Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cem Küçük’ün “2001’de Merkez Bankası Başkanıydı” sözünü Mahfi Eğilmez yalanladı: Merkez’de görev yapmadım

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarında kasa kasa paraları koyanların operasyonu yapan polisler olduğunu iddia eden Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, şimdi de ekonomist Mahfi Eğilmez’i 2001’de Merkez Bankası başkanı olarak Türkiye ekonomisini batırmakla suçladı. Eğilmez ise, “Hayatımda Merkez Bankası’nda çalışmadım” açıklaması yaptı

BOLD – Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sözlerini savunurken, ekonomist Mahfi Eğilmez için “2001’de Merkez Bankası başkanıyken ekonomiyi batırdı” dedi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Eğilmez ise “Hayatımda Merkez Bankası’nda çalışmadım.” dedi.

“EĞİLMEZ EKONOMİ HAKKINDA KONUŞAMAZ, EKONOMİYİ BATIRAN ADAMDIR”

Cem Küçük, Habertürk yayınında Erdoğan’ın “İnşallah raflardaki fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz” açıklamasını savunurken büyük bir gaf yaptı. Yayında hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in ekonomist Mahfi Eğilmez’e atıf yapmasına karşı çıktı. Şen’in konuşmasını bölen Cem Küçük, “Hocam Mahfi Eğilmez’in Merkez Bankası (MB) başkanlığı yaptığı dönemi de gördük biz. 2001 krizinde bu ülkeyi batıranlardan biridir Mahfi Eğilmez. Eğilmez ekonomi hakkında konuşamaz, ekonomiyi batıran adamdır” dedi. Ersan Şen ise “Siz onu söylersiniz Mahfi Eğilmez’de cevap hakkını kullanır” cevabını verdi.

EĞİLMEZ: MERKEZ BANKASI’NDA GÖREV YAPMADIM

Cem Küçük’e cevap, Mahfi Eğilmez’den geldi. Twitter hesabından açıklama yapan Eğilmez, “Habertürk’te bir programda adım 2001 krizinde ülkeyi batıran Merkez Bankası Başkanı diye geçmiş. Hayatımda Merkez Bankası’nda hiç görev yapmadığım gibi kamu görevinden 1997 yılı Aralık başında istifaen ayrıldım. Kamuoyuna duyururum” dedi.

 

 

YOLSUZLUKLARI ORTAYA ÇIKARAN POLİSLERİ DE SUÇLAMIŞTI

Cem Küçük, daha önce de 17-25 Aralık operasyonlarını yapan polisleri suçlamıştı. Katıldığı televizyon programında ayakkabı kutularından, liflerden, para kasalarından çıkan paraları operasyonu yapan polislerin koyduğunu öne süren Küçük, Hukukçu Salim Şen’in “Niye o zaman Süleyman Aslan’a geri verildiğinde kabul etti parayı?” sorusuna cevap verememişti.

 

 

Fransız Yargıtay’ının hangi kararı Erdoğan’ın başına bela olabilir?

Gündem

Erdoğan’ın ‘canlı’ fiyaskosu! Yayını 3 saat önce paylaşınca olanlar oldu

Canlı yayınlarda yaşadığı donakalma ve uyuklama görüntülerinin ardından sağlık sorunları gündemden düşmeyen Erdoğan’ın, bu soruna bulduğu çözüm AKP’li vekilin işgüzarlığının kurbanı oldu.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son dönemde canlı yayınlarda yaşanan skandallarla da gündeme geliyor. Gazeteci Metin Cihan, “Bakın çok enteresan. canlı yayın diyor ama canlı değil. toplantı bittikten sonra kayıt düzenleniyor ve canlıymış gibi yayınlanıyor. sanırım canlı yayın fiyaskolarıyla baş edemez oldular. böyle bir çözüm buldular” ifadelerini kullandı.

“Canlı yayın diye sunulan kaydın yapılmış bitmiş bir organizasyon olduğunu size şöyle gösterebilirim” diyen Metin Cihan, AKP Eskişehir Milletvekili Emine Nur Özkan Günay’ın canlı yayınlanan programdan 3 saat önce yayına dair kareleri paylaştığını gösterdi.

Metin Cihan daha sonra, Erdoğan’ın üniversitelerle buluştuğu etkinliğe katılan bir öğrencinin mesajını paylaştı.

HİÇ BİRŞEY YOKMUŞ GİBİ DEVAM EDİN

İsminin yayınlanmasını istemeyen bir öğrenci, “Cumhurbaşkanı üniversitelilerle buluşuyor etkinliğine katılmış biriyim. Sorular cumhurbaşkanlığı görevlileri tarafından hazırlanmıştı” dedi.

Bazı öğrencilerin aralarından seçildiğini ve ellerine sorular verildiğini söyleyen kişi, programa dair şahit olduklarını şöyle anlattı: “Bazısı sormak istemedi. Bazıları kendine verilen görevi yerine getirdi. Sonra editlenip TRT’de yayınlandı. Program öncesinde de Cumhurbaşkanı danışmanı, ‘Cumhurbaşkanı içeri girdiğinde iki üç dakika konuşmayabilir, konuşa da bilir, eğer konuşmazsa siz devam edin bir şey yokmuş gibi’ dedi. İlginç gelmişti bana. Herhalde ciddi bir hastalığı var diye düşündüm.”

Gazeteci Metin Cihan, paylaşımlarından sonra ‘Canlı’ ibaresini kaldırıldığını söyledi.

Erdoğan son günlerde yaşadığı canlı yayın kazalarıyla gündeme geliyor. Erdoğan, AKP’lilerle online bayramlaşma programında uyukladığı görüntülerin ardından Cuma günü Togo Cumhurbaşkanı ile yaptığı basın toplantısında da uyukladı. CNN Türk’te katıldığı bir canlı yayında Erdoğan, promptere rağmen Abdulkadir Selvi’nin verdiği suffle ile Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Erdoğan’ın canlı yayın olarak kendi hesabından yayınladığı programların da bant kaydı olduğu iddia ediliyordu.

TÜGVA’dan Hitler’in SS’lerini andıran yemin! Bilal Erdoğan’a böyle söz verdiler

 

Okumaya devam et

Analiz

TÜGVA’dan Hitler’in SS’lerini andıran yemin! Bilal Erdoğan’a böyle söz verdiler

TÜGVA’lılar bugün Bilal Erdoğan’ın karşısında ‘Komando Andı’nı değiştirerek yaptıkları ‘yemin’ ile gündemde. TÜGVA’lıların yemini dünyayı kana bulayan Nazilerin, Anayasa yerine Hitlere verdikleri kişisel sadakat sözünü hatırlattı. Birçok Nazi subayı bu yemini bahane ederek insanlığa karşı işlediği suçlardan affını istese de mahkemeler bunu kabul etmedi.

BOLD – Türkiye’nin gündemindeki Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) üyeleri, bugün Bilal Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda bir araya geldi. TÜGVA, ilk olarak İBB ile mahkemelik olduğu Büyükada İskelesi’ndeki kafeteryayı mahkeme kararına rağmen tahliye etmemesiyle gündeme geldi.

Vakıf, bu olaydan kısa bir süre sonra çalışanların sızdırdığı kadrolaşma belgeleriyle gündeme geldi. İki büyük skandalla Türkiye’nin gündemine oturan TÜGVA’nın bugün yaptığı toplantıya üyelerinin yaptığı yemin damga vurdu.

“TÜGVA’nın erleriz” diye başlayan yeminde skandal ifadeler yer alıyor. Bilal Erdoğan’ın da konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada ayağa kalkan vakıf üyeleri, “TÜGVA’lıyım her yerde ben varım havada karada denizde. Allah, Kuran, Peygamber, Tekbir, Başkomutan Erdoğan” sözleriyle yemin etti. Yemin sırasında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kürsüde olduğu görüntülere yansıdı.

TÜGVA’lı gençlerin yemini, Almanya’da 1930-1940’lı yıllara damga vuran Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi lideri Adolf Hitleri destekleyen partililerin yaptığı yemini andırıyor.

HİTLER YEMİNİ

Hitler Yemini ve Askerin Yemini olarak anılan yeminde Alman Silahlı Kuvvetlerinin subay ve askerleri ile Nazi Almanyası memurlarının Hitlere bağlılıklarını bildiriyor.

Bu yeminle Almanlar ülkenin anayasasına bağlılık yerine Adolf Hitler’e kişisel sadakat sözü vermiş oldu. Tarihçiler bu kişisel yemini savaş suçları, zulüm ve soykırım işlemek için verilen emirlere uymak için önemli bir psikolojik unsur olarak görüyorlar. Nazilerin yargılandığı Nürnberg mahkemelerinde birçok Alman subay ettikleri yemini savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara karşı savunma olarak kullanmaya çalıştı. Fakat çabaları başarısız oldu.

Bu gidişle seçim 2023’e kalmaz! İşte yeni seçim hesapları

 

Okumaya devam et

Gündem

Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret eden CHP’li Karaca’dan “İnfazı derhal durdurun” çağrısı

Tek başına yaşamını idame ettiremeyeceği ile ilgili raporlara rağmen cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e “Derhal infazı durdurun!” çağrısı yaptı.

BOLD – CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret etti. Ayşe Özdoğan hakkında bilgi alan Karaca, sosyal medya hesabından “Derhal infazı durdurun” çağrısı yaptı.

“DERHAL İNFAZI DURDURUN!”

Cezaevinde kalamayacağı ile ilgili raporlara rağmen tutuklanıp cezaevine gönderilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın serbest kalması için çağrılar devam ediyor. CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karaca, Özdoğan’ın ailesini ziyarette ettikten sonra Twitter hesabından paylaşımda bulundu. Adalet Bakanı’na seslenen Karaca, ”4. evre kanser hastası olmasına rağmen cezaevinde tutulan Ayşe Özdoğan’ın ailesini ziyaret edip durumu hakkında bilgi aldım. Derhal infazı durdurun!” dedi.

 

 

Siyasi suikast ifşa olunca ibre gazeteciye mi döndü?

Okumaya devam et

Popular

Shares