Connect with us

Gündem

Eski Tümamiral Uğurlu’dan 15 Temmuz ifşaatı: Marmaris’te tuzak kuruldu, helikopterde iki MİT elemanı vardı

İhraç Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu, 15 Temmuz gecesine dair önemli açıklamalar yaptı. 15 Temmuz’u yapanların hazırlıklarına Ocak 2016’da başladığını söyleyen Uğurlu, “Ergenliğe yeni giren Harbiyeli çocukları tutuklayan savcılar, neden o gece Marmaris’in üzerinde uçan helikopterler ve maskeli kamuflajlı ajanların kim olduğunun peşine düşmüyor.” dedi.

BOLD – 15 Temmuz gününde ABD’de bulunan NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığında etkin bir kadroda görev yapan Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu, o gece kurulan tuzağa dair önemli açıklamalarda bulundu.

“GENELKURMAY BAŞKANI VE KUVVET KOMUTANIMA ULAŞAMADIM”

15 Temmuz gecesi ABD’de NATO toplantısında bulunduğunu belirten Uğurlu, “Toplantıdan  çıktığımda bir arkadaşım TSK’nın darbe gerçekleştirdiğine ve Boğaz köprüsünün trafiğe kapatıldığına yönelik bazı haberler olduğunu iletti. Şaşırdım, makamıma yürürken açıkçası çelişkileri nedeniyle pek de inandırıcı bulmadım. Ayrıca böyle bir şey planlansaydı her şeyden önce ABD’deki en kıdemli Türk Subayı olarak bana haber vermeleri gerekirdi diye düşündüm. Hemen Genelkurmay Başkanına Kuvvet komutanına, sınıf arkadaşlarıma ve kızıma ulaşmaya çalıştım. Kızımda İstanbul’daydı. Ama mümkün olmadı. Google MAP aklıma geldi, İstanbul’daki trafiğe baktım haberler doğru mu diye? Hakikaten köprü ve köprüye ulaşan yolların tamamı kıpkırmızıydı.” diye konuştu.

“YAPILANLARIN HİÇBİRİSİ DARBE EMARESİ DEĞİLDİ”

O gece Türkiye’nin yaşadığı daha önceki darbelere göre çok fazla bir askeri hareketlilik gözükmediğini belirten Uğurlu şu tespitlerde bulundu: “Güneydoğu’da Trakya’da Anadolu’da tümenler hareketsizdi. Saha komutanlıklarından da öyle. Bence askeri normlara uymayan sıra dışı basit seri bazı garip olaylar meydana geliyordu. Bence o gece yapılmakta olanların hiçbirisi darbe emaresi değildi. Yani bir darbenin başarısız olmasını isterseniz herkes sokaktayken akşam saatlerinde yaparsınız. Eğer bu başarısızlığı garantilemek isterseniz İstanbul gibi bir yerde Boğaz köprüsünü trafiğe kapatırsınız ya da 13 yaşındaki askeri öğrencilerin eline mermisiz silahlar verip görevlendirirsiniz. Halkın sempatisini kaybetmek kışkırtmak ya da direnişe geçirmek isterseniz milletin Meclisi’ni bombalarsınız. Başarısız olmak isterseniz siyasi figürlere dokunmazsınız. Basına ciddi kısıtlama getirmezsiniz.”

“BİR DARBE PLANLAMAK İSTESELERDİ…”

O gece ve sonrasında tutuklanan generalleri ve amirallerin birçoğunu tanıdığını kaydeden Uğurlu, “Bence o gece olanlar yıllardır tanıdığım zeki tecrübeli generallerin amirallerin tarzı değildi kesinlikle. Onların birçoğunu tanıyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçek harekat planlarını hazırlayan ve periyodik olarak güncelleyen kişilerdi onlar. Yani onlar o sırada gece garnizonlarda komutanlardı. Emirlerinde kısıtlı birliklerde değil, gemi, uçak filoları vardı. Bir darbe planlamak isteselerdi o gece olanların hiçbirini yapmazlardı.” dedi.

GOBEN VE BRESLAV ÖREĞİYLE 15 TEMMUZ’U ANLATTI

Uğurlu, o gece yaşananları tarihten bir örnekle anlattı: “Goben ve Breslav gemileri 1914’de gönderlerine Osmanlı bayrağı çekerek Rus limanlarını bombalamışlardı. Osmanlı da 1. dünya savaşına girmek zorunda kalmıştı. Aynı şekilde bir grup suç ortağı ve menfaat devletin imkanlarını da kullanarak Goben ve Breslav gibi gönderlerine sahte sancaklar, bayraklar çektiler. Milletimiz maflesef onları Yavuz ve Midilli sandı. Marmaris, Akıncılar, TBMM, Özel Kuvvetler gibi birkaç yerde kanlı operasyonlar icra ettiler. O akşam ve sonrasında çok ciddi bir algı yönetimiyle de karşı karşıya kaldık. Yüzlercemizde bize empoze edilen bu darbe girişimi yalanına da maalesef inandı. Ya da inanıyormuş gibi yapmak zorunda kaldı. O gece bize oldu denilenlerle olanlar arasındaki ciddi farklar ancak aylar sonra dikkat çekmeye başladı.”

“15 TEMMUZ HAZIRLIKLARINA 2016 OCAK’TA BAŞLANDI”

“Bugün ortaya çıkan delillere baktığımızda her şey onların istediği gibi olmuş. Hazırlıklarına Ocak 2016’da başlanmış olduğu anlaşılıyor. O kadar güzel planlama yapmışlar ki aksaklık çıkabilecek yerlerde devreye girecek kontrol mekanizmaları bile kurmuşlar.” diyen Uğurlu, mahkeme kayıtlarındaki gerçeği anlattı: “General Sönmezateş’i Marmaris’e göndermek ve orada Semih Terzi genaral gibi düşürdükleri tuzak gibi bir tuzak kuruyorlar. Öylesine garantilemek istiyorlar ki oradaki Tim içine şuan bildiğimiz 2 tane MİT elemanı yerleştirmişler. Mahkeme kayıtlarında bile var. Timin konumunu devamlı olarak MİT’e aktarmışlar. Marmaris’teki hazırlıkların tamamlanmaması için Çiğli’den kalkış saatini geciktirmişler. Zamanı gelince de yol vermişler.”

“CAMİYE ÇIKIP SELA DA OKUSALAR OLANLARA ENGEL OLAMAYACAKLARDI”

15 Temmuz’la ilgili ‘Kontrollü darbe’ ifadesinin çok masum kaldığının altını çizen Tümamiral Uğurlu, “Yani kontrollü darbe çok masum kalıyor ve olanları maskeliyor. Özgürlükleri elinden alınan arkadaşlarımız o akşam ne yaparlarsa yapsınlar olanlara engel olamazlarmış. Kendilerini evlerine kapatsalar sokaklara çıkıp darbe girişimini protesto etseler, camilere çıkıp sela okusalar. Karargahları boşaltıp herkesi terhis etseler, birçoğunun yaptığı gibi kıtaların kapılarını kapatsalar kimseyi dışarı çıkarmasalar ne yaparlarsa yapsınlar olanlara engel olamayacaklarmış. O gece Meclis’te ve Saray yakınlarında o bombalar zaten patlayacakmış. Çok açık yani.” ifadelerini kullandı.

“TSK’YA AİTMİŞ GİBİ GÖSTERİLEN 3 HELİKOPTER VE AJANLAR”

Kurulan tuzakların yeni yeni ortaya çıktığını kaydeden Uğurlu, “Marmaris’in üzerinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne aitmiş gibi gösterilen o 3 helikopter zaten uçacak siyah kamuflajlı maskeli katiller halatlarla oteller bölgesine inecek, bir suikast görünümünde sağa sola ateş açacak hatta o polis memurlarını öldürecekmiş. Neden Cumhuriyet Savcıları o gece Marmaris’in üzerinde uçan helikopterler ve maskeli kamuflajlı ajanların kim olduğunun peşine düşmüyor. Onlar ilgilenseler de ilgilenmeseler de bu kadar çok ortağı ve kumpası olan gece bir cumhuriyet savcısının bir sorusuyla çökecek.” diye konuştu.

15 Temmuz’u “şeytanca bir plan ve inanılması güç” olarak yorumlayan Uğurlu, darbe gecesiyle ilgili hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen AKP Hükumeti tarafından NATO’daki görevinden ihraç edildi. Sonrasında birlikte görev yaptığı yabancı subayların kendilerine sahip çıktığını ve hala görüştüklerini ifade etti. Uğurlu, mesleğini ve silah arkadaşlarını da çok özlediğini sözlerine ekledi.

Tümamiral Uğurlu, 15 Temmuz’la ilgili bilinmeyen birçok noktayı ALESTA
isimli Youtube kanalında anlattı.

 

Okumaya Devam Et
Advertisement

Gündem

“Talimat aldım”, “Mecburdum” diyeceklere kapıyı kapattı: Bunun adı vatana ihanettir

Atatürk Havalimanı gibi önemli bir milli servetin dozerlerle yerle bir edilmesine tepki gösteren Kılıçaroğlu, “Bu işte bir damla mürekkebi olan herkes vatan hainidir” dedi.

BOLD – Atatürk Havalimanı’nın yıkımına ilişkin başlayan tartışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

AKP iktidarı, daha önce bir bölümü pandemide hastane yapılan havalimanına Millet Bahçesi yapılacağını duyurdu.

Bugün ortaya atılan bir iddiaya göre, havalimanı için Birleşik Arap Emirlikleri’ne söz verdi.

Atatürk Havalimanı hakkında açıklama yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İyi Parti Meclis Üyesi Ali Kıdık, İstanbul Havalimanı işletmesinin Abu Dabi Havalimanı’nın işletmecisi AUH firmasına satılması için görüşmelerin sürdüğünü iddia etti.

Kıdık, “Abu Dabili firma, İstanbul’un Avrupa yakasında başka bir havalimanı istemiyor. Bu nedenle İstanbul Havalimanı’nı satabilmek için Atatürk Havalimanı’nı feda ediyorlar, garanti veriyorlar. Şimdi burayı alacak olan, Türk Hava Yolları’nın (THY) üzerine de çökecek mutlaka” dedi.

Yıkıma verilen tepkilerin ardı arkası kesilmedi.

VATAN HAİNİDİR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Atatürk Havalimanı’ndaki çalışmalarla ilgili çok sert açıklamalar yaptı.

Milletin maddi manevi değerlerinin satıldığını belirten Kılıçdaroğlu, “Şimdi de en değerli varlıklarımızdan birini dozerlerle yok ediyorlar. Peki bu işe neden alelacele giriştiler?” dedi.

Kılıçdaroğlu şunlrı kaybetti:

“Büyük değişim öncesinde, 5’li çetelerin halktan götürdüğü paranın önemli kısmının yeni havalimanına bağlanmış olması mı bu acelenin nedeni? Bu parayı acilen oradan kurtarıp, seçim öncesi dışarıya mı taşımaktır asıl amaç? Yani hedef yeni havalimanını hızlıca elden çıkarmak mıdır? Burada asıl korku nedir? İşlenen günahların bedeli olarak, üçüncü havalimanının kamulaştırılma korkusu mu? Yeni havalimanını hızlıca satabilmek için, Atatürk Havalimanı’nın varlığı olası yatırımcıya risk teşkil edeceğinden, bu milli servet hızlıca yok edilmeye mi girişildi?

Peki bunların Katarlı veya S. Arabistanlı suç ortaklarına biz nefes aldıracak mıyız? Onlar burada rahat edebileceklerini mi zannediyorlar? Yok edilen Atatürk Havalimanı’nın değerini de çetelerden, onların siyasal ayağından ve yabancı suç ortaklarından alacağımızı bilmiyorlar mı? Yatırımcı dostlarınıza da anlayacakları dilden anlatayım: Milletimizden çalınanlarla yapılan hiçbir şey size satılamaz. Beytülmal ile ilgili işlenen suçlarda siz dahil kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Gelecekseniz, bunu bilerek gelin. Bu işte yer almış herkese son bir lafım olsun: Bu iş “Talimat aldım, mecburdum. diyeceğiniz bir iş değildir, bunun adı vatana ihanettir. Siz de sorumlu olacaksınız. Bu işte bir damla mürekkebi olan herkes vatan hainidir. O makinelerin müteahhiti; sana ise özel ilgi göstereceğiz!”

Kılıçaroğlu Suudi Arabistan ve Katarlılara yaptığı çağrıyı Arapça olarak da paylaştı.

KAFTANCIOĞLUNDAN ÇAĞRI

Öte yandan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, yıkımı protesto için 17 Mayıs Salı, saat 11.00’de İstanbul Havalimanı’na gideceklerini duyurmuştu.

Kaftancıoğlu, “Yarın saat:11.00’de Atatürk Havalimanı’na gidiyoruz. Atatürk’e, doğaya, kente düşman olanlara bir çift sözümüz var. Doğa dostu kurumlar ve kişileri bekliyoruz. Vatandaşın Atatürk Havalimanı çığlığı: Felaket… İsraf… Rezalet…” ifadelerini kullanmıştı.

İYİ PARTİ’DEN TEPKİ PROTESTO ETTİ

İyi Parti gençlik teşkilatı mensupları ise Atatürk Havalimanı’na giderek protesto düzenledi.

Partiden yapılan açıklamada, “Bu yıkım girişimi AKP iktidarının, cumhuriyet miraslarımıza olan ihanetlerinden yalnızca biri. Bu yıkım, bir metro durağını dahi doğru noktaya denk getiremeyen AKP iktidarının son çırpınışlarıdır. Bu yıkım, Atatürk’ün adından dahi ürken iktidarın son kıvranışlarıdır” ifadelerine yer verildi.

Askeri öğrenci haksızlığa dayanamadı: Ağabeyi de müebbet alan 25 yaşındaki genç intihar etti

Okumaya Devam Et

Gündem

Askeri öğrenci haksızlığa dayanamadı: Ağabeyi de müebbet alan 25 yaşındaki genç intihar etti

Hakkında soruşturma başlatılan, 25 yaşındaki bir askeri öğrencinin intihar ettiği açıklandı. Bilgiyi paylaşan Askeri Öğrenci Komitesi platformu, intihar eden gencin ağabeyinin de tutuklu bir askeri öğrenci olduğunu belirtti.

BOLD – Askeri Öğrenci Komitesi platform sosyal medya hesabından yapılan bir paylaşımda, hakkında soruşturma başlatılan bir askeri öğrencinin intihar ettiğini duyurdu.

İntihar eden öğrencinin ağabeyinin de müebbet hapis cezası alan askeri öğrencilerden biri olduğu açıklandı.

Ailenin isteği üzerine intihar eden öğrencinin kimliğini açıklamayan Askeri Öğrenci Komitesi paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Bu sabah bir askeri öğrenci intihar etti! Saçma sapan suçlamalarla hakkında işlem yapılmış ve dosyası bulunan arkadaşımızın abisi de darbe suçlamasıyla müebbet almıştı ve 6 yıldır da içeride. Gencecik çocukları yaktınız, evlerine ateş düşürdünüz. Bu vebalin altında kalacaksınız!”

VEBALİN ALTINDA KALACAKSINIZ

Askeri öğrenci Furkan Çetinkaya’nın annesi Melek Çetinkaya da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı etiketlediği paylaşımında, “15 Temmuz’da Işıklar Askeri Hava lisesinden mezun olan, abisi de 1. sınıf Hava Harp Okulu öğrencisi idi. (darbeye teşebbüsten müebbet verildi 6 yıldır cezaevinde) 25yaşında delikanlı bugün intihar etti. Yarın öğleden sonra defnedilecek. Bu veballerin altında kalacaksınız” dedi.

15 Temmuz nedeniyle 6 yıldır tutuklu bulunan askeri öğrencilerin yargılandığı davalarda ortaya çıkan hukuksuzlukları, öğrencilerin aileleri ve avukatları sık sık gündeme getiriyor.

Askeri öğrenci annesi Melek Çetinkaya, öğrencilerin gözaltına alındıkları yerlerde, sonrasında hapishanelerde yaşadıkları insan hakları ihlallerini her platformda gündeme getirmeye çalışıyor.

Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden görülen 15 Temmuz-TRT/Digitürk davasında askeri öğrencilere müebbet hapis cezası verilmişti.

Karabük’te kız öğrencilere mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapılıyor

Okumaya Devam Et

Gündem

Erdoğan NATO krizini tırmandıracak: “Kusura bakmasınlar yorulmasınlar”

Pazartesi Ankara’ya gelecek Finlandiya ve İsveç’e yönelik açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Bizi ikna etmeye mi geleceklermiş. Kusura bakmasınlar yorulmasınlar. Bir güvenlik örgütü olan NATO’ya girmelerine evet demeyiz” dedi.

BOLD – Rusya’nın karşı çıkmalarına karşı Finlandiya ve İsveç, NATO’ya üyelik başvurusu yapacak.

İki ülkeden peş peşe başvuru için resmi açıklamalar geldi.

Rusya Lideri Vladimir Putin bu kararın hata olacağı görüşünde.

ABD Başkanı Joe Biden ise İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile yaptığı görüşmede iki ülkenin NATO üyelik sürecine destek vereceğini bildirdi.

NATO ülkelerinde sadece Türkiye, iki ülkenin üyeliğine karşı çıkıyor.

İki ülke dışişleri bakanlarının kısa süre sonra Ankara’yı ziyaret edecekleri açıklandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

İKİ ÜLKENİN NATO ÜYELİĞİ

Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın heyetlerinin, NATO üyelik başvuruları hakkında soruya yanıt verdi. Erdoğan, iki ülkenin NATO üyeliğine Türkiye’nin evet diyemeyeceğini açıkladı.

Erdoğan, “Pazartesi günü Türkiye’ye geleceklermiş. Bizi ikna etmeye mi geleceklermiş. Kusura bakmasınlar yorulmasınlar. Bir güvenlik örgütü olan NATO’ya girmelerine evet demeyiz. NATO güvenlik örgütü olmaktan çıkar. Biz sokulduğumuz yerden bir daha sokulamayız. Kusura bakmasınlar” ifadelerini kullandı.

KULUÇKA MERKEZİ

Erdoğan konuyla ilgili şunları kaydetti: “Dışişleri Bakanları ile bazı görüşmeler yapıldı. Her iki ülkenin de terör örgütlerine karşı açık ve net bir tavrı söz konusu değil. Bu süreç içerisinde biz terör örgütlerine karşıyız deseler bile, teröristleri teslim etmeyeceklerine dair açıklamaları var. Velev ki teslim edeceklerini dahi söyleseler biz şuna inanırız; bir delikten iki kez Müslüman sokulmaz. Daha önce biliyorsunuz Yunanistan NATO’dan çıkmıştı, o dönemin yönetimi tekrar Yunanistan’ın NATO’ya girmesini sağladı.

Şimdi ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum; peki NATO’nun en önde gelen ülkeleri Yunanistan’a her türlü desteği veriyor mu? Veriyor. Yunanistan’da üsler kuruyorlar mı? Kuruyorlar. Biz bunlara nasıl inanacağız? İsveç terör örgütlerinin zaten kuluçka merkezi. Parlamentolarında teröristleri getirip, orada bunları konuşturtuyorlar, özel davetler çıkartıyorlar. Hatta ve hatta PKK yanlısı teröristler var parlamentolarında.”

Erdoğan satmaya müşterileri almaya doymuyor: Apar topar yıkılan Atatürk Havalimanı için kime söz verildi

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar