Connect with us

Analiz

Özdağ ve İmamoğlu tartışmaları AKP’ye yaradı: Zamların üstü kapatıldı

Seçim anketleri halkın öncelikli gündeminin hayat pahalılığı ve ekonomik kriz olduğunu ortaya koyuyor. Bir anda patlak veren Özdağ ve İmamoğlu tartışmaları ise üst üste gelen zamları unutturdu. Ümit Özdağ ile Ekrem İmamoğlu ‘farkında olmadan’ AKP’nin değirmenine su taşıdı. 

BOLD ANALİZ – Ramazan Bayramı sonrası yeni zamları karşılamaya hazırlanan halk, zamlar açıklanmadan kendini iki tartışmanın içinde buldu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun merkezinde bulundukları tartışmalar halkın asıl gündeminin konuşulmasını engelledi.

ENFLASYON AÇIKLANMA SAATİNDE BAKANLIK KAPISINA GİTTİ

Enflasyonun açıklanacağı 5 Mayıs öncesi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ için “Adam yerine koymam, kabul etmem. İnsan yerine koymam. Hayvandan aşağı biridir. Soros çocuğudur. Operasyon çocuğudur” dedi. Özdağ da Soylu ile yüzleşmek için enflasyonun açıklandığı saatlerde İçişleri Bakanlığı önüne gitti. Sosyal medyada gündem olan bu tartışma organize suç örgütü liderlerinin de desteğiyle devam ediyor.

İMAMOĞLU TARTIŞMAYI BİLEREK Mİ YÜKSELTTİ?

Kamuoyunun gündemini meşgul eden başka bir gündem ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin adayları arasında gösterilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz gezisine katılan Saray’a yakın gazeteciler. İmamoğlu’nun Nagehan Alçı ve Ertuğrul Özkök’ün bulunduğu gazetecilerle çektiği fotoğraf tepki çekti. Abdülkadir Selvi ve Hande Fırat’ı gezilerine davet etmek istediğini belirten İmamoğlu, eleştirilerle ilgili de “vız gelir tırıs gider” açıklamasında bulundu. İmamoğlu, bu ifadesi için daha sonra özür diledi.

HALKIN ANA GÜNDEMİ GEÇİM SIKINTISI

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ateşlediği ve Özdağ ile İmamoğlu’nun peşinden sürüklendiği gündemlerle halkın gerçek gündemi halı altına süpürüldü. Her gün artan fiyatlar karşısında maaşları artmayan halk geçinmekte zorlanırken, vatandaşın gündemi suni tartışmalarla değiştiriliyor. Özdağ’ın İçişleri Bakanlığı önündeki düelloya gittiği saatlerde TÜİK Nisan ayı enflasyonunun yüzde 69,97 olduğunu açıkladı. Bağımsız akademisyenlerin kurduğu ENAG ise nisan enflasyonunu yüzde 156,86 olduğunu duyurdu.

GIDA FİYATLARI BİR YILDA İKİ KATINA ÇIKTI

Verileri gizlediği gerekçesiyle eleştirilen TÜİK’e göre açıklanan yüzde 69,97 enflasyon son 20 yılın en yüksek enflasyonu. Son bir yıldaki gıda enflasyonu ise yüzde 89,10’la yeni bir rekor kırdı. TÜİK’in enflasyonu hesaplamak için oluşturduğu 409 maddeden oluşan sepette 337 maddenin ortalama fiyatının yükselmesi ekonomik krizin boyutlarını da gösteriyor.

AKARYAKIT FİYATLARI REKOR ÜSTÜNE REKOR KIRIYOR

Tüm sektörleri olumsuz etkilenen akaryakıt zamları dur durak demeden devam ediyor. Halk bayrama benzine yapılan zamla girdi. Geçen yıl 7.16 lira olan bir litre benzinin litresi 19 liraya yükselirken, 2021 Mayıs ayında litresi 6.54 olan motorin litresi ise 21.22 liradan satılıyor. Uygun fiyatlı olması nedeniyle tercih edilen otogazda durum diğerlerinden farklı değil. Son bir yılda litre fiyatı 4.02 liradan 10.98 liraya yükselen otogaz avantajlı bir yakıt olmaktan çıktı.

SÜTE BİR AYDA İKİNCİ ZAM, ET FİYATLARI EL YAKIYOR

Ulusal Süt Konseyi, soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatını yüzde 33 zamla litre başına 7,50 lira olarak belirledi. Son dönemde zam üstüne zam gelen perakende süt ve süt ürünlerinin fiyatlarının da bu zamdan etkilenmesi bekleniyor. Süte nisan sonu gelen zamla marketlerde 1 litre tam yağlı sütün fiyatı 15,95 liraya ulaşmıştı. İllerde ekmek fiyatlarına zam üstüne zam gelirken son olarak Ankara’da 200 gram ekmeğin fiyatı 3 TL’ye çıktı. Et fiyatlarına da gelecek hafta zam gelmesi bekleniyor.

VATANDAŞ FATURASINI ÖDEYEMİYOR

Hayat pahalılığı ve gelirlerin erimesi vatandaşı faturalarını ödeyemez duruma düşürdü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın açıkladığı 2021 verilerine göre 3.5 milyon elektrik, 1 milyon da doğalgaz abonesi faturalarını ödeyemediği için enerjisiz kaldı. Bakanlık güncel verileri açıklamazken, gelen yüksek zamlar nedeniyle elektrik ve doğalgazı kesilen ailelerin geçen yıldan daha fazla olması bekleniyor.

GELİRLER KİRAYA GİDİYOR, EVSAHİBİ İLE KİRACILAR MAHKEMELİK

Hükumetin plansız sığınmacı politikası nedeniyle kiralık ev bulmakta zorlanan aileler, gelirlerini büyük kısmını ise kiraya veriyor. Son bir yılda yüzde 100 ile yüzde 300 arasında değişen oranlarda kira artışları meydana gelirken, büyük şehirlerde 3000 liranın altında kiralık konut bulmak zorlaştı. Bu durum ise ev sahibi – kiracı davalarında patlama meydana getirdi. Ev sahibi ve kiracı mahkemelik olması nedeniyle tahliye davaları genel davalar arasında ilk sıraya yükseldi.

 

Erkan Baş, Erdoğan’ın ‘seçim odaklı mülteci şovunu’ deşifre etti

Analiz

Nebati ne dediyse tersi çıkıyor: Dolar 6 ay öncesine döndü

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati dolar 13,70 lira seviyesindeyken Londra’ya gitti. Yabancı yatırımcılara “Dolar artık buradan daha yukarı gitmez” dedi. Son haftalarda yükselişe geçen dolar, kur korumalı TL mevduat sisteminin açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.66 liranın üzerini gördü.

BOLD ANALİZ – Geçen haftayı 15.48 liradan kapatan dolar mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.66 liranın üzerini gördü. Dolarda yeni hedef 15.80 ve 16 lira olarak belirlendi.

DOLAR TÜM DÜNYADA GÜÇLENİYOR

ABD’de nisan ayı enflasyonunun yıllık yüzde 8.3 ile yüzde 8.1’lik beklentiyi aşmasıyla dolarda küresel olarak güçlenme yaşanmıştı. Yükselen enflasyonun ABD Merkez Bankası FED’i daha sert sıkılaşma adımları atmaya zorlayacağına yönelik tahminlerin ağılık kazanmasıyla ABD tahvil getirilerinde yükseliş yaşandı. Doların ana para birimleri karşısındaki performansını gösteren dolar endeksi ise geçen hafta 20 yılın zirvesini gördü. Bu gelişmelerle dolar 15.45 lirayı aşmıştı.

TÜRK LİRASI İKİ HAFTADA YÜZDE 4,5 ERİDİ

Dolar yeni haftaya ise 15.50 liradan başladı. Mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.53 liranın üzerini gördü. TCMB verilerine göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre yüzde 67 yükselerek 5.5 milyar dolara çıktı. TL bugün dolar karşısında yüzde 0.4 değer kaybederken hareketin başladığı son iki hafta itibarıyla TL’nin değer kaybı yüzde 4.5’e ulaşmış oldu.

TARİHİ ZİRVE 18.41 LİRA

Son gelişmelerle beraber dolar kur korumalı TL mevduat sisteminin ilk olarak açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.50 lirayı aştı. 17 Aralık Cuma günü dolar 18.41 lirayla tarihi zirvesini görmüştü. Ardından 20 Aralık’ta KKM açıklaması sonrası dolarda düşüş yaşandı. 24 Aralık’ta KKM resmen devreye alınırken dolar da 10.63 liraya geriledi. Ancak sonra yeniden yükselişe geçerek 13,70 seviyesine çıktı. Nisan ayına kadar 14 duvarını yıkamayan dolar önce 14 lirayı sonra 15 lirayı aştı.

DOLAR KURU AKP’NİN KONTROLÜNDEN ÇIKTI MI?

Dolarda yükseliş devam ederken Merkez Bankası’nın eli kolu bağlı durumda. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kontrolündeki TCBM, doları frenlemek için sadece rezerv satışı yapabiliyor. Faiz artışı enstrümanını ise kullanamıyor.  2021 yılı Eylül ayından Aralık ayına kadar 500 baz puan faiz indirerek politika faizini yüzde 14’e indiren TCMB Para Politikası Kurulu son 4 toplantıda faizi sabit bıraktı. Kuru kontrol eden AKP Hükumeti, son iki haftadır yükselişi seyrediyor. Reuters geçen hafta, AKP’nin doları 15.50 liraya kadar kontrollü yükselteceğine yönelik analiz yayımladı.

Erdoğan’ın yeni ekonomi modeli denemelerinin bedeli ağır oldu. Türkiye’de nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 69.97’ye yükseldi. Halkın enflasyonunu ölçen ENAG’a göre ise enflasyon yüzde 150’yi aştı.

Ümit Özdağ Soylu’ya sordu: 15 Temmuz’da yarım kalan neydi?

Okumaya Devam Et

Analiz

Niinistö’nün kafası karışık Türklerin net: Erdoğan’ın “U” dönüşüne herkes hazır

Dış politikadaki hayrete düşüren “U” dönüşlerine bir yenisi daha mı geliyor. Erdoğan, ABD başta olmak üzere NATO üyesi ülkelerin desteklediği iki yeni üyelik başvurusuna olumlu bakmadığını açıkladı. Erdoğan’ın vetosunu gündem olduğu sosyal medyada, kullanıcılar yeni “U” dönüşünün tarihi ve nedenini tartıştı.

BOLD – AKP iktidarının dış politikadaki “U” dönüşlerini vatandaş hayretle izliyor. Önce Rusya daha sonra da sırasıyla darbeci Mısır, katil İsrail, 15 Temmuz’un finansörü Birleşik Arap Emirlikleri ve Cemal Kaşıkçı cinayeti faili Suudi Arabistan.

Bu yakıştırmaların sahibi AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, suçladığı ülkeler karşısında tek tek geri atım attı.

NATO’NUN ERDOĞAN İLE İMTİHANI

İkinci Dünya Savaşı sırasında “askeri tarafsızlık” ilan eden Finlandiya, Rusya-Ukrayna savaşının ardından tarihi bir karar aldı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından NATO’ya üyelik mesajı veren Finlandiya, süreci resmen başlatacağı açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, “NATO üyeliği için resmen başvuracağız” dedi.

Türkiye dışında, NATO üyelerinin tamamı başvuru konusunda net.

ABD Başkanı Joe Biden, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile yaptığı görüşmede söz konusu iki ülkenin NATO üyelik sürecine destek vereceğini bildirdi.

İktidar Sözcüsü İbrahim Kalın, üyelik konusunda 2 ülkeye kapıları kapatmadıklarını söylese de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılmasını destekleyemeyeceğini açıkladı. Erdoğan, iki kuzey Avrupa ülkesinin birçok terör örgütüne ev sahipliği yaptığını söyledi.

KAFAM KARIŞTI

Erdoğan’ın Kendisine daha önce farklı konuştuğunu söyleyen Niinisto, “Açık olmak gerekirse biraz kafam karıştı çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaklaşık bir ay önce bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim ve benden önce insiyatif aldı ve ‘NATO’ya başvuruyorsunuz ve biz bunu olumlu değerlendireceğiz’ dedi. Kendisine teşekkür ettim ve teşekkürün karşısında çok memnun oldu. Yani anlıyacağınız, kafam biraz karıştı. İki gün önce duyduklarımız farklıydı. Dün yeniden Türkiye’nin üyeliğimize açık olduğunu duyduk fakat hayıra dönüştü ya da olumsuza dönüştü diyelim. Sanırım şu anda net bir yanıta ihtiyacımız var. Erdoğan’la dile getirdiği problemlerle ilgili konuşmaya hazırım” dedi.

U DÖNÜŞÜ NE ZAMAN

Öte yandan Erdoğan’ın çelişkili açıklamaları Türkiye’de de tartışma konusu. En çok merak edilen konu ise Erdoğan’ın veto konusunda ne zaman geri adım atacağı.

Erdoğan’ın Suudi Konsolosluğunun bahçesine gömdüğü itibar ve Nebati skeci

Okumaya Devam Et

Analiz

Biden’dan telefon bekleyen Erdoğan’dan NATO’da zikzaklı siyaset

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili açıklaması Erdoğan’ın uluslararası alanda muhatap araması olarak yorumlanıyor. Finlandiya ve İsveç çıkışıyla Moskova ile içerideki ulusalcı ortaklarını şimdilik memnun eden Erdoğan, İbrahim Kalın üzerinden de ABD’ye ‘Pazarlığa açığım’ mesajı veriyor.

BERK YILDIRIM | BOLD ANALİZ

Ekonomik krizle boğuşan Türkiye adım adım seçim sath-ı mailine girerken, Tayyip Erdoğan bir taraftan içerideki yangını söndürmeye çalışıyor, diğer taraftan da koltuğunu korumak için uluslararası alanda muhatap arıyor. Bu bağlamda Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail’le arayı düzeltmek için adımlar artan Erdoğan, Amerika ve Rusya arasında da denge siyaseti izliyor. İçerideki ulusalcı ortaklarını kızdırmaktan çekinen Erdoğan, ABD’den de vazgeçemiyor. İşte Erdoğan’ın Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkması da bu ikircikli politikanın sonucu. Cumhurbaşkanı, ‘Biz şu anda İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu bir düşünce içerisinde değiliz’ derken, Reuters’a konuşan sözcüsü İbrahim Kalın ise ‘Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılması konusunda kapıyı kapatmadı’ ifadelerini kullandı. Türkiye’nin eski ABD Büyükelçisi Namık Tan da Erdoğan’ın amacını şöyle özetledi: ‘Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvurularına olumsuz yaklaştığımıza dair ifadelerin, aslında Biden’a yönelik ‘Beni muhatap al, en azından bir telefon et’ mesajı olduğunu düşünüyorum’.

NATO GENİŞLEMENİN ARİFESİNDE

Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası adeta yeni bir dünya kuruluyor. Moskova’ya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana eşi benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulanırken, NATO da İskandinavya’ya doğru genişlemenin arifesinde. Rusya ile bin 300 kilometrelik sınır paylaşan Finlandiya’nın Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, ülkesinin ‘gecikme olmaksızın’ NATO’ya üye olmak için başvuruda bulunacağını söyledi. İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Finlandiya’nın NATO üyeliğine başvuru kararı almasından sonra İsveç’in hareketsiz kalmasının mümkün olmadığını kaydetti. Rusya daha önce iki ülkeyi de NATO’ya katılmamaya çağırmış, Finlandiya ve İsveç’in ittifaka girmelerinin askerî ve siyasî sonuçları doğuracağı tehdidinde bulunmuştu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise askerî açıdan tarafsız statüde olan Finlandiya ve İsveç’in hızlı bir şekilde ittifaka dahil olmalarına sıcak baktıklarının işaretini vermişti.

ERDOĞAN’IN İNMEK İÇİN GÜVENLİ LİMAN ARIYOR

İttifaka katılma süreci Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 10. maddesiyle düzenleniyor. NATO’da kararlar 30 üyenin oybirliğiyle alınıyor. Yani Türkiye’nin veto etmesi durumunda Finlandiya ve İsveç’in ittifakın parçası olması mümkün değil. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi NATO’nun önde gelen üyeleri İskandinav ülkelerinin ittifaka katılımını destekliyor. Doğalgazdan nükleer enerjiye, hava savunma sistemlerinden ticarete kadar birçok konuda Türkiye’yi Rusya bağımlı hale getiren Erdoğan, Moskova’yla bağlarını koparmak istiyor. Rusya etkisinde faaliyet gösteren, 17-25 Aralık operasyonlarından bu yana AKP’ye büyük destek veren Aydınlık ve Oda TV gibi yayın organları, Erdoğan’ı NATO konusunda sert mesajlarla uyarıyor. Finlandiya ve İsveç çıkışıyla Moskova ile içerideki ulusalcı ortaklarını şimdilik memnun eden Erdoğan, İbrahim Kalın üzerinden de ABD’ye ‘Pazarlığa açığım’ mesajı veriyor. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in tabiriyle, siyasî yolculuğunu ulusalcıların gemisinde sürdüren Erdoğan, inmek için güvenli bir liman arıyor. Erdoğan’ın tercihi, ülkenin de kaderini belirleyecek.

NATO NASIL GENİŞLEDİ?

İttifakın kurulmasının hemen ardından 1952 yılında Yunanistan ve Türkiye, 1954’te Batı Almanya NATO’ üyesi oldu. 1982’de İspanya birliğe katılırken, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından 1990’da iki Almanya birleşerek NATO’nun parçası oldu. Soğuk savaşın sona ermesinin ardından, NATO ve eski Sovyet ülkeleri arasında güven oluşturmayı amaçlayan “Barış için Ortaklık” programına 1994’te Rusya da alındı. Ancak 1999’da Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya’nın ittifaka girmesiyle, NATO-Rusya gerilimi yeniden tırmandı. 2004’teki dev genişleme dalgası Moskova için tam bir şok oldu. Bu yıl içerisinde Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya birliğe kabul edildi. 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan, 2017’de Karadağ ve 2020’de Kuzey Makedonya’nın dahil olmasıyla ittifakın üye sayısı 30’a ulaştı. Halihazırda Gürcistan, Ukrayna, Bosna-Hersek, İsveç ve Finlandiya ittifaka girmek isteyen ülkeler olarak dikkat çekiyor.

Finlandiya, NATO üyeliği için başvuruda bulunacağını duyurdu

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar