Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Melih Gökçek’i dinocanları bile kurtaramayacak

Melih Gökçek’in 23 yıllık ABB Başkanlığı, skandal ve yolsuzluk iddialarıyla dolu. Ankaralılara arsenikli su içiren, metro inşaatı yerine parayı dinozor heykelli parklara yatıran Gökçek’e Erdoğan 2017 yılına kadar dayanabildi.  Ankara’nın seçim aritmetiğini çözerek 5 seçim kazanmayı başaran Melih Gökçek, görevden el çektirilse de hakkındaki yolsuz iddiaları yüzünden en çok konuşulan siyasiler arasındaki yerini koruyor.

BOLD ANALİZ – Siyasetçi bir babanın oğlu olan Melih Gökçek, 1984 Yerel Seçimlerinde Anavatan Partisinden Ankara Keçiören Belediye Başkanlığına seçildi. Bir dönem bürokratlık da yapan Gökçek, 1989 yılında kaybettiği seçimlerin ardından Refah Partisine transfer oldu.

1991 Genel Seçimlerinde Meclis’e giren Gökçek, milletvekilliği devam ederken 1994 Yerel Seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldu. Çekişmeli bir seçim ve oy sayımının ardından Gökçek’in seçimi kazandığı açıklandı.

SANATIN İÇİNE TÜKÜRDÜ

Seçildikten sonra Altınpark’taki “Periler Ülkesinde” adlı heykelinin kaldırılması talimatını veren Gökçek’in heykel için “Böyle sanatın içine tükürürüm” sözü sanata bakış açısının eleştirilmesine neden oldu.

Üst üste 5 kez seçilen Gökçek, Ankara’da en uzun süre görev yapan belediye başkanı oldu.

SOSYAL YARDIMLARLA SEÇİM KAZANDI

Melih Gökçek’in “kendi partisini kuracağı” sık sık siyasi kulislere yansıdı. Hatta, 2002 yılında, Demokrat Parti’ye de katıldı. Ancak 2003’te Türkiye’de iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) rüzgarını dikkate alarak bu partiye geçti.

Hiçbir zaman AKP kurmayları arasında yer almayan Gökçek, başkanlığı boyunca verdiği ihalelerle tartışma konusu olsa da, oy deposu olarak gördüğü başkentin yoksul semtlerinde dağıttığı “sosyal yardımlarla” her seferinde seçim kazandı.

KILIÇDAROĞLU DÜELLOSU

2009 yerel seçimleri öncesinde o dönem CHP’de Meclis Grup Başkanvekili olan Kılıçdaroğlu ile Gökçek, belediye kaynaklı yolsuzluk iddiaları nedeniyle televizyon programında karşı karşıya geldi.

Gökçek, hakkındaki yolsuzluk iddiaları da Uğur Dündar’ın moderatörlüğündeki bu program sayesinde geniş kitlelerce duyuldu.

Kılıçdaroğlu’nun belediye ile ilgili usulsüzlük iddiaları konusunda bu programda sergilediği performans, genel başkanlığa uzanan siyasi kariyerinin önemli bir basamağı oldu.

Genel Başkan olduktan sonra ise Gökçek, sosyal medya hesabı üzerinden her fırsatta Kılıçdaroğlu’na en amansız muhalefet eden isimlerden oldu

METAL YORGUNLUĞU VE İSTİFA

Gökçek, başkanlığının 5. yılında partisinin genel başkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘metal yorgunluğu’ eleştirilerinin ardından istifa edeceğini açıkladı. Gökçek, 2017 yılında istifa kararını ve sebebini aktif kullandığı sosyal medya hesabından paylaştı.

TOPLUMU İKİYE BÖLMEKLE SUÇLANDI

Hakkında açılan çeşitli davalar açılan Gökçek, yayın yoluyla hakaret, kişilik haklarına saldırı, şahsiyeti ağır şekilde zedeleme ve manevi saldırı suçlarından birçok kez mahkum oldu.

Muhafazakarlara konut inşa edeceğini açıklayan Gökçek, Mimarlar Odası tarafından aleni bir şekilde nefret suçu işleme ve toplumu ikiye bölmeye çalışmakla suçlandı.

FIŞKİYEYİ KİM KIRDI

Gökçek, Gezi eylemleri sırasında ABB önünde süren eylemlerde belediye araç ve gereçlerinin zarar gördüğünü iddia etti. Gökçek’in sosyal medya hesabından “Belediye önündeki fıskiyeyi kim kırdı?” paylaşımı gençlere yıllarca unutulmayacak espri malzemesi oldu.

ARSENİKLİ SU SKANDALI

2014 yılında Ankara’daki kuraklık nedeniyle barajlar boşaldı. Gökçek’in başkanlığındaki ABB, Kızılırmak suyunu barajlara taşıdı.

Sağlık örgütleri, başta arsenik olmak üzere sağlığa zararlı ağır metaller içerdiği için “içilemez” raporu verdi. Skandalı şova çeviren Gökçek Kızılırmak suyunu kameralar önünde içerek, temiz olduğunu kanıtlamaya çalıştı.

ÇÖPE GİDEN 750 MİLYON DOLAR

Gökçek döneminde Türkiye’nin en borçlu belediyesi olan ABB, maddi imkansızlıktan dolayı tamamlayamadığı 2 metro inşaatını hükumete tamamlattı.

Aynı dönemde Atatürk Orman Çiftliğine Ankapark’ı açan Gökçek, dev dinazor ve robot heykelleriyle süslediği parka belediye kasasından 750 milyon dolar harcadı. Gökçek Ankapark eleştirilerine, “Orası benim siyasi tercihim, kişisel zevkim” diyerek cevap verdi.

31 Mart yerel seçimleri öncesi açılan ve bir süre vatandaşlara ücretsiz hizmet veren tematik park, geçen dönem özel bir firmaya kiralanmıştı. Yükümlülüklerini yerine getiremeyen, borcunu ödeyemediği için elektrikleri kesilen ve sürekli hacizle karşı karşıya kalan Ankapark, bir süre sonra kapatıldı.

MANSUR YAVAŞ 40 DOSYAYI SAVCILIĞA VERDİ

31 Mart seçimleri sonrası Ankara Büyükşehir Belediyesi koltuğunu devralan Mansur Yavaş, Melih Gökçek’e ait 40 yolsuzluk dosyasını savcılığa verdiklerini belirtti. Yolsuzluğun çapına dikkat çeken Yavaş “Bizim elimizde 3 katrilyonluk yolsuzluk dosyası var ve savcılığa verdik. Bu para Ankara’nın parası olduğuna göre, yok edilen para da tüyü bitmeyen yetimin hakkıysa, ben AKP grubunu dosyaya müdahil olma talebiyle, hesabını sormak için başvurmalarını bekliyorum. Para benim değil, Ankara halkının parası. Mansur Yavaş döneminde böyle bir şey olmayacak, kendi dönemimizin zengini yok. Bu döneme ait elinde belgesi olup da savcılığa vermeyen namerttir. Namuslu, haysiyetli, şerefli insanlar bunları götürür savcılığa verir. Böyle yapmayıp dedikodu yapıyorsa ya rüşvet bekliyordur ya da kendisi içindedir” dedi.

GÖKÇEK’İN DE KENDİ MÜTEAHHİT ÇETESİ VAR

Melih Gökçek döneminde ihalelerin belli firmalara verildiğini anlatan Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ihale alan firmaları anlatacağım. Ankara’dan 28 milyarlık ihale 20 firma arasında kalmış. Mansur Yavaş döneminde böyle bir şey olamaz. Teleferik ihalesinde hem usulsüz iş artışları yapılmış hem de yüklenici ihaleyi daha önce ele geçirmiş.”

Saray’da işler karıştı! Damadın adamları kellesini istiyor

Gündem

Erdoğan’ın ‘canlı’ fiyaskosu! Yayını 3 saat önce paylaşınca olanlar oldu

Canlı yayınlarda yaşadığı donakalma ve uyuklama görüntülerinin ardından sağlık sorunları gündemden düşmeyen Erdoğan’ın, bu soruna bulduğu çözüm AKP’li vekilin işgüzarlığının kurbanı oldu.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son dönemde canlı yayınlarda yaşanan skandallarla da gündeme geliyor. Gazeteci Metin Cihan, “Bakın çok enteresan. canlı yayın diyor ama canlı değil. toplantı bittikten sonra kayıt düzenleniyor ve canlıymış gibi yayınlanıyor. sanırım canlı yayın fiyaskolarıyla baş edemez oldular. böyle bir çözüm buldular” ifadelerini kullandı.

“Canlı yayın diye sunulan kaydın yapılmış bitmiş bir organizasyon olduğunu size şöyle gösterebilirim” diyen Metin Cihan, AKP Eskişehir Milletvekili Emine Nur Özkan Günay’ın canlı yayınlanan programdan 3 saat önce yayına dair kareleri paylaştığını gösterdi.

Metin Cihan daha sonra, Erdoğan’ın üniversitelerle buluştuğu etkinliğe katılan bir öğrencinin mesajını paylaştı.

HİÇ BİRŞEY YOKMUŞ GİBİ DEVAM EDİN

İsminin yayınlanmasını istemeyen bir öğrenci, “Cumhurbaşkanı üniversitelilerle buluşuyor etkinliğine katılmış biriyim. Sorular cumhurbaşkanlığı görevlileri tarafından hazırlanmıştı” dedi.

Bazı öğrencilerin aralarından seçildiğini ve ellerine sorular verildiğini söyleyen kişi, programa dair şahit olduklarını şöyle anlattı: “Bazısı sormak istemedi. Bazıları kendine verilen görevi yerine getirdi. Sonra editlenip TRT’de yayınlandı. Program öncesinde de Cumhurbaşkanı danışmanı, ‘Cumhurbaşkanı içeri girdiğinde iki üç dakika konuşmayabilir, konuşa da bilir, eğer konuşmazsa siz devam edin bir şey yokmuş gibi’ dedi. İlginç gelmişti bana. Herhalde ciddi bir hastalığı var diye düşündüm.”

Gazeteci Metin Cihan, paylaşımlarından sonra ‘Canlı’ ibaresini kaldırıldığını söyledi.

Erdoğan son günlerde yaşadığı canlı yayın kazalarıyla gündeme geliyor. Erdoğan, AKP’lilerle online bayramlaşma programında uyukladığı görüntülerin ardından Cuma günü Togo Cumhurbaşkanı ile yaptığı basın toplantısında da uyukladı. CNN Türk’te katıldığı bir canlı yayında Erdoğan, promptere rağmen Abdulkadir Selvi’nin verdiği suffle ile Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Erdoğan’ın canlı yayın olarak kendi hesabından yayınladığı programların da bant kaydı olduğu iddia ediliyordu.

TÜGVA’dan Hitler’in SS’lerini andıran yemin! Bilal Erdoğan’a böyle söz verdiler

 

Okumaya devam et

Analiz

TÜGVA’dan Hitler’in SS’lerini andıran yemin! Bilal Erdoğan’a böyle söz verdiler

TÜGVA’lılar bugün Bilal Erdoğan’ın karşısında ‘Komando Andı’nı değiştirerek yaptıkları ‘yemin’ ile gündemde. TÜGVA’lıların yemini dünyayı kana bulayan Nazilerin, Anayasa yerine Hitlere verdikleri kişisel sadakat sözünü hatırlattı. Birçok Nazi subayı bu yemini bahane ederek insanlığa karşı işlediği suçlardan affını istese de mahkemeler bunu kabul etmedi.

BOLD – Türkiye’nin gündemindeki Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) üyeleri, bugün Bilal Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda bir araya geldi. TÜGVA, ilk olarak İBB ile mahkemelik olduğu Büyükada İskelesi’ndeki kafeteryayı mahkeme kararına rağmen tahliye etmemesiyle gündeme geldi.

Vakıf, bu olaydan kısa bir süre sonra çalışanların sızdırdığı kadrolaşma belgeleriyle gündeme geldi. İki büyük skandalla Türkiye’nin gündemine oturan TÜGVA’nın bugün yaptığı toplantıya üyelerinin yaptığı yemin damga vurdu.

“TÜGVA’nın erleriz” diye başlayan yeminde skandal ifadeler yer alıyor. Bilal Erdoğan’ın da konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada ayağa kalkan vakıf üyeleri, “TÜGVA’lıyım her yerde ben varım havada karada denizde. Allah, Kuran, Peygamber, Tekbir, Başkomutan Erdoğan” sözleriyle yemin etti. Yemin sırasında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kürsüde olduğu görüntülere yansıdı.

TÜGVA’lı gençlerin yemini, Almanya’da 1930-1940’lı yıllara damga vuran Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi lideri Adolf Hitleri destekleyen partililerin yaptığı yemini andırıyor.

HİTLER YEMİNİ

Hitler Yemini ve Askerin Yemini olarak anılan yeminde Alman Silahlı Kuvvetlerinin subay ve askerleri ile Nazi Almanyası memurlarının Hitlere bağlılıklarını bildiriyor.

Bu yeminle Almanlar ülkenin anayasasına bağlılık yerine Adolf Hitler’e kişisel sadakat sözü vermiş oldu. Tarihçiler bu kişisel yemini savaş suçları, zulüm ve soykırım işlemek için verilen emirlere uymak için önemli bir psikolojik unsur olarak görüyorlar. Nazilerin yargılandığı Nürnberg mahkemelerinde birçok Alman subay ettikleri yemini savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara karşı savunma olarak kullanmaya çalıştı. Fakat çabaları başarısız oldu.

Bu gidişle seçim 2023’e kalmaz! İşte yeni seçim hesapları

 

Okumaya devam et

Gündem

Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret eden CHP’li Karaca’dan “İnfazı derhal durdurun” çağrısı

Tek başına yaşamını idame ettiremeyeceği ile ilgili raporlara rağmen cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e “Derhal infazı durdurun!” çağrısı yaptı.

BOLD – CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret etti. Ayşe Özdoğan hakkında bilgi alan Karaca, sosyal medya hesabından “Derhal infazı durdurun” çağrısı yaptı.

“DERHAL İNFAZI DURDURUN!”

Cezaevinde kalamayacağı ile ilgili raporlara rağmen tutuklanıp cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın serbest kalması için çağrılar devam ediyor. CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karaca, Özdoğan’ın ailesini ziyarette ettikten sonra Twitter hesabından paylaşımda bulundu. Adalet Bakanı’na seslenen Karaca, ”4. evre kanser hastası olmasına rağmen cezaevinde tutulan Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret edip durumu hakkında bilgi aldım. Derhal infazı durdurun!” dedi.

 

 

Siyasi suikast ifşa olunca ibre gazeteciye mi döndü?

Okumaya devam et

Popular

Shares