Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Mektupta parmak izi var diye tutuklanan genç mühendis hayatını kaybetti

Almanya’dan Türkiye’ye anne ve babasını ziyarete geldiği sırada bir iftira nedeniyle tutuklanan ve gerçek ortaya çıkınca tahliye edilen bilgisayar mühendisi Muhammed Said Aksakal, Kovid-19 nedeniyle vefat etti. Yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle 5 yıldır eşini ve çocuklarını göremeyen Aksakal’ın cenazesi İstanbul’da defnedildi.

BOLD – Almanya’dan Türkiye’ye gönderilen bir mektupta parmak izi var diye tutuklanan ve imza ona ait olmadığı anlaşılınca tahliye edilen bilgisayar mühendisi Muhammed Said Aksakal dün İstanbul’da koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Yeni Asya gazetesinin ilk Yazı İşleri Müdürü Sabahaddin Aksakal’ın oğlu olan Muhammed Said Aksakal, ailesiyle birlikte Almanya’da yaşayan genç bir bilgisayar mühendisiydi. Beş yıl önce, 15 Temmuz’dan sonra anne ve babasını ziyaret için Türkiye’ye geldiği sırada, Almanya’dan gönderilen bir mektupta parmak izi olduğu iddiasıyla tutuklandı.

BERAAT ETTİ AMA…

Polis ifadesinde “Yanlışlık var, benim olamaz” dedi. Adli Tıp imzayı tekrar inceledi ve imzanın ona ait olmadığı ortaya çıktı. 2018’de tahliye olan Aksakal daha sonra beraat etti. Ancak beraat kararı savcılığın itirazı üzerine İstinaf Mahkemesi’nde bozuldu. Tekrar yargılanmaya başlayan Aksakal’a yurt dışına çıkış yasağı konulduğu için 5 yıldır eşini ve iki evladını görmeye gidemiyordu.

Mecburen Türkiye’de kalan Aksakal iş bulmak için birçok yere başvurdu. Uluslararası büyük bir otomobil firmasının sınavını ve mülakatını kazandı. Tam işe başlayacakken davası devam ettiği için güvenlik soruşturmasına takıldı.

Bir süre önce Kovid-19’a yakalanan ve Kartal Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören genç mühendis dün vefat etti. Aksakal’ın cenazesi bugün Sahra-yı Cedid Camiinde kılınan öğle namazını müteakip İstanbul Erenköy Sahra-yı Cedid Mezarlığında defnedildi.

ANNESİ VE BABASI DA CEZAEVİNDE KALDI

Muhammed Said Aksakal’ın babası, Yeni Asya gazetesinin ilk Yazı İşleri Müdürü Sabahaddin Aksakal, sırf Kuran tefsiri okudukları için 1967’de tutuklanıp Sultanahmet Cezaevine gönderilen Risale-i Nur talebelerinden biri. 12 Eylül döneminde de Yeni Asya gazetesindeki görevi nedeniyle defalarca Selimiye Kışlası’nda sorguya çekildi. Eşi Arife Aksakal’ın ise geçen yıl oğlu gibi bir iftira sonucu evi basıldı ve Antalya’da aylarca hastalıklarına rağmen cezaevinde tutuldu. Yoğun uğraşlardan sonra hastalıkları mahkemeye anlatılarak tahliye edilen Arife Aksakal’ın yargılaması devam ediyor.

Gündem

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Daha önce Türkiye ile Rusya arasında uçak krizini çözerek 15 Temmuz’un farklı bir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu açıklayan Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Çağlar, Türkiye-Rusya savaşını kendisinin engellediğini öne sürdü.

BOLD – Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizine ilişkin Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Olası bir savaşı kendisinin engellediğini iddia eden Çağlar, detay vermekten kaçındı.

RUSYA-TÜRKİYE ARASINDA ARABULUCULUK YAPTI

Rusya’ya ait SU-24 uçağı, Türk F-16’ları tarafından 24 Kasım 2015’te Suriye sınırını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürüldü. Ankara-Moskova hattında çıkan krize arabuluculuk yapan eski devlet bakanı Cavit Çağlar, bu konuda Independent Türkçe’den Can Bursalı’ya konuştu. Çağlar, kriz süresince AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylediklerini birbirlerine ilettiklerini ifade etti.

DETAY VERMEKTEN KAÇINDI

Çağlar, “(Hulusi Akar ile) iyi bir dostluğumuz var. O albayken, İsmail Hakkı Karadayı’nın özel kalem müdürü idi. Ta o günden beri bir dostluğumuz vardı. O bana ‘Durum çok kötü, her an kapışabiliriz’ dedi. Ben de ‘Çözeriz’ dedim. ‘Nasıl çözeceksin?’ dedi. Sonra Rusya’ya gittim. Neyse, daha fazla girmek istemiyorum o konulara. Hulusi Akar eski bir dostum benim. Rusya’da da çok dostum var. Ben dostluğa çok önem veririm” dedi.

15 TEMMUZ’UN AKIBETİ ÇOK FARKLI OLABİLİRDİ

15 Temmuz gecesi ile ilgili Rusya’nın rolü hala tartışılırken, Çağlar bu konuda Saray’a yakın gazeteci Nagehan Alçı’ya 8 Kasım 2017’de şu açıklamayı yapmıştı: “Putin ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmasaydı uçak krizi aşılamazdı ve 15 Temmuz’un akıbeti çok farklı olabilirdi:”

PUTİN, DOSTLUK NİŞANI VERDİ

İki ülke arasındaki ilişkiler 24 Kasım 2015’te Türkiye-Suriye sınırında Rus uçağının düşürülmesiyle kopma noktasına gelmiş, Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı ambargo sonucu ticaret ve turizm alanlarında sıkıntılı bir döneme girilmişti. Bu süreçte Türkiye ile Rusya arasında arabuluculuk yapan Çağlar’a 2017 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin dostluk nişanı vermişti.

Gazeteci Gültekin: İktidar yüzde 21’lik oyu yüzde 51 yaparsa muhalefet ne yapacak

Okumaya devam et

Gündem

Yardım bahanesiyle Haluk Levent’i de dolandırdılar

Ahbap Derneği ile ihtiyaç sahiplerine yardıma koşan sanatçı Haluk Levent’i dolandırdılar. Yasin isminde bir kişinin yardım vaadinde bulunduğunu anlatan Haluk Levent, “Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan.” dedi.

BOLD – Konuyu sosyal medya hesabından paylaşan Haluk Levent, “Melis’in fizik tedavisine ömür boyu destek olacaktı. Ben de ona canlı yayında şarkı yazmıştım. İkinci hafta bir yardımda daha bulundu. Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan. Kandırmış hepimizi” diye yazdı.

YAHU YASİN BULA BULA BİZİ Mİ BULDUN?

Yasin’e tepki gösteren Levent, “Bu twiti atmamak için 1 hafta bekledim. “Belki başına bela gelmiştir zora düşmüştür” diye. Fakat ekibimize verdiği cevaplardan anladık ki bu paralar çocuklara gönderilmeyecek. Ankarada verdiği adres sahte. Yahu Yasin! TV’ye canlı bağlanma hevesin var da bula bula bizi mi buldun?” dedi.

BAŞKA BİR YARDIMSEVER DEVREYE GİRDİ

Mağdur olan çocuklar için Ahbap aracılığıyla birçok aileye destek olan Can K. isimli yardımseverin devreye girdiğini kaydeden “Abi ailelerin tüm sıkıntılarını Pazartesi günü çözüyorum 150 bin TL’yi ailelerin hesabına yatırıyorum ” dedi. Cansın Can! Çok çok teşekkür ediyoruz.” paylaşımı yaptı.

Okumaya devam et

Gündem

Üç çocuk çaldıkları otomobille 900 km yol gitti

Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan üç çocuk, galeriden çaldıkları otomobille İstanbul’a kadar gitti. Arabayla 900 kilometre yolculuk yapan çocuklar polisin plaka takibinde yakalanabildi.

BOLD – Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan 3 çocuk, 28 Kasım’da galeriden otomobil çaldı. İlk olarak iş yeri önündeki aracı çalan çocuklar, 8 kilometre gezdikten sonra tekrar galeriye gelip aracı yol kenarına bıraktı. Ardından iş yeri önündeki başka otomobili alarak uzaklaşan çocukların galeriye girmesi ve araçları çalıştırdığı anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

3 KİŞİLİK POLİS EKİBİ KURULDU

Çocuklar otomobili alarak, 900 kilometre mesafe yol kat edip İstanbul’a geldi. Ordu emniyeti tarafından görevli 3 kişilik özel ekip, yaşı küçük 3 çocuğa yönelik çalışma başlattı. Çocukların kullandıkları otomobilin kural ihlali yaparak İstanbul’a kadar geldiği tespit edildi. Plaka Takip Sistemine (PTS) yakalanan 3 çocuğun çaldıkları otomobille 30 Kasım’da Mahmutbey gişeler Basınekspres yolunda oldukları belirlendi.

ÇOCUKLARIN SUÇ KAYDI ÇIKTI

İstanbul ve Ordu emniyet müdürlüklerinin yaptığı çalışma sonucu S.Ö., A.T. ve E.K., Zeytinburnu’nda bir adreste yakalanırken, galeriden çaldıkları otomobil ise Bağcılar’da bulundu.

Gözaltına alınan 15 yaşındaki çocuğun 8 suç kaydı, 12 yaşındaki çocuğun 21 suç kaydı, 13 yaşındaki çocuğun ise 68 suç kaydı olduğu ortaya çıktı

 

Okumaya devam et

Popular

Shares