Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Kanser ameliyatı sonrası hücreye konulan Hakan Kanat’ın mektubu: Öldüm öldüm dirildim

Kanser ameliyatı geçirdikten 5 gün sonra hijyenik olmayan bir hücreye konulan eğitimci Hakan Kanat, mektubunda yaşadıklarını anlattı. Ameliyatlı haliyle iki saat hücreyi temizlemek zorunda kaldığını söyleyen Kanat, “3 çöp poşeti büyüklüğünde çöp çıktı. Girişte ilaçlarımı aldılar, o gece ilaçlarımı içemedim. Yemek vermediler. Ağrıdan öldüm öldüm, dirildim.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Kanser ameliyatı olduktan 5 gün sonra Sincan 3 Nolu L Tipi Cezaevine gönderilen tiroid kanseri Hakan Kanat, eşine yazdığı mektupta hasta ve ameliyatlı haliyle cezaevinde maruz kaldığı hak ihlallerini anlattı.

Tümör, tükürük ve lenf bezlerine yayıldığı için boğazına 60 dikiş atılan Kanat, daha dikişleri alınmadan taburcu edildi. Üstelik 35 dikişi hastanede patladığı için yeniden dikilmişti. Doktorun hijyenik bir ortamda kalması gerektiğini söylediği Kanat, o haliyle karantina hücresine kapatıldı.

“KİRLİ BİR YASTIK, ORTASI ÇUKUR KİRLİ BİR YATAK”

Tek başına kaldığı hücre ise kendisinin ifadesiyle pislikten geçilmiyordu. Hasta ve ameliyatlı haliyle tam iki saat hücreyi temizlemek zorunda kaldı. Koğuştan üç çöp poşeti büyüklüğünde çöp çıktı. Kirli bir yastık, ortası çukur kirli bir yatakta uyumak zorunda kalan Kanat’a o gece yemek, sabah da kahvaltı verilmedi. Cezaevine girişte ilaçları alındığı için bütün geceyi ağrı içinde geçirdiğini söyleyen Kanat “Öldüm dirildim.” dedi.

YARGITAY KARARI BOZDU

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 24 Temmuz 2016’da tutuklanan Hakan Kanat, Bylock, Bank Asya hesabı, çocuğunu KHK ile kapatılan okullara gönderme ve Kırşehir’de kapatılan bir öğrenci yurdunda müdürlük yaptığı için 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay, verilen cezayı fazla bulduğu için kararı bozdu. 2 Kasım’da yeniden yargılanmaya başladı.

Beş yıldır Kırşehir E Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan 40 yaşındaki Hakan Kanat’a geçen ay tiroid kanseri teşhisi konuldu. Kırşehir’den Ankara Sincan Cezaevi’ne sevk edilen Kanat, 21 Ekim’de Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıd Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edildi.

“AÇ SUSUZ İLAÇSIZ BİR GÜN BİR GECE GEÇİRDİM”

Zor bir ameliyat geçiren Kanat, taburcu edildikten sonra hapisteki ilk gecesini şöyle tarif etti: “Kirli bir yastık, bir tabak, bir sabun, bir plastik kaşık ve iki tane çarşaf, ikisi de üst, alt yoktu. Birini altta kullan dedi. Sonra kirli, ortası çukur bir yatak getirildi. İlk gün akşam yemeği verilmedi. Ertesi gün de kahvaltı verilmedi. Ben buraya gelmeden yarınki kahvaltı dağıtılıyor. O yüzden aç, susuz, ilaçsız bir gün bir gece geçirdim.”

“ENFEKSİYON KAPMAMAM GEREKİYOR”

Koğuşta ketıl olmadığı için sıcak bir çay içemediğini söyleyen Kanat, “Koğuşta TV yok, ketıl yok, masa yok, bıçak yok, tabak-bardak yok, anlayacağın bir yatak, bir dolap, mutfak tezgahı, mutfak dolabı, bir sandalye, WC ve banyo vardı. Gerisi boş. Burada kaldım ve şu an kalmaya devam ediyorum. Benim ameliyattan sonra enfeksiyon kapmamam için her şeyi çok temiz olması gerekirdi. Söyledim, ne yapalım elimizde başka yok denildi.” ifadelerini kullandı.


“Çarşamba günü mahkum koğuşundan Sincan 3 Nolu L Tipi CİK’te getirildim. Girişte ilaçlarımı aldılar, o gece ilaçlarımı içemedim. Ağrıdan öldüm öldüm dirildim. Sabah hasta ve ameliyatlı halimle kurum müdürüne çıktım. Durumu söyledim, ilaçlar verildi.

Bu sefer de nasıl kullanacağım söylenmedi. Perşembe mesai öğleye kadarmış. Ertesi gün 29 Ekim bayramı olduğu için. Kurum revirinde çalışan doktor geldi, yarım yamalak söyleyip gitti. Girişte bana kirli bir yastık, bir tabak, bir sabun, bir plastik kaşık ve iki tane çarşaf, ikisi de üst, alt yoktu. Birini altta kullan dedi. Sonra kirli, ortası çukur bir yatak getirildi. Koğuşa getirildi. koğuş tek kişilik, hücre tipi yani. Koğuş pislikten geçilmiyordu. Tam 3 büyük çöp poşeti çöp çıktı. O hasta ev ameliyatlı halimle tam 2 saat temizledim.

Benim ameliyattan sonra enfeksiyon kapmamam için her şeyi çok temiz olması gerekirdi. Söyledim, ne yapalım elimizde başka yok denildi. Koğuşta TV yok, ketıl yok, masa yok, bıçak yok, tabak-bardak yok, anlayacağın bir yatak, bir dolap, mutfak tezgahı, mutfak dolabı, bir sandalye, WC ve banyo vardı. Gerisi boş. Burada kaldım ve şu an kalmaya devam ediyorum.

Perşembe günü sabah baş memura çıktım. Ketıl, masa, yatak değişimi ve ikinci battaniye istedim. Yatak değiştirildi. Eski yatağa göre az iyi ama kullanılmış. Battaniye temiz. Masa ve ketıl veremeyiz. Ama günlük memurlar sana birkaç defa sıcak su versinler dedi. Daha bir bardak sıcak su gelmedi. Kahvaltı için paket çay veriliyor ama ketılın olmadığını bildikleri halde sıcak su verilmiyor. Anlayacağın çaya hasret kaldım.

İlk gün akşam yemeği verilmedi. Ertesi gün de kahvaltı verilmedi. Ben buraya gelmeden yarınki kahvaltı dağıtılıyor. O yüzden aç, susuz, ilaçsız bir gün bir gece geçirdim. 24 saat sıcak su var deniliyor. Ben yarım saat ancak sıcak su görebildim.

Burada sabah namazını kılıp yatıyorum. 8’de sayımda kalkıyorum, aç karnına 2 ilaç içiyorum. Yarım saat sonra kahvaltıda ne verildiyse onu yiyorum. Sonra antibiyotik ve D3 vitamini alıyorum. Sonra kuşluk namazı, Yasin + Fetih + 1 cüz Kuran ve dua ediyorum.

Koğuşta saat başı 10-15 dakika yürüyorum. Günlük 1,5 saat avluya başka yere çıkma hakkım var ama hem hava soğuk hem ameliyatlı olduğum için ben çıkmıyorum. Sonra öğlen yemeği, sonra azıcık uyku, sonra ikindi namazı, sonra kitap gazete (eski önceki mahkumdan kalan) okuyorum.

Sonra ezber Kuran vs, dilekçe, mektup akşam yemeği sonra ara ara az az çamaşır ve yastık kılıflarını yıka kurut, kurutma yeri yok, sonra 21.00 antibiyotik ve D3 vitamini, sonra oyalanma, okuma bulmaca derken 23 gibi yatmaya çalışıyorum. Sonra teheccüt. Böyle işte.”

Kanser hastası Hakan Kanat ameliyat sonrası dikişleri alınmadan cezaevine gönderildi

BOLD ÖZEL

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

25 gündür karantina hücresinde kalan 84 yaşındaki Nusret Muğla, bu sabah ailesine telefonda “Kaloriferler yanmıyor. Battaniyeye sarılıp oturuyoruz. Kahvaltıda çay bile vermediler.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Kalp, tansiyon, romatizma, prostat, böbrek sorunları, beyinde denge bozukluğu olmasına ve günde 14 ilaç kullanmasına rağmen 11 ay önce tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine gönderilen 84 yaşındaki hasta ve yaşlı mahpus Nusret Muğla, cezaevinde zor günler geçiriyor.

Ayakları ve karnı şiştiği için doktora götürülen ve 25 gündür karantinadan çıkamayan Muğla’ya doktor böbreklerinin yüzde 40 çalıştığını ve şişliklerinin de kalp yetmezliğinden kaynaklandığını söyledi.

Bu sabah ailesiyle haftalık telefon görüşmesi yapan Muğla, kaloriferlerin yanmadığını, battaniyeyle oturduklarını, çay verilmediği için sıcak bir şey bile içemediklerini ifade etti.

ÇAY BİLE VERMEDİLER

Nusret Muğla’nın oğlu Mustafa Said Muğla babasının söylediklerini Bold Medya’ya şöyle aktardı: “Babam 25 gündür karantinada. İki kişiler. Kış gelmesine rağmen koğuş içi sıcaklığının yeterli olmadığından bahsetti. Kaloriferler yanmıyormuş, battaniyeye sarılarak oturuyorlarmış. Kahvaltıda çay bile vermemişler. Karantinada hep bu sorun var.”

BÜLENT ARINÇ’IN LİSE ARKADAŞI

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan 84 yaşındaki Nusret Muğla, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 6 Ocak 2021’de tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine konuldu. Muğla daha önce de aynı cezaevinde 7 ay kalmıştı. Eylül 2016’da Manisa Emniyet Müdürlüğü’nde 31 gün gözaltına kaldıktan sonra tutuklanan Muğla, o dönemde kalp rahatsızlığı geçirmiş ve İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde anjiyo olmuştu.

Uzun yıllar Manisa’da ayakkabıcılık yapan Nusret Muğla, Bank Asya’ya para yatırdığı, Manisa’daki Feza Derneği’ne üye olduğu ve Nevbahar adlı grup kurdukları için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hapse girmeden önce Bold Medya’ya konuşan Nusret Muğla, “Bülent Arınç’ı liseden beri tanırım. Yakın ilişkilerimiz vardı. Ailece tanışıyorduk. Ben siyasete girmedim, çok teklif ettiler, düşünmedim. Çok bahsetmek istemiyorum aslında. Kimseyi incitmek istemiyorum. Rabbim hayırlısını versin kızım. Dua edin. Allah’tan gelen her şeye razıyım. Mühim değil benim için.” demişti.

2016’da gözaltına alınan ve 31 gün nezarette kalan Nusret Muğla, emniyete böyle götürülmüştü.

Bülent Arınç’ın 84 yaşındaki arkadaşı Nusret Muğla tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Sabahtan beri buradayız, akşam olmak üzere, bir ömür gibi geçti”

Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi arasında bulunan KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut Bold’a konuştu: “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Çocuklar çok küçük. 1, 3, 6, 10 ve 12 yaşlarındalar. Herkes çok yıprandı. Geceyi nasıl geçireceğiz bilmiyoruz.”

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Meriç Nehri’ni geçip Dedeağaç yakınlarında mahsur kalan 17 kişi, hala kurtarılmayı bekliyor. Aralarında 5 çocuk, 4 kadının bulunduğu grup, çektikleri videolarla sabahleyin insani yardım talebinde bulunmuştu.

Geri itilmemek için saat 06.00’dan beri uluslararası kurumlara seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut, “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Bugün iki saat ateşin altında kaldık. Vuracaklar herhalde bizi diye düşündüm.” dedi.

“NE OLACAK BİLMİYORUZ”

Durgut, “Sabahtan beri buradayız ama bugün bir ömür gibi geçti. Çocuklar çok küçük. Nasıl dayanacaklar bilemiyoruz. Küçükler, 2020, 2018, 2014 doğumlu. Diğerleri 10-12 yaşlarında iki kız. Ben üç çocuğumu bıraktım geldim. Herkes çok yıprandı. Ne olacak, onu da bilmiyoruz. Bize ulaşmaya çalışanları bekliyoruz. Burada hava şu an 7 derece.” ifadelerini kullandı.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Babası tutuklu olan kalp hastası, otizmli Ömer Faruk hayatını kaybetti

4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan KHK’lı Türkçe öğretmeni Murat Turan’ın oğlu Ömer Faruk vefat etti. Otizmli dünyaya gelen ve kalp yetmezliği tedavisi gören Ömer Faruk’un son günlerinde babasını görmesine izin verilmedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Babası 4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Ömer Faruk Turan, dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Otizmli doğan 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan ağustos ayından bu yana Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kalp yetmezliği tedavisi görüyordu.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Ömer Faruk Turan’ın babası Murat Turan’a durumu kritik olmasına rağmen son günlerinde oğlunun yanında bulunmasına izin verilmedi.

İKİ KEZ BYPASS OLDU

Doğduktan iki ay sonra kalp rahatsızlığından şüphelenilerek hastaneye kaldırılan Ömer Faruk’a hem bebekken hem de 2-3 yaşlarında iki kez bypass yapıldı. Ömer Faruk otizmli dünyaya gelmişti ama otizmi ağır değildi. Okuma yazmayı öğrenmişti. Okula gidip geliyordu.

4,5 yıl önce babasının tutuklanması ise onu ve ailesini çok etkiledi. O zaman 6 yaşında olan Ömer Faruk, ağustos ayında Manisa’daki köylerinde birdenbire rahatsızlandı. Güneş çarpması sanılarak hastaneye kaldırılan Öer Faruk kalp yetmezliği tanısıyla İzmir’e Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorlar hayati tehlikesi olduğunu ve çok fazla ömrünün olmadığını söyledi.

SALGIN GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Bu süreçte Murat Turan’ın oğlunu görebilmesi için Manisa Savcılığı’na başvuru yapıldı ancak Kovid-19 tedbirleri gerekçe gösterilerek Turan’a izin verilmedi. Hatta iki ayrı başsavcı vekili ile görüşen HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun girişimleri de sonuçsuz kaldı.

“CEZASI ERTELENEBİLİRDİ”

Bold Medya’ya konuşan bir aile yakını, “Bu süreçte aile olarak bizim en çok canımızı yakan; evet ölüm haktır, gelecektir, vakti vardır ama annesi 4,5 yıldan beri çok fazla fedakarlıkta bulundu. Babasının yokluğunu hissettirmemeye çalıştı. hem sağlık tedavileri, hem eğitimiyle yakından ilgilendi. Ve anne gerçekten çok yıprandı. Vefatını da tek başına yaşamak zorunda kaldı. Otizmli çocukların hayati zaten hep çilelerle dolu oluyor. Ama keşke babasına izin verilseydi, cezası ertelenebilirdi. Çocuk gitti. Babası tutuklandığında Ömer Faruk 6 yaşındaydı. Bu anne için de baba için de çok zor.” dedi.

CENAZESİNE KATILACAK

Hayattayken oğlunu göremeyen Murat Turan’ın oğlunun cenazesine katılmasına ise izin verildiği öğrenildi. 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan’ın cenazesi bugün ikindi vaktinde Balıkesir Sındırgı Düğüncüler Köyü’nde defnedilecek.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Babaları cezaevine atılan hasta çocuklar ölüme mahkum ediliyor

Okumaya devam et

Popular

Shares