Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

S-400’ün faturası kabarıyor: ABD, Yunanistan’a 1200 zırhlı araç hibe edecek

Türkiye’nin Rusya’ya yaklaşması ve bu ülkeden S-400 alımının Türkiye’ye faturası gittikçe ağırlaşıyor. Türkiye’ye silah alımlarında büyük zorluklar çıkarmaya başlayan ABD, Ege ve Balkanlar’da Yunanistan’ı stratejik ortak ve üs konumuna getirmeye başladı. Washington, ayrıca Atina’ya yaklaşık 1 milyar dolar değerinde bin 200 adet zırhlı araç hibe edecek.

BOLD ANALİZ – 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden beri Ege’de denge siyaseti izleyen ABD, bu siyaseti son yıllarda terk etmeye başladı. Bu kararında Türkiye’nin Rusya’ya yaklaşarak bu ülkeden S-400 alımı ve NATO içerisinde ‘yaramaz çocuk’ konumuna gelmesi de etkili.

ABD Ordusu, başta Dedeağaç olmak üzere Türkiye’nin ‘burnunun dibinde’ denilebilecek Batı Trakya’daki askeri havaalanlarını ve limanları ‘stratejik askeri üs’ olarak kullanmaya başladı. ABD, Girit’teki Suda Deniz Üssü’ne de büyük önem veriyor.

NATO’nun dev askeri tatbikatı ‘Defender Europe 2021’ için bahar aylarında Dedeağaç’a yüzlerce tank ve binlerce askeri araç getiren ABD Ordusu, bu kez de ‘Atlantic Resolve’ operasyonu için Dedeağaç’a yine binlerce askeri araç, tank ve helikopter yığdı. ABD, kullandığı hava ve deniz üslerinin modernizasyonuna da milyonlarca dolar yatırım yapıyor.

Ayrıca Atina’ya 1 milyar dolar değerinde 1 200 adet M1117 zırhlı araç hibe eden ABD, Yunan Ordusu ile askeri tatbikatları da son zamanlarda iyice sıklaştırdı.

‘DEFENDER EUROPE 2021’ TATBİKATI

NATO’nun, ABD, Balkan ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerinin katılımıyla Baltık ülkelerinde gerçekleştirdiği ‘Defender Europe 2021’ tatbikatı bahar ve yaz aylarında icra edildi. ABD, tatbikat kapsamında bölgeye son yıllarda yaptığı en büyük yığınağını gerçekleştirdi.

Tatbikat kapsamında Batı Trakya’daki Dedeağaç’a ABD ordusuna ait 110 adet Black Hawk genel maksat helikopteri, 25 adet Apache tipi saldırı helikopteri, 10 adet Chinook ağır nakliye helikopteri ve 400’ü tank bin 800’den fazla askeri araç getirildi.

Tatbikat, doğrudan ABD’den Avrupa’ya konuşlandırılan 20 bin asker ile 1995 yılından beri ABD merkezli kuvvetlerin Avrupa’ya en büyük konuşlandırılması olarak tanımlandı.

Dedeağaç Limanına gelen Amerikan ordusuna ait birlikler, Yunan ordusuyla da ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirdi.

‘ATLANTİC RESOLVE’ OPERASYONU

Moskova’ya bağlı güçlerin 2014’te Ukrayna’nın Donbas bölgesini işgal etmesinin ardından, ABD, NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek ve caydırıcılığını arttırmak için bölgeye ek askeri birlikler gönderildi. ABD askeri birlikleri rotasyon kapsamında bölgeye konuşlandırılıyor; stratejik intikal ve lojistik faaliyetleri icra ediliyor.

Geçtiğimiz günlerde dev Amerikan kargo gemisi ARC Independence yüzlerce askeri aracı ve helikopteri Dedeağaç Limanı’na getirdi.

Ancak 2020 yılına kadar Baltık üzerinden yapılan faaliyetler son dönemde Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde, Türkiye’nin Edirne sınırına 40 kilometre mesafedeki Dedeağaç’ta yoğunlaşmaya başladı.

Rotasyona tabi tutulan ve Doğu Avrupa ile Balkanlar’da görev yapacak Amerikan askeri birlikleri, ABD’den Dedeağaç Limanı’na ve buradan da ilgili ülkelere gönderiliyor. Bu yıl rotasyona tabi tutulan birlik sayısının geçtiğimiz yıllardan daha fazla olduğu; toplamda 120 helikopter ile aralarında tank, zırhlı araç ve obüslerin de bulunduğu yaklaşık 1 000 askeri aracın 20 Aralık’a kadar Dedeağaç Limanı’na geleceği açıklandı.

ERDOĞAN DEDEAĞAÇ İÇİN ‘CİDDİ MANADA RAHATSIZ EDİCİ’ DEDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Zirvesi dönüşü yaptığı açıklamada 30 Ekim’de Roma’da ABD Başkanı Joe Biden’la yaptığı görüşmede ABD’nin Yunanistan’ın Dedeağaç Limanı’nı kullanarak yaptığı askeri sevkiyat konusunu gündeme getirdiğini belirtmiş, “Dedik ki; bu Dedeağaç olayı nedir? Burada böyle bir üssün kurulması bizi, halkımızı ciddi manada rahatsız ediyor” ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan, 11 Kasım’da konuyla ilgili bir soru üzerine ise “Aslında sadece Dedeağaç bir üs değil, Yunanistan’ın kendisi şu anda ABD’nin bir üssü durumuna gelmiştir.” diye konuşmuştu.

Erdoğan’ın “Ciddi manada rahatsız edici” açıklamasına karşın Milli Savunma Bakanlığı (MSB) geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Büyük bir yığınaklanma söz konusu değil, endişe edilecek bir durum yok” mesajı vermişti.

ABD, YUNAN ORDUSUNA 1 200 ZIRHLI ARAÇ HİBE ETTİ

ABD, Yunanistan’la imzaladığı askeri işbirliği anlaşması kapsamında Atina’ya 1 200 adet M1117 zırhlı askeri güvenlik aracı hibe etme kararı aldı. Zırhlı araçların ilk 44 adedi geçtiğimiz günlerde Yunanistan’a ulaştı.

Yunan Ordusu’na teslim edilen 44 adet M1117 askeri güvenlik aracının devir teslim törenine Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos ve ABD’nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt da katıldı.

Zırhlı araçların 400 adedinin tesliminin gelecek yıl Şubat ayında tamamlanacağı belirtildi. ABD’nin Atina’ya teslim edeceği toplam 1 200 adet zırhlı aracın değerinin 9700 milyon dolar olduğu belirtildi.

Zırhlı araçların savaş alanlarında kullanılmamış ve mükemmel durumda oldukları, ABD’deki depolarda tutulan ihtiyaç fazlası askeri araçlar olduğu belirtildi.

 

1999 yılında kullanıma giren M1117 zırhlı güvenlik araçları ABD Ordusu tarafından da halen kullanılıyor.

Yüzde 60 eğimli arazide yol alabilen ve 1,5 metrelik engelleri aşabilen zırhlı araçların Ege’deki adalar için ideal olduğu ve Yunan Ordusu’nun harekat kabiliyetini ciddi biçimde artırabileceği belirtiliyor.

ABD-YUNANİSTAN ASKERİ YAKINLAŞMASI

ABD ve Yunanistan, 2019 yılı ekim ayında Savunma İşbirliği Anlaşması’nı genişleterek stratejik savunma ve güvenlik iş birliği alanlarında çalışma kararı almıştı. İki ülke arasındaki işbirliği anlaşması 2020 yılı Ocak ayında Yunanistan Parlamentosu’nda kabul edildi.

Bu anlaşmanın kritik noktalarından birisi, Batı Trakya’daki Dedeağaç şehrinde bulunan askeri üssün ABD’ye tahsis edilmesiydi. Türkiye sınırına yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Dedeağaç Limanı’nın, Amerikan güçleri tarafından kullanılması kapsamında, limanı 2010 yılından bu yana engelleyen batık bir mavnanın çıkarılması için ABD 2,3 milyon dolar mali yardım taahhüdünde bulunmuştu.

ABD ve Yunanistan tarafından gerçekleştirilen ortak tatbikatlar da son zamanlarda iyice artı

Ayrıca Yunanistan, bu anlaşma ile Larissa, Stefanovikio ve Dedeağaç’taki askeri üs ve tesislerin ABD ve NATO ile daha geniş kapsamlı şekilde kullanımına izin verdi.

ABD, bu kapsamda Larissa Hava Üssü’ne 33,5 milyon dolar yatırım yapacak. İki büyük hangar ve destek binaları inşa edilecek. Böylece üs ABD’nin Avrupa’da değişik görevler için askeri uçaklar bulundurduğu kalıcı ve önemli bir hava üssü konumuna gelecek.

Anlaşma çerçevesinde Girit adasının Suda Körfezi’nde yer alan Amerikan deniz üssündeki altyapı ve diğer imkanların ortak kullanımı da karara bağlandı.

Ayrıca Washington, Larissa’daki (Yenişehir) hava üssüne 14 milyon dolar, Marathi adasındaki üsse ise 6 milyon euro yatırım yapmayı kabul etti.

TRAKYA’DA KONUŞLU TSK’NIN TANK SAYISINDAN FAZLA

Pusula Güvenlik Araştırmaları Topluluğu (PUGAT) yazarı Ömer Dinç de ABD’nin sınırımıza yalnızca 40 kilometre uzaklıkta bulunan Dedeağaç bölgesine yaptığı yığınağın ‘neredeyse Yunan ordusunun envanterinde bulunan miktardaki kadar askeri malzeme’ içeridiğini belirtti.

Dinç, şöyle devam etti: “Mesela yakın zamanda 400 tank getirdiler. Konuyla ilgili olarak basında yer alan haberlerin devamında, bir kısmının diğer üslere kaydırıldığı yazılsa da sayı belirtilmiyor. 400 tank, herhalde Trakya’da konuşlu bulunan TSK’ya ait tank sayısından hem daha fazla hem de daha modern. 400 tankla kalmadılar aynı zamanda taarruz helikopterleri ve diğer zırhlı araçları da Dedeağaç’a getirdiler. Bu gelenlerin envanterini yayınlamayacaklar, ama bunların içerisinde nehir geçiş harekâtında kullanılan araçların olmadığını düşünmek hata olur. Zira Yunanistan’ın her bir yanı nehir! Mesela, Türkiye ile doğal sınırı oluşturan Meriç Nehri.”

Dinç, gelen askeri malzemeden daha önemlisinin de iki ülkenin gerçekleştirdiği ortak tatbikatlar olduğunu belirtti: “Ne kadar silah, araç ve gereç getirdikleri bir nebze önemli olsa da ondan daha önemlisi Yunanistan ile müşterek gerçekleştirilen tatbikatların sıklığı. Son bir yılda, NATO şemsiyesi altında o kadar çok tatbikat yaptılar ki, “Yahu yeter, yorulmadınız mı?” diye sorası geliyor insanın. Tatbikat; ortak veya en koordineli bir şekilde hareket edebilmek için yapılır, ama şimdiye kadar yaptıklarına bakılırsa, neredeyse “yekvücut” oldular.”

Yunan askerleri, AB için çalışan tercümanı dövdükten sonra Türk tarafına bıraktı

Analiz

Fabrika elektriksiz gazsız kaldı! Krizler algı yalan ve güç ile çözülür mü?

AKP’nin yönettiği Türkiye’de sanayi bölgelerinin elektriği ve doğalgazı kesildi. Hali hazırda ekonomik kriz yaşayan ülkede, ilk kez üretim krizi de baş gösterdi. Ekonomi ve üretim krizini Sezen Aksu ve Sedef Kabaş hamleleriyle aşmaya çalışan AKP, İstanbul’da etkili olan kar yağışının neden olduğu skandalları da algıyla lehine çevirmeye çalışıyor.

BOLD – Türkiye, tarihinin en büyük ekonomi ve siyasi krizini yaşıyor. Yüksek faiz, kur ve enflasyon yüzünden doruğa ulaşan hayat pahalılığı vatandaşı çileden çıkarıyor. Temel gıda maddeleri için kuyruklarda bekleyen vatandaşa marketler kota uygulamaya başladı.

Faturasını ödeyemeyen vatandaşlar icralık oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, 2019-2021 yılları arasında faturasını ödeyemeyen toplam kişi sayısı 2 milyon 584 bin 366 olurken, 163 288 kişiye icra takibi başlatıldı.

Tek sıkıntı hayat pahalılığı da değil. Ülke, enerji kaynaklı büyük bir üretim krizinden geçiyor. Organize Sanayi Bölgelerinin elektriği 3 gün kesildi. Doğal gaz tedariki de yüzde 40 azaltıldı. Tüm Türkiye’de üretim durdu.

ÜRETİMİN DURDUĞUNA İLK KEZ ŞAHİT OLDUK

CHP Sözcüsü Faik Öztrak böyle bir skandalın Cumhuriyet tarihinde ilk defa karşılaşıldığını söyleyerek, “Ortada çok büyük bir yönetim krizi var. İran’dan gelen doğal gazda, hemen hemen her kış sorun yaşanır. Ama bu nedenle, tüm Türkiye’de üretimin durdurulduğuna, ilk kez şahit olduk” dedi.

Önümüzdeki seçimlere kilitlenen iktidar partisi AKP ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu gelişmeleri gündemde tutulmasına tahammülü yok.

Krizlerin birbirini kovaladığı bu son aylarda iktidarın en büyük gündemi Sezen Aksu ve Sedef Kabaş oldu. Öncesinde Kuran kurslarını gündemde tutmaya çalışan Erdoğan ve ekibi muhalif medyanın her birimine ayrı operasyon düzenliyor.

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) eliyle muhalif TV kanallarını karartan hükumet, YouTube kanallarının sokak röportajlarını da yargı yoluyla engellemeyi başarıyor. Muhalif internet sitelerine de erişim engeli getiriliyor.

HAVALİMANI SKANDALI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bizim Zafer anıtımız” diyerek açtığı İstanbul Havalimanı’nda kar yağışı sebebiyle uçuşlar dün öğle saatlerinden beri durmuş durumda. Dün uyumaları için karton dağıtılan yolcuların bekleyişi artınca havalimanı karıştı.

Yolcuların bekleyişi uzayınca sabırlar taştı ve çoğu yabancı uyruklu yüzlerce kişi “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları atarak havaalanı içinde yürüdü.

Mahsur kalan turistlerin karşısına polis dikildi. Görüntüler yabancı basın kanallarından dünyaya servis edildi.

BALIKÇIYA GİDEN İMANOĞLU

Dünya bu görüntüleri konuşurken, iç kamuoyunu düşünen AKP’den yeni bir algı çalışması geldi. Erdoğan’ın kendisine potansiyel rakip gördüğü İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yemek için gitti balıkçı gündem yapılmaya çalışıldı.

Balıkçıya gittiğini kabul eden İmamoğlu, “19 saatlik mesaim sırasındaki 1 saatlik yemek molam konuşuluyor” diyerek AKP’nin seçim kaybetme hazımsızlığına dikkat çekti.

SARAY KADAR BOMBOŞ

Belediye başkanına sahip çıkan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise, “Devlet imkanlarını belediye başkanlarımızı karalamak için kullananlar, sanayiye 3 gün elektrik veremiyor. Ülke 10 milyarlarca dolar zararda. Çünkü öncelikleri karalama! Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, siz halk belediyeciliği yapmaya devam edin;  gerisi boş, Saray kadar bomboş!” diyerek algı operasyonu yapıldığını söyledi.

DİYALOG VE ÇÖZÜM ÖZÜRLÜLER

AKP’nin tüm krizleri algı ve güçle çözmeye çalıştığını söyleyen sanatçı Levent Kazak ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Vasıfsız bu adamlar. Diyalog ve çözüm özürlüler, Cahiller. Yetki bilende değil, çok maaşlı eli uzun dost ve akrabalarda. Ne yapacaklarını bilemediklerinden musluk bozulsa çevik kuvvet yolluyorlar. Tüm kaynakları tükettiler, krizleri algı, yalan ve güç ile çözebiliyorlar sadece” diyerek tepki gösterdi.

İstanbul Havalimanı’nda ‘otel istiyoruz’ eylemi yapanların karşısına pasaport polisi çıkarıldı

Okumaya devam et

Analiz

İki başlı İstanbul’da kar kavgası: Erdoğan mı İmamoğlu mu sınıfta kaldı?

23 Haziran seçimi sonrası İmamoğlu’nun İBB koltuğuna oturması ve İstanbul’u muhalefetin adayına bırakmak istemeyen Erdoğan yüzünden kentte iki başlılık hakim. Muhalefet ve iktidarın kavgası kar mücadelesinde de kendini gösterdi. Fırtınalı gece hükumetin sorumluluğundaki otoyol ve havalimanı projelerinde ağır sıkıntılar yaşanırken, kent içinde önemli bir aksama yaşanmadı.

BOLD – İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferinin ardından AKP, kenti muhalefetin adayının eline bırakmadı.

Kanal İstanbul gibi bazı projelerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) devre dışı bırakıldı.

Tamamlanan metro projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İBB’ye devredilmedi. İstanbul’daki metroları bazıları İBB logosuyla çalışırken bazıları da bakanlığın logosunu taşıyor. Bakanlığın metroları devretmemek için şirket kurduğu ve İBB’den yüksek ücretli personel transferi gerçekleştirdiği iddia ediliyor.

KAR KAVGASI

İstanbul’a yağan ,kar iktidar partisi AKP ile CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bir kez daha karşı karşıya getirdi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bakanlarını İstanbul’a göndererek, kontrolü ele almaya çalıştı.

Sosyal medyada ise tam bir bilgi kirliği yaşandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun balıkçı restoranında oldu iddiası ortaya atıldı.

KAYBETME HAZIMSIZLIĞI

İddialar için İmamoğlu, “3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu.

Bu zamana kadar, devletimiz, ilçe belediyelerimizle koordineli çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Binlerce çalışanımızın emekleri ortadayken, 19 saatlik mesaide, 1 saatlik yemek molamın neden gündem yapılmaya çalışıldığı malumdur. Milletimiz bu hazımsızlığı iyi bilmektedir” dedi.

İBB’nin sorumluluk alanlarından biri olan D 100 karayolu, dün resmen kilitlendi. Vatandaşlar araçlarını yolda bırakarak evlerine gitmek zorunda kaldı.

İBB Başkanı İmamoğlu ise 39 ilçe ile koordineli şekilde tam kapasite çalışmalar yapıldığını açıkladı.

Vatandaşları özellik metro ve metrobüs kullanmayı tavsiye eden İmamoğlu, “Gerektiği yere vinç, gerektiği yere kurtarma ekibi, gerektiği yere farklı makinalarımızla takviye, destek ve sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz” dedi.

Metrobüs ve metro ulaşımında herhangi bir sorun yaşanmadı.

KARAYOLLARININ SORUMLULUNDAKİ YOL 17 SAAT KAPANDI

Bakanlığa bağlı karayollarının sorumluluğunda olan Kuzey Marmara Otoyolu Yassıören mevkiinde dün öğle saatlerinde yaklaşık 30 aracın karıştığı zincirleme kaza nedeniyle yol trafiğe kapanmıştı. Etkisini arttıran ve gece boyunca devam eden kar yağışı, bölgeye çok sayıda aracın mahsur kalmasına neden olmuştu.

Ekiplerin gece boyunca yaptığı çalışmalar sonucunda yol yaklaşık 17 saat sonra kontrollü olarak trafiğe açıldı.

HAVALİMANINDA UÇUŞLAR İPTAL

29 Ekim 2018’de hizmete giren Yeni İstanbul Havalimanı, iktidar ile muhalefetin keskin şekilde ayrıştığı konulardan biri.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3. pistin hizmete girişi sırasında, “İnşaat süresinden kapasitesine kadar gerçek anlamda dünya çapında bir şaheser olan bu havalimanımız, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin sembollerinden biridir” dedi.

Muhalefet ise konumu yüzünden projeye karşı çıkıyordu. Havalimanında hemen her fırtınalı havada hizmetler aksıyor. Dün de öyle oldu.

OTEL İSTEYEN TURİSTE POLİS GÖNDERDİLER

Karlı hava yüzünden uçuşlar bu gece yarısına kadar durmuş durumda. 2 gündür kapalı olan havalimanında yerli ve yabancı turistler İstanbul’da mahsur kaldı. Konaklama ihtiyacı ise en önemli sorun oldu. Özellikle yabancı turistler mağduriyetleri nedeniyle otel ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etti.

İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalan turistler “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları attı. Turistlerin protestosu nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda ilginç anlar yaşandı.

Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Havalimanı yetkilileri pasaport polisi olduklarını belirtti. Gerçek Gündem’e konuşan İGA yetkilileri, mahsur kalanların karşısına çıkartılan fotoğraftaki polislerin çevik kuvvet polisi değil pasaport polisi olduğunu teyit ettiler.

BAKANLAR ATATÜRK HAVALİMANI SAYESİNDE GELEBİLDİ

Türkiye’deki çoğu otoyolda insanlar yolda kalırken, Erdoğan’ın sadece İstanbul’a 3 bakanını göndererek İmamoğlu’nu yetersiz göstermeye çalıştığı iddia ediliyor. Duruma gazeteci Serhan Asker, “Dünyanın kıskandığı İstanbul Havalimanı 2 gündür kapalı.. 2-Onlarca kent yolu kapalı.. 3- İstanbul’da ana yollar açık.. 4-İki bakan kapalı Atatürk Havalimanı sayesinde İstanbul’da.. Ama tüm olumsuzlukların sorumlusu Ekrem İmamoğlu…Bir de yazın balıkçıya gitmiş” diyerek tepki gösterdi.

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Analiz

Dava adamlığını yanlış anladı! Erdoğan’a hakaretten 38 bin kişi davalık

Kendisinden önceki 5 cumhurbaşkanının toplamının yaklaşık 30 katı hakaret davası açan Erdoğan’ın açtığı davalar sosyal medyada da alay konusu oldu.

BOLD – Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 3. bölümde yer alan 299. maddeye göre devletin egemenlik alametlerine ve organlığının saygınlığına karşı suçlar kapsamında cumhurbaşkanına hakaret etmek, bir ila dört yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılıyor.

Bu maddeye dayanarak Tayyip Erdoğan’ın döneminde Cumhurbaşkanına hakaret suçundan savcılıklarda görülen toplam soruşturma sayısı ise 160 bin 169’a ulaştı.

Bini çocuk 38 bin 581 kişiye dava açılırken, 10 çocuk da hapisle cezalandırıldı.

Erdoğan’ın dava açtığı kişi sayısı kendisinden önceki 5 Cumhurbaşkanının neredeyse 30 katı.

1982-1989 yılları arasında 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yapan Kenan Evren döneminde bu suçtan 340 kişi, 1989-1993 yılları arasında 4 yıl Cumhurbaşkanlığı yapan Turgut Özal döneminde bu suçtan 207 kişi, 1993-2000 yılları arasında 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yapan Süleyman Demirel döneminde bu suçtan 158 kişi, 2000-2007 yılları arasında 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yapan Ahmet Necdet Sezer döneminde bu suçtan 168 kişi, 2007-2014 yılları arasında 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yapan Abdullah Gül döneminde bu suçtan 248 kişi hakkında soruşturma açıldı.

AVUKATININ EKMEK KAPISI OLDU

Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel de bu davalardan büyük gelir elde etti. Özel’in bu davalardan aldığı avukatlık ücreti muhalefetin tepkisini çekti.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Özel’in Cumhurbaşkanına hakaret davalarında 38 milyon 980 bin lira avukatlık ücreti tahsil ettiği iddia etti.

DAVA ADAMI DERKEN…

Erdoğan’ın açtığı on binlerle ifade edilen davalar sosyal medya kullanıcılarının da gündeminde. Can adlı kullanıcı viral olan paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Dava adamlığı derken bunu kastetmiyorlardır umarım.”

Karın acıtan görüntüsü: Uzun ekmek kuyrukları

Okumaya devam et

Popular

Shares