Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Başkan’ın adamları: Erdoğan’a yön veren 10 isim

Sözleri ve icraatlarıyla Türkiye’yi yöneten AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın politikaları 1000 odalı Saray’da belirleniyor. Erdoğan ise, bir adım atmadan önce Cumhurbaşkanlığına atadığı onlarca danışmanından fikir alıyor. Aralarında sahte diplomalı olanı da var, eski TKP’lisi de, NBA’de oynayanı da, üç-dört maaş birden alanı da, ‘jölelisi’ de. İşte Saray’da Erdoğan’ı yönlendiren 10 isim.

BOLD ÖZEL –  Hamza Yerlikaya, İbrahim Kalın, Fahrettin Altun, Hidayet Türkoğlu, Yiğit Bulut, Meltem Taylan Aydın, Cemil Ertem, İlnur Çevik, Mehmet Ali Akben ve Mehmet Uçum karıştıkları skandallar ve açıklamalarıyla Erdoğan’ın Saray’daki danışman ekibinde yer alıyor.

SAHTE DİPLOMALI DANIŞMAN: HAMZA YERLİKAYA

Erdoğan’ın bir dönem 4 maaş alan ortaokul mezunu, güreşçi, sahte diplomalı danışmanı Hamza Yerlikaya.

Meclis kayıtlarına göre üniversite ve AKP kayıtlarına göre lise mezunu gösterilen Yerlikaya’nın gerçekte ortaokul mezunu olduğu ortaya çıktı. Lise diplomasının sahte olduğu mahkeme tarafından tescillendi.

Vatandaşlar, Vakıfbank yönetimine giren Hamza Yerlikaya’yı böyle protesto etti.

Danışmanlık ve bakan yardımcılığı görevlerinin yanında Vakıfbank Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı’na atanınca kamuoyunda kıyamet koptu.

Ortaokul mezunu bir güreşçiye, Türkiye’nin en büyük ulusal bankalarından Vakıfbank’ın en üst kurulunda görev verilmesi sert eleştirileri beraberinde getirdi.

NBA’DE FORMA GİYİP ERDOĞAN’A DANIŞMAN OLDU: HİDAYET TÜRKOĞLU

Amerikan Ulusal Basketbol Ligi’nde (NBA) forma giymiş sporcu, doping yaptığı gerekçesiyle NBA tarihinde 20 maçla en uzun süreli cezayı aldı.

Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki çevik ahlaklısını severim” veciz sözüne rağmen önce Erdoğan’ın spor konusundaki başdanışmanlığına ve ardından AKP iktidarının büyük desteğiyle Basketbol Federasyonu başkanlığına getirildi. O da çift maaştan vazgeçemeyenlerden.

Erdoğan’ın ‘yerli ve milli’ danışmanı Türkoğlu, NBA ALL Star seçiminde Enes Kanter’e oy vermemek için Sırp basketbolcuya oy vererek de adını duyurdu.

‘DOLAR ÜÇ LİRAYI GEÇERSE YÜZÜME TÜKÜRÜN’

Yiğit Bulut… Namı diğer ‘jöleli’. “Dolar 3 Lirayı geçerse yüzüme tükürün” diyen Erdoğan’ın Ekonomi Başdanışmanı. Doların 10 lirayı geçtiği şu günlerde, 2017’de dolar kuru ile ilgili söylediği sözleri en çok paylaşılan isim.

“3 liranın üzerinde, 3,50’nin üzerinde 3,90’nın üzerinde bu millete dolar aldıran (nokta, nokta nokta) orayı söylemeyeceğim… lar… Neredesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin. 3,50 de 3,60 da 3,70 de 3,80 de 3,94’de burada ekranları kırdık hatırlarsınız. Sakın bulaşmayın diye. Sakın bulaşmayın geri dönecek diye. O günlerde tweet atanlar yazı yazanlar adamsanız çıkın özür dileyin. Bundan alım yapın diyen bankaların araştırma departmanları o ekonomi kanallarının çok bilenleri nerdesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin. Felaket tellalları çıkın bu milletten özür dileyin.” sözleriyle tarihe geçti.

Dövizin rekor kırdığı günlerde “Ekonominin kitabını yazdık” diyerek hangi ekonomik başarıyla övündüğü anlaşılamayan ve ekonomi diploması hala bulunamayan ‘diplomasız’ cumhurbaşkanının çifte ekonomi diplomalı, yüksek lisanslı başdanışmanı.

Şu sıralarda ismi Ertuğrul Özkök’ün de ayrıldığı Hürriyet Gazetesi yazarlığı için geçiyor.

Türk Telekom Yönetim Kurulu üyesi Bulut da çifte maaşlılardan.

13 YILLIK ERDOĞAN’IN YAKIN ÇALIŞMA ARKADAŞI: MELTEM TAYLAN AYDIN

O da çifte maaşlılardan. Hem Saray’da danışman hem de Halk Bankası’nda Yönetim Kurulu üyesi.

13 yıldır Erdoğan’ın yakın çalışma ekibi içerisinde yer alan Meltem Taylan Aydın’ın ismi, eşi Ertan Aydın’ın Merkez Bankası’nda Banka Meclisi Üyesi olmasıyla gündeme geldi.

Merkez Bankası’nda en önemli görevlerden birisine getirilen Ertan Aydın’ın Anadolu Üniversitesi açıköğretim fakültesi İktisat Fakültesi mezunu olduğu ortaya çıktı.

2008 yılında Başbakanlık Müşavirliği’ne atanan Meltem Taylan Aydın, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne geçildikten sonra üç ayrı göreve getirildi. 2018’de Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi olan Aydın, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve 8 Haziran 2017 tarihinden itibaren de Halk Bankası Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.

CEMİL ERTEM: ERDOĞAN’A EKONOMİ KONUSUNDA AKIL HOCALIĞI YAPIYOR

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi alanındaki başdanışmanlarından Cemil Ertem, Merkez Bankası Başkanı’nın neden sık değiştiğini hayli tuhaf ifadelerle açıklamış ve “Bu kadar sık değişmesinin sebebi (cumhurbaşkanının) beyin jimnastiği olabilir” demişti.

15 Temmuz sonrası dolar kurunun yükselerek 3 TL olmasını savunmuş ve 3 TL “rekabetçi seviye” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’ın ekonomi ekibinin beyin takımında yer alan Ertem, açıklamalarıyla Erdoğan’ın ekonomi politikalarının en hararetli destekleyicilerinden.

Ertem, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söyledikleri bugün tam da çağdaş bilimsel iktisat teorisinin konusudur. Bunun aksini savununlar da çöp olmuş, bilim dışı bir safsatanın kurbanlarıdır” diyerek Erdoğan’ın ekonomi politikalarını göklere çıkarmıştı.

Dolar’ın 10 lirayı, Euro’nun 11 lirayı aştığı ve zamların yağmur gibi geldiği şu günler, “Ekonominin sorumlusu benim ben” diyen Erdoğan’ın ekonomi politikalarından ve onun akıl hocası Ekonomi Profesörü Cemil Ragıp Ertem’in iktisat teorisinden ne kadar iyi (!) anladığının güzel (!) bir göstergesi oldu.

O da çifte maaşlı. Vakıfbank’ta Yönetim Kurulu Üyesi.

İLNUR ÇEVİK

Turgut Özal döneminde yıldızı parladı. Uzun süre Turkish Daily News adlı Türkiye’de basılan İngilizce gazetenin yöneticiliğini yaptı.

Adı daha sonra Mesut Barzani’nin iş takipçisi olarak duyuldu.

Suriye’ye gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili olarak söylediği, “Afrin’de 50 küsür şehit verdik ama önemli kazançlarımız oldu. Oradaki ihalelerde büyük pastayı Türk müteahhitler alacak” sözleri kamuoyunda büyük tepki çekti.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nde öldürülmesi ile ilgili olarak Riyad yönetimine önce “Bize dua edin, Kaşıkçı olayını deşelemiyoruz” diye yazdı. Sonra “Olay başka ülkede olsa örtbas edilirdi” ifadelerini kullandı. Kamuoyu hangi açıklamanın doğru olduğunu bir türlü anlayamadı.

Özal’a atfedilen “Anayasayı bir kez delmekle bir şey olmaz” sözünün kendisine ait olduğu ortaya çıktı.

Almanya’da ‘suç örgütü’ ilan edilen “Almanyalı Osmanlılar’ çetesinin liderinin 2016 yılı Ekim ayında Ankara’da İlnur Çevik tarafından ağırlandığı belirlendi. Bu fotoğrafların Almanya’da istihbarat belgeleri ve dava dosyaları arasına girdiği görüldü.

ERDOĞAN’IN GOEBBELS’İ: FAHRETTİN ALTUN

Fahrettin Altun, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne geçilmesiyle birlikte kurulan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na yönetici olarak getirildi. O zamandan beri Erdoğan’ın gönüllü Goebbels’liğine soyundu ve hep Adolf Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’e benzetildi.

Altun sadece Saray’ın iletişim başkanı değil. Pelikan çetesi dağıtıldıktan sonra başıboş kalan trol çetesinin de yeni lideri. Troller başıbozukluktan düzenli orduya geçti Fahrettin Altun’la…

Kamuoyu, Fahrettin Altun ve eşi Fatmanur Hanım’ın ismini Kuzguncuk’taki ev işiyle ve çifte ballı maaş haberleriyle duydu. Altun ve eşi Kuzguncuk’ta milyonlarla alınamayacak boğaza nazır bir vakıf arazisini 258 liraya kiralamış, üzerine de kanuna uymayan bir şeyler inşa etmeye çalışıyorlardı. Konu gündeme düşünce Fahrettin Altun ve Fatmanur hanım pençelerini çıkardı. Altun, şahsında TC hükümetine ve Cumhurbaşkanına darbe yapılmaya çalışıldığına hükmedip, ‘topunuz gelin topunuz’ diye meydan okudu. Sonra da haberi yapanların kendisi ve eşini teröre hedef gösterdiğini iddia edip, paylaşım yapanların bile ‘terör’den yargılanacağını savundu.

Sonra ikinci bomba patladı. Fahrettin ve Fatma Altun çiftimizin 4 yerden birden maaş aldıkları ortaya çıktı. Fahrettin Altun aynı zamanda borsa İstanbul’dan maaş alıyordu. Fatmanur Altun kocasının bir adım önüne geçip, aldıkları çift maaşları ‘Daha fazlasını kazanabilecek kabiliyetteyiz. Fedakarlık yapıyoruz. Sabrımızı sınamayın’ diye tehditler savurarak savundu. TÜRGEV’in başkanı olan Fatmanur Altun, kurucuları arasında Erdoğan’ın küçük kızı Sümeyye Erdoğan’ın bulunduğu KADEM’in Yönetim Kurulu Üyesi. THY Yönetim Kurulu üyesi de olan Altun, Marmara Üniversitesi’nde de öğretim üyeliği yapıyor.

Haberler gündeme gelince Fatmanur Altun, THY Yönetim Kurulu üyeliğinden aldığı maaştan feragat ettiğini açıkladı. Ancak daha sonra mahkeme belgelerine yansıdı ki Fatmanur Altun sadece 3-4 ay bu ballı maaştan ‘feragat etmiş’.

Üniversite yıllarında gazeteci olmak isteyen Altun, o dönemde bir gününü Yeni Şafak’ta başka bir gününü de Kanal 7’de geçiriyordu. Ama en çok da Samanyolu TV’de ve Zaman Gazetesi’nde geçiriyordu vaktini.

Samanyolu TV’ye sürekli gelen Fahrettin Altun’un burada birçok arkadaşları vardı ve onları çok sık ziyaret ederdi. Hatta arkadaşlarıyla STV’nin içinde hatıra olsun diye çektirdikleri fotoğraflar ve videolar vardı.

Fatih Üniversitesi’nde sosyoloji hocalığı yapan Fahrettin Altun’un Zaman gazetesinde yazıları yayınlandı.

Eşi Fatmanur Altun da 2010’larda zaman zaman Zaman Gazetesi’nde köşe yazıları yazıyor. Hatta bu yazıları kendi Twitter adresinde takipçileriyle de paylaşıyordu.

Ancak yıllarca Fatih Üniversitesi’nde çalışan Zaman Gazetesi’nde yazılar yazan, Samanyolu TV’de vakit geçiren Fahrettin Altun, güncel CV’lerinin hiçbirinde bu dönemden bahsetmiyor.

4 MAAŞLI BİR HİÇ: İBRAHİM KALIN

İbrahim Kalın, Erdoğan’ın hiç vazgeçmediği bir isim. Erdoğan Başbakanlığı döneminde Kalın’ı önce danışmanı, sonra başdanışmanı son olarak Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı yaptı.

Kalın, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde de A takımında yer aldı. Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğüne getirildi. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu başkan vekilliği ve Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlık görevini yürütüyor.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda üç ayrı sıfatı bulunan Kalın, TÜRKSAT Yönetim Kurulu üyesi olarak da maaş alıyor. Ayrıca Ahmet Yesevi Üniversitesi mütevelli heyeti üyeliğinden, dersler verdiği İbn-i Haldun Üniversitesi’nden de evine maaş giriyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki üç ayrı görev için ayrı maaş alıp almadığı ise bilinmiyor.

Dört ayrı yerden maaş alan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın söz ve müziği kendisine ait olan ‘Hiç oldum’ türküsünü Erkan Oğur ile seslendirmesi sosyal medyayı sallamıştı.

Söylediği türküler ve saz çalmasıyla ön plana çıkan Kalın’ın aynı zamanda tasavvuf alanında kitapları var.

Kalın, AKP’nin düşünce kuruluşu olarak bilinen Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı SETA’nın 2005-2009 yılları arasında kurucu başkanlığını yaptı.

Avrupa ve ABD’nin Türkiye ile kurduğu kritik temaslarda hep ilk görüşen isim olan Kalın, Erdoğan’ın sağ kolu olunca top sakallı imajından İslamcı bıyığa evrildi.

Kalın, Hizmet Hareketi’nin kapatılan İngilizce yayın yapan gazetesi Todays Zaman’da uzun süre yazılar yazdı.

MEHMET ALİ AKBEN

2015 yılından beri BDDK Başkanlığını yürütüyor ve Erdoğan’ın ekonomi danışmanı ekibinden. Yani anlayacağınız o da çifte maaşlılardan.

Akben, Türkiye’nin kendi “ulusal kredi derecelendirme kuruluşu’nu” 2018 yılı içinde kurmayı tamamlayacağını söyledi. Ancak herhalde kendisi de ulusal kredi derecelendirme kuruluşuna ekonomi çevrelerinin güvenmeyeceğini bildiği için kuruluştan hala en ufak bir eser yok.

Akben’in ismi 2020 yılı Haziran ayında koronavirüs pandemisi nedeniyle uçuşların neredeyse durma noktasına geldiği ve her 2 uçağa bir müdürün düştüğü Türk Hava Yolları’na oğlu Feyyaz Akben dolgun maaşla müdür olarak atandığında bir kez daha duyuldu.     

O döenmde Türk Hava Yolları, 4.5 milyar TL’lik rekor zarara imza atmış ve yaklaşık 50 bin civarındaki çalışanına maaş ödeyemediği için İşkur Kısa Çalışma ödeneğinden faydalanmıştı.

 

DEVLET DÜŞMANIYDI, DEVLET OLDU: TKP ÜYELİĞİNDEN SARAY’A

12 Eylül darbesi sonrası işkence gören eski Türkiye Komünist Partisi üyesi, şimdinin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı: Mehmet Uçum. Eski bir insan hakları savunucusu Uçum, şimdi ‘devlet memuru’ olan İletişim Başkanı’nı eleştirenleri ‘devleti karşınıza alıyorsunuz’ diye tehdit ediyor.

Uçum, 12-13 yaşında komünist hareket içinde politik faaliyetlere başladı ve solculuktan düştüğü cezaevinde 12 Eylül darbesinin işkencelerine maruz kaldı. “Elektrik verdiler, kafasında Rus ruleti oynadılar, soğuk su döktüler, askıya astılar, nehrin kenarına götürüp ‘Seni vurup, buraya atacağız’ dediler.”

Çocuk yaşta kendini militan, asker ve polisi düşman olarak görüyordu. Mücadelesiyle de düşmanlara karşı direndiğini hissediyordu. Yolu Erdoğan’la kesişince kendini “muhafazakar sol demokrat” olarak tanımlamaya başladı.

Bir zamanlar avukat olarak parmakla gösterilen bir insan hakları savunucusu Uçum, bugün ‘devlet oldu’. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na yönelik eleştiriler nedeniyle. İletişim Başkanlığına yapılan eleştirileri devleti eleştirmek olarak niteledi ve ekledi: “Kurumsal olarak bu yapıları karşınıza alırsanız siz devleti karşınıza almış oluyorsunuz.”

Eski insan hakları savunucusu Uçum, şimdilerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la ilgili tahliye kararına Türkiye mahkemelerinin uymamasını da normal bulan ‘hukukçulardan’ ve AİHM kararlarının “esastan bağlayacağı olmadığı” görüşünde.

Bu arada Uçum’un hem Saray’a danışman hem de avukat olduğu ortaya çıktı.

Erdoğan tarafından Saray’da çifte göreve atanan Mehmet Uçum’un aynı zamanda avukatlık yaparak mahkemelere çıktığı belirlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da bu durumu yalanlayamamıştı.

Seçim oyununu 50+1 ile başlattı: Ne pahasına olursa olsun iktidarı istiyor

BOLD ÖZEL

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

25 gündür karantina hücresinde kalan 84 yaşındaki Nusret Muğla, bu sabah ailesine telefonda “Kaloriferler yanmıyor. Battaniyeye sarılıp oturuyoruz. Kahvaltıda çay bile vermediler.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Kalp, tansiyon, romatizma, prostat, böbrek sorunları, beyinde denge bozukluğu olmasına ve günde 14 ilaç kullanmasına rağmen 11 ay önce tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine gönderilen 84 yaşındaki hasta ve yaşlı mahpus Nusret Muğla, cezaevinde zor günler geçiriyor.

Ayakları ve karnı şiştiği için doktora götürülen ve 25 gündür karantinadan çıkamayan Muğla’ya doktor böbreklerinin yüzde 40 çalıştığını ve şişliklerinin de kalp yetmezliğinden kaynaklandığını söyledi.

Bu sabah ailesiyle haftalık telefon görüşmesi yapan Muğla, kaloriferlerin yanmadığını, battaniyeyle oturduklarını, çay verilmediği için sıcak bir şey bile içemediklerini ifade etti.

ÇAY BİLE VERMEDİLER

Nusret Muğla’nın oğlu Mustafa Said Muğla babasının söylediklerini Bold Medya’ya şöyle aktardı: “Babam 25 gündür karantinada. İki kişiler. Kış gelmesine rağmen koğuş içi sıcaklığının yeterli olmadığından bahsetti. Kaloriferler yanmıyormuş, battaniyeye sarılarak oturuyorlarmış. Kahvaltıda çay bile vermemişler. Karantinada hep bu sorun var.”

BÜLENT ARINÇ’IN LİSE ARKADAŞI

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan 84 yaşındaki Nusret Muğla, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 6 Ocak 2021’de tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine konuldu. Muğla daha önce de aynı cezaevinde 7 ay kalmıştı. Eylül 2016’da Manisa Emniyet Müdürlüğü’nde 31 gün gözaltına kaldıktan sonra tutuklanan Muğla, o dönemde kalp rahatsızlığı geçirmiş ve İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde anjiyo olmuştu.

Uzun yıllar Manisa’da ayakkabıcılık yapan Nusret Muğla, Bank Asya’ya para yatırdığı, Manisa’daki Feza Derneği’ne üye olduğu ve Nevbahar adlı grup kurdukları için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hapse girmeden önce Bold Medya’ya konuşan Nusret Muğla, “Bülent Arınç’ı liseden beri tanırım. Yakın ilişkilerimiz vardı. Ailece tanışıyorduk. Ben siyasete girmedim, çok teklif ettiler, düşünmedim. Çok bahsetmek istemiyorum aslında. Kimseyi incitmek istemiyorum. Rabbim hayırlısını versin kızım. Dua edin. Allah’tan gelen her şeye razıyım. Mühim değil benim için.” demişti.

2016’da gözaltına alınan ve 31 gün nezarette kalan Nusret Muğla, emniyete böyle götürülmüştü.

Bülent Arınç’ın 84 yaşındaki arkadaşı Nusret Muğla tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Sabahtan beri buradayız, akşam olmak üzere, bir ömür gibi geçti”

Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi arasında bulunan KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut Bold’a konuştu: “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Çocuklar çok küçük. 1, 3, 6, 10 ve 12 yaşlarındalar. Herkes çok yıprandı. Geceyi nasıl geçireceğiz bilmiyoruz.”

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Meriç Nehri’ni geçip Dedeağaç yakınlarında mahsur kalan 17 kişi, hala kurtarılmayı bekliyor. Aralarında 5 çocuk, 4 kadının bulunduğu grup, çektikleri videolarla sabahleyin insani yardım talebinde bulunmuştu.

Geri itilmemek için saat 06.00’dan beri uluslararası kurumlara seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut, “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Bugün iki saat ateşin altında kaldık. Vuracaklar herhalde bizi diye düşündüm.” dedi.

“NE OLACAK BİLMİYORUZ”

Durgut, “Sabahtan beri buradayız ama bugün bir ömür gibi geçti. Çocuklar çok küçük. Nasıl dayanacaklar bilemiyoruz. Küçükler, 2020, 2018, 2014 doğumlu. Diğerleri 10-12 yaşlarında iki kız. Ben üç çocuğumu bıraktım geldim. Herkes çok yıprandı. Ne olacak, onu da bilmiyoruz. Bize ulaşmaya çalışanları bekliyoruz. Burada hava şu an 7 derece.” ifadelerini kullandı.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Babası tutuklu olan kalp hastası, otizmli Ömer Faruk hayatını kaybetti

4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan KHK’lı Türkçe öğretmeni Murat Turan’ın oğlu Ömer Faruk vefat etti. Otizmli dünyaya gelen ve kalp yetmezliği tedavisi gören Ömer Faruk’un son günlerinde babasını görmesine izin verilmedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Babası 4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Ömer Faruk Turan, dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Otizmli doğan 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan ağustos ayından bu yana Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kalp yetmezliği tedavisi görüyordu.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Ömer Faruk Turan’ın babası Murat Turan’a durumu kritik olmasına rağmen son günlerinde oğlunun yanında bulunmasına izin verilmedi.

İKİ KEZ BYPASS OLDU

Doğduktan iki ay sonra kalp rahatsızlığından şüphelenilerek hastaneye kaldırılan Ömer Faruk’a hem bebekken hem de 2-3 yaşlarında iki kez bypass yapıldı. Ömer Faruk otizmli dünyaya gelmişti ama otizmi ağır değildi. Okuma yazmayı öğrenmişti. Okula gidip geliyordu.

4,5 yıl önce babasının tutuklanması ise onu ve ailesini çok etkiledi. O zaman 6 yaşında olan Ömer Faruk, ağustos ayında Manisa’daki köylerinde birdenbire rahatsızlandı. Güneş çarpması sanılarak hastaneye kaldırılan Öer Faruk kalp yetmezliği tanısıyla İzmir’e Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorlar hayati tehlikesi olduğunu ve çok fazla ömrünün olmadığını söyledi.

SALGIN GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Bu süreçte Murat Turan’ın oğlunu görebilmesi için Manisa Savcılığı’na başvuru yapıldı ancak Kovid-19 tedbirleri gerekçe gösterilerek Turan’a izin verilmedi. Hatta iki ayrı başsavcı vekili ile görüşen HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun girişimleri de sonuçsuz kaldı.

“CEZASI ERTELENEBİLİRDİ”

Bold Medya’ya konuşan bir aile yakını, “Bu süreçte aile olarak bizim en çok canımızı yakan; evet ölüm haktır, gelecektir, vakti vardır ama annesi 4,5 yıldan beri çok fazla fedakarlıkta bulundu. Babasının yokluğunu hissettirmemeye çalıştı. hem sağlık tedavileri, hem eğitimiyle yakından ilgilendi. Ve anne gerçekten çok yıprandı. Vefatını da tek başına yaşamak zorunda kaldı. Otizmli çocukların hayati zaten hep çilelerle dolu oluyor. Ama keşke babasına izin verilseydi, cezası ertelenebilirdi. Çocuk gitti. Babası tutuklandığında Ömer Faruk 6 yaşındaydı. Bu anne için de baba için de çok zor.” dedi.

CENAZESİNE KATILACAK

Hayattayken oğlunu göremeyen Murat Turan’ın oğlunun cenazesine katılmasına ise izin verildiği öğrenildi. 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan’ın cenazesi bugün ikindi vaktinde Balıkesir Sındırgı Düğüncüler Köyü’nde defnedilecek.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Babaları cezaevine atılan hasta çocuklar ölüme mahkum ediliyor

Okumaya devam et

Popular

Shares