Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Elektrik dağıtım şirketleri batmasın diye halka 10 milyar liralık fatura çıkarıldı

Son aylarda vatandaşlara gelen yüksek elektrik faturalarının sebebi anlaşıldı. Elektrik faturalarının kabarmasında 10 milyar lirayı bulan başta kayıp kayıp kaçak bedeli olmak üzere dağıtım firmalarının batmasını önlemeye yönelik maliyetlerin etkili olduğu ortaya çıktı.

BOLD – Elektrikte pahalılık artarak devam ediyor. Devletin dağıtım şirketlerine kilovatsaat başına 23.76 kuruştan sattığı elektriği halk 47.43 kuruşa tüketiyor. Sadece geçen yıl özel şirketlerin hizmet verdiği dağıtım sektörüne halk üzerinden aktarılan kaynak 10 milyar TL’yi buldu.

GEÇEN YIL HALKIN CEBİNDEN ŞİRKETLERE DESTEK İÇİN 10 MİLYAR ÇIKTI

Özelleştirilen üretim, dağıtım ve perakende elektrik satışta şirketlerin zarar etmesi nedeniyle, bunlara ek destekler sağlanıyor. Bu destekler nedeniyle halkın faturası daha da kabarıyor. Sözcü’den Taylan Büyükşahin’e konuşan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, dağıtım ve tedarik şirketlerine Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) üzerinden devletin ucuz elektrik verdiğini söyleyerek, “1 Ocak 2016-1 Temmuz 2021 arasındaki dönemde EÜAŞ toptan elektrik fiyatları yüzde 34 artarken, mesken abone grubunda dağıtım bedeli artışı yüzde 124 olmuştur. Böylece 2020’de dağıtım şirketlerine aktarılan kaynak 10 milyar TL oldu” dedi.

GEÇEN YIL YAPILAN DEĞİŞİKLE DAĞITIM FİRMALARI KORUNDU

Dağıtım şirketlerinin kamu tarafından sürekli desteklendiğini vurgulayan Özdağ, “25 Kasım 2020’de Elektrik Piyasası Kanunu değişikliği ile dağıtım şirketlerine avantajlar sağlandı. Değişiklik yapılırken kayıp- kaçak bedeli adı altında abonelerden para tahsil edilmesinin önlenmesini, mesken abonelerinden KDV ve TRT fonunun kaldırılmasını istedik. Ancak bunlar yapılmadı. Sonuçta EPDK’nın elektrik zamlarını yapabilmesi ve dağıtım şirketlerinin çıkarlarını koruyabilmesinin yasal altyapısı TBMM’de hazırlanmış oldu” dedi.

DAĞITIMDAN KAYNAKLANAN KAYIPLARI DA HALK ÖDÜYOR

Kayıp ve kaçak oranlarında OECD ülkeleri ortalamasının yüzde 7, TEİAŞ verilerine göre ise Türkiye’de bu oranın 2019 itibarıyla yüzde 10.7 olduğunu söyleyen Özdağ, ülke kaynaklarının israf edildiğini belirtti. Özdağ, “Ancak dağıtım şirketlerinden iletim seviyesinden elektrik alan OSB’ler, fabrikalar gibi büyük müşteriler hariç tutulduğunda dağıtım şebekesi kayıplarının daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Görüldüğü gibi dağıtım şirketlerinin önlemeleri gereken kayıp-kaçak bedelini hâlâ bizler ödüyoruz” dedi.

 

15 Temmuz’un şahidi Tenkil Müzesi için bir araya geliyorlar

Ekonomi

Dolar 10’a AKP sona koşuyor

Erdoğan’ın 10 büyükelçiyi ‘istenmeyen adam’ ilan etmesinin etkileri yurt dışı piyasalarının açılmasıyla görüldü. Bir hafta içinde 3. kez atağa geçen dolar 9,76 TL’ye kadar yükseldi.

BOLD – Türkiye, Merkez Bankasının faiz kararı, Türkiye’nin FATF tarafından terörü finanse eden ülkelerinin bulunduğu gri listeye alınması ve Erdoğan’ın 10 büyükelçiyi ‘istenmeyen adam’ ilan etmesi sonrası, son bir hafta içerisinde 3. kez döviz kuru şokunu yaşıyor.

Erdoğan’ın son olarak 10 büyükelçi ile ilgili açıklamaları sonrası dolar yeni bir rekor kırdı. Dolar kuru yurtdışı piyasaların açılmasıyla 9.76’yı gördü.

Doların yükselişi sosyal medyada da yankı buldu. Dahi Bilal adlı kullanıcının “Dolar 10’a AKP sona koşuyor” paylaşımı ise oldukça beğeni topladı.

Yıllar sonra ortaya çıkan Zarrab’ın Erdoğanlara verdiği mesaj ne?

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın yeni ‘Papaz’ tuzağı

2018 yılında yaşanan Rahip Brunson krizinin büyümesine izin vererek doların 8,5 TL’ye tırmanmasına sebep olan Erdoğan, yüksek kur, faiz ve enflasyonla halkını zor durumda bıraktı. O günlerde Merkez Bankasının ihalesiz dolar satışları ve ucuzdan dolar alan şirketler çok tartışıldı. 10 büyükelçi tartışmasından da kötü kokular alan muhalefet, Erdoğan’ın niyetini sorguluyor.

BOLD – Eskişehir’de Millet Bahçesi açılışında konuşan Tayyip Erdoğan, Osman Kavala açıklaması yapan 10 Büyükelçi için istenmeyen adam ilan edilmesi talimatını verdiğini duyurdu. Erdoğan, “Ben Dışişleri Bakanıma talimatı verdim, ne yapması gerektiğini söyledim. Bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini halledeceksiniz dedim. Bunlar Türkiye’yi anlayacak, bilecek. Anlamadıkları gün burayı terk edecekler” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Erdoğan’ın talimatını yerine getirmesi sonrası büyük bir diplomatik kriz yaşanacak. Dünyanın en önemli 10 ülkesinin büyükelçileri Türkiye’den ayrılmak zorunda kalacak. Zaten yükselen dolar ve eurodaki artışın hızlanmasından endişe ediliyor.

2018 yılında ABD ile yaşanan Rahip Brunson krizinde de döviz kurunda benzer bir kırılma noktası meydana geldi. ABD’den gelen yaptırım tehdidi sonrası dolar 8,50 TL’ye ulaştı. Kriz Erdoğan’ın geri adım atması sonrası bitti. Erdoğan’ın krizi tırmandırdıktan sonra geri adım atması ise Merkez Bankasının ihalesiz dolar satışını ve bu dolarları ucuzdan alan şirketleri gündeme getirdi.

BU BİR GÖREV İHMALİ

Merkez Bankasının kayıp 28 milyar dolar rezervi ile ilgili en hararetli tartışmaların yaşandığı geçen Mayıs ayında çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, “Hazine ile 2017’de imzalandığı belirtilen protokol bu şekilde döviz satışına olanak veriyorduysa 2018’de Rahip Brunson krizi sırasında kur fırlayıp giderken bu protokol devreye sokularak niye satış yapılmadı da doların 8.50’yi aşmasına göz yumuldu? Bu bir görev ihmali, hatta görevi kötüye kullanma değil mi” diye sordu.

DIŞ GÜÇLER YÜKSELTİ DEME

Şimdi yaşanan büyükelçi krizinden de muhalefet kötü kokular alıyor. İyi Partili Ümit Dikbayır, “Sayın Erdoğan, senin yanlış ekonomi yönetimin ve iş bilmezliğin sonucu dolar bugün 10 TL. Baştan söyleyeyim; Büyükelçiler üzerinden uluslararası kriz çıkartıp, bunu siyaseten fırsata çevirmeye çalışıp; yarın, dövizi ben değil dış güçler yükseltti diye vatandaşın karşısına çıkma!” dedi.

Aynı fikirleri paylaşan ekonomi yazarı Uğur Gürse de, “Döviz kurunu 8.28’den 9.60’a getiren neden, Merkez Bankası’nda siyasi direktifle faiz indirim süreci ve oradaki görevden almalar oldu. Şimdi kimse çıkıp da “10 Büyükelçi krizi nedeniyle oldu” demesin. Henüz bunu görmedik, ama pazartesinden itibaren bunu da göreceğiz” diye konuştu.

Erdoğan 10 büyükelçiyi istenmeyen adam ilan etti, şimdi ne olacak?

Okumaya devam et

Ekonomi

Benzin 10 TL yolunda: 44 kuruş zam geldi

Türkiye’de zamların arkası kesilmiyor. Benzinin litre fiyatına 25 Ekim Pazartesi gece yarısından itibaren 44 kuruş zam gelecek.

BOLD – “Brent tipi” petrolün varil fiyatı 85 dolara yükselirken, doların 9,66 TL ile tarihteki en yüksek seviyeye çıkması akaryakıtta zam bombardımanına yol açtı. Geçen hafta iki gün arayla motorine toplam 64 kuruş zam gelirken, motorin 8,16 TL ile benzin fiyatını geride bırakmıştı.

BENZİNLİKLER ÖNÜNDE KUYRUKLAR

Ancak motorinin zam şampiyonluğu unvanı kısa sürdü. 25 Ekim Pazartesi saat 00.01’den itibaren benzinin litre fiyatı da 44 kuruş artacak. Pazartesi gece yarısından geçerli olmak üzere benzinin litresi İstanbul Avrupa yakasında asgari 7,92 TL’den 8,36 TL’ye çıkacak. Zamsız benzin almak için araç sahipleri yine benzin istasyonlarında kuyruklara girecek.

BENZİN VE MOTORİN 10 TL’Yİ GEÇEBİLİR

LPG fiyatı da 2 Ekim’de 71 kuruşluk zammın akabinde 6,10 TL’ye yükselmişti. Akaryakıttan alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) eşel mobil sistemi sebebiyle sıfırlanmıştı.

Sektör temsilcileri ÖTV’nin ilave edilmesi hâlinde benzin ve motorin fiyatlarının 10 TL’yi geçebileceğini belirtiyor.

Okumaya devam et

Popular

Shares