Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Açık görüş yasağı sürüyor: AYM’ye başvurun, düzeltirler

Salgınla ilgili normalleşme sürerken, cezaevlerinde açık görüşlere hâlâ izin verilmiyor. Aşılarının tamamlandığını vurgulayan tutuklulara ise “Anayasa Mahkemesi’ne başvurun, düzeltirler” denildiği öne sürüldü. 

BOLD – İzmir 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gökhan Gündüz, Kovid-19 yasaklarının kaldırılmasına rağmen, normalleşmenin ziyaret haklarını kapsamadığını ve açık görüş yasağının devam ettiğini söyledi.

HAK İHLALLERİ DEVAM EDİYOR

Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’e mektup üzerinden açıklama yapan İzmir 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Gökhan Gündüz, cezaevinde yaşadıkları hak ihlallerini mektubunda dile getirdi. Gündüz, koronavirüs tedbirleri ilan edildiğinde koronavirüs vaka sayılarının şimdikinin onda biri kadar olmadığına dikkat çekti.

AÇIK GÖRÜŞE İZİN VERİLMİYOR

3’er doz aşı olduklarını hatırlatan Gündüz, “Fakat normale dönmenin anlamı günlük hayatta yüz yüze olduğumuz gardiyanların ve idarecilerin aramalarda, sayımlarda, yemek dağıtımlarında, değişik vesilelerle temas ettiğimiz her anda kovid bulaştırma riskinin olduğudur. Normalleşme nedense ziyaret hakkımızı kapsamadı. Haftalık görüşlerimiz ayda iki kere yaptırılıyor. Açık görüş yasağı devam ediyor” dedi.

AYM’YE BAŞVURUN DÜZELTİRLER

Ziyaret ile ilgili başka sorunlar da yaşadıklarını dile getiren Gündüz, yaptıkları şikayetlerden sonuç alamadıklarını belirterek “Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurun, düzeltirler’ diye alay bile ediyorlar. İdareleri denetleyecek kurumlar olacaktı sözde ama idarelerin uzantısı haline geldiler. Bizleri strese kaygıya boğmak istiyorlar” yanıtlarının verildiğini ifade etti.

19 AYDIR AÇIK GÖRÜŞ YAPTIRILMIYOR

Türkiye’de koronavirüsün görülmeye başladığı 14 Mart 2020 tarihinden itibaren pandemi gerekçesiyle cezaevlerinde açık görüşlere izin verilmiyor. Bu konu ile ilgili geçen hafta bir açıklama yapan Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi, tutuklu ve hükümlülere 19 aydır açık görüş yaptırılmamasını ‘insan hakkı ihlali’ olarak nitelendirdi. Baro, yasağın ‘avukatların mesleğini gereği gibi ifa etmelerinin önünde de engel oluşturduğunu” ifade etti.

 

Erdoğan Rejimi’nde bu da yaşandı: Polis arama yaptığı eve misafirliğe gelenleri gözaltına aldı

Gündem

15 Temmuzcu başkanın tehditleri bedava değilmiş: 500 milyonluk 48 ihale

Sezen Aksu üzerinden AKP ve Erdoğan muhaliflerini “Beyinlerine sıkacağız, kafalarını ezeceğiz” diyerek tehdit eden 15 Temmuz Gazileri Platformu Erol Bulut’un ortağı olduğu şirketle kamudan 500 milyon TL’lik 48 ihale aldığı ortaya çıktı

BOLD – Sanatçı Sezen Aksu, 2017 yılında Selçuk Gaga ile yazdığı ‘Şahane bir şey yaşamak’ adlı şarkının sözleri nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedefi oldu.

Camide kadın sanatçı için “Dillerini koparacağız” diyen Erdoğan’ın ardından AKP’ye yakın derneklerde Aksu aleyhine harekete geçti.

15 Temmuz Gazileri Platformu üyeleri de adliyeye giderek Sezen Aksu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusundan çok platform başkanı Erol Bulut’un adliye önünde yaptığı açıklama konuşuldu.

Sezen Aksu’yu şeytanın yolundan gitmekle suçlayan Bulut, “İçişleri Bakanımızın dediği gibi beyinlerine sıkacağız, kafalarına ve inlerinde hepsini ezeceğiz. Dağda Kandil’i PKK’yı nasıl eziyorsak şu anda onları savunanlara da bunu buradan bir kez daha söylemek istiyorum. Herkes aklını başına alsın” dedi.

YARIM MİLYARLIK İHALE

Bulut’un bu tehditleri bedavaya savurmadığı ortaya çıktı. İhale sicili ortaya çıkan Bulut’un Mavi Yeşil Turizm Gıda İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şirketi’nin yüzde 50 ortağı olduğu ve AKP’li belediyelerden çok sayıda ihale aldığı öğrenildi.

Bulut’un son 4 yılda, çoğu AKP’li belediyeler olmak üzere çeşitli kamu kurumlarından aldığı 48 ihale ile 500 milyon TL kazandığı ortaya çıktı.

15 Temmuz derneklerinden tehdit: Herkes aklını başına alsın

Okumaya devam et

Analiz

İki başlı İstanbul’da kar kavgası: Erdoğan mı İmamoğlu mu sınıfta kaldı?

23 Haziran seçimi sonrası İmamoğlu’nun İBB koltuğuna oturması ve İstanbul’u muhalefetin adayına bırakmak istemeyen Erdoğan yüzünden kentte iki başlılık hakim. Muhalefet ve iktidarın kavgası kar mücadelesinde de kendini gösterdi. Fırtınalı gece hükumetin sorumluluğundaki otoyol ve havalimanı projelerinde ağır sıkıntılar yaşanırken, kent içinde önemli bir aksama yaşanmadı.

BOLD – İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferinin ardından AKP, kenti muhalefetin adayının eline bırakmadı.

Kanal İstanbul gibi bazı projelerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) devre dışı bırakıldı.

Tamamlanan metro projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İBB’ye devredilmedi. İstanbul’daki metroları bazıları İBB logosuyla çalışırken bazıları da bakanlığın logosunu taşıyor. Bakanlığın metroları devretmemek için şirket kurduğu ve İBB’den yüksek ücretli personel transferi gerçekleştirdiği iddia ediliyor.

KAR KAVGASI

İstanbul’a yağan ,kar iktidar partisi AKP ile CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bir kez daha karşı karşıya getirdi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bakanlarını İstanbul’a göndererek, kontrolü ele almaya çalıştı.

Sosyal medyada ise tam bir bilgi kirliği yaşandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun balıkçı restoranında oldu iddiası ortaya atıldı.

KAYBETME HAZIMSIZLIĞI

İddialar için İmamoğlu, “3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu.

Bu zamana kadar, devletimiz, ilçe belediyelerimizle koordineli çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Binlerce çalışanımızın emekleri ortadayken, 19 saatlik mesaide, 1 saatlik yemek molamın neden gündem yapılmaya çalışıldığı malumdur. Milletimiz bu hazımsızlığı iyi bilmektedir” dedi.

İBB’nin sorumluluk alanlarından biri olan D 100 karayolu, dün resmen kilitlendi. Vatandaşlar araçlarını yolda bırakarak evlerine gitmek zorunda kaldı.

İBB Başkanı İmamoğlu ise 39 ilçe ile koordineli şekilde tam kapasite çalışmalar yapıldığını açıkladı.

Vatandaşları özellik metro ve metrobüs kullanmayı tavsiye eden İmamoğlu, “Gerektiği yere vinç, gerektiği yere kurtarma ekibi, gerektiği yere farklı makinalarımızla takviye, destek ve sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz” dedi.

Metrobüs ve metro ulaşımında herhangi bir sorun yaşanmadı.

KARAYOLLARININ SORUMLULUNDAKİ YOL 17 SAAT KAPANDI

Bakanlığa bağlı karayollarının sorumluluğunda olan Kuzey Marmara Otoyolu Yassıören mevkiinde dün öğle saatlerinde yaklaşık 30 aracın karıştığı zincirleme kaza nedeniyle yol trafiğe kapanmıştı. Etkisini arttıran ve gece boyunca devam eden kar yağışı, bölgeye çok sayıda aracın mahsur kalmasına neden olmuştu.

Ekiplerin gece boyunca yaptığı çalışmalar sonucunda yol yaklaşık 17 saat sonra kontrollü olarak trafiğe açıldı.

HAVALİMANINDA UÇUŞLAR İPTAL

29 Ekim 2018’de hizmete giren Yeni İstanbul Havalimanı, iktidar ile muhalefetin keskin şekilde ayrıştığı konulardan biri.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3. pistin hizmete girişi sırasında, “İnşaat süresinden kapasitesine kadar gerçek anlamda dünya çapında bir şaheser olan bu havalimanımız, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin sembollerinden biridir” dedi.

Muhalefet ise konumu yüzünden projeye karşı çıkıyordu. Havalimanında hemen her fırtınalı havada hizmetler aksıyor. Dün de öyle oldu.

OTEL İSTEYEN TURİSTE POLİS GÖNDERDİLER

Karlı hava yüzünden uçuşlar bu gece yarısına kadar durmuş durumda. 2 gündür kapalı olan havalimanında yerli ve yabancı turistler İstanbul’da mahsur kaldı. Konaklama ihtiyacı ise en önemli sorun oldu. Özellikle yabancı turistler mağduriyetleri nedeniyle otel ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etti.

İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalan turistler “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları attı. Turistlerin protestosu nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda ilginç anlar yaşandı.

Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Havalimanı yetkilileri pasaport polisi olduklarını belirtti. Gerçek Gündem’e konuşan İGA yetkilileri, mahsur kalanların karşısına çıkartılan fotoğraftaki polislerin çevik kuvvet polisi değil pasaport polisi olduğunu teyit ettiler.

BAKANLAR ATATÜRK HAVALİMANI SAYESİNDE GELEBİLDİ

Türkiye’deki çoğu otoyolda insanlar yolda kalırken, Erdoğan’ın sadece İstanbul’a 3 bakanını göndererek İmamoğlu’nu yetersiz göstermeye çalıştığı iddia ediliyor. Duruma gazeteci Serhan Asker, “Dünyanın kıskandığı İstanbul Havalimanı 2 gündür kapalı.. 2-Onlarca kent yolu kapalı.. 3- İstanbul’da ana yollar açık.. 4-İki bakan kapalı Atatürk Havalimanı sayesinde İstanbul’da.. Ama tüm olumsuzlukların sorumlusu Ekrem İmamoğlu…Bir de yazın balıkçıya gitmiş” diyerek tepki gösterdi.

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde ölüme gönderilen işadamı Medeni Arifoğlu’nun hayatı belgesel oldu

Cezaevinde kanser olduktan sonra aylarca tahliye edilmeyen Bingöllü işadamı Medeni Arifoğlu’nun maruz kaldığı hak ihlalleri belgesel oldu. Kum Saati adlı Youtube kanalı tarafından hazırlanan belgeselde hem Arifoğlu’nun Bingöl’de yaptığı hizmetler hem de tutuklandıktan sonra cezaevinde yaşadığı hukuksuzluklar anlatılıyor.

BOLD – Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan ve cezaevinde kanser olduktan sonra maruz kaldığı hak ihlalleri nedeniyle ölüme gönderilen işadamı Medeni Arifoğlu iki yıl önce bugün hayatını kaybetti.

Arifoğlu’nun ölüm yıldönümü vesilesiyle hazırlanan “Bingöl’ün Yiğit Evladı: Medeni Arifoğlu” adlı belgeselde dünden bugün Türkiye’nin insan hakları karnesi ve Medeni Arifoğlu’nun hem kendisinin hem ailesinin yaşadığı hukuksuzluklar gündeme getiriliyor.

Medeni Arifoğlu, Bingöl’ün sevilen önemli işadamlarından biriydi. Bingöllü İşadamları Derneği (BİNGİAD) Başkanı olarak uzun yıllar görev yaptı. Çalışmalarıyla şehrin ekonomisine katkıda bulundu. Yemeğini yemeyen, çayını içmeyen siyasetçi neredeyse yoktu. 2012 yılında Erdoğan tarafından bu dernek çatısı altında yaptıkları çalışmalardan dolayı ödüllendirilmişti.

15 Temmuz’dan sonra ise sırf bu dernek başkanlığı ve Bank Asya hesabı gerekçe gösterilerek 25 Temmuz 2016’da gözaltına alındı ve üç gün sonra tutuklandı. Bütün mallarına da tedbir konuldu. Medeni Arifoğlu, Malatya E Tipi Cezaevine gönderildiğinde sağlık durumu iyi değildi. Karaciğer nakli yapılmıştı, günde 19 ilaç kullanıyordu. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Hastanesi’ndeki doktoru bu şartlarda cezaevinde kalamayacağını, çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybedebileceğini söyledi.

Eşi Nuran Arifoğlu’nun elindeki raporlarla başvuru yapmadığı resmi kurum kalmadı. Hiçbir kurum raporları dikkate almadı. Cezaevinde, apandisiti patlayınca bile hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldı. Cezaevi doktorunun verdiği antibiyotikle ayakta durmaya çalışan Arifoğlu üç hafta doktora götürülmedi. Bir akşam demir kapılara vurup sürüne sürüne revire çıktı ve “Ölüyorum” diyerek yardım istedi.

Arifoğlu’na tutuklandıktan iki sene sonra da böbrek kanseri teşhisi konuldu. Bu süreç onun için çok sancılı geçti. Hastanelerde mahkum odası olmadığı için Malatya ve Elazığ cezaevleri arasında, saatlerce süren yolculuklar yapmak zorunda kaldı.

Bir gün artık çok kötü olduğunda “Beni rahat bırakın, ölmek istiyorum” diyerek bütün tedavileri reddetti. Mart 2019’da tahliye edildiğinde ise hastalığı 4. evreye gelmişti. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun ifadesine göre “Ona özel bir zulüm” yapılıyordu.

Yaşadıkları hukuksuz süreci Bold Medya’ya anlatan eşi Nuran Arifoğlu, “Elimize bir cenaze verdiler. Eşim cezaevinde sürüne sürüne öldü” demişti.

Bir tutsak cinayeti: Eşinin anlatımıyla tutuklu hasta Medeni Arifoğlu’nun adım adım öldürülüşü

Okumaya devam et

Popular

Shares