Connect with us

Analiz

Orman yangınları, heyelan, sel: Sırada deprem mi var?

Bugün 17 Ağustos… 1999 yılında Marmara bölgesinde meydana gelen büyük depremin yıl dönümü. Türkiye son günlerde orman yangınları, heyelan ve sel felaketleriyle boğuşurken, uzmanlar beklenen ve milyonlarca kişinin etkileneceği büyük İstanbul depremi konusunda uyarılarını artırdı. 

BOLD ANALİZ – 1999 yılında yaşanan Marmara Depremi’nde 18 bin 300 kişi hayatını kaybetti, 44 bin kişi yaralandı. 67 bin ev yıkılırken 11 bin işyeri de yok oldu. Son günlerde orman yangınları ve sellerle boğuşan Türkiye’de beklenen felaket ise deprem. İstanbul ve çevresinde yakın bir gelecekte olması düşünülen depremde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre en az 300 bin binanın etkilenmesi bekleniyor.

UZATMALARI OYNUYORUZ, HER AN DEPREM OLABİLİR,

Deprem konusundaki araştırmaları ve öngörüleriyle ön plana çıkan Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul depremi konusunda uyarılarını sıklaştırdı. İstanbul’da her an 7 üzeri bir depremin meydana gelebileceğini belirten Görür, “İstanbul’da tehlikede olan 250 bin insan ile karşı karşıyayız. 7’den büyük deprem olma olasılığı her an yüzde 64’tür. Uzatmaları oynuyoruz” dedi.

İSTANBUL’DA 1.5 MİLYON BİNA RİSKLİ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Haber Global’de yaptığı açıklamalarda İstanbul’da 5,9 milyon bağımsız bölüm olduğunu belirterek, “Bunun 1,5 milyonu da riskli gözüküyor. Bunların 300 bini de acil öncelikli konutlar. 300 bin konutun dönüştürülmesi lazım.” dedi. Kurum, Türkiye’nin yüzde 66’sının deprem riskli alanlarda yer aldığını, son bir asırda 90 bin vatandaşın depremlerde hayatını kaybettiğini kaydetti.

DEPREME HAZIRLIK İÇİN 36.9 MİLYAR DOLAR TOPLANDI

İstanbul’da büyük bir deprem bekleniyor. Peki bu konuda neler yapıldı?1999 yılında yaşanan Marmara Depremi’nden sonra hayata geçirilen, 2003 yılında AKP iktidarı tarafından kalıcı hale getirilen ve deprem vergisi olarak bilinen Özel İletişim Vergisi, bu yıl Cumhurbaşkanlığı kararıyla arttırıldı. Deprem vergisi yüzde 7.5’ten yüzde 10’a çıkarıldı. Deprem vergisinden 22 yılda 36.9 milyar dolar para toplandı.

DEPREM PARALARI NEREYE GİTTİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen yıl Ekim ayında meydana gelen İzmir depremi sonrası 1999 Marmara Depremi’nin ardından toplanan ve o dönemki kurlarla 35 milyar doları geçen verginin akıbetini sordu. Kılıçdaroğlu, “Depremden sonra özel iletişim vergisi sürekli hale geldi. Şu ana kadar toplanan para 35 milyar dolar. 35 milyar dolarla siz İstanbul’da, İzmir’de yaşanacak depremdeki can kaybını en aza indirgersiniz. Soruyoruz nereye gittiğini cevap vermiyorlar. Nereye gitti bu paralar?” dedi.

“HARCANMASI GEREKEN YERE HARCADIK”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın deprem paralarının ne yapıldığı ile ilgili sorulara, “Harcanması gereken yere harcadık. Bundan sonra da Bay Kemal’e bu tür şeylerin hesabını vermeye zamanımız yok. Bütün bu harcamalar nasıl yapılıyor, bunlara bakmıyor ki” dedi. AKP’li Naci Bostancı ise deprem vergilerinin Hazine’ye aktarıldığını ve farklı ihtiyaçlar için kullanıldığını söyledi. Dönemin AKP’li Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in deprem paralarının nereye harcandığı yönündeki soruya verdiği cevapta toplanan vergilerin sağlık, eğitim, duble yollar gibi halkın ihtiyacını karşılamak için kullanıldığını söyledi.

1 MİLYON 850 BİN DAİRE YAPILABİLİRDİ

Ekonomist Özcan Kadıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 1999 depreminden sonra kalıcı hale getirilen Özel İletişim Vergisi’nden bugüne kadar toplanan paranın 36.9 milyar doları bulduğuna dikkat çekerek, “Bu para ile her biri 100 metrekarelik 1 milyon 850 bin adet daire yapılabilirdi” dedi. Kadıoğlu, bunun 7.7 milyon nüfuslu bir şehrin veya İstanbul’un yarısının yeniden yapılması anlamına geldiğine dikkat çekti. Her imar affında bütçeye gelir sağlanıp o günün kurtarıldığına da dikkat çeken Kadıoğlu, “Ama bu yanlışla deprem veya doğal afet esnasında canların yok olmasına sebep olunuyor” dedi.

Taliban da Erdoğan’a boş değil: Yakın olmak isteriz

Analiz

CHP’nin Kılıçdaroğlu ısrarına eleştiriler artıyor: Uygun aday değil

CHP’lilerin cumhurbaşkanlığı için adayın genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun olacağını açıklaması eleştirileri beraberinde getirdi. Sosyal medyada yorumlarını paylaşan muhalif birçok isim, Kılıçdaroğlu’nun uygun aday olmadığı konusunda hemfikir…

BOLD ANALİZ – Kamuoyu araştırmalarında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karşısında en az oyu alan isim CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. CHP’nin Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda ısrarcı olması eleştirileri beraberinde getirdi. Sosyal medyada Kılıçdaroğlu’nun uygun aday olmadığı eleştirileri giderek artıyor.

“CHP’NİN ADAYI KILIÇDAROĞLU”

CHP’li birçok isim seçimlerde cumhurbaşkanı adaylarının genel başkanları Kemal kılıçdaroğlu olacağını açıkladı. Son olarak CHP Grup Başkanvekili Engin Altay dün İstanbul’da yapılan mitingde “Mırın kırın etmenin anlamı kalmadı. ‘Gönlümüzün adayı Kılıçdaroğlu’ deniyordu, o ‘gönlümüzün’ kısmı biraz kalktı. CHP’nin adayı Kılıçdaroğlu” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

“TÜRKİYE’NİN İKİNCİ BİR ŞANSI YOK”

CHP’nin Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusundaki ısrarı eleştirilere yol açtı. Diken.com.tr yazarı Levent Gültekin, “Kılıçdaroğlu aday olursa” başlıklı yazısında “Kapalı kapılar ardında Kemal Bey’i adaylık için cesaretlendirenleri, aday olması için teşvik edenleri, daha şimdiden kampanya hazırlığı içinde olanları toplumun bilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek, demokrasiye dönüş konusunda Türkiye’nin ikinci bir şansı olmadığı uyarısında bulundu.

KILIÇDAROĞLU’NUN KARİZMA VE PERFORMANSI YOK

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Berk Esen ise Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile ilgili yaptığı paylaşımda, “KK adaylığında zaten sıkıntı tam da bu. Kılıçdaroğlu dürüst bir insan, partide önemli değişimlere de imza attı. 2019 yerel seçiminde büyük rolü var. Ama bu kadar zorlu, kritik seçime gidilirken tüm muhalif seçmenlerin kafasından şüpheleri atacak bir hazırlık, karizma ve performansı yok. Keşke olsaydı” dedi. Esen, Türkiye’yi Erdoğan  rejiminden kurtaracak aday ve kadro konusunda kumar oynanmaması gerektiğini kaydetti.

KAZANAMAYACAK TEK ADAY KILIÇDAROĞLU

Sözcü gazetesi yazarı Murat Muratoğlu ise Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile ilgili yaptığı paylaşımda, “Kılıçdaroğlu temiz, dürüst bir siyasetçi ama… Kazanmayacak tek aday! Muhalefet partileri o kadar kafayı sıyırmış olamaz… Seçim stratejisi falan di mi bu?” dedi.

Yunanistan’a ulaşan sığınmacıları, Türkiye’ye çalışan çete geri itti

Okumaya Devam Et

Analiz

Selçuk Tepeli’nin bardak fırlatması: Özgür medyaya olan açlığın fotoğrafı

Çiftçinin haline üzülen FOX TV ana haber spikeri Selçuk Tepeli’nin bardak fırlatması Türkiye’de özgür medyaya olan açlığın fotoğrafını ortaya koydu. Habertürk gazetesinde çalışırken AKP Hükumetini eleştiren haberler yapamayan Tepeli, yandaş olmayan FOX televizyonunda kendini buldu.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de medyanın hali pürmelali Selçuk Tepeli üzerinden dönen tartışmalarda kendini gösterdi.

YANDAŞ MEDYA VE TROLLERDE SELÇUK TEPELİ ÖFKESİ

Mazot ve gübre fiyatlarına gelen zamlar yüzünden tarlasını ekemeyen çiftçilerin haberini sunarken tepki göstermesi medyayı da ikiye böldü. Havuz medyası ve ak troller Tepeli’nin görevden alınmasını FOX TV’ye de RTÜK’ün ceza kesmesini istedi. Tepeli’ye destek verenler ise “Bu tepki zamlar altında inleyen halkın tepkisidir” görüşünde birleşti.

ŞÖHRETİ YAKALAYAN FATİH PORTAKAL UNUTULDU

Vatandaşın sıkıntılarını gündemine alan haberler hazırlayan FOX ekibinin bütün sunucuları gündeme oturuyor. FOX muhabir ve kameramanlarının halkın içinden haberlerini sunan Fatih Portakal, ekrandayken herkesin görüşünü merak ettiği isim haline gelmişti. Kanaldan ayrıldıktan sonra şöhreti biten Portakal’ın YouTube kanalı gerekli ilgiyi görmüyor.

İSMAİL KÜÇÜKKAYA’NIN SALVO ÖZGÜRLÜĞÜ

Medyanın yüzde 95’inin AKP ve Erdoğan yanlısı haberler yaptığı Türkiye’de FOX kanalındaki zam, geçim sıkıntısı, borç altında ezilen çiftçi haberleri büyük ilgi görüyor. Aynı kanalda sabah haberlerini sunan İsmail  Küçükkaya’nın herkesi eleştirme konforu da FOX’un bu gücünden kaynaklanıyor.

Portakal, Küçükkaya ve Tepeli’nin haber sunma tarzları Erdoğan Türkiye’sinde medya özgürlüğünü olan açlığı gözler önüne serdi.

Yandaş Kütahyalı’dan ‘seçimi kaybetse de Erdoğan koltuğu bırakmayabilir’ iması

Okumaya Devam Et

Analiz

Türkiye’de genç olmak

Türkiye genç olmak ateşten gömlek giymek demek. Paşaların kahraman ilan edildiği koca darbe gençlere yıkılıyor, bir twit attığı için gençlerin hayatları karartılıyor, Erdoğan aleyhine slogan atılan bir yerde bulundukları için okudukları lise gözaltına alınıyorlar. Ya da bir iftara katıldı diye final sınavları zamanı tutuklanıyorlar. AKP tarafından sistematik şekilde baskıya maruz kalan gençlerin ülkeyi terk edenler içerisindeki oranı da dikkat çekici.

BOLD – AKP iktidarının gençlerle yıldızı hiç barışmadı. Siyasi eleştirilerini sosyal medyadan paylaşan yüzbinlerce genç, nezarethane ve cezaeviyle tanıştı.

15 Temmuz’daki askeri kalkışma sonrası Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları kahraman ilan edilirken, koca darbede ihale çoğu çocuk yaştaki harbiyeli öğrencilere kaldı.

Birçok askeri öğrenci darbeye teşebbüsten müebbet hapisle cezalandırılırken, o yıl 13-14 yaşlarında olan askeri lise öğrencileri de 18’ine basar basmaz gözaltına alındı.

Önceki gün hakkında soruşturma başlatılan, 25 yaşındaki bir askeri öğrenci haksızlığa isyan ederek intihar etti. Bilgiyi paylaşan Askeri Öğrenci Komitesi platformu, intihar eden gencin ağabeyinin de tutuklu bir askeri öğrenci olduğunu belirtti.

HEDEFTE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ

Hizmet Hareketi mensubu oldukları gerekçesiyle ülkenin dört bir yanındaki üniversitelerde okuyan öğrenciler, final sınavları döneminde gözaltına alınmaya başladı.

15 Temmuz’dan bu yana 6 yıl geçmesine rağmen, iktidar güdümündeki yargı ülkenin gençlerini sudan sebeplerle cezalandırmaya deva ediyor.

Karabük’te gözaltına alınan 14 üniversite öğrencisinden 3’ü tutuklandı. Katıldıkları iftar yemekleri tutuklanan öğrencilerin aleyhinde delil olarak kullanıldı.

Karabük’te bir haftadır gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden sonra, dün de aralarında Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin de yer aldığı 50 kişi gözaltına alındı.

LİSELİLERE OKULDA GÖZALTI

Dünya Kadınlar Gününde, Erdoğan aleyhine atılan sloganlar yüzünden dün 2 liseli okudukları okulda gözaltına alındı.

Son birkaç günde yaşananlar gençlere yönelik tahammülsüzlüğü gözler önüne sererken, sosyal medyada kullanıcılarının da dikkatini çeken durum “Türkiye’de genç olmak” etiketiyle gündeme yerleşti.

Türkiye’deki baskıya dayanamayan gençlerse çareyi ülkeyi terk etmekte buluyor. Türkiye’den göç edenler arasında gençlerin oranı dikkat çekiyor.

TÜİK’in verilerine göre, Türkiye’den yurtdışına göç eden nüfus içinde yüzde 15.2 ile en büyük dilimi ‘25-29 yaş grubu’ oluşturdu. Bu yaş grubunu yüzde 13 ile 30-34 ve yüzde 12.6 ile de 20-24 yaş grubu takip etti.

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar