Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yunan askerleri, AB için çalışan tercümanı dövdükten sonra Türk tarafına bıraktı

Yunanistan’ın ayrım gözetmeden bütün sığınmacıları acımasızca Türk tarafına geri ittiği bir kez daha kanıtlandı. Yunan güvenlik güçlerinin, göçmen zannettikleri ancak AB sınır teşkilatı Frontex için çalışan bir tercümanı dövdükten ve bütün eşyalarını aldıktan sonra sığınmacılarla birlikte Türk tarafına bıraktığı ortaya çıktı.

BOLD – Yunanistan, sığınmacılara yönelik geri-itme politikasını bir süredir neredeyse tavizsiz ve acımasızca uyguluyor. İnsan hakları kuruluşlarının ve uluslararası örgütlerin tepkisini çeken uygulamaya bir yenisi daha eklendi.

Yalnız bu kez durum biraz farklı. Bu kez itilen bir göçmen değil. Yunanistan’ın da üye olduğu Avrupa Birliği için çalışan bir tercüman.

Yunan güvenlik güçleri, Türkiye sınırında göçmen zannetikkleri ancak aslında Avrupa Birliği (AB) için çalışan bir tercümanı dövdükten sonra bir göçmen grubu ile birlikte Türk tarafına bırakmış. Eylül ayında yaşanan olay Yunan tarafının göçmenlere karşı geri itme politikasını acımasızca ve ayrım gözetmeden uyguladığını bir kez daha kanıtladı.

Göçmenlere yönelik hak ihlalleri ve geri-itme vakalarında hep Yunanistan’ın tarafından yer alan Avrupa Birliği’nin şimdi taraf olduğu bu rurum katrşısında ne yapacağı merakla bekleniyor.

FRONTEX ÇALIŞANI TERCÜMAN DURUMU AB YETKİLİLERİNE İLETTİ

Durumu Yunanistan için daha da karmaşık hale getiren ise Türk tarafına bırakılan kişinin Avrupa Birliği üyesi İtalya’da resmi olarak ikamet eden, Afgan asıllı bir kişi olması.

Aynı zamanda bu kişi göçmen akınını denetlemek ve hak ihlallerini önlemek için bölgeye yerleştirilen AB’nin sınır teşkilatı Frontex için bölgede görev yapıyordu.

Tercüman, yaşadığı olayla ile ilgili delilleri Avrupa Birliği yetkililerine de sunmuş.

AB GÖÇ KOMİSERİ: ANLATTIKLARINDAN SON DERECE ENDİŞELENDİM

Durum Avrupa Birliği yetkililerine iletilince AB Komisyonu’nun İçişleri ve Göç’ten Sorumlu Üyesi Ylva Johansson, geçen hafta Cuma günü tercümanla bizzat görüşmüş.

Görüşmeden sonra açıklamalarda bulunan Johansson, “25 Kasım’da (bu) kişiyle doğrudan, derinlemesine yaptığım görüşmeden sonra, anlattıklarımdan son derece endişelendim” dedi.

Tercümanın kendisine sınırdan itilen ve bazen de hırpalanan en az 100 göçmene tanık olduğunu anlattığını söyleyen Johansson, “Kişisel hikayesine ek olarak, bunun münferit bir vaka olmadığı iddiası ciddi bir meseledir” ifadelerini kullandı.

AB Göç Komiseri Johansson, konuyu pazartesi günü de Yunan Vatandaş Güvenliği Bakanı Takis Theodorikakos ile görüşmüş ve Yunan bakan iddiaları araştırma sözü vermiş.

AB, ŞİKAYETİNİ İNANDIRICI BULDU

The New York Times’a konuşan tercüman, Frontex’e yaşadıkları ile ilgili bir şikayette bulunduğunu ve Avrupa Birliği yetkililerinin “bulunduğu pozisyon, sunduğu belgeler, görüntülü ve sesli kayıtlar” dolayısıyla şikayetinin inandırıcı ve güvenilir olduğunu kendisine ilettiklerini söyledi.

DÖVÜLDÜ, ELBİSELERİ ÇIKARILDI, BELGELERİ VE PARASI ALINDI

Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırı belirleyen Meriç Nehri civarında Frontex için çalışan tercüman, Selanik’e gitmek için yola çıkmış. Mola verdiği sırada Yunan güvenlik güçleri, Frontex tercümanını göçmenlerle birlikte bir otobüsün içine zorla bindirmiş.

Tercüman, kendisinin ve birçok göçmenin dövüldüğünü ve elbiselerinin çıkarıldığını; polisin telefonlarını, paralarını ve belgelerini ellerinden aldığını söyledi.

Kendisinin kim olduğunu anlattığında polis tercümanının açıklamalarına gülerek inanmamış ve bir kez daha dövmüş. Ardından içinde çocukların ve kadınların da bulunduğu 100 göçmenle birlikte bir depoya götürülen Frontex tercümanı, botlara bindirilerek Meriç Nehri üzerinden Türk tarafına itilmiş.

Türk tarafına itilen tercüman, daha sonra İstanbul’a ve İtalyan başkonsolosluğuna ulaşmış. İtalyan konsolosluğunun sağladığı belgelerle de 18 Eylül’de ikamet ettiği İtalya’ya varmış.

“BU POLİTİKANIN BAŞARISIZLIĞI DEĞİL, BİZZAT BİR POLİTİKA”

Avrupa Parlamentosu milletvekili Hollandalı siyasetçi Sophie in ‘t Veld’e göre, tercümanın anlatımları, göçmenlere ve sığınmacılara yönelik Avrupa Birliği’nin hızla şiddetlenen gaddarca siyasetinin bir parçası.

Hollandalı siyasetçi, durumu şöyle özetliyor: “Bu politikada yaşanan bir başarısızlık değil. Bizzat politikanın bir parçası.”

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Dünya

15 Temmuz sonrası hak ihlalleri, AİHM’deki Türkiye davalarının 3’te ikisini oluşturuyor

AİHM gündemindeki Türkiye davalarının 3’te ikisini 15 Temmuz sonrası döneme ilişkin şikayetler oluşturuyor. Rusya’dan sonra AİHM’de en fazla davası olan ülke olan Türkiye, bu davalar yüzünden milyonlarca euroluk tazminat ödemek zorunda kalacak.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), gündemindeki Türkiye davalarının 3’te 2’sinin 15 Temmuz’un ardından yaşanan tutuklama ve yargılamalarla ilgili hak ihlali iddiaları oluşturduğunu açıkladı.

AİHM gündemine Türkiye’den taşınmış dava başvurularının yaklaşık 11 bini, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL uygulamalarıyla bağlantılı hak ihlali iddialarından oluşuyor. Bunların 5 bini gözaltı ve tutuklamalar, 6 bini ise yargılamalarla ilgili.

Türkiye’de yargı süreçleri tamamlanan bu başvurularla ilgili pilot davalarda kararlar açıklamaya başlayan AİHM, oluşan içtihat üzerine dosyaları gruplaştırarak Ankara’ya tebliğ etmeye başladı. AİHM gündemindeki 15 Temmuz sonrası hak ihlali iddiaları temelli dava başvurularıyla ilgili sürecin 2022 yılında daha da yoğunlaşarak hızlanması bekleniyor.

Bu davalar yüzünden Türkiye, milyonlarca euroluk tazminat ödemek zorunda kalacak.

Bir Avrupa Konseyi organı olan AİHM’nin 2021 bilançosu bugün Strasbourg’da mahkeme başkanı İzlandalı yargıç Robert Spano tarafından düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

AİHM’E BAŞVURULARDA İLK 5 DEĞİŞMEDİ

İstatistiklere göre Mahkeme gündeminde Avrupa Konseyi üyesi 47 ülkeye karşı hâlihazırda toplam 70 bin 156 dava başvurusu bulunuyor. Hakkında en fazla dava başvurusu bulunan ilk 5 ülke sıralaması bir önceki yıla göre değişmedi.

Rusya 17 bin 13 başvuruyla ilk sırada yer alıyor. Rusya’yı sırasıyla Türkiye (15 bin 251), Ukrayna (11 bin 372), Romanya (5 bin 690) ve İtalya (3 bin 646) izliyor. Bu 5 ülkeye yönelik dava başvuruları AİHM’nin iş yükünün yüzde 75’ini oluşturuyor.

Buna karşılık Fransa (660), Almanya (168), İspanya (136) ve Birleşik Krallık (118) gibi önemli nüfusa sahip ülkeler sıralamanın ortalarında bulunuyor.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİNDE TÜRKİYE BAŞI ÇEKTİ

Bir önceki yıl olduğu gibi geçen yıl da Türkiye hakkında açıklanan kararlarda ifade özgürlüğü başı çekti. Mahkeme 2021’de Avrupa geneli için AİHS’nin ifade özgürlüğü maddesinin 85 davada ihlal edildiğine hükmetti. Bu ihlal hükümlerinden 31’i Türkiye’ya karşı açılmış davalarda verildi. Türkiye böylelikle bir kez daha, hakkında en çok ifade özgürlüğü ihlaline hükmedilen Avrupa ülkesi oldu.

İfade özgürlüğünün ardından Türkiye hakkında en çok ihlal kararı AİHS’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5’inci (29 ihlal), adil yargılanmayla igili 6’ncı (22 ihlal), özel ve aile hayatına saygıyla ilgili 8’inci (10 ihlal) ve mülkiyet hakkıyla ilgili ek protokol (10 ihlal) maddeleri temelinde hükmedildi.

NÜFUSA ORANLA AİHM’E BAŞVURULAR

AİHM’de geçen yıl işleme konulan dava başvuruları nüfusa orantılı ele alındığında ise az nüfuslu veya Balkan coğrafyasındaki ülkelerin başı çektiği görülüyor. Bu sıralamada Karadağ (10 bin kişiye 6.14 dava başvurusu) ilk sırada yer alıyor. Bu ülkeyi sırasıyla San Marino (5.29), Sırbistan (2.90), Bosna-Hersek (2.39), Lihtenştayn ve Monako (2.05), Kuzey Makedonya (1.90), Hırvatistan (1.73), Moldova (1.56), Romanya (1.55) ve Litvanya (1.53) izliyor.

Avrupa ortalamasının 0.53 olduğu bu sıralamada Türkiye 10 bin kişiye 1.14 dava başvurusuyla 47 ülke arasında 15’inci sırada yer alıyor. Nüfusa oranla en az dava başvurusu olan ülkeler ise Birleşik Krallık (0.03), Almanya (0.07) ve İrlanda (0.07).

AİHM 2021’de toplam bin 105 dava kararı açıkladı. Rusya, Ukrayna ve Romanya’dan sonra hakkında en fazla karar açıklanan devlet Türkiye oldu. 2020’de Türkiye hakkında 97 karar açıklayan AİHM, geçen yıl 78 karara hükmetti. Bu kararlardan 76’sında AİHS’nin en az bir maddesinin ihlal edildiği sonucuna varıldı, 2 davada ihlal bulunmadı.

Aydınlardan ortak bildiri: Yargıya müdahale ve haksız tutuklamalar bardağı taşırdı

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye, Google’dan içerik kaldırma taleplerinde 4. sırada

Google Türkiye Temsilciliği’nin TBMM’ye sunduğu rapora göre 3 ayda 6.2 milyon içerik yayından kaldırıldı. Rapora göre Türkiye içerik kaldırma talepleri bakımından dünyada 4. sırada.

BOLD – Google Türkiye Temsilciliği, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu üyelerinin sorularına yazılı cevap niteliğinde bir rapor gönderdi. Raporda, yalnızca 3 ayda Türkiye’de kurallara uymadığı için 6.2 milyon içeriğin kaldırıldığı ve çocukların güvenlik politikalarını ihlal ettiği için kaldırılan video sayısının 2 milyon olduğu bilgisi yer aldı. Türkiye, içerik kaldırma talebi yönünde dünyada 4. sırada yer aldı.

Raporda şu ifadeler kullanıldı:

“Temmuz 2021’den Eylül 2021’e kadar, topluluk kurallarımızı ihlal etmesi sebebiyle 6.2 milyondan fazla içerik YouTube’dan kaldırıldı. Bu videoların yüzde 94’ü insanlardan ziyade öncelikle makineler tarafından işaretlendi. Makineler tarafından tespit edilen içeriklerin yüzde 8.7’si tek bir görüntüleme bile almamışken, yaklaşık yüzde 76’sı 10’dan daha az kez izlendi. 2021’in üçüncü çeyreğinde çocuk güvenliği politikası ihlalleri nedeniyle ise 2 milyon video kaldırılmıştır.”

“YouTube tarafından, yüklendiği ülke bazında (video yükleme sırasındaki IP adresine göre), Temmuz – Eylül 2021 dönemde ülkeye göre kaldırılan videolar sıralamasında Hindistan birinciyken, Türkiye 12. sıradadır. Bununla birlikte, talep yoğunluğu bakımından Ocak-Haziran 2021 arasında Rusya 1. sıradayken Türkiye dördüncü sırada yer almıştır.”

Saray kimseyi konuşturmamaya kararlı: Muhalif medyaya topyekün saldırı

Okumaya devam et

Dünya

Kargo uçağının iniş takımlarında saatlerce yolculuk: Canlı kalmayı başardı

Hollanda polisi, Güney Afrika’dan kalkan ve Amsterdam’daki Schiphol Havalimanı’na iniş yapan bir uçağın iniş takımlarında kaçak bir yolcuyu canlı bulduklarını açıkladı. Kaçak yolcunun yüksek irtifadaki dondurucu soğuk ve düşük oksijene rağmen hayatta kalması herkesi şaşırttı.

BOLD – Johannesburg’dan kalkan ve Kenya’nın başkenti Nairobi’de ikmal yaptıktan sonra Amsterdam’daki Schiphol Havalimanı’na iniş yapan bir kargo uçağının iniş takımlarında kaçak bir yolcu yakalandı.

Yüksek irtifada sıfırın altında 60 dereceleri bulan soğuk ve düşük oksijen oranı nedeniyle bu şekildeki kaçak yolcuların uzun uçuşlarda hayatta kalması oldukça sıra dışı bir olay.

Güney Afrika’dan kalkan ve Kenya’nın başkenti Nairobi’ye iniş yaptıktan sonra Hollanda’ya devam eden uçağın yolculuğunun yaklaşık 11 saat sürdüğü tahmin ediliyor.

Hollanda Kraliyet Askeri Polisi sözcüsü Joanna Helmonds, erkek kaçak yolcunun hangi ülkeden ve kaç yaşında olduğunun henüz belirlenmediğini söyledi.

Helmonds, “Adam uçağın ön tekerlek bölümünde canlı olarak bulundu. Hastaneye kaldırıldı ve durumu stabil” dedi ve söz konusu kişinin hayatta kalmasının olağanüstü bir olay olduğunu belirtti.

Uçağın Cargolux Italia adlı bir şirkete ait olduğu belirtilirken adamın uçağa Güney Afrika’da mı yoksa Kenya’da mı bindiği bilinmiyor.

Açıkladığı Omicron önlemlerine ilk kendi uydu: Başbakan düğününü erteledi

Okumaya devam et

Popular

Shares