Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hapishanelerde Kovid-19 için önlem yok: Tutuklular salgınla başbaşa

Hapishanelerde son dönemlerde artan insan hakları ihlallerine koronavirüs salgını ile ilgili alınmayan önlemler de eklendi. Salgınla ilgili önlem almayan hükumet, tutuklulara hijyen malzemesi dağıtmıyor. Hastanelere gidenlere verilen 14 günlük karantina nedeniyle hastalar hastanelere gitmek istemiyor.

BOLD – Cezaevlerindeki koronavirüs (Kovid-19) şikayetlerini raporlaştıran Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) raporlarında salgına rağmen kapasite fazlalığı, hijyen, beslenme ve sağlık hakkına erişememe gibi ihlaller yaşandığına dikkat çekiyor. CİSST Savunuculuk Koordinatörü Berivan Korkut, pandemiyle birlikte cezaevlerinde ciddi bir kriz yaşandığına vurgu yaptı.

SAĞLIĞA ERİŞİM YOK

Mezopotamya Ajansından Ferhat Çelik’e konuşan Korkut, cezaevlerinde en temel iki sorundan ilkinin önlem düzeyini aşıp tecrit düzeyine gelen bütün sosyal alanların kapatılması, ikinci önemli sorunun de sağlığa erişim olduğunu ifade etti. Tedbir adı altındaki önlemlerin tecride vardığını belirten Korkut, “17 ay geçti. Bütün dünyada açılmalar yaşandı, yasaklar kaldırıldı. Ancak hapishanelere ilişkin herhangi bir adım atılmadı” dedi.

TEMİZLİK MALZEMESİ SORUNU YAŞANIYOR

Salgın karşısında cezaevlerindeki en büyük sorunlardan birinin de hijyen olduğunu belirten Korkut, “Pandeminin ilk zamanlarında ilaçlama konusuna dikkat ediliyordu. İstisnalar dışında ortak alan dediğimiz alanların temizlendiği söylenebilir. Sağlık otoriteleri tarafından onaylı temizlik malzemesinin her mahpusa ayrımsız bir şekilde dağıtılmasını talep ettik. Bunun da eşya yönetmeliğine geçmesini istedik. Fakat bu konuda bir adım atılmadı” dedi.

ET VE SEBZE YEMEKLERİ AZALDI

Cezaevlerindeki bir başka sorunun ise beslenme olduğunu ifade eden Korkut, günlük iaşe bedelinin yetişkinler için 10, çocuklarıyla kalan ya da hamile kadınlar için ise 18 TL olduğunu aktardı. Korkut, “10 TL ile bir insanın beslenmesini sağlaması mümkün değil. Zaten beslenmeye dair çok şikayet geliyor. Son zamanlarda karbonhidrat ağırlıklı yemeklerin çıktığı, et ve sebze türü yemeklerde ciddi azalmaların olduğu yönünde şikayetler geliyor” dedi.

HASTALARIN BAŞVURULARI DİKKATE ALINMIYOR

Tüm olumsuzluklardan dolayı bu süreçten en fazla hasta tutukluların etkilendiğini aktaran Korkut, Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne yaptıkları başvurulara hiçbir yanıt alamadıklarını söyledi. Daha önce de sağlığa erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını ancak pandemiyle birlikte bunun daha da kötüleştiğini ifade eden Korkut, “Artık hapishanelerde ciddi bir sağlık krizi yaşanıyor. Bu koşullarda ağır hasta mahpusların hapishanelerde tedavi görme ihtimali yok. Hasta tutukluların serbest bırakılmalarını talep ettik. Ama ne yazık ki ne adli ne de siyasi mahpuslara ilişkin bir adım atılmadı” dedi.

HASTALAR HASTANEYE GİTMEK İSTEMİYOR

Tutukluların dışarı çıkıp geldiğinde 14 gün karantina altında tutulduğunu vurgulayan Korkut, “Zaten karantina alanları bir tür tecrit alanları halinde olması, bu bölümlerde sağlık anlamında yeterli teçhizatın olmaması, televizyon, radyo, gazete gibi ihtiyaçların olmaması ve yeri geldiğinde ihtiyaçlarını karşılamayacak kişilerin 14 gün boyunca bütün ihtiyaçlarını tek başına sürdürmesi mahpusların tedaviyi reddetmesi noktasına getirebiliyor. Kişi tedaviye ulaştıktan sonraki sürecin sağlıklı işletilmesini istiyor. İşkence sistemine dönüştürüldüğü için ağır hasta mahpuslar dahil kimse hastane sevklerine gitmek istemiyor” dedi.

KÖTÜ MUAMELE VE İŞKENCE BAŞVURULARI ARTTI

Son dönemlerde kötü muamele ve işkence konularında başvuruların arttığını ifade eden Korkut, “Bu dönemde çok ciddi keyfi uygulamalar söz konusu. Ayakta sayım, tek sıra yürüme, yine koğuşlarda aramalar yapılıyor. Son dönemlerde baskın arama dediğimiz aramanın yanında kişiyi sürekli tedirgin etmeyi sağlayan bir arama tarzı bize çok yansıyor. Aramalar çok kalabalık gruplarla yapılıyor. Bir taraftan pandemi nedeniyle hiçbir aktiviteye izin verilmiyor diğer tarafta maskesiz ve tutuklulara da maske dağıtılmadan kalabalık gruplar halinde arama yapılıyor” dedi.

Almanya’da anketlerde önde giden SPD: Türkiye’de demokrasideki sorunları görmezden gelemeyiz

Gündem

Online zirveye Erdoğan’ın kalabalık heyetle gidecek olması doları fırlattı

Birleşmiş Milletler’in gelecek hafta ABD’de online olarak yapılacak genel kuruluna liderler çağrılmadı. Ancak AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geniş bir heyetle ABD’ye gidecek. Erdoğan’ın bu hamlesi doların fırlamasına neden oldu. 

BOLD – Dolar kuru yeniden yükselişe geçti. Ekonomi yazarı Remzi Özdemir bunda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın online yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na kalabalık bir heyetle gitmesinin etkili olduğunu savundu. Özdemir, “Erdoğan problem çözmeye mi gidiyor?” algısının doları yükselttiğini kaydetti.

YABANCILAR DOLAR ALIP ÇIKIYOR

8.80’lere kadar çıkıp daha sonra 8.30 seviyelerine kadar gerileyen dolar kuru haftayı 8.65’le kapattı. Dolardaki bu yükselişle ilgili ekonomi yazarı Remzi Özdemir’den ilginç bir yorum geldi. Youtube yayınına katılan Özdemir dolarda yaşanan son yükselişle ilgili yorumlarda bulundu. Aslında doların yükselmediğini. Türk Lirasının değer kaybettiğini belirten Özdemir, “Türk Lirası değer kaybetmesinin nedeni yabancılar. Yabancı satışları var piyasada çok ciddi anlamda. Tahvil satan yabancı dönüp dolar almaya başladı” dedi.

MERKEZ BANKASI FAİZ İNDİRECEK

Ekonomi yazarı Özdemir faiz indirimi ile ilgili de ”Merkez Bankası’nın faiz indirilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Evet yeni bir indirim olacak” dedi. Son gelişmelerin TL’yi olumsuz etkilediğine dikkat çeken Özdemir, “Türk Lirası açısından önümüzdeki günler çok iyi günler değil yakından takip etmek lazım” dedi.

ERDOĞAN’IN ABD ZİYARETİ YATIRIMCIYI ÜRKÜTTÜ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye yapacağı ziyarete de değinen Özdemir, ”Erdoğan BM Genel Kurulu’na katılmak üzere Amerika’ya gidiyor. Normal şartlarda Amerika’ya liderleri çağırmadılar pandemi nedeniyle. Ama Erdoğan geniş bir heyetle katılacak. Şimdi şunu düşünüyoruz, Amerika’da bir problem var da Erdoğan o problemi çözmeye mi gidiyor? Şu anda piyasaların bilmediği ancak yabancıların bildiği bir panik havası var. İşte bu da doları 8.60’ın üzerine attı” dedi.

 

Erdoğan, kan kaybediyor: En beğenilen liderler arasında 3’ncü sıraya geriledi

 

Okumaya devam et

Gündem

15 Temmuz’un şahidi Tenkil Müzesi için bir araya geliyorlar

Tenkil Müzesi Derneği, 15 Temmuz sonrası Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlali ve mağduriyetlerini canlı yayınla duyurmak için önemli bir organizasyona imza atıyor. Aralarında Herkül Milas, Abdullah Aymaz, Enes Kanter, Barbaros Şansal gibi çok sayıda isim Youtube yayınında Tenkil Süreci’ni konuşacak.

BOLD – Aralarında Herkül Milas, Enes Kanter, Emine Eroğlu, Barbaros Şansal, Tarık Toros, Vedat Demir, Kerim Balcı, Erkam Tufan, Abdullah Aymaz, Mehmet Ali Uludağ, Betül Alpay, Tuba ve Cevheri Güven, Sevinç Özarslan, Hasan Cücük, merhume Halime Gülsu’nun annesi Zeynep Gülsu gibi isimlerin katılacağı programı bu akşam gerçekleşiyor.

Tenkil Müzesi yayını, Hizmetten sitesinin YouTube kanalında Türkiye saatiyle bu akşam 21.00’de başlayacak.

Moderasyonunu gazeteci Metin Yıkar’ın yapacağı programda Tenkil Müzesi Derneği’nin ‘Sanal Müze’ ve ‘Tenkil Hafıza Merkezi’ (www.tenkilmemorial.com) çalışmalarına destek istenecek.

Tenkil Müzesi Derneği, son 6 yıldır sistematik bir şekilde uygulanan insan hakları ihlallerini gündeme taşımaya çalışıyor. Gözaltında, tutuklu ya da hasta ölümler, bebekli ve hamile tutuklu kadınlar, Ege ve Meriç’te ölümler, kaçırılmalar ve diğer insan hakları ihlallerini yakından takip eden Tenkil Müzesi Derneği’ne süreçte hayatını kaybeden bir çok ismin emanet eşyaları ulaşıyor.

Yayın kanalları: MCEU TV ve Hizmetten YouTube Kanalı

18 Eylül 2021 Cumartesi
⏰20.00 Berlin Saati
⏰21.00 İstanbul Saati
⏰14.00 Newyork Saati
⏰19.00 Londra Saati

Okumaya devam et

Analiz

Bir kötülük timsali: TRT’de elektrik paylarıyla beslenen Troliçe Hilal Kaplan

AK trollerin başında yer alan Troliçe Hilal Kaplan’ın kanser hastası Ayşe Özdoğan hakkındaki paylaşımı ‘bu kadar da olmaz’ dedirtti. Cumhurbaşkanlığı Saray’ından aldığı güçle muhaliflere saldıran, TRT’de kaptığı koltuk sonrası kindarlığını daha da artıran Kaplan’ın hemcinsi hakkındaki ifadeleri işlediği nefret suçunu da ortaya koydu.

BOLD ANALİZ – 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna kadar Gülen Hareketi’ne övgüler dizen Hilal Kaplan, dershanelerin kapatılma sürecinde Gülen Hareketi’nin Türk milleti için çok önemli hizmetler yaptığını ifade etmişti. AKP’li 4 bakana yönelik soruşturmada evlerden çıkan para sayma makinaları, ayakkabı kutularından taşan dolar ve Euroların kamuoyuna yansıması Kaplan’ı çileden çıkardı.

GÜLEN HAREKETİNE SALDIRDIKÇA SARAY’A YAKLAŞTI

Polis ve savcıların AKP’lilerin yolsuzluklarını ortaya dökmesiyle Kaplan ve yandaş gazeteciler Gülen Hareketine yönelik saldırıların dozunu arttırdı. Öğrencilere burs verilmesi için kermes düzenleyen ev hanımlarını kelepçelenmesi troliçe Kaplan’ı tatmin etmedi. Gülen Hareketine yakın televizyon kanallarının kapatılması da Kaplan’a yetmedi. Bebekli annelerin nezarethane ve hücrelere tıkılması da Kaplan’ı mutlu etmedi. Erdoğan’ın huzurunda “Çok insaflı gidiliyor” diyerek operasyonların şiddetinin arttırılmasını istedi.

YARGIDA PELİKANCI GRUBU YÖNETMEYE BAŞLADI

15 Temmuz sonrası bir gecede 4 bin hakim ve savcının ihraç edilmesiyle Kaplan’ın başında bulunduğu Pelikancılar iyice güçlendi. Damat Berat Albayrak ve Saray’dan aldığı destekle yargıda kendilerine yakın isimler kritik görevlere getirildi. Hilal Kaplan ve ekibi arkasına aldığı yargı gücüyle sosyal medya üzerinden kendilerinden olmayanları linç etmeyi sürdürdü. AKP’yi eleştiren ünlü Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş’a “Aklını başına topla!” tehdidinde bulunmaktan çekinmedi.

DAMATIN İSTİFASIYLA SARSILDI TRT’YE ATANINCA RAHATLADI

Önce çok sevdiği ABD Başkanı Trump’un seçimi kaybetmesi ardından Damat Berat Albayrak’ın istifasıyla sarsılan Kaplan, Erdoğan’a Albayrak’ın istifasını kabul etmemesi çağrılarında bulundu. Ancak kriz o kadar büyüktü ki troliçe Kaplan’ın gücü bu kadarını düzeltmeye yetmedi. Ancak trollerin en büyük özelliği “Yeni şartlara ayak uydurmak” olduğu için “Damatsız” döneme anında adapte oldu. Performansı Saray tarafından beğenilen Kaplan, TRT yönetim kurulu üyeliğiyle ödüllendirildi.

NEFRET SUÇU İŞLEMEKTEN ÇEKİNMİYOR

Hilal Kaplan, son olarak sosyal medyadan sesini duyurmaya çalışan kanser hastası Ayşe Özdoğan’ı, hedef aldı. Hakkında Gülen Cemaati’ne yönelik bir soruşturma kapsamında silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla açılan davada 9 yıl 4 ay ceza verilen Özdağan’a muhafazakar camiadan destek açıklamalarına öfkelendi. Kaplan, “Mazlum” derken FETÖ yöneticiliğinden hüküm giydiğini belirtmemişsiniz. Kamuoyuna çağrı yaparken belirtilmesi gereken önemli bir “detay” değil mi bu?” diyerek nefret suçu işledi.

Hilal Kaplan’ın kadınlara yapılan zulümler konusundaki ayrımcılığı Ahmet Bozkuş’un ‘Troliçe belgeselini’ akıllara getirdi.

ÜZERLERİNE SİFONU ÇEKİN

Siyasi hicivleriyle tanınan Ahmet Bozkuş, hazırladığı daha önce hazırladığı videoyla, iktidar lehine çalışan, eleştirel bakıştan uzak AKP’li gazeteci ve sosyal medya kullanıcılarını esprili bir dille anlatmıştı. Trollerin başında bulunan Kaplan’ı eleştiren Bozkuş’un ifadeleri Troliçe’ye verilecek en güzel cevap: “Sosyal medyada trol saldırısına uğradığınızda sessizce bekleyin ve üzerine sifonu çekin.”

Troliçe lakaplı Kaplan’dan “iyi ki cezaevlerine atanmamış” dedirten paylaşım

Okumaya devam et

Popular

Shares