Connect with us

Analiz

Dolarları sıfırlayan Merkez Bankası harıl harıl karşılıksız para basıyor

Türkiye yüksek enflasyonla boğuşurken, bankamatiklerden çekilen aynı seri numaralı 100 ve 200 TL’lik banknotlar dikkat çekiyor. Vatandaşların, sosyal medyadan paylaştığı yeni paraların görüntüleri Merkez Bankası Matbaası’nın karşılıksız para bastığını gösteriyor.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de enflasyon yeni rekorlar kırdıkça büyük kupürlü banknotlara olan ihtiyaç artıyor. Merkez Bankası Matbaası da gece gündüz para basarak 50-100-200 liralık banknot talebine karşılık vermeye çalışıyor. Ancak para bastıkça enflasyon artıyor, Türk Lirası’nın değeri diplere geriliyor.

“TÜRK LİRASI EN ZAYIF DURUMDA, GİDECEĞİ BİR YER YOK”

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin “Türk Lirası en zayıf durumda, gideceği bir yer yok” sözleri skeçlere konu oldu. AKP Hükumeti, Türk Lirası’nı dünyanın en değersiz paraları listesine sokmayı başardı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 1.100 odalı Saray’dan Merkez Bankası’na verdiği ‘para bas’ talimatıyla TL’nin değerini her geçen gün daha da eritiyor. Halkın 2018 yılına kadar alışverişlerde bozdurmakta zorlandığı 100 lira bugünlerde 10 lira değerinde.

PARANIN ALIM GÜCÜ ERİYİNCE, 100 VE 200 TL’LER PİYASI SARDI

Dünya’dan Şebnem Turhan’ın haberinde de yüksek enflasyon sebebiyle TL’nin alım gücünün azaldığı gözler önüne serildi. 6 sıfır atılmış Türk Lirası Ocak 2009’dan itibaren kullanıma girerken o dönemde piyasadaki her 100 banknottan 40 tanesi 100 ve 200 TL’lik paralardan oluşuyordu. Nisan 2022 itibariyle ise her 100 banknotun 88’i 100 ve 200 liralık banknotlardan oluşuyor. Bu istatistik bile Türkiye’de vatandaşın alım gücünün nasıl eridiğini ortaya koydu.

DETAYLARA İNİLDİĞİNDE TL’DEKİ DÜŞÜŞ ÜRKÜTÜYOR

Detaylara inildiğinde ise enflasyonla birlikte küçük paraların piyasadan çekildiği büyük paraların arttığı gün yüzüne çıkıyor. 13 yıl önce tüketici enflasyonu yüzde 6,13 seviyesindeyken 200 TL’lik kupürlerin toplam dolaşımdaki payı yüzde 12,18 seviyesindeydi. Bu yıl nisanda yüzde 69,97’ye çıkan tüketici enflasyonunun gölgesinde 200 TL’lik banknotların dolaşımdaki para miktarı içindeki payı yüzde 43,23’e yükseldi. Bu 13 yılda 31.05 puanlık bir artışın yaşandığına işaret ediyor. Yine ikinci en büyük kupür olan 100 TL’lik banknotlarda da aynı seyir gözleniyor. Merkez Bankası verilerine göre Nisan 2009’da 100 TL’lik banknotların dolaşımdaki para içindeki payı yüzde 28,38 seviyesinde bulunuyordu. Nisan 2022’ye gelindiğinde yüzde 44,73’e çıktı. Bu 13 yılda 16.35 puanlık bir artışın yaşandığını gösteriyor.

5 VE 10 LİRALARLA SAKIZ BİLE ALINAMAYINCA PİYASADAN SİLİNDİ

İki büyük banknotun toplam dolaşımdaki para miktarı içindeki payı Nisan 2009’da sadece yüzde 40,56 iken Nisan 2022’de yüzde 87,96’ya çıkmış durumda. İki büyük banknotun payı iki katını aşarken bu durum küçük banknotlarla alım gücünün çok çok azaldığını da gösteriyor. 5-10-20 TL’lik banknotlar neredeyse dolaşımdan silinmiş gibi. Nisan 2009’da 5 TL’lik banknotun payı yüzde 0,96 iken Nisan 2022’de yüzde 0,61’e düştü. 10 TL’lik banknotların payı da 13 yıl önce yüzde 2,94’dü bu yıl ise yüzde 1,16’ya indi. 20 TL’lik banknotların payı da yüzde 6,48’den yüzde 1,95’e kadar geriledi. 50 TL’lik banknot bile erimeye karşı koyamadı. Nisan 2009’da piyasadaki dolaşımdaki paranın yüzde 26,04’üne sahip olan 50 TL’lik banknotlar Nisan 2022’de dolaşımdaki paranın sadece yüzde 8,33’ü kadar. 50 TL banknotların dolaşımdaki payındaki düşüş oldukça hızlı oldu.

5-10-20 ve 50 TL’lik banknotların Nisan 2009’da dolaşımdaki paradan aldıkları pay yüzde 36,42 iken Nisan 2022’de yüzde 12,05’e geriledi. Bu neredeyse 25 puanlık bir düşüşe işaret ediyor.

500 TL’LİK BANKNOT HAZIRLIĞIMIZ YOK DEDİ AMA…

Ekonomistler yüksek enflasyon ve alım gücünü kaybeden TL ortamında büyük kupürlü banknotların hakimiyetinin artarak devam edeceği görüşünde. Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu 500 TL’lik banknotların hazırlığı olmadığı belirterek “Bu konuda bir çalışmamız yok, hazırlık yok. Bir tweet atıldı, bu kadar etkili olmaması lazım” demişti. Ancak Merkez Bankası büyük para talebini karşılayabilmek için sürekli 100 ve 200 liralık banknot basıyor.

BABACAN: ARKA KAPIDAN PARA BASIYORLAR

Türkiye ekonomisini 13 yıl yöneten DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da karşılıksız para basımını sürekli gündeme getiriyor. Son olarak 30 Aralık akşamına kadar 70 milyar lira zarar gösteren Merkez Bankası bilançosunun, 31 Aralık akşamı birden 60 milyar kâra geçtiğine işaret eden Babacan, “Eksi 70 milyardan, bir günde artı 60 milyara dönen bir rakamdan bahsediyoruz. Bir günde tam 130 milyarlık kalem oynatıldı. Ben şimdi buradan hükümete soruyorum: Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Dürüstçe açıklayın. Eğer Merkez Bankası’ndan Hazineye doğrudan para transferi için bunu yaptıysanız, bunun adı karşılıksız para basmaktır. Arka kapıdan döviz satışına alıştınız, şimdi de arka kapıdan para mı basıyorsunuz? Çıkın açıklayın.” çağrısında bulunmuştu.

PARA DESTELERİYLE ÇEKİLEN FOTOĞRAFLAR

Merkez Bankası ve ekonomi bürokrasisini yakından tanıyan Babacan’ın bu çağrısına AKP Hükumetinden hala cevap gelmedi. Ancak çarşı ve pazarda dumanı üstünde tüten paralarla alışveriş yürüyor. Esnaf, işçi, çiftçi, emekli, memur herkes bankamatikten yepyeni banknotlar çekiyor. Halk, yüksek enflasyonu en iyi anlatan Merkez Bankası’nın para bastığını destelerin fotoğraflarıyla tescilliyor.

TÜİK PARA BASIMINI DOĞRULUYOR

TÜİK’in rakamlarına göre, son 13 yılda 100 ve 200 liralık banknotların dolaşımdaki para miktarından aldığı pay yüzde 40,56’dan yüzde 87,96’ya fırladı.

Okumaya Devam Et
Advertisement

Analiz

Nebati ne dediyse tersi çıkıyor: Dolar 6 ay öncesine döndü

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati dolar 13,70 lira seviyesindeyken Londra’ya gitti. Yabancı yatırımcılara “Dolar artık buradan daha yukarı gitmez” dedi. Son haftalarda yükselişe geçen dolar, kur korumalı TL mevduat sisteminin açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.66 liranın üzerini gördü.

BOLD ANALİZ – Geçen haftayı 15.48 liradan kapatan dolar mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.66 liranın üzerini gördü. Dolarda yeni hedef 15.80 ve 16 lira olarak belirlendi.

DOLAR TÜM DÜNYADA GÜÇLENİYOR

ABD’de nisan ayı enflasyonunun yıllık yüzde 8.3 ile yüzde 8.1’lik beklentiyi aşmasıyla dolarda küresel olarak güçlenme yaşanmıştı. Yükselen enflasyonun ABD Merkez Bankası FED’i daha sert sıkılaşma adımları atmaya zorlayacağına yönelik tahminlerin ağılık kazanmasıyla ABD tahvil getirilerinde yükseliş yaşandı. Doların ana para birimleri karşısındaki performansını gösteren dolar endeksi ise geçen hafta 20 yılın zirvesini gördü. Bu gelişmelerle dolar 15.45 lirayı aşmıştı.

TÜRK LİRASI İKİ HAFTADA YÜZDE 4,5 ERİDİ

Dolar yeni haftaya ise 15.50 liradan başladı. Mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.53 liranın üzerini gördü. TCMB verilerine göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre yüzde 67 yükselerek 5.5 milyar dolara çıktı. TL bugün dolar karşısında yüzde 0.4 değer kaybederken hareketin başladığı son iki hafta itibarıyla TL’nin değer kaybı yüzde 4.5’e ulaşmış oldu.

TARİHİ ZİRVE 18.41 LİRA

Son gelişmelerle beraber dolar kur korumalı TL mevduat sisteminin ilk olarak açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.50 lirayı aştı. 17 Aralık Cuma günü dolar 18.41 lirayla tarihi zirvesini görmüştü. Ardından 20 Aralık’ta KKM açıklaması sonrası dolarda düşüş yaşandı. 24 Aralık’ta KKM resmen devreye alınırken dolar da 10.63 liraya geriledi. Ancak sonra yeniden yükselişe geçerek 13,70 seviyesine çıktı. Nisan ayına kadar 14 duvarını yıkamayan dolar önce 14 lirayı sonra 15 lirayı aştı.

DOLAR KURU AKP’NİN KONTROLÜNDEN ÇIKTI MI?

Dolarda yükseliş devam ederken Merkez Bankası’nın eli kolu bağlı durumda. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kontrolündeki TCBM, doları frenlemek için sadece rezerv satışı yapabiliyor. Faiz artışı enstrümanını ise kullanamıyor.  2021 yılı Eylül ayından Aralık ayına kadar 500 baz puan faiz indirerek politika faizini yüzde 14’e indiren TCMB Para Politikası Kurulu son 4 toplantıda faizi sabit bıraktı. Kuru kontrol eden AKP Hükumeti, son iki haftadır yükselişi seyrediyor. Reuters geçen hafta, AKP’nin doları 15.50 liraya kadar kontrollü yükselteceğine yönelik analiz yayımladı.

Erdoğan’ın yeni ekonomi modeli denemelerinin bedeli ağır oldu. Türkiye’de nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 69.97’ye yükseldi. Halkın enflasyonunu ölçen ENAG’a göre ise enflasyon yüzde 150’yi aştı.

Ümit Özdağ Soylu’ya sordu: 15 Temmuz’da yarım kalan neydi?

Okumaya Devam Et

Analiz

Niinistö’nün kafası karışık Türklerin net: Erdoğan’ın “U” dönüşüne herkes hazır

Dış politikadaki hayrete düşüren “U” dönüşlerine bir yenisi daha mı geliyor. Erdoğan, ABD başta olmak üzere NATO üyesi ülkelerin desteklediği iki yeni üyelik başvurusuna olumlu bakmadığını açıkladı. Erdoğan’ın vetosunu gündem olduğu sosyal medyada, kullanıcılar yeni “U” dönüşünün tarihi ve nedenini tartıştı.

BOLD – AKP iktidarının dış politikadaki “U” dönüşlerini vatandaş hayretle izliyor. Önce Rusya daha sonra da sırasıyla darbeci Mısır, katil İsrail, 15 Temmuz’un finansörü Birleşik Arap Emirlikleri ve Cemal Kaşıkçı cinayeti faili Suudi Arabistan.

Bu yakıştırmaların sahibi AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, suçladığı ülkeler karşısında tek tek geri atım attı.

NATO’NUN ERDOĞAN İLE İMTİHANI

İkinci Dünya Savaşı sırasında “askeri tarafsızlık” ilan eden Finlandiya, Rusya-Ukrayna savaşının ardından tarihi bir karar aldı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından NATO’ya üyelik mesajı veren Finlandiya, süreci resmen başlatacağı açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, “NATO üyeliği için resmen başvuracağız” dedi.

Türkiye dışında, NATO üyelerinin tamamı başvuru konusunda net.

ABD Başkanı Joe Biden, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile yaptığı görüşmede söz konusu iki ülkenin NATO üyelik sürecine destek vereceğini bildirdi.

İktidar Sözcüsü İbrahim Kalın, üyelik konusunda 2 ülkeye kapıları kapatmadıklarını söylese de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılmasını destekleyemeyeceğini açıkladı. Erdoğan, iki kuzey Avrupa ülkesinin birçok terör örgütüne ev sahipliği yaptığını söyledi.

KAFAM KARIŞTI

Erdoğan’ın Kendisine daha önce farklı konuştuğunu söyleyen Niinisto, “Açık olmak gerekirse biraz kafam karıştı çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaklaşık bir ay önce bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim ve benden önce insiyatif aldı ve ‘NATO’ya başvuruyorsunuz ve biz bunu olumlu değerlendireceğiz’ dedi. Kendisine teşekkür ettim ve teşekkürün karşısında çok memnun oldu. Yani anlıyacağınız, kafam biraz karıştı. İki gün önce duyduklarımız farklıydı. Dün yeniden Türkiye’nin üyeliğimize açık olduğunu duyduk fakat hayıra dönüştü ya da olumsuza dönüştü diyelim. Sanırım şu anda net bir yanıta ihtiyacımız var. Erdoğan’la dile getirdiği problemlerle ilgili konuşmaya hazırım” dedi.

U DÖNÜŞÜ NE ZAMAN

Öte yandan Erdoğan’ın çelişkili açıklamaları Türkiye’de de tartışma konusu. En çok merak edilen konu ise Erdoğan’ın veto konusunda ne zaman geri adım atacağı.

Erdoğan’ın Suudi Konsolosluğunun bahçesine gömdüğü itibar ve Nebati skeci

Okumaya Devam Et

Analiz

Biden’dan telefon bekleyen Erdoğan’dan NATO’da zikzaklı siyaset

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili açıklaması Erdoğan’ın uluslararası alanda muhatap araması olarak yorumlanıyor. Finlandiya ve İsveç çıkışıyla Moskova ile içerideki ulusalcı ortaklarını şimdilik memnun eden Erdoğan, İbrahim Kalın üzerinden de ABD’ye ‘Pazarlığa açığım’ mesajı veriyor.

BERK YILDIRIM | BOLD ANALİZ

Ekonomik krizle boğuşan Türkiye adım adım seçim sath-ı mailine girerken, Tayyip Erdoğan bir taraftan içerideki yangını söndürmeye çalışıyor, diğer taraftan da koltuğunu korumak için uluslararası alanda muhatap arıyor. Bu bağlamda Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail’le arayı düzeltmek için adımlar artan Erdoğan, Amerika ve Rusya arasında da denge siyaseti izliyor. İçerideki ulusalcı ortaklarını kızdırmaktan çekinen Erdoğan, ABD’den de vazgeçemiyor. İşte Erdoğan’ın Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkması da bu ikircikli politikanın sonucu. Cumhurbaşkanı, ‘Biz şu anda İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu bir düşünce içerisinde değiliz’ derken, Reuters’a konuşan sözcüsü İbrahim Kalın ise ‘Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılması konusunda kapıyı kapatmadı’ ifadelerini kullandı. Türkiye’nin eski ABD Büyükelçisi Namık Tan da Erdoğan’ın amacını şöyle özetledi: ‘Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvurularına olumsuz yaklaştığımıza dair ifadelerin, aslında Biden’a yönelik ‘Beni muhatap al, en azından bir telefon et’ mesajı olduğunu düşünüyorum’.

NATO GENİŞLEMENİN ARİFESİNDE

Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası adeta yeni bir dünya kuruluyor. Moskova’ya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana eşi benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulanırken, NATO da İskandinavya’ya doğru genişlemenin arifesinde. Rusya ile bin 300 kilometrelik sınır paylaşan Finlandiya’nın Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, ülkesinin ‘gecikme olmaksızın’ NATO’ya üye olmak için başvuruda bulunacağını söyledi. İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Finlandiya’nın NATO üyeliğine başvuru kararı almasından sonra İsveç’in hareketsiz kalmasının mümkün olmadığını kaydetti. Rusya daha önce iki ülkeyi de NATO’ya katılmamaya çağırmış, Finlandiya ve İsveç’in ittifaka girmelerinin askerî ve siyasî sonuçları doğuracağı tehdidinde bulunmuştu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise askerî açıdan tarafsız statüde olan Finlandiya ve İsveç’in hızlı bir şekilde ittifaka dahil olmalarına sıcak baktıklarının işaretini vermişti.

ERDOĞAN’IN İNMEK İÇİN GÜVENLİ LİMAN ARIYOR

İttifaka katılma süreci Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 10. maddesiyle düzenleniyor. NATO’da kararlar 30 üyenin oybirliğiyle alınıyor. Yani Türkiye’nin veto etmesi durumunda Finlandiya ve İsveç’in ittifakın parçası olması mümkün değil. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi NATO’nun önde gelen üyeleri İskandinav ülkelerinin ittifaka katılımını destekliyor. Doğalgazdan nükleer enerjiye, hava savunma sistemlerinden ticarete kadar birçok konuda Türkiye’yi Rusya bağımlı hale getiren Erdoğan, Moskova’yla bağlarını koparmak istiyor. Rusya etkisinde faaliyet gösteren, 17-25 Aralık operasyonlarından bu yana AKP’ye büyük destek veren Aydınlık ve Oda TV gibi yayın organları, Erdoğan’ı NATO konusunda sert mesajlarla uyarıyor. Finlandiya ve İsveç çıkışıyla Moskova ile içerideki ulusalcı ortaklarını şimdilik memnun eden Erdoğan, İbrahim Kalın üzerinden de ABD’ye ‘Pazarlığa açığım’ mesajı veriyor. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in tabiriyle, siyasî yolculuğunu ulusalcıların gemisinde sürdüren Erdoğan, inmek için güvenli bir liman arıyor. Erdoğan’ın tercihi, ülkenin de kaderini belirleyecek.

NATO NASIL GENİŞLEDİ?

İttifakın kurulmasının hemen ardından 1952 yılında Yunanistan ve Türkiye, 1954’te Batı Almanya NATO’ üyesi oldu. 1982’de İspanya birliğe katılırken, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından 1990’da iki Almanya birleşerek NATO’nun parçası oldu. Soğuk savaşın sona ermesinin ardından, NATO ve eski Sovyet ülkeleri arasında güven oluşturmayı amaçlayan “Barış için Ortaklık” programına 1994’te Rusya da alındı. Ancak 1999’da Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya’nın ittifaka girmesiyle, NATO-Rusya gerilimi yeniden tırmandı. 2004’teki dev genişleme dalgası Moskova için tam bir şok oldu. Bu yıl içerisinde Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya birliğe kabul edildi. 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan, 2017’de Karadağ ve 2020’de Kuzey Makedonya’nın dahil olmasıyla ittifakın üye sayısı 30’a ulaştı. Halihazırda Gürcistan, Ukrayna, Bosna-Hersek, İsveç ve Finlandiya ittifaka girmek isteyen ülkeler olarak dikkat çekiyor.

Finlandiya, NATO üyeliği için başvuruda bulunacağını duyurdu

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar