Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Fişçi Cihat Yaycı, KHK’lıları hedef aldı: Liyakatli kişiler değil, işe alınmamalılar

15 Temmuz sonrası uydurduğu “Fetömetre” ile TSK’dan binlerce kişinin atılmasına sebep olan emekli Tümamiral Cihat Yaycı, muhalefet partilerinin KHK’lılara yönelik vaatlerinden rahatsız oldu. KHK’lıları hedef alan Yaycı, “KHK’lıların işe geri alımı söz konusu olmamalıdır” dedi. 

BOLD – 79 tane ana kriter, 290’a yakın alt kriterden müteşekkil “Fetömetre”yi hazırlayarak başta TSK olmak üzere kamudan binlerce kişinin atılmasını sağlayan emekli Tümamiral Cihat Yaycı, kamudan atılması gereken daha çok sayıda kişi olduğunu öne sürdü.

FETÖMETRE’NİN KULLANILMASIN İSTEDİ

Saray’a yakın Akit gazetesine konuşan Yaycı, Türkiye’nin geleceğine yönelik Gülen Hareketi’nin büyük bir tehdit olduğunu öne sürerek, “Bu konuda yapılması gereken; toplumda sosyal travma yaratmadan devlet aygıtını temizlemektir. Bu süreç halk arasında FETÖMETRE olarak adlandırılan algoritmanın uygulanmasıyla gerçekleşecek, şüphe bırakmayacak şekilde birimler örgütten temizlenecektir. Devlet aygıtının en kritik uzantıları olan bu organların temizlenmesi bir çamaşır makinesi misali çalışarak ülkenin geri kalanını da zamanla temizleyecektir” dedi..

KHK’LILAR İŞE ALINMAMALI

Başta CHP olmak üzere muhalefet partilerinin iktidara geldiklerinde yapacakları ilk icraatlardan biri olarak sundukları KHK’lıların iadesine de karşı çıkan Yaycı, “KHK’lıların işe geri alımı söz konusu olmamalıdır. Dünyanın her ülkesinde devlet kendi bünyesinde çalışacak kişileri seçme özgürlüğüne sahiptir. Zira bu kişilerin riskten uzak bir sicil sahibi olmaları esastır. KHK’lılar olarak adlandırılan bu grup zaten halihazırda sırasıyla ortaokul, lise, üniversite ve en son KPSS sınavlarını çalarak hakkı olmayan şekilde hakkaniyete ve hukuka aykırı şekilde bu pozisyonları edinmiş, liyakatten uzak kişilerdir. Bu kişilerin devlete alınmaması devlet için tehlikeli olduğu kadar, liyakat anlamında bozulmuş olan hakkaniyeti tekrar kazandırmak açısından da önemlidir. Kaldı ki, bu kişilerin özel sektörde çalışmalarının ya da kendi öz sermayeleri ile iş yapmalarının önünde hiçbir engel bulunmamaktadır” dedi.

GELİN EVİNE KURBANLIK KOÇ GÖNDERMEYENLER DE SUÇLU

Yaycı’nın ortaya attığı ve binlerce kişinin kamudan atılmasına yol açan “Fetömetre” 79 tane ana kriter, 290’a yakın alt kriterden oluşuyor. Sosyal, mesleki ve eğitim yaşamları başta olmak üzere, yurt dışında çalışmak, dil bilmek gibi birçok aranan vasıf Gülen Hareketi mensubu olarak suçlanmak için yeterli sayıldı. Yaycı 15 Temmuz’dan 8-10 yıl önce başladıkları bu sisteme son olarak Kurban Bayramında koçun boynuzuna bilezik takılıp kız evine gönderildiğine dair fotoğraf sunamayanları da Gülen Hareketi mensubu olarak suçlamıştı.

KRİTERLER KENDİSİNE DE UYUYOR

15 Temmuz akşamı Erdoğan’ın yanında olup ona sufle veren, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı’yken Tayyip Erdoğan tarafından Mayıs 2020’de yayımlanan karar ile Genelkurmay Başkanlığı emrine atandıktan sonra istifa eden Tümamiral Cihat Yaycı, daha sonra başladığı Bahçeşehir Üniversitesi’nden ayrımcılık ve nefret içeren söylemleri sebebiyle atıldı. Kamudan atılması gereken çok sayıda Gülen Hareketi mensubu bulunduğunu iddia eden Yaycı, ortaya attığı “Fetömetre” ile binlerce kişinin atılmasına sebep oldu. İşte Gazeteci Adem Yavuz Arslan’ın ‘Fetömetre’ denen soykırım pratiğinin mimarı Cihat Yaycı’ya Fetömetre kriterlerini uyguladığı videosu…

 

 

Adım adım çöküş! Nasıl bu hale geldik?

Gündem

Erdoğan’ın ‘canlı’ fiyaskosu! Yayını 3 saat önce paylaşınca olanlar oldu

Canlı yayınlarda yaşadığı donakalma ve uyuklama görüntülerinin ardından sağlık sorunları gündemden düşmeyen Erdoğan’ın, bu soruna bulduğu çözüm AKP’li vekilin işgüzarlığının kurbanı oldu.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son dönemde canlı yayınlarda yaşanan skandallarla da gündeme geliyor. Gazeteci Metin Cihan, “Bakın çok enteresan. canlı yayın diyor ama canlı değil. toplantı bittikten sonra kayıt düzenleniyor ve canlıymış gibi yayınlanıyor. sanırım canlı yayın fiyaskolarıyla baş edemez oldular. böyle bir çözüm buldular” ifadelerini kullandı.

“Canlı yayın diye sunulan kaydın yapılmış bitmiş bir organizasyon olduğunu size şöyle gösterebilirim” diyen Metin Cihan, AKP Eskişehir Milletvekili Emine Nur Özkan Günay’ın canlı yayınlanan programdan 3 saat önce yayına dair kareleri paylaştığını gösterdi.

Metin Cihan daha sonra, Erdoğan’ın üniversitelerle buluştuğu etkinliğe katılan bir öğrencinin mesajını paylaştı.

HİÇ BİRŞEY YOKMUŞ GİBİ DEVAM EDİN

İsminin yayınlanmasını istemeyen bir öğrenci, “Cumhurbaşkanı üniversitelilerle buluşuyor etkinliğine katılmış biriyim. Sorular cumhurbaşkanlığı görevlileri tarafından hazırlanmıştı” dedi.

Bazı öğrencilerin aralarından seçildiğini ve ellerine sorular verildiğini söyleyen kişi, programa dair şahit olduklarını şöyle anlattı: “Bazısı sormak istemedi. Bazıları kendine verilen görevi yerine getirdi. Sonra editlenip TRT’de yayınlandı. Program öncesinde de Cumhurbaşkanı danışmanı, ‘Cumhurbaşkanı içeri girdiğinde iki üç dakika konuşmayabilir, konuşa da bilir, eğer konuşmazsa siz devam edin bir şey yokmuş gibi’ dedi. İlginç gelmişti bana. Herhalde ciddi bir hastalığı var diye düşündüm.”

Gazeteci Metin Cihan, paylaşımlarından sonra ‘Canlı’ ibaresini kaldırıldığını söyledi.

Erdoğan son günlerde yaşadığı canlı yayın kazalarıyla gündeme geliyor. Erdoğan, AKP’lilerle online bayramlaşma programında uyukladığı görüntülerin ardından Cuma günü Togo Cumhurbaşkanı ile yaptığı basın toplantısında da uyukladı. CNN Türk’te katıldığı bir canlı yayında Erdoğan, promptere rağmen Abdulkadir Selvi’nin verdiği suffle ile Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Erdoğan’ın canlı yayın olarak kendi hesabından yayınladığı programların da bant kaydı olduğu iddia ediliyordu.

TÜGVA’dan Hitler’in SS’lerini andıran yemin! Bilal Erdoğan’a böyle söz verdiler

 

Okumaya devam et

Analiz

TÜGVA’dan Hitler’in SS’lerini andıran yemin! Bilal Erdoğan’a böyle söz verdiler

TÜGVA’lılar bugün Bilal Erdoğan’ın karşısında ‘Komando Andı’nı değiştirerek yaptıkları ‘yemin’ ile gündemde. TÜGVA’lıların yemini dünyayı kana bulayan Nazilerin, Anayasa yerine Hitlere verdikleri kişisel sadakat sözünü hatırlattı. Birçok Nazi subayı bu yemini bahane ederek insanlığa karşı işlediği suçlardan affını istese de mahkemeler bunu kabul etmedi.

BOLD – Türkiye’nin gündemindeki Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) üyeleri, bugün Bilal Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda bir araya geldi. TÜGVA, ilk olarak İBB ile mahkemelik olduğu Büyükada İskelesi’ndeki kafeteryayı mahkeme kararına rağmen tahliye etmemesiyle gündeme geldi.

Vakıf, bu olaydan kısa bir süre sonra çalışanların sızdırdığı kadrolaşma belgeleriyle gündeme geldi. İki büyük skandalla Türkiye’nin gündemine oturan TÜGVA’nın bugün yaptığı toplantıya üyelerinin yaptığı yemin damga vurdu.

“TÜGVA’nın erleriz” diye başlayan yeminde skandal ifadeler yer alıyor. Bilal Erdoğan’ın da konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada ayağa kalkan vakıf üyeleri, “TÜGVA’lıyım her yerde ben varım havada karada denizde. Allah, Kuran, Peygamber, Tekbir, Başkomutan Erdoğan” sözleriyle yemin etti. Yemin sırasında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kürsüde olduğu görüntülere yansıdı.

TÜGVA’lı gençlerin yemini, Almanya’da 1930-1940’lı yıllara damga vuran Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi lideri Adolf Hitleri destekleyen partililerin yaptığı yemini andırıyor.

HİTLER YEMİNİ

Hitler Yemini ve Askerin Yemini olarak anılan yeminde Alman Silahlı Kuvvetlerinin subay ve askerleri ile Nazi Almanyası memurlarının Hitlere bağlılıklarını bildiriyor.

Bu yeminle Almanlar ülkenin anayasasına bağlılık yerine Adolf Hitler’e kişisel sadakat sözü vermiş oldu. Tarihçiler bu kişisel yemini savaş suçları, zulüm ve soykırım işlemek için verilen emirlere uymak için önemli bir psikolojik unsur olarak görüyorlar. Nazilerin yargılandığı Nürnberg mahkemelerinde birçok Alman subay ettikleri yemini savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara karşı savunma olarak kullanmaya çalıştı. Fakat çabaları başarısız oldu.

Bu gidişle seçim 2023’e kalmaz! İşte yeni seçim hesapları

 

Okumaya devam et

Gündem

Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret eden CHP’li Karaca’dan “İnfazı derhal durdurun” çağrısı

Tek başına yaşamını idame ettiremeyeceği ile ilgili raporlara rağmen cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e “Derhal infazı durdurun!” çağrısı yaptı.

BOLD – CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret etti. Ayşe Özdoğan hakkında bilgi alan Karaca, sosyal medya hesabından “Derhal infazı durdurun” çağrısı yaptı.

“DERHAL İNFAZI DURDURUN!”

Cezaevinde kalamayacağı ile ilgili raporlara rağmen tutuklanıp cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın serbest kalması için çağrılar devam ediyor. CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karaca, Özdoğan’ın ailesini ziyarette ettikten sonra Twitter hesabından paylaşımda bulundu. Adalet Bakanı’na seslenen Karaca, ”4. evre kanser hastası olmasına rağmen cezaevinde tutulan Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret edip durumu hakkında bilgi aldım. Derhal infazı durdurun!” dedi.

 

 

Siyasi suikast ifşa olunca ibre gazeteciye mi döndü?

Okumaya devam et

Popular

Shares