Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Batan geminin malları: BAE’li yatırım fonu, Türkiye Varlık Fonu’ndaki ‘batık’ şirketlere talip

Türk Lirası’ndaki tarihi değer kaybı Türk şirketlerin değerlerini de aşağı çekti. Öyle olunca, ‘kelepir’ fiyatına denilebilecek seviyelere inen Türk şirketleri yabancı yatırımcıların iştahını kabartmaya başladı. BAE’li yatırım fonu da Varlık Fonu’na devredilen ve AKP hükumetinin batırdığı Türk kamu şirketlerine ilgi göstermeye başladı.

BOLD – Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) kamu yatırımlarını yöneten varlık fonu ADQ’nun yöneticisi Muhammed Hasan el Süveydi, Türk Lirası’ndaki zayıf seyrin kendileri için fırsatlar yaratabileceğini, ‘uzun vadeli düşünüldüğünde’ Türk varlıklarını almak için ‘harika bir zaman’ olduğunu söyledi.

BAE’deki en büyük fon ve şirketlerin Türkiye’de yatırıma hazırlandığı bir süredir konuşuluyor. BAE’nin Türkiye’nin en büyük savunma sanayii şirketi Aselsan’ı almak için Ankara’da görüşmelerde bulunduğu basına yansımıştı.

TÜRKİYE-BAE İLİŞKİLERİ

Ekonominin dip yaptığı ve döviz ihtiyacının arttığı 2021’de AKP hükumeti de yıllarca 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçladığı; Libya, Katar ve Mısır sorunlarında Türkiye’nin karşısında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkileri düzeltme ihtiyacı hissetti.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve BAE’nin fiili lideri veliaht prens Muhammed bin Zayed el Nahyan, istihbarat ve hükümet yetkililerinin temaslarının ardından geçen ağustosta telefonda görüşerek yakınlaşmayı hızlandırmıştı.

Erdoğan, 24 Kasım’da BAE Veliaht Prensi El Nahyan’ı sarayda ağırlamış ve iki ülke arasında ticari ve ekonomik iş birliğini geliştirmek için mutabakat zaptı imzalanmıştı. BAE’nin bu kapsamda Türkiye’ye 10 milyar dolar yatırım yapacağı ifade edilmişti.

“PARAYA SIKIŞMIŞ ZOR DURUMDAKİ ŞİRKETLERİ İNCELİYORUZ”

Financial Times’a konuşan el Süveydi, halihazırda birkaç fırsatı değerlendirmek için yönetim kurulu başkanlığını AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı Türkiye Varlık Fonu’yla (TVF) görüştüklerini dile getirdi.

BAE’li yönetici, bunlar arasında Varlık Fonu bünyesindeki şirketlerin de olduğunu, TVF elinde bulunan paraya sıkışmış zor durumdaki bazı şirketleri incelediklerini söyledi.

BOTAŞ VE TÜRK TELEKOM

Son olarak, TVF portföyünde yer alan bir kamu iktisadi teşebbüsü olan BOTAŞ’ın ithalattan doğan vergilerinden ve borçlarından, Hazine’nin  vazgeçmesine dair düzenleme yapılacağı bildirilmiş, bunun için ‘özelleştirmeye hazırlık’ yorumları yapılmıştı.

Hükümetin BOTAŞ’ın doğalgaz ticareti ve iletim bölümlerinin ayrılması, daha kârlı iletim bölümünün ileride hisse satışına uygun hale getirilmesini amaçladığı sektör kaynaklarınca bildirilmişti.

BOTAŞ, doğalgaz ve petrol ticareti, depolaması ve taşımacılığı gibi konularda faaliyet gösteriyor.

Öte yandan, TVF, Türk Telekom’un toplam sermayesinin yüzde 55’ini temsil eden paylarını satın almak amacıyla LYY Telekomünikasyon A.Ş.’yle görüşmelere başladığı duyurmuştu.

Türk Telekom’u alan Lübnanlı Oger Telekom, Türk bankarından çektiği devasa krediyi ödeyememiş, bankalar da kredi karşılığında Oger’in Türk Telekom’daki yüzde 55 hissesine el koymuştu.

GETİR’E DE YATIRIM YAPTI

Daha önce, yönettiği 110 milyar dolarlık varlıkla BAE’nin en büyük üçüncü fonu olan ADQ’nin sağlık ve finansal teknoloji sektörlerinde yaklaşık 1 milyar dolar yatırıma hazırlandığı bildirilmişti.

ADQ, perakende sipariş sağlayıcı Türk firması Getir’e de yatırım yapmıştı.

Ünlü ekonomist: BAE, Türkiye’nin değerli ekonomik varlıklarını ucuza kapatmaya çalışıyor

Dünya

15 Temmuz sonrası hak ihlalleri, AİHM’deki Türkiye davalarının 3’te ikisini oluşturuyor

AİHM gündemindeki Türkiye davalarının 3’te ikisini 15 Temmuz sonrası döneme ilişkin şikayetler oluşturuyor. Rusya’dan sonra AİHM’de en fazla davası olan ülke olan Türkiye, bu davalar yüzünden milyonlarca euroluk tazminat ödemek zorunda kalacak.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), gündemindeki Türkiye davalarının 3’te 2’sinin 15 Temmuz’un ardından yaşanan tutuklama ve yargılamalarla ilgili hak ihlali iddiaları oluşturduğunu açıkladı.

AİHM gündemine Türkiye’den taşınmış dava başvurularının yaklaşık 11 bini, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL uygulamalarıyla bağlantılı hak ihlali iddialarından oluşuyor. Bunların 5 bini gözaltı ve tutuklamalar, 6 bini ise yargılamalarla ilgili.

Türkiye’de yargı süreçleri tamamlanan bu başvurularla ilgili pilot davalarda kararlar açıklamaya başlayan AİHM, oluşan içtihat üzerine dosyaları gruplaştırarak Ankara’ya tebliğ etmeye başladı. AİHM gündemindeki 15 Temmuz sonrası hak ihlali iddiaları temelli dava başvurularıyla ilgili sürecin 2022 yılında daha da yoğunlaşarak hızlanması bekleniyor.

Bu davalar yüzünden Türkiye, milyonlarca euroluk tazminat ödemek zorunda kalacak.

Bir Avrupa Konseyi organı olan AİHM’nin 2021 bilançosu bugün Strasbourg’da mahkeme başkanı İzlandalı yargıç Robert Spano tarafından düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

AİHM’E BAŞVURULARDA İLK 5 DEĞİŞMEDİ

İstatistiklere göre Mahkeme gündeminde Avrupa Konseyi üyesi 47 ülkeye karşı hâlihazırda toplam 70 bin 156 dava başvurusu bulunuyor. Hakkında en fazla dava başvurusu bulunan ilk 5 ülke sıralaması bir önceki yıla göre değişmedi.

Rusya 17 bin 13 başvuruyla ilk sırada yer alıyor. Rusya’yı sırasıyla Türkiye (15 bin 251), Ukrayna (11 bin 372), Romanya (5 bin 690) ve İtalya (3 bin 646) izliyor. Bu 5 ülkeye yönelik dava başvuruları AİHM’nin iş yükünün yüzde 75’ini oluşturuyor.

Buna karşılık Fransa (660), Almanya (168), İspanya (136) ve Birleşik Krallık (118) gibi önemli nüfusa sahip ülkeler sıralamanın ortalarında bulunuyor.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİNDE TÜRKİYE BAŞI ÇEKTİ

Bir önceki yıl olduğu gibi geçen yıl da Türkiye hakkında açıklanan kararlarda ifade özgürlüğü başı çekti. Mahkeme 2021’de Avrupa geneli için AİHS’nin ifade özgürlüğü maddesinin 85 davada ihlal edildiğine hükmetti. Bu ihlal hükümlerinden 31’i Türkiye’ya karşı açılmış davalarda verildi. Türkiye böylelikle bir kez daha, hakkında en çok ifade özgürlüğü ihlaline hükmedilen Avrupa ülkesi oldu.

İfade özgürlüğünün ardından Türkiye hakkında en çok ihlal kararı AİHS’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5’inci (29 ihlal), adil yargılanmayla igili 6’ncı (22 ihlal), özel ve aile hayatına saygıyla ilgili 8’inci (10 ihlal) ve mülkiyet hakkıyla ilgili ek protokol (10 ihlal) maddeleri temelinde hükmedildi.

NÜFUSA ORANLA AİHM’E BAŞVURULAR

AİHM’de geçen yıl işleme konulan dava başvuruları nüfusa orantılı ele alındığında ise az nüfuslu veya Balkan coğrafyasındaki ülkelerin başı çektiği görülüyor. Bu sıralamada Karadağ (10 bin kişiye 6.14 dava başvurusu) ilk sırada yer alıyor. Bu ülkeyi sırasıyla San Marino (5.29), Sırbistan (2.90), Bosna-Hersek (2.39), Lihtenştayn ve Monako (2.05), Kuzey Makedonya (1.90), Hırvatistan (1.73), Moldova (1.56), Romanya (1.55) ve Litvanya (1.53) izliyor.

Avrupa ortalamasının 0.53 olduğu bu sıralamada Türkiye 10 bin kişiye 1.14 dava başvurusuyla 47 ülke arasında 15’inci sırada yer alıyor. Nüfusa oranla en az dava başvurusu olan ülkeler ise Birleşik Krallık (0.03), Almanya (0.07) ve İrlanda (0.07).

AİHM 2021’de toplam bin 105 dava kararı açıkladı. Rusya, Ukrayna ve Romanya’dan sonra hakkında en fazla karar açıklanan devlet Türkiye oldu. 2020’de Türkiye hakkında 97 karar açıklayan AİHM, geçen yıl 78 karara hükmetti. Bu kararlardan 76’sında AİHS’nin en az bir maddesinin ihlal edildiği sonucuna varıldı, 2 davada ihlal bulunmadı.

Aydınlardan ortak bildiri: Yargıya müdahale ve haksız tutuklamalar bardağı taşırdı

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye, Google’dan içerik kaldırma taleplerinde 4. sırada

Google Türkiye Temsilciliği’nin TBMM’ye sunduğu rapora göre 3 ayda 6.2 milyon içerik yayından kaldırıldı. Rapora göre Türkiye içerik kaldırma talepleri bakımından dünyada 4. sırada.

BOLD – Google Türkiye Temsilciliği, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu üyelerinin sorularına yazılı cevap niteliğinde bir rapor gönderdi. Raporda, yalnızca 3 ayda Türkiye’de kurallara uymadığı için 6.2 milyon içeriğin kaldırıldığı ve çocukların güvenlik politikalarını ihlal ettiği için kaldırılan video sayısının 2 milyon olduğu bilgisi yer aldı. Türkiye, içerik kaldırma talebi yönünde dünyada 4. sırada yer aldı.

Raporda şu ifadeler kullanıldı:

“Temmuz 2021’den Eylül 2021’e kadar, topluluk kurallarımızı ihlal etmesi sebebiyle 6.2 milyondan fazla içerik YouTube’dan kaldırıldı. Bu videoların yüzde 94’ü insanlardan ziyade öncelikle makineler tarafından işaretlendi. Makineler tarafından tespit edilen içeriklerin yüzde 8.7’si tek bir görüntüleme bile almamışken, yaklaşık yüzde 76’sı 10’dan daha az kez izlendi. 2021’in üçüncü çeyreğinde çocuk güvenliği politikası ihlalleri nedeniyle ise 2 milyon video kaldırılmıştır.”

“YouTube tarafından, yüklendiği ülke bazında (video yükleme sırasındaki IP adresine göre), Temmuz – Eylül 2021 dönemde ülkeye göre kaldırılan videolar sıralamasında Hindistan birinciyken, Türkiye 12. sıradadır. Bununla birlikte, talep yoğunluğu bakımından Ocak-Haziran 2021 arasında Rusya 1. sıradayken Türkiye dördüncü sırada yer almıştır.”

Saray kimseyi konuşturmamaya kararlı: Muhalif medyaya topyekün saldırı

Okumaya devam et

Dünya

Kargo uçağının iniş takımlarında saatlerce yolculuk: Canlı kalmayı başardı

Hollanda polisi, Güney Afrika’dan kalkan ve Amsterdam’daki Schiphol Havalimanı’na iniş yapan bir uçağın iniş takımlarında kaçak bir yolcuyu canlı bulduklarını açıkladı. Kaçak yolcunun yüksek irtifadaki dondurucu soğuk ve düşük oksijene rağmen hayatta kalması herkesi şaşırttı.

BOLD – Johannesburg’dan kalkan ve Kenya’nın başkenti Nairobi’de ikmal yaptıktan sonra Amsterdam’daki Schiphol Havalimanı’na iniş yapan bir kargo uçağının iniş takımlarında kaçak bir yolcu yakalandı.

Yüksek irtifada sıfırın altında 60 dereceleri bulan soğuk ve düşük oksijen oranı nedeniyle bu şekildeki kaçak yolcuların uzun uçuşlarda hayatta kalması oldukça sıra dışı bir olay.

Güney Afrika’dan kalkan ve Kenya’nın başkenti Nairobi’ye iniş yaptıktan sonra Hollanda’ya devam eden uçağın yolculuğunun yaklaşık 11 saat sürdüğü tahmin ediliyor.

Hollanda Kraliyet Askeri Polisi sözcüsü Joanna Helmonds, erkek kaçak yolcunun hangi ülkeden ve kaç yaşında olduğunun henüz belirlenmediğini söyledi.

Helmonds, “Adam uçağın ön tekerlek bölümünde canlı olarak bulundu. Hastaneye kaldırıldı ve durumu stabil” dedi ve söz konusu kişinin hayatta kalmasının olağanüstü bir olay olduğunu belirtti.

Uçağın Cargolux Italia adlı bir şirkete ait olduğu belirtilirken adamın uçağa Güney Afrika’da mı yoksa Kenya’da mı bindiği bilinmiyor.

Açıkladığı Omicron önlemlerine ilk kendi uydu: Başbakan düğününü erteledi

Okumaya devam et

Popular

Shares