTUMUZU BIÇAKLA KESİP BATIRDILAR”

Bıçakla kestiler. Bot o anda battı, boğazımıza kadar sudaydık hepimiz. Hemen çocukları kıyıya çektik. Benim ortanca çocuğu bulamadım, baktım botla aşağı doğru nehirde gidiyor, onu da çektik aldık. Orada sabah olmasını bekledik. Çocuklar donmak üzereydi. Sonra Türk askeri geldi. Herkes gözaltına alındı. Üç kadın tutuklandı.”

Eşi Hatice Soyer’in mahkemesinin Bitlis’te yerel mahkemede devam ettiğini ifade eden Soyer, “Eşime daha önce 6 yıl 3 ay ceza aldı. İstinaf bir yıl sonra kararı bozdu, yerel mahkemeye geri gönderdi. Yargılaması devam ediyor. Şu anda cezası yok. 26 Mayıs’ta Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi var. Edirne’deki hakim, bana ‘Seni tutuklayacağız’ dedi. Tamam takdir sizindir, dedim. Sonra vazgeçti herhalde. Sonra eşim girdi. Ona da ‘Sen hiç içeride kalmadığın için seni tutuklayacağız’ demiş.” diye konuştu.

DELİL, TERMAL OTELDE 2 GÜN KALMAK

Eşinin dosyasında Yargıtay’ın ‘suç’ saydığı ne Bank Asya hesabı ne ByLock programının olmadığını söyleyen Çetin Soyer, ev hanımı bir kadının hangi delillerle yargılandığını ise şöyle açıkladı:

“2010 yılında  kapatılan eğitim kurumlarında 5 ay sigortasının olması, biz daha evlenmeden önce ailesiyle birlikte Kızılcahamam’daki Asya Termal’de iki gün kalması. Bir de iki tanık var. Onlar da mahkemeye geldi, tanımadıklarını söyledi. Bir tanık eşimi bir kere görmüş, onu söyledi. Bu yüzden sıkıntı yaşıyoruz. Başka Bank Asya hesabı yok, ByLock yok.”

ALMAN, BELÇİKALI VE HOLLANDALI PARLAMENTERLERE MEKTUP

Çetin Soyer tüm bu yaşadıklarını Avrupalı parlamenterlere mektup yazarak anlattı. Belçikalı Maria Arena, Alman Erik Marquart, ve Hollandalı Tineke Strik’e ithafen yazılan mektup şöyle:

Sayın Parlamenter,
13 Mayıs Cuma günü sabaha karşı eşim ve üç çocuğumla birlikte iltica amacıyla Meriç nehrinden Yunanistan tarafına geçtik. Kıyıda, Yunan askerleri bizi agresif davranışlarla karşıladı. Biz 12 kişilik grup idik. Telefonlarımızı ve ceplerimizdeki paraları aldılar. Bizim 3 çocuğumuzu kendi botlarına alıp Türk tarafına bıraktılar. Kullandığımız botu patlatıp tüm yetişkinleri Meriç nehrine ittirdiler. Canımızı zor kurtardık ve Türk tarafında jandarmaya yakalandık. ‘Sen hiç hapis yatmamışsın’ diyerek eşimi tutukladılar.

Eşim ve emzirdiği 18 aylık oğlum Enes Edirne cezaevine kondu. Eşim Hatice Soyer, ev hanımı. Bir tanık ifadesi nedeniyle Gülen hareketine üyelikten 6 yıl 3 ay ceza aldı. Ben Fen bilgisi öğretmeniyim, bana da 7 yıl 6 ay ceza verdiler. Ben 37 ay hapiste kaldım. Halen haftada bir imza atıyorum.

Her ikimizin dosyası yüksek mahkemede. Onaylanırsa yeniden hapis yatacağım. Son yıllarda KHK ile işten atılan ve hapse konan on binlerce insan hakkında muhakkak bilginiz vardır. Adil olmayan yargı, toplumdan dışlanma, KHK’lılara yönelik nefret söylemi bizi nefessiz bıraktı. Hiç olmazsa özgür bir birey olmak için çıktığım yolculukta, onur kırıcı ve yasa dışı pushback (geri itme) olayına maruz kaldım. Bizimle aynı botta olan Türk vatandaşlarının hepsinin durumu aynı. Türk jandarması, Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay ve kahve ikram ediyor, biz geri itildiğimizde hapse gönderiyorlar.”

Hukuksuz KHK’ları iptal etmeyen AYM Başkanı Arslan: “OHAL KHK’larını denetliyoruz”

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Karabük’te kız öğrencilere mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapılıyor

Karabük’te önceki gün gözaltına alının 14 kız öğrenci mülakat adı altında hukuksuz sorguya tabi tutuluyor. Sorguda öğrencilere neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, pikniğe gidip gitmedikleri gibi birçok soru yöneltiliyor.

BOLD – Karabük’te pikniğe gitme ve aynı kafede oturma gibi gerekçelerle ‘yeniden yapılanma’ iddiasıyla gözaltına alınan 14 üniversiteli kız öğrenciye gözaltında mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapıldığı ortaya çıktı.

GÖZALTI SÜRELERİ 3 GÜN UZATILDI UZATILDI

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürülen 14 üniversiteli kız öğrencinin gözaltı süresi 3 gün daha uzatılırken, gözaltında öğrencilere neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, birlikte dua edip etmedikleri, pikniğe gidip gitmedikleri, aynı kafede neden bir araya geldikleri gibi sorular yöneltilmesi tepki çekti.

SOSYALLEŞME FAALİYETLERİ SUÇ SAYILDI

Karabük Emniyet Müdürlüğü önünde bekleyen aileler her üniversite öğrencisinin yaptığı sosyalleşme faaliyetlerinin suç kabul edilip çocuklarının evleri basılarak gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Çocuklarının birlikte pikniğe gittiği ve aynı kafede çay içtikleri için ‘terör’ suçlamasıyla gözaltına alınmasına tepki gösteren aileler, “Normal her öğrencinin yapacağı sosyalleşme faaliyetleri nedeniyle bize bu zulmü yaşatıyorlar. Her öğrenci arkadaşlarıyla pikniğe gider, birlikte eğlenir, birlikte bir kafede oturup çay içer, konuşur. Final döneminde dersleriyle, sınavlarıyla meşgul olması gereken çocuklarımıza mesnetsiz iddialarla gözaltı zulmü yaşatılıyor” diye yapılanlara tepki gösterdi.

Karabük’te 14 kız öğrenci gözaltına alındı

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar