Connect with us

BOLD ÖZEL

ODA TV’nin hedef gösterdiği, AİHM’nin suç kabul etmediği annelerin Bylock yazışmaları: Umre ziyareti ne oldu?

Oda TV’nin “Demet Akalın’ın destek verdiği kadınlarda Bylock çıktı’ diyerek hedef gösterdiği kadınlara Bylock gerekçesiyle verilen hukuksuz deliller gündeme geldi. Oda TV’nin hedefindeki 6 aylık hamile Aslı Ünlü’nün Bylock’ta hiçbir içeriğinin olmadığı, Esra Yeşil’in mesajlarında ise umre ziyareti başta olmak üzere dini konularla ilgili konuşmalar olduğu ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL – Şarkıcı Demet Akalın’ın, KHK’lı aktivist Mehmet Ali Uludağ’ın Edirne Cezaevindeki tutuklu hamile kadınları anlattığı tweetini alıntılayarak yaptığı “Elimizden geleni yapmalıyız, hiçbiri katil değil” paylaşımından sonra Oda TV, hapisteki hamile kadınları, çocuklu anneleri hedef aldı.

Yalanla doğru haberi karıştırarak iletişim dilinde “gri propaganda” olarak kabul edilen haberleri nedeniyle ‘Karanlık Oda’ olarak anılan site, hamile kadınları bir suçlu gibi gösterdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen kadınlardan beşinde Bylock olmasını “suç” gibi lanse etti. Baskı yaparak şarkıcı Demet Akalın’ın tweet’lerini silmesine, geri adım atmasına neden oldu.

BOLD MEDYA YAZIŞMALARA ULAŞTI

Bold Medya, hamile kadınların suç gibi lanse edilen Bylock yazışmalarına ulaştı.

9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu’nun Bylock mesajlarında öğrenci olarak kaldığı yurdun sorunları, öz ablasıyla yaptığı muhabbet ve eşiyle ilgili toplam 7-8 mesaj yer alıyor.

6 aylık hamile Aslı Ünlü’nün Bylock’ta hiçbir içeriği yok.

2 çocuk annesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Esra Yeşil’in Bylock yazışmalarında ise çalıştığı yurdun jeneratör sorunu, dini sohbetler, Kutlu Doğum Haftası ve yapmayı planladığı Umre ziyaretiyle ilgili konular yer alıyor.

AİHM KARARINA RAĞMEN SUÇ GİBİ GÖSTERİLDİ

ODA TV, Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında hapis cezası verilen 9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu, 6 aylık hamile Aslı Ünlü, yüzde 89 engelli Şerife Sulukan, 3 çocuk annesi Münire Akyol ve 2 çocuk annesi Esra Yeşil’de Bylock olmasını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ‘ByLock’un tutuklama için yeterli bir delil olmadığı kararına rağmen ‘suç’ gibi gösterildi. Bylock çıkmayan 4 çocuk annesi Hilal Sakman’ı ise evine gelen misafirleri saklamakla itham etti.

Oda TV, sarkıcı Demet Akalın’ın hamile tutuklu kadınlarla ilgili paylaşması üzerine 5’i ByLock’çu çıktı diye hedef gösterdi. Akalın, Oda TV’nin haberleri sonrası paylaşımını sildi.

“MÜVEKKİLİM BYLOCK KULLANMADI”

6 aylık hamile Aslı Ünlü’nün avukatı Abdi Yaşar’ın yaptığı açıklamada “Aslı’nın telefonuna amcası Bylock yüklemiş ancak Aslı kullanmamış , herhangi bir mesajlaşma olmamış, müvekkilim aleyhine yapılan bu ve buna benzer haberlere ilişkin hukuki haklarımızı kullanacağız. Aslı Ünlü artık 6 aylık hamile ve zor bir gebelik geçiriyor.” dedi.

DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMENİ ESRA YEŞİL’E 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI

64 ay babaları hapis yatan 10 ve 7 yaşındaki Cemal ve Kemal’in anneleri, Esra Yeşil 1,5 ay önce tutuklandı.

Maruz kaldığı hukuksuzluklar nedeniyle Türkiye’yi terk etmeye karar veren din kültürü öğretmeni Esra Yeşil, 30 Mart’ta Edirne’de gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklandı. Diyarbakır’da kapatılan okullarda çalışan, bir dönem yurt müdürlüğü de yapan Esra Yeşil, Bank Asya hesabı, Bylock kullandığı iddiasıyla ve kapatılan okullarda çalıştığı için ve tanık ifadelerine dayanılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Bir yıl öncesine kadar özel bir okulda öğretmenlik yapan, 10 ve 7 yaşlarında iki çocuk sahibi Esra Yeşil’in eşi 64 ay hapis yattı. Oda TV’nin Esra Yeşil ile ilgili ‘örgüt hiyerarşisinde önemli bir görevde bulunuyordu’ iddiasına dayanak oluşturacak herhangi bir mahkeme kararı bulunmuyor.

BYLOCK MESAJLARI: KUTLU DOĞUM HAFTASI, UMRE ZİYARETİ, DİNİ SOHBETLER

Bylock mesajlarında ise umre organizasyona dair konuşmalar, görev yaptığı yurdun bozulan jeneratörünün sorunları, Sur’daki çatışmalar sırasında görev yaptığı kız yurduna isabet eden kurşunlardan öğrencilerin korktuğunu dair yazışmalar, Milli Eğitim tarafından destekli, kutlu doğum haftasında yapılan Hz. Muhammed ile ilgili Herkes Onu Okuyor programı ve yarışmasına dair bilgiler olmak üzere dini içerikli sohbet notları, anılar, rüyaların anlatıldığı mesajlar yer alıyor.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla daha önce de 5 ay hapis yatan 9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu 6 yıl 3 ay hapis cezası çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da bulunan Ceyda Nur Eroğlu’nun Bylock mesajlarında ise kendi eşiyle, ablasıyla yaptığı konuşmalar, öğrenci olarak kaldığı yurtta kendi özel hayatına ilişkin sorunlarla ilgili yazışmalar yer alıyor.

Bir tanık, Eroğlu ile ilgili “Cemaate ait bir kafede çalışıyordu” diye ifade verdi. Tanık daha sonra ifadesini geri çekse mahkeme bu ifadeyi esas alarak Eroğlu’na 6 yıl 3 ay ceza verdi.

Umre ziyaretiyle ilgili mesajlar:

AİHM’nin Bylock kararı sonrası 95 bin kişi beraat bekliyor

AİHM’in ByLock kararı ne anlama geliyor?

Demet Akalın’dan cezaevindeki anneler için çağrı: Sarma yapmaktan hapis mi?

BOLD ÖZEL

Karabük’teki 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı

Geçen hafta perşembe gününden beri Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi uzatıldı. Dört gündür mülakat adı altında sorgulanan öğrencilerden bazılarının yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldüğü öğrenildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Karabük Terörle Mücadele Şubesi tarafından 12 Mayıs 2022’de gözaltına alınan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı. Bold Medya’nın ulaştığı bilgiye göre kız öğrencilerden bazıları yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldü.

“BİRLİKTE NAMAZ KILIYOR MUSUNUZ?”

Dün itibariyle durumlarının iyi olduğu belirtilen öğrencilerin ifadeleri alınmaya bugün de devam edilecek. “Biz sizin neci olduğunuzu biliyoruz” diye itham edilen öğrenciler, üniversite okumak için tuttukları evin ‘örgüt evi’ olup olmadığına dair sorgulanıyor. Gözaltındaki öğrencilere 4 gündür neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, birlikte dua edip etmedikleri soruluyor.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEME GELİNCE İYİ DAVRANIYORLAR

Öğrencileri ziyarete giden bir avukatın verdiği bilgiye göre Karabük Üniversitesi’nde okuyan kızlar 22-23 yaşlarında. Öğrencilerin hiçbir şeyden haberi olmayan; sessiz, sakin gencecik kızlar olduğunu söyleyen avukat, “Sanki ilk kez dışarı çıkıyormuş gibiydiler. Bazı öğrencilerin midesinde problem olmuş. Aşırı stres, gerginlik, baskı ortamı nedeniyle acile götürmüşler. Kaldıkları öğrenci evinin örgüt evi olduğunu anlamaya yönelik sorular sorulmuş. İnsani koşullar yok. Duş ihtiyacı olanlar var, alamamışlar. Fiziki takip yapılmış.” dedi.

Avukat, 14 öğrencinin gözaltında olduğu sosyal medyada gündeme geldikten sonra polislerin öğrencilere iyi davrandığını, yemekleri ve özel ihtiyaçlarıyla ilgilendiklerini de belirtti.

Karabük’te 14 kız öğrenci gözaltına alındı

 

Karabük’te kız öğrencilere mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapılıyor

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

1,5 yaşındaki Enes annesiyle birlikte hapse girdi: Babası Avrupalı parlamenterlere mektup yazdı

1,5 yaşındaki oğlu Enes’le üç gündür Edirne Cezaevinde tutuklu olan ev hanımı Hatice Soyer’in eşi Çetin Soyer yaşadıklarını Bold Medya’ya anlattı. Avrupalı parlamenterlere bir mektup gönderen Soyer, “Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay-kahve ikram ediyorlar, biz geri itildiğimizde ise hapse gönderiyorlar.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Geçen hafta cuma günü üç çocuğuyla birlikte Yunanistan sınırından Türkiye’ye geri itilen ve 1,5 yaşındaki oğlu Enes ile birlikte tutuklanıp Edirne Cezaevine konulan ev hanımı Hatice Soyer’in eşi Çetin Soyer, Avrupalı parlamenterlere mektup gönderdi.

Yaşadıkları korkunç olayı anlatan Soyer, “Adil olmayan yargı, toplumdan dışlanma, KHK’lılara yönelik nefret söylemi bizi nefessiz bıraktı. Hiç olmazsa özgür bir birey olmak için çıktığım yolculukta, onur kırıcı ve yasa dışı pushback(geri itme) olayına maruz kaldım. Bizimle aynı botta olan Türk vatandaşlarının hepsinin durumu aynı. Türk jandarması, Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay ve kahve ikram ediyor, biz geri itildiğimizde hapse gönderiyorlar.” dedi.

KHK’lı fen bilgisi öğretmeni Çetin Soyer, Bitlis E Tipi Cezaevinde 37 ay hapis yattıktan sonra eşi Hatice Soyer ve 1,5, 5, 9 yaşındaki üç çocuğuyla birlikte Türkiye’yi terk etmeye karar verdi. 13 Mayıs 2022 cuma sabahı Meriç Nehri’nden Yunanistan’a geçmeye çalıştılar.

BOTLARINI DELİP BATIRDILAR

Ancak daha karşı kıyıya varmadan kendilerini karşılayan başka bir bot, 12 kişinin bulunduğu botlarını kesici bir aletle batırdı. Canlarını zor kurtardılar. Çocuklar boğulma tehlikesi atlattılar. Tekrar Türkiye’ye ayak basan Soyer ailesini jandarma gözaltına aldı. Baba Çetin Soyer ve iki çocuk serbest bırakılırken, anne Hatice Soyer, sütten kesilmemiş bebeği Enes ile birlikte Edirne Cezaevine konuldu.

Enes

“BOTTA 3 KADIN, 5 ÇOCUK, 7 ERKEK VARDI”

Bold Medya’ya konuşan Çetin Soyer, bindikleri botta üç kadın, 7 erkek ve 5 erkek çocuğunun olduğunu, kıyıdan 3 metre açıldıktan sonra karşılarına başka bir bot çıktığını söyledi. Soyer olay anını şöyle anlattı:

“Bota bindik, üç metre gittik. Başka bir bot karşımıza çıktı. Yunan askerli direkt yüzümüze ışığı tuttular, silahları doğrulttular. Yüzleri maskeliydi ama üniformalıydılar. İngilizce konuştular. Türk olduğumuzu söyledik. Türkçe konuşmamızı istediler. Bize yardım edeceklerini söylediler. Benim iki küçük çocuğu yanlarına aldılar, bir iki kişi de geçti. Sonra telsizle bir yerleri aradılar. Sonra telefonlarımızı, kimliklerimizi, üzerimizdeki parayı aldılar. Bir iki kişiyi dövdüler. Bizim botu biraz Türkiye sınırına yanaştırdılar.”

“BOTUMUZU BIÇAKLA KESİP BATIRDILAR”

Bıçakla kestiler. Bot o anda battı, boğazımıza kadar sudaydık hepimiz. Hemen çocukları kıyıya çektik. Benim ortanca çocuğu bulamadım, baktım botla aşağı doğru nehirde gidiyor, onu da çektik aldık. Orada sabah olmasını bekledik. Çocuklar donmak üzereydi. Sonra Türk askeri geldi. Herkes gözaltına alındı. Üç kadın tutuklandı.”

Eşi Hatice Soyer’in mahkemesinin Bitlis’te yerel mahkemede devam ettiğini ifade eden Soyer, “Eşime daha önce 6 yıl 3 ay ceza aldı. İstinaf bir yıl sonra kararı bozdu, yerel mahkemeye geri gönderdi. Yargılaması devam ediyor. Şu anda cezası yok. 26 Mayıs’ta Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi var. Edirne’deki hakim, bana ‘Seni tutuklayacağız’ dedi. Tamam takdir sizindir, dedim. Sonra vazgeçti herhalde. Sonra eşim girdi. Ona da ‘Sen hiç içeride kalmadığın için seni tutuklayacağız’ demiş.” diye konuştu.

DELİL, TERMAL OTELDE 2 GÜN KALMAK

Eşinin dosyasında Yargıtay’ın ‘suç’ saydığı ne Bank Asya hesabı ne ByLock programının olmadığını söyleyen Çetin Soyer, ev hanımı bir kadının hangi delillerle yargılandığını ise şöyle açıkladı:

“2010 yılında  kapatılan eğitim kurumlarında 5 ay sigortasının olması, biz daha evlenmeden önce ailesiyle birlikte Kızılcahamam’daki Asya Termal’de iki gün kalması. Bir de iki tanık var. Onlar da mahkemeye geldi, tanımadıklarını söyledi. Bir tanık eşimi bir kere görmüş, onu söyledi. Bu yüzden sıkıntı yaşıyoruz. Başka Bank Asya hesabı yok, ByLock yok.”

ALMAN, BELÇİKALI VE HOLLANDALI PARLAMENTERLERE MEKTUP

Çetin Soyer tüm bu yaşadıklarını Avrupalı parlamenterlere mektup yazarak anlattı. Belçikalı Maria Arena, Alman Erik Marquart, ve Hollandalı Tineke Strik’e ithafen yazılan mektup şöyle:

Sayın Parlamenter,
13 Mayıs Cuma günü sabaha karşı eşim ve üç çocuğumla birlikte iltica amacıyla Meriç nehrinden Yunanistan tarafına geçtik. Kıyıda, Yunan askerleri bizi agresif davranışlarla karşıladı. Biz 12 kişilik grup idik. Telefonlarımızı ve ceplerimizdeki paraları aldılar. Bizim 3 çocuğumuzu kendi botlarına alıp Türk tarafına bıraktılar. Kullandığımız botu patlatıp tüm yetişkinleri Meriç nehrine ittirdiler. Canımızı zor kurtardık ve Türk tarafında jandarmaya yakalandık. ‘Sen hiç hapis yatmamışsın’ diyerek eşimi tutukladılar.

Eşim ve emzirdiği 18 aylık oğlum Enes Edirne cezaevine kondu. Eşim Hatice Soyer, ev hanımı. Bir tanık ifadesi nedeniyle Gülen hareketine üyelikten 6 yıl 3 ay ceza aldı. Ben Fen bilgisi öğretmeniyim, bana da 7 yıl 6 ay ceza verdiler. Ben 37 ay hapiste kaldım. Halen haftada bir imza atıyorum.

Her ikimizin dosyası yüksek mahkemede. Onaylanırsa yeniden hapis yatacağım. Son yıllarda KHK ile işten atılan ve hapse konan on binlerce insan hakkında muhakkak bilginiz vardır. Adil olmayan yargı, toplumdan dışlanma, KHK’lılara yönelik nefret söylemi bizi nefessiz bıraktı. Hiç olmazsa özgür bir birey olmak için çıktığım yolculukta, onur kırıcı ve yasa dışı pushback (geri itme) olayına maruz kaldım. Bizimle aynı botta olan Türk vatandaşlarının hepsinin durumu aynı. Türk jandarması, Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay ve kahve ikram ediyor, biz geri itildiğimizde hapse gönderiyorlar.”

Hukuksuz KHK’ları iptal etmeyen AYM Başkanı Arslan: “OHAL KHK’larını denetliyoruz”

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Karabük’te kız öğrencilere mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapılıyor

Karabük’te önceki gün gözaltına alının 14 kız öğrenci mülakat adı altında hukuksuz sorguya tabi tutuluyor. Sorguda öğrencilere neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, pikniğe gidip gitmedikleri gibi birçok soru yöneltiliyor.

BOLD – Karabük’te pikniğe gitme ve aynı kafede oturma gibi gerekçelerle ‘yeniden yapılanma’ iddiasıyla gözaltına alınan 14 üniversiteli kız öğrenciye gözaltında mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapıldığı ortaya çıktı.

GÖZALTI SÜRELERİ 3 GÜN UZATILDI UZATILDI

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürülen 14 üniversiteli kız öğrencinin gözaltı süresi 3 gün daha uzatılırken, gözaltında öğrencilere neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, birlikte dua edip etmedikleri, pikniğe gidip gitmedikleri, aynı kafede neden bir araya geldikleri gibi sorular yöneltilmesi tepki çekti.

SOSYALLEŞME FAALİYETLERİ SUÇ SAYILDI

Karabük Emniyet Müdürlüğü önünde bekleyen aileler her üniversite öğrencisinin yaptığı sosyalleşme faaliyetlerinin suç kabul edilip çocuklarının evleri basılarak gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Çocuklarının birlikte pikniğe gittiği ve aynı kafede çay içtikleri için ‘terör’ suçlamasıyla gözaltına alınmasına tepki gösteren aileler, “Normal her öğrencinin yapacağı sosyalleşme faaliyetleri nedeniyle bize bu zulmü yaşatıyorlar. Her öğrenci arkadaşlarıyla pikniğe gider, birlikte eğlenir, birlikte bir kafede oturup çay içer, konuşur. Final döneminde dersleriyle, sınavlarıyla meşgul olması gereken çocuklarımıza mesnetsiz iddialarla gözaltı zulmü yaşatılıyor” diye yapılanlara tepki gösterdi.

Karabük’te 14 kız öğrenci gözaltına alındı

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar