Connect with us

Ekonomi

17-25 Aralık kırılma noktası oldu: Toplumda yolsuzluk algısı büyük oranda arttı

Yolsuzluk Algı Endeksi’nin 2021 yılı değerlendirmesinde Türkiye 180 ülke arasında 96’ıncı sırada yer aldı. Türkiye, 17-25 Aralık büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının yapıldığı 2013 yılından itibaren 12 puan kaybetti ve son 10 yıl içerisinde en çok puan kaybeden ülkeler arasında yer aldı.

BOLD – Yolsuzlukla mücadelede dünyanın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan ve 100’ün üzerinde ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), 1995’ten bu yana her yıl yayınladığı Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarını açıkladı.

Yolsuzluk Algı Endeksi 2021 sonuçlarına göre; Türkiye Yolsuzluk Algı Endeksi’nde son 10 yıl içerisinde en çok puan kaybeden ülkeler arasında yer aldı. Son 2 yılda 10 basamak geriledi, 180 ülke arasında 96’ıncı oldu. Listede Danimarka, Finlandiya ve Yeni Zelanda en az yolsuzluğun yapıldığı ülkeler olarak birinciliği paylaştı. En çok yolsuzluğun yapıldığı ülke G. Sudan oldu. Onu sırasıyla Suriye ve İran izledi.

2013 YILI KIRILMA OLDU, TÜRKİYE’DE YOLSUZLUK SÜREKLİ ARTIYOR

Türkiye, cumhuriyet tarihinin en geniş çaplı ve en büyük yolsuzluk operasyonunun yaşandığı 17-25 Aralık 2013’ten beri 12 puan kaybetti ve Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 43 sıra birden düştü. Türkiye 2020 ile karşılaştırıldığında 2 puan kaybederek 10 sıra düşüş yaşadı.

EN AZ YOLSUZLUĞUN YAPILDIĞI ÜLKELER

Yolsuzluk Algı Endeksi’nde, Danimarka (88), Yeni Zelanda’nın (88), Finlandiya’nın (88) ardından ikinci sırayı 85 puanla Norveç, İsveç, ve Singapur paylaşıyor. Endeksin son sıralarında ise Suriye (13), Somali (13) ve Güney Sudan (11) bulunuyor.

RAPORUN DEĞERLENDİRMESİ: DEMOKRASİ VE HUKUK VARSA YOLSUZLUK AZALIYOR

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün açıklamasına göre 2021 Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçları, temel demokratik ilkelerin, hukuk devletinin ve medya özgürlüğünün yolsuzlukla mücadelenin vazgeçilmez unsurları olduğunu gösteriyor.

Raporda, Türkiye’de yolsuzluğun yaygınlaşmasını ve sıradanlaşmasını sağlayan ise cezasızlık. Medya kuruluşlarına, gazetecilere, sivil topluma yönelik baskı ve yıldırma politikalarının da devam ettiği belirtiliyor.

PUANLAMA NASIL YAPILIYOR? 

Her ülke için en az 3 uluslararası kurumun yürüttüğü araştırmanın bulgularına dayanarak hazırlanan 2021 Yolsuzluk Algı Endeksi; uzmanların, sivil toplum örgütlerinin ve iş dünyası temsilcilerinin kamu kesimindeki yolsuzluğa dair algılarını yansıtıyor. Araştırma metodolojisine göre 0 puan en yüksek yolsuzluk algısına, 100 puan ise en düşük yolsuzluk algısına işaret ediyor.

Kriz içindeki halk depresyona girdi: 60 milyon kutu ilaç kullanıldı

Ekonomi

Erdoğan satmaya müşterileri almaya doymuyor: Apar topar yıkılan Atatürk Havalimanı için kime söz verildi

Özelleştirme rekortmeni AKP 20 yıllık iktidarında kamu kurumları, hazine arazisi, fabrikalar, sanayi tesisleri, askeri tesisler derken sonunda Türk vatandaşlığına da fiyat biçti. Erdoğan ve AKP satışa doymazken son günlerde tartışma konusu olan Atatürk Havalimanındaki yıkım ile ilgili de ilginç bir iddia ortaya atıldı. İyi Partili Ali Kıdık yıkım için, AKP’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne verdiği satış sözünü yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

BOLD – Türkiye’de 1986’da başlayan özelleştirme sürecinde 2021’ye kadar 70 milyar dolarlık satış gerçekleştirildi. 2002’ye kadar geçen 16 yılda 8 milyar dolarlık özelleştirme işlemi tamamlandı. AKP döneminde ise özelleştirme miktarı 62.3 milyar dolara ulaştı.

ÖZELLEŞTİRİLEN HİSSELER

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) verilerine göre, 400’e yakın kuruluşun özelleştirme adı altında sermayelerindeki kamu payları satıldı. 1986’dan 2019’a kadar yapılan 46 milyar dolarlık satışın 39 milyar dolarlık bölümü AKP döneminde gerçekleşti.

TAŞINMAZLAR DA ÖZELEŞTİRİLDİ

Cumhuriyet gazetesinde yer alan CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün açıklamalarına göre, ÖİB verilerine göre, 1986-2021 arasında özelleştirilen kurumlara ait 3 bin üzerinde taşınmaz satıldı. Aralarında TEDAŞ, Sümer Holding, PETKİM, TEKEL, Şeker Fabrikaları’nın taşınmazlarının da yer aldığı 3.9 milyar dolarlık satışların 3.7 milyar dolarlık bölümü AKP döneminde gerçekleşti.

ERDOĞAN’A YETMEDİ

Türkiye’yi şirket gibi yöneteceğini söyleyen Tayyip Erdoğan’a özelleştirme rekortmeni olmak yetmedi. Türk Pasaportunun itibarını da ücret karşılığı satışa çıkardı.

Erdoğan’ın en iyi müşterileri de Ortadoğu ülkeleri oldu.

AKP, kan davası güttüğü bazı ülkelerle ilişkileri devletin itibarı ayaklar altına alınma pahasına yeniden geliştirmeye çalışıyor.

Bu ülkelerden biri de 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçlanan Birleşik Arap Emirlikleri.

İLGİNÇ İDDİA

İyi Parti İBB Grup Sekreteri ve İBB Meclis üyesi Ali Kıdık İstanbul Havaalanı’nın Birleşik Arap Emirlikleri’ne satışı için Atatürk Havaalanı’nın yıkılmasına hız verildiğini iddia etti.

Kıdık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Atatürk Havalimanı’nın apar topar yıkmak istemelerinin asıl nedeni İstanbul Havalimanı satış görüşmeleri. Abu Dabi Havalimanı işleticisi AUH en ciddi alıcı. Alıcı, İstanbul Havalimanı’nı almak için Avrupa yakasında başka bir havalimanı işletilmeyeceğini fiziki olarak görmek istiyor. Bu sebeple iş makineleri oraya yığıldı. Öte yandan İstanbul Havalimanı’nın satın alınmasının arkasından ikinci adım devreye girecek. Bu tip havalimanı işleten yatırımcılar aynı zamanda o ülkenin yerli havayolunu da işletmek ister. HUB olarak milli havayolumuzun kullandığı İstanbul Havalimanı yeni alıcıları tarafından satın alınma ihtimali çok yüksek. Zira alıcı, Abu Dabi Havalimanı’nı işletirken Etihad Havayolları’nın da sahibi. ADAC (Abu Dabi Havayolları) olmazsa devreye Katar girecek. Katan Havalimanı’nı işletenler Katar Airways sahibi. Dolayısıyla Katar Havayolları da THY’ye sahip olmak isteyecek” dedi.

KALYONCU AİLESİ DE İŞİN İÇİNDE

Gerçek Gündem’den Rıdvan Akar’a konuşan Kıdık, kaynağının İstanbul Havalimanı’nın işleten İGA Şirketi’nin çok üst düzey yöneticilerinden biri olduğunu söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri firmasının yaklaşık 15 gündür, IGA hesaplarını incelemek için istişarelerde bulunduğunu belirten Kıdık, görüşmelerin IGA ortaklarından Kalyoncu Ailesi’nden bir isim tarafından sürdürüldüğünü iddia etti.

Kıdık, Katar sermayesinden gelen “biz de talip olabiliriz” isteğinin şimdilik bekletildiğini ve Birleşik Arap Emirlikleri firması ile yapılan görüşmelere göre bu seçeneğin masada olacağını iddia etti.

BAE’NİN İSTEĞİ YERİNE GETİRİLİYOR

THY’nin satışa ilişkin iddiaları için Kıdık, “Bu aslında sürecin doğal bir sonucu olarak yaşanacaktır. Zira havalimanı işleten kurumlar o ülkenin bayrak gösteren en büyük havayolu şirketine de sahip olmak isterler. Gerek Birleşik Arap Emirlikleri gerekse Katarlı şirketler bu yöntemle faaliyet gösterdi. Şimdi havalimanına talip olan Birleşik Arap Emirlikleri firmasının isteklerinden biri de yerine getiriliyor ve İstanbul’un Avrupa yakasındaki alternatif havalimanı olasılığı millet bahçesi gerekçesiyle ortadan kaldırılıyor.”

Hukuksuz KHK’ları iptal etmeyen AYM Başkanı Arslan: “OHAL KHK’larını denetliyoruz”

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Çaya yüzde 44 zam geldi: Kilogram fiyatı 80 liraya çıktı

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022 ürünü yaş çay alım fiyatını açıklamasının ardından Çaykur çay fiyatlarına yüzde 43.71 oranında zam yaptı. Geçen yılın ürününe zam yapılması tepki çekerken, çayın kilogram fiyatı 80 lirayı geçti.

BOLD – Çaykur, çaya ortalama yüzde 43.71 oranında zam yaptı. Geçen yıl hasat edilen çaylara yeni hasat sezonu öncesinde zam yapılması “fırsatçılık” olarak nitelendirildi.

ÇAYIN KİLOGRAM FİYATI 80 LİRAYI AŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2022 yılı yaş çay taban alım fiyatını 3,87 TL’den 6,70 TL’ye yükselttiklerini açıkladı. Çaykur da çay fiyatlarına yüzde 44 zam yaptı. Zamlı tarife bugünden itibaren geçerli olacak. 1 kilo Çaykur Filiz Çayı’nın perakende satış fiyatı 87 TL’ye yükselirken, Rize Turist Çayı 81 TL’den satılacak.

GEÇEN YILIN ÜRÜNÜNE ZAM TEPKİ ÇEKTİ

Çay zammı sosyal medyada eleştirildi. ÇAYKUR’un 2022 yılı yaş çay hasadı başlamadan geçen yıl hasat edilen çaylardan imal edilen kuru çaya zam yapması “fırsatçılık” diye nitelendirildi.

Ümit Özdağ Soylu’ya sordu: 15 Temmuz’da yarım kalan neydi?

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Ekonomik krizin göstergesi: Cari açık Mart’ta 5,5 milyar dolar oldu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Türkiye ekonomisi mart ayında 5,55 milyar dolar cari açık verdi. Resmi rezervler ise aynı ayda net 4 milyar 506 milyon dolar azaldı.

BOLD – Merkez Bankası, mart ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini açıkladı. Buna göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre 2 milyar 229 milyon dolar artarak (yüzde 67) 5 milyar 554 milyon dolara ulaştı. Bunun sonucunda 12 aylık cari açık 24.2 milyar dolara yükseldi.

TCMB değerlendirmesine göre, bu gelişmede, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 3,36 milyar dolar artarak 6,34 milyar dolara yükselmesi etkili oldu.

Geçen yılın mart ayında 314 milyon dolarlık açık oluşan altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında, bu yılın aynı döneminde 2 milyar 480 milyon dolar fazla verildi. Bu dönemde, hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 1 milyar 472 milyon dolar artarak 2 milyar 329 milyon dolara yükseldi.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, martta geçen yılın aynı dönemine göre 708 milyon dolar artışla 1 milyar 450 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde, birincil gelir dengesinden kaynaklanan net çıkışlar 174 milyon dolar artarak 1 milyar 397 milyon dolar oldu. Geçen yılın mart ayında 27 milyon dolar giriş kaydeden ikincil gelir dengesi kaleminde ise 2022’nin aynı ayında 144 milyon dolar çıkış yaşandı.

Öte yandan, şubat ayına ilişkin cari işlemler açığı 5 milyar 154 milyon dolardan 5 milyar 441 milyon dolara revize edildi.

YIL SONU BEKLENTİSİ 38,2 MİLYAR DOLAR

AA Finans’ın anketine katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının martta 5 milyar 350 milyon dolar açık vermesini bekliyordu. Ekonomistlerin 2022 sonuna ilişkin cari işlemler açığı beklentisi ise 38 milyar 279 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmişti.

Martta doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 296 milyon dolar oldu. Bu dönemde, portföy yatırımları 3 milyar 51 milyon dolarlık net çıkış kaydetti.

Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, martta yurt dışı yerleşikler, hisse senedi piyasasında 744 milyon dolarlık ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 201 milyon dolarlık net satış yaptı.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 758 milyon dolar geri ödeme, genel hükümet ise 219 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi.

Yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları martta 2 milyar 271 milyon dolar net artış kaydetti. Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 1 milyar 493 milyon dolar artış ve Türk lirası cinsinden 178 milyon dolar azalış olmak üzere toplam net 1 milyar 315 milyon dolar arttı.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili bankalar 54 milyon dolar net geri ödeme, genel hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 718 milyon dolar ve 943 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi.

 

“Suriyeli bana Ramazan kolisi gönderdi ülkemde mülteci oldum”

 

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar