Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Tutuklu kanser hastası Refik Yeşil: Ring aracıyla hastaneye giderken bayılıp düşüyorum

Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan 4. evre kanser hastası Refik Yeşil, “Haftanın 5 günü hastaneye götürüyorlar. Yolculuğa dayanamıyorum. Başım dönüyor, bayılıp düşüyorum.” dedi.

BOLD – 27 Aralık 2021’de tutuklanıp Antalya L Tipi Cezaevine gönderilen 4. evre lenf kanseri Refik Yeşil (68), haftada 5 kere ring aracıyla hastaneye götürüldüğünü ve bu yolculuklara dayanamadığı için bayıldığını söyledi.

Antalya Evrensel Değerler Platformu (EDEP) Başkanı Avukat Mücahit Gündoğdu, 17 gün önce tutuklanan 4 evre kanser hastası Refik Yeşil’i dün ziyarete gitti.

Ziyaret sonrasında Twitter hesabında paylaşımda bulunan Gündoğdu, “Bugün (13.01. 22) Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşlı, ağır hasta acil tedavi bekleyen Refik Yeşil’i ziyaret ettim. Oldukça yorgun görünen ve ayakta zor duran Yeşil, ‘Yolculuğa dayanamıyorum. Başım dönüyor bayılıp düşüyorum. Haftanın 5 günü hastaneye gidiyorum’ dedi.” diye yazdı.

Antalya L Tipi CİK’in girişinde Bold Medya’ya da açıklama yapan Gündoğdu, Yeşil’in kişisel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını, çok zorluk çektiğini belirtti.

Gündoğdu, “Yeşil tam teşekküllü bir hastanede kesintisiz ve sürekli kontrol altında tedavi edilmelidir. Sürekli hastaneye gittiği için halsiz düştüğünden tedavi zorlaşıyor, revirde kalıyor, iletişim kurmada zorluk çekiyor. Kendisi çok zayıflamış durumda. 4. evre kanser hastası bir insana bunun adı zulümden başka bir şey değil. Refik Bey, tıpkı Ayşe Özdoğan gibi heyet raporu almak için İstanbul’a ring arabasında nasıl giderim diye korku içinde.” dedi.

DURUŞMASI 18 OCAK’TA

Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Refik Yeşil’in ilk duruşması 18 Ocak’ta görülecek. Orman Bölge Müdürlüğü’nden emekli olan Refik Yeşil, en son Antalya’daki işçi derneği AKÇADER’in başkanlığını yapıyordu. Yeşil’in Bank Asya hesabı, ByLock kullandığı ve dernek başkanlığı yaptığı ve tanık ifadesine dayanılarak tutuklandığı öğrenildi. (Abdurrahman Büyükkeskin)

68 yaşındaki ağır kanser hastası Refik Yeşil’i tutukladılar

Analiz

İki başlı İstanbul’da kar kavgası: Erdoğan mı İmamoğlu mu sınıfta kaldı?

23 Haziran seçimi sonrası İmamoğlu’nun İBB koltuğuna oturması ve İstanbul’u muhalefetin adayına bırakmak istemeyen Erdoğan yüzünden kentte iki başlılık hakim. Muhalefet ve iktidarın kavgası kar mücadelesinde de kendini gösterdi. Fırtınalı gece hükumetin sorumluluğundaki otoyol ve havalimanı projelerinde ağır sıkıntılar yaşanırken, kent içinde önemli bir aksama yaşanmadı.

BOLD – İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferinin ardından AKP, kenti muhalefetin adayının eline bırakmadı.

Kanal İstanbul gibi bazı projelerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) devre dışı bırakıldı.

Tamamlanan metro projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İBB’ye devredilmedi. İstanbul’daki metroları bazıları İBB logosuyla çalışırken bazıları da bakanlığın logosunu taşıyor. Bakanlığın metroları devretmemek için şirket kurduğu ve İBB’den yüksek ücretli personel transferi gerçekleştirdiği iddia ediliyor.

KAR KAVGASI

İstanbul’a yağan ,kar iktidar partisi AKP ile CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bir kez daha karşı karşıya getirdi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bakanlarını İstanbul’a göndererek, kontrolü ele almaya çalıştı.

Sosyal medyada ise tam bir bilgi kirliği yaşandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun balıkçı restoranında oldu iddiası ortaya atıldı.

KAYBETME HAZIMSIZLIĞI

İddialar için İmamoğlu, “3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu.

Bu zamana kadar, devletimiz, ilçe belediyelerimizle koordineli çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Binlerce çalışanımızın emekleri ortadayken, 19 saatlik mesaide, 1 saatlik yemek molamın neden gündem yapılmaya çalışıldığı malumdur. Milletimiz bu hazımsızlığı iyi bilmektedir” dedi.

İBB’nin sorumluluk alanlarından biri olan D 100 karayolu, dün resmen kilitlendi. Vatandaşlar araçlarını yolda bırakarak evlerine gitmek zorunda kaldı.

İBB Başkanı İmamoğlu ise 39 ilçe ile koordineli şekilde tam kapasite çalışmalar yapıldığını açıkladı.

Vatandaşları özellik metro ve metrobüs kullanmayı tavsiye eden İmamoğlu, “Gerektiği yere vinç, gerektiği yere kurtarma ekibi, gerektiği yere farklı makinalarımızla takviye, destek ve sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz” dedi.

Metrobüs ve metro ulaşımında herhangi bir sorun yaşanmadı.

KARAYOLLARININ SORUMLULUNDAKİ YOL 17 SAAT KAPANDI

Bakanlığa bağlı karayollarının sorumluluğunda olan Kuzey Marmara Otoyolu Yassıören mevkiinde dün öğle saatlerinde yaklaşık 30 aracın karıştığı zincirleme kaza nedeniyle yol trafiğe kapanmıştı. Etkisini arttıran ve gece boyunca devam eden kar yağışı, bölgeye çok sayıda aracın mahsur kalmasına neden olmuştu.

Ekiplerin gece boyunca yaptığı çalışmalar sonucunda yol yaklaşık 17 saat sonra kontrollü olarak trafiğe açıldı.

HAVALİMANINDA UÇUŞLAR İPTAL

29 Ekim 2018’de hizmete giren Yeni İstanbul Havalimanı, iktidar ile muhalefetin keskin şekilde ayrıştığı konulardan biri.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3. pistin hizmete girişi sırasında, “İnşaat süresinden kapasitesine kadar gerçek anlamda dünya çapında bir şaheser olan bu havalimanımız, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin sembollerinden biridir” dedi.

Muhalefet ise konumu yüzünden projeye karşı çıkıyordu. Havalimanında hemen her fırtınalı havada hizmetler aksıyor. Dün de öyle oldu.

OTEL İSTEYEN TURİSTE POLİS GÖNDERDİLER

Karlı hava yüzünden uçuşlar bu gece yarısına kadar durmuş durumda. 2 gündür kapalı olan havalimanında yerli ve yabancı turistler İstanbul’da mahsur kaldı. Konaklama ihtiyacı ise en önemli sorun oldu. Özellikle yabancı turistler mağduriyetleri nedeniyle otel ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etti.

İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalan turistler “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları attı. Turistlerin protestosu nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda ilginç anlar yaşandı.

Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Havalimanı yetkilileri pasaport polisi olduklarını belirtti. Gerçek Gündem’e konuşan İGA yetkilileri, mahsur kalanların karşısına çıkartılan fotoğraftaki polislerin çevik kuvvet polisi değil pasaport polisi olduğunu teyit ettiler.

BAKANLAR ATATÜRK HAVALİMANI SAYESİNDE GELEBİLDİ

Türkiye’deki çoğu otoyolda insanlar yolda kalırken, Erdoğan’ın sadece İstanbul’a 3 bakanını göndererek İmamoğlu’nu yetersiz göstermeye çalıştığı iddia ediliyor. Duruma gazeteci Serhan Asker, “Dünyanın kıskandığı İstanbul Havalimanı 2 gündür kapalı.. 2-Onlarca kent yolu kapalı.. 3- İstanbul’da ana yollar açık.. 4-İki bakan kapalı Atatürk Havalimanı sayesinde İstanbul’da.. Ama tüm olumsuzlukların sorumlusu Ekrem İmamoğlu…Bir de yazın balıkçıya gitmiş” diyerek tepki gösterdi.

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde ölüme gönderilen işadamı Medeni Arifoğlu’nun hayatı belgesel oldu

Cezaevinde kanser olduktan sonra aylarca tahliye edilmeyen Bingöllü işadamı Medeni Arifoğlu’nun maruz kaldığı hak ihlalleri belgesel oldu. Kum Saati adlı Youtube kanalı tarafından hazırlanan belgeselde hem Arifoğlu’nun Bingöl’de yaptığı hizmetler hem de tutuklandıktan sonra cezaevinde yaşadığı hukuksuzluklar anlatılıyor.

BOLD – Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan ve cezaevinde kanser olduktan sonra maruz kaldığı hak ihlalleri nedeniyle ölüme gönderilen işadamı Medeni Arifoğlu iki yıl önce bugün hayatını kaybetti.

Arifoğlu’nun ölüm yıldönümü vesilesiyle hazırlanan “Bingöl’ün Yiğit Evladı: Medeni Arifoğlu” adlı belgeselde dünden bugün Türkiye’nin insan hakları karnesi ve Medeni Arifoğlu’nun hem kendisinin hem ailesinin yaşadığı hukuksuzluklar gündeme getiriliyor.

Medeni Arifoğlu, Bingöl’ün sevilen önemli işadamlarından biriydi. Bingöllü İşadamları Derneği (BİNGİAD) Başkanı olarak uzun yıllar görev yaptı. Çalışmalarıyla şehrin ekonomisine katkıda bulundu. Yemeğini yemeyen, çayını içmeyen siyasetçi neredeyse yoktu. 2012 yılında Erdoğan tarafından bu dernek çatısı altında yaptıkları çalışmalardan dolayı ödüllendirilmişti.

15 Temmuz’dan sonra ise sırf bu dernek başkanlığı ve Bank Asya hesabı gerekçe gösterilerek 25 Temmuz 2016’da gözaltına alındı ve üç gün sonra tutuklandı. Bütün mallarına da tedbir konuldu. Medeni Arifoğlu, Malatya E Tipi Cezaevine gönderildiğinde sağlık durumu iyi değildi. Karaciğer nakli yapılmıştı, günde 19 ilaç kullanıyordu. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Hastanesi’ndeki doktoru bu şartlarda cezaevinde kalamayacağını, çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybedebileceğini söyledi.

Eşi Nuran Arifoğlu’nun elindeki raporlarla başvuru yapmadığı resmi kurum kalmadı. Hiçbir kurum raporları dikkate almadı. Cezaevinde, apandisiti patlayınca bile hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldı. Cezaevi doktorunun verdiği antibiyotikle ayakta durmaya çalışan Arifoğlu üç hafta doktora götürülmedi. Bir akşam demir kapılara vurup sürüne sürüne revire çıktı ve “Ölüyorum” diyerek yardım istedi.

Arifoğlu’na tutuklandıktan iki sene sonra da böbrek kanseri teşhisi konuldu. Bu süreç onun için çok sancılı geçti. Hastanelerde mahkum odası olmadığı için Malatya ve Elazığ cezaevleri arasında, saatlerce süren yolculuklar yapmak zorunda kaldı.

Bir gün artık çok kötü olduğunda “Beni rahat bırakın, ölmek istiyorum” diyerek bütün tedavileri reddetti. Mart 2019’da tahliye edildiğinde ise hastalığı 4. evreye gelmişti. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun ifadesine göre “Ona özel bir zulüm” yapılıyordu.

Yaşadıkları hukuksuz süreci Bold Medya’ya anlatan eşi Nuran Arifoğlu, “Elimize bir cenaze verdiler. Eşim cezaevinde sürüne sürüne öldü” demişti.

Bir tutsak cinayeti: Eşinin anlatımıyla tutuklu hasta Medeni Arifoğlu’nun adım adım öldürülüşü

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul Havalimanı’nda ‘otel istiyoruz’ eylemi yapanların karşısına pasaport polisi çıkarıldı

Binlerce yolcunun mahsur kaldığı İstanbul Havalimanı’nda dünden beri ilginç görüntüler yaşanıyor. Saatlerce havaalanında mahsur kalan yolculara önce dinlenmeleri ve uyumaları için karton dağıtıldı. Bekleyişleri uzayan yabancı uyruklu kişilerin ‘otel istiyoruz’ eylemine ise pasaport polisi müdahale etti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bizim Zafer anıtımız” diyerek açtığı İstanbul Havalimanı’nda kar yağışı sebebiyle uçuşlar dün öğle saatlerinden beri durmuş durumda. Dün uyumaları için karton dağıtılan yolcuların bekleyişi artınca havalimanı karıştı.

Yurdun dört bir yanında kar yağışının etkisi altında. Megakent İstanbul da kar ve fırtınanın en çok etkilediği şehirlerden birisi oldu. Bazı bölgelerde kar kalınlığı 1 metreye yaklaştı.

Kar yağışı nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda tüm operasyonlar dün öğle saatlerinde durma noktasına geldi. Bugün sadece Venezuela’ın başkenti Karakas’tan gelen bir uçağın inişine izin verildi ve büyük pistin açıldığı duyuruldu. Ancak THY, gece yarısına kadar tüm uçuşları iptal etti.

Yaklaşık 36 saati bulan bekleyiş nedeniyle yolcular dinlenecek ve uyuyacak yer bulmakta zorlandı. Valiz bantlarına ve yerlere uzanan vatandaşlar dinlenmeye çalıştı. Bazı şanslı yolculara ise uyumaları için karton dağıtıldı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Dünya bu havalimanını kıskanıyor” dediği İstanbul Havalimanı’ndaki mahsur kalma görüntüleri tüm dünyaya servis edildi.

“OTEL İSTİYORUZ” EYLEMİ

Yolcuların bekleyişi uzayınca sabırlar taştı ve çoğu yabancı uyruklu yüzlerce kişi “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları atarak havaalanı içinde yürüdü.

Turistlerin protestosu nedeniyle ilginç anlar yaşandı.

Mahsur kalan kişilerin eylemine ievik kuvvet yerine pasaport polisi müdahale etti. Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Ancak havalimanı yetkilileri turristlerin karşısına çıkarılanların çevik kuvvet değil pasaport polisi olduğunu ifade etti.

İstanbul Havalimanı rant kurbanı: Türkiye’nin dışa açılan kapısı 36 saat kapandı

Okumaya devam et

Popular

Shares