Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Boş kağıda değil onur ve haysiyetlerinin altına imza attılar

Babacan’ın anlattığı, 15 Temmuz sonrası çıkartılan 250 bin doğrudan 1,5 milyon ikincil mağdur yaratan KHK’ların çıkarılış hikayesi gündemden düşmüyor. KHK’lılar adalet isterken, boş kağıda imza atarak hukuksuzluğa sebep olan bakanlara ise tepkiler dinmiyor.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın, bakanlığının son dönemlerinde Bakanlar Kurulu’nda yaşananlara dair anlattıklarına tepkiler sürüyor.

Tele 1’de Merdan Yanardağ’a konuşan Babacan, milyonların hayatını olumsuz etkileyen KHK’ların çıkarılış hikayesini anlattı. KHK’ların tek bir iradenin eseri olduğunu vurgulayan Babacan, “Benim hükümetten ayrıldığım dönemde bakanlar kurulunda boş kağıtlar imzalanıyordu, en son üstü dolduruluyordu. Sayın Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayınlanıyordu. Yine tek imzayla alınıyordu aslında bu kararlar. O dönemin bakanlarına sormanız lazım. Biz ayrıldıktan sonraki dönem oluyor bunlar” dedi.

Babacan’ın bahsettiği dönem 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL dönemi. Ocak 2020’de yayımlanan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu Faaliyet Raporu’na göre OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar ile 131 bin 922 “tedbir” gerçekleşti. OHAL’de en az 125 bin 678 kamu görevlisi ihraç edildi, 270 kişinin öğrencilikle ilişiği kesildi, 2 bin 761 kurum ve kuruluş kapatıldı, 3 bin 213 personelin rütbesi alındı.

Milli Savunma Bakanı (MSB) Hulusi Akar, TSK’da 20 bin 77 kişinin ihraç edildiğini açıkladı.

25O BİN DOĞRUDAN 1,5 MİLYON İKİNCİL MAĞDUR

Raporda, “Okulları kapatılan, mezuniyetleri geçersiz sayılan, askeri okullardaki öğrenciler, polis okulları öğrencileri, diğer kamu ve özel kurumlarda KHK’larla mağdur edilenlerin sayıları da yukarıdaki rakamlara ilave edildiğinde, doğrudan mağdur olanlar 250.000’i geçebilmektedir” ifadeleri yer aldı. Rapora göre ayrıca, OHAL/KHK mağdur yakınları olan ikincil mağdurların sayısı 1 milyon 500 bine yaklaştı.

Boş kağıda atılan imzalarla işlerinden ve özgürlüklerinden edilen yüzbinlerce KHK’lı adalet istiyor. Zorla alınan haklarını ve işlerini geri isteyen KHK’lıların boş kağıda imza atan bakanlara tepkileri de büyüyor.

Bir KHK’lı bakanların aslında boş kağıda imza atmadığını belirterek, “Aslında boş kağıda değil, ne kadar onur ve haysiyetleri var onun altına imza attılar” diyerek tepkisini dile getirdi.

CHP’NİN DESTEĞİ ARTIYOR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir süredir KHK’larla ilgili açıklamaları var. Kılıçdaroğlu, haksızlığa uğrayan KHK’lıların AKP sonrası haklarını geri alacağını söyledi.

‘Boş kağıtta KHK İnfazı’ etiketine destek veren CHP’li Sezgin Tanrıkulu ise, “KHK’lar ile mağdur edilmiş bütün yurttaşlarımıza bir daha buradan söz veriyoruz; Bize göre de hükümsüz olan OHAL KHK’larıyla sivil ölüme terk edilmiş bütün yurttaşlarımızın mağduriyetlerini peyderpey gidereceğiz” ifadelerini kullandı.

Uzun yıllar AKP’de başbakan yardımcılığı, bakanlık dahil üst düzey görevler aldıktan sonra 15 Temmuz sonrası süreçte istifa eden Babacan, kendisine yakın isimlerle kurduğu DEVA Partisinin Genel Başkanlık görevini yürütüyor.

Ali Babacan’dan itiraf: Bakanlar Kurulunda boş kağıtlar imzalanıyordu, KHK’lar böyle çıktı

Analiz

TÜGVA’dan Hitler’in SS’lerini andıran yemin! Bilal Erdoğan’a böyle söz verdiler

TÜGVA’lılar bugün Bilal Erdoğan’ın karşısında ‘Komando Andı’nı değiştirerek yaptıkları ‘yemin’ ile gündemde. TÜGVA’lıların yemini dünyayı kana bulayan Nazilerin, Anayasa yerine Hitlere verdikleri kişisel sadakat sözünü hatırlattı. Birçok Nazi subayı bu yemini bahane ederek insanlığa karşı işlediği suçlardan affını istese de mahkemeler bunu kabul etmedi.

BOLD – Türkiye’nin gündemindeki Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) üyeleri, bugün Bilal Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda bir araya geldi. TÜGVA, ilk olarak İBB ile mahkemelik olduğu Büyükada İskelesi’ndeki kafeteryayı mahkeme kararına rağmen tahliye etmemesiyle gündeme geldi.

Vakıf, bu olaydan kısa bir süre sonra çalışanların sızdırdığı kadrolaşma belgeleriyle gündeme geldi. İki büyük skandalla Türkiye’nin gündemine oturan TÜGVA’nın bugün yaptığı toplantıya üyelerinin yaptığı yemin damga vurdu.

“TÜGVA’nın erleriz” diye başlayan yeminde skandal ifadeler yer alıyor. Bilal Erdoğan’ın da konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada ayağa kalkan vakıf üyeleri, “TÜGVA’lıyım her yerde ben varım havada karada denizde. Allah, Kuran, Peygamber, Tekbir, Başkomutan Erdoğan” sözleriyle yemin etti. Yemin sırasında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kürsüde olduğu görüntülere yansıdı.

TÜGVA’lı gençlerin yemini, Almanya’da 1930-1940’lı yıllara damga vuran Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi lideri Adolf Hitleri destekleyen partililerin yaptığı yemini andırıyor.

HİTLER YEMİNİ

Hitler Yemini ve Askerin Yemini olarak anılan yeminde Alman Silahlı Kuvvetlerinin subay ve askerleri ile Nazi Almanyası memurlarının Hitlere bağlılıklarını bildiriyor.

Bu yeminle Almanlar ülkenin anayasasına bağlılık yerine Adolf Hitler’e kişisel sadakat sözü vermiş oldu. Tarihçiler bu kişisel yemini savaş suçları, zulüm ve soykırım işlemek için verilen emirlere uymak için önemli bir psikolojik unsur olarak görüyorlar. Nazilerin yargılandığı Nürnberg mahkemelerinde birçok Alman subay ettikleri yemini savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara karşı savunma olarak kullanmaya çalıştı. Fakat çabaları başarısız oldu.

Bu gidişle seçim 2023’e kalmaz! İşte yeni seçim hesapları

 

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın yeni ‘Papaz’ tuzağı

2018 yılında yaşanan Rahip Brunson krizinin büyümesine izin vererek doların 8,5 TL’ye tırmanmasına sebep olan Erdoğan, yüksek kur, faiz ve enflasyonla halkını zor durumda bıraktı. O günlerde Merkez Bankasının ihalesiz dolar satışları ve ucuzdan dolar alan şirketler çok tartışıldı. 10 büyükelçi tartışmasından da kötü kokular alan muhalefet, Erdoğan’ın niyetini sorguluyor.

BOLD – Eskişehir’de Millet Bahçesi açılışında konuşan Tayyip Erdoğan, Osman Kavala açıklaması yapan 10 Büyükelçi için istenmeyen adam ilan edilmesi talimatını verdiğini duyurdu. Erdoğan, “Ben Dışişleri Bakanıma talimatı verdim, ne yapması gerektiğini söyledim. Bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini halledeceksiniz dedim. Bunlar Türkiye’yi anlayacak, bilecek. Anlamadıkları gün burayı terk edecekler” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Erdoğan’ın talimatını yerine getirmesi sonrası büyük bir diplomatik kriz yaşanacak. Dünyanın en önemli 10 ülkesinin büyükelçileri Türkiye’den ayrılmak zorunda kalacak. Zaten yükselen dolar ve eurodaki artışın hızlanmasından endişe ediliyor.

2018 yılında ABD ile yaşanan Rahip Brunson krizinde de döviz kurunda benzer bir kırılma noktası meydana geldi. ABD’den gelen yaptırım tehdidi sonrası dolar 8,50 TL’ye ulaştı. Kriz Erdoğan’ın geri adım atması sonrası bitti. Erdoğan’ın krizi tırmandırdıktan sonra geri adım atması ise Merkez Bankasının ihalesiz dolar satışını ve bu dolarları ucuzdan alan şirketleri gündeme getirdi.

BU BİR GÖREV İHMALİ

Merkez Bankasının kayıp 28 milyar dolar rezervi ile ilgili en hararetli tartışmaların yaşandığı geçen Mayıs ayında çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, “Hazine ile 2017’de imzalandığı belirtilen protokol bu şekilde döviz satışına olanak veriyorduysa 2018’de Rahip Brunson krizi sırasında kur fırlayıp giderken bu protokol devreye sokularak niye satış yapılmadı da doların 8.50’yi aşmasına göz yumuldu? Bu bir görev ihmali, hatta görevi kötüye kullanma değil mi” diye sordu.

DIŞ GÜÇLER YÜKSELTİ DEME

Şimdi yaşanan büyükelçi krizinden de muhalefet kötü kokular alıyor. İyi Partili Ümit Dikbayır, “Sayın Erdoğan, senin yanlış ekonomi yönetimin ve iş bilmezliğin sonucu dolar bugün 10 TL. Baştan söyleyeyim; Büyükelçiler üzerinden uluslararası kriz çıkartıp, bunu siyaseten fırsata çevirmeye çalışıp; yarın, dövizi ben değil dış güçler yükseltti diye vatandaşın karşısına çıkma!” dedi.

Aynı fikirleri paylaşan ekonomi yazarı Uğur Gürse de, “Döviz kurunu 8.28’den 9.60’a getiren neden, Merkez Bankası’nda siyasi direktifle faiz indirim süreci ve oradaki görevden almalar oldu. Şimdi kimse çıkıp da “10 Büyükelçi krizi nedeniyle oldu” demesin. Henüz bunu görmedik, ama pazartesinden itibaren bunu da göreceğiz” diye konuştu.

Erdoğan 10 büyükelçiyi istenmeyen adam ilan etti, şimdi ne olacak?

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan 10 büyükelçiyi istenmeyen adam ilan etti, şimdi ne olacak?

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Osman Kavala bildirisi yayınlayan 10 ülkenin büyükelçisini istenmeyen adam (persona non grata) ilan etti. Erdoğan’ın bu açıklamasından sonra Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda Büyükelçililerinin Türkiye’de kalması yasaklanacak mı?

BOLD ANALİZ – Eskişehir’de Millet Bahçesi açılışında konuşan Erdoğan, Osman Kavala açıklamasında 10 Büyükelçi için istenmeyen adam ilan edilmesi talimatını verdiğini duyurdu. Erdoğan, “Ben Dışişleri Bakanıma talimatı verdim, ne yapması gerektiğini söyledim. Bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini halledeceksiniz dedim. Bunlar Türkiye’yi anlayacak, bilecek. Anlamadıkları gün burayı terk edecekler” dedi.

ANLAMADIKLARI GÜN BURAYI TERK EDECEKLER

Konuşurken dili de sürçen “Bu 10 tane Dışişleri Bakanın dışişleri, büyükelçi” diyen Erdoğan, “Yatıyorlar kalkıyorlar Kavala Kavala… Kavala dediğin Soros’un Türkiye şubesi. 10 büyükelçi onun için Dışişleri Bakanlığı’na geliyor. Bu nasıl terbiyesizliktir, siz burayı neresi zannediyorsunuz ya? Burası Türkiye, Türkiye. Burası bir kabile devleti değil, anlı şanlı Türkiye. Burada Dışişleri’ne gelip de talimat veremezsiniz. Ben Dışişleri Bakanıma talimatı verdim, ne yapması gerektiğini söyledim. Bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini halledeceksiniz dedim. Bunlar Türkiye’yi anlayacak, bilecek. Anlamadıkları gün burayı terk edecekler.” tepkisi verdi.

PERSONA NON GRATA NEDİR?

Devletle arası ilişkilerde persona non grata bir ülkeye girmesi veya o ülkede kalması ülkenin yerel hükûmeti tarafından yasaklanan yabancı bir kişi anlamına geliyor. Kendisine verilen siyasi dokunulmazlık hakkı sayesinde tutuklama ve herhangi bir kovuşturmadan korunan yabancı bir diplomata herhangi bir ülkenin uygulayabileceği en ciddi kınama biçimi olarak kabul ediliyor. Reuters da gelişmeyi dünyaya son dakika olarak duyurdu. Erdoğan’ın 10 büyükelçiyi persona non grata ilan ettiğini yazdı.

DİPLOMATİK KRİZ KAPIDA, DOLAR 10 TL OLACAK

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Erdoğan’ın talimatını yerine getirmesi sonrası büyük bir diplomatik kriz yaşanacak. Dünyanın en önemli 10 ülkesinin büyükelçisi Türkiye’den ayrılmak zorunda kalacak. Zaten yükselen dolar ve Euro’nun 10 liraya ulaşmasından endişe ediliyor.

Osman Kavala’nın tutukluluğuna son verilmesini isteyen büyükelçiler Dışişleri’ne çağrıldı

 

Okumaya devam et

Popular

Shares