Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Türk-Amerikan ortaklığına petrol arama izni yok

Türk ve Amerikan şirketlerinin kurduğu ortaklığa Siirt, Şırnak ve Mardin’de petrol arama izni verilmedi. Firmaların Siirt’te iki, Siirt, Şırnak ve Mardin’de iki olmak üzere toplam 4 ruhsat başvurusu Enerji Bakanlığı tarafından reddedildi.

BOLD – Resmi Gazetede yayımlanan karara göre Derkim Poliüretan San. ve Tic. A.Ş  ile Aladdin Middle East Ltd UKOG Turkey Ltd. ortaklığının ayrı ayrı yaptıkları petrol arama izni başvuruları kabul edilmedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün Petrol Hakkına Müteallik kararı Resmi Gazete’nin çeşitli ilanlar bölümünde yer aldı. Kararda, “Derkim Poliüretan San. ve Tic. A.Ş.’nin Siirt ilinde 15.301 hektarlık M47-b3 paftası için ve  Siirt, Şırnak ve Mardin illerinde 30.650 hektarlık M47-c1, c2 paftası için petrol arama ruhsatı verilmesine ilişkin müracaatı incelenmiş; 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu’nun 7 ve Türk Petrol Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 9 ve 10 uncu maddeleri gereğince talebin reddine karar verilmiştir.” Denildi.

AMERİKAN ORTAKLI ŞİRKETE DE İZİN YOK

ABD ortaklı şirkete de izin verilmediği şu kararla duyuruldu: “Aladdin Middle East Ltd. (%50) – UKOG Turkey Ltd. (%50) Şirketlerinin Siirt ilinde 15.301 hektarlık M47-b3 paftası için Siirt, Şırnak ve Mardin illerinde 30.650 hektarlık M47-c1, c2 paftası için müşterek petrol arama ruhsatı verilmesine ilişkin müracaatı incelenmiş; 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu’nun 7 ve Türk Petrol Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 9 ve 10 uncu maddeleri gereğince talebin reddine karar verilmiştir.”

TÜRKİYE PETROLLERİNE 1 AY ÖNCE İZİN ÇIKMIŞTI

31 Temmuz 2021 tarihinde ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) Siirt’te 15 bin 326 hektar yüz ölçümüne sahip sahada 5 yıl süreyle petrol arama ruhsatı verilmesi kararlaştırıldı. Kararın ardından TPAO’nun Siirt’te petrol arayacağı belirtildi.

Türkiye’de ‘darbe’ tamtamları çalıyor: Abdulkadir Selvi de kervana katıldı

Analiz

Erdoğan’ın yeni ‘Papaz’ tuzağı

2018 yılında yaşanan Rahip Brunson krizinin büyümesine izin vererek doların 8,5 TL’ye tırmanmasına sebep olan Erdoğan, yüksek kur, faiz ve enflasyonla halkını zor durumda bıraktı. O günlerde Merkez Bankasının ihalesiz dolar satışları ve ucuzdan dolar alan şirketler çok tartışıldı. 10 büyükelçi tartışmasından da kötü kokular alan muhalefet, Erdoğan’ın niyetini sorguluyor.

BOLD – Eskişehir’de Millet Bahçesi açılışında konuşan Tayyip Erdoğan, Osman Kavala açıklaması yapan 10 Büyükelçi için istenmeyen adam ilan edilmesi talimatını verdiğini duyurdu. Erdoğan, “Ben Dışişleri Bakanıma talimatı verdim, ne yapması gerektiğini söyledim. Bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini halledeceksiniz dedim. Bunlar Türkiye’yi anlayacak, bilecek. Anlamadıkları gün burayı terk edecekler” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Erdoğan’ın talimatını yerine getirmesi sonrası büyük bir diplomatik kriz yaşanacak. Dünyanın en önemli 10 ülkesinin büyükelçileri Türkiye’den ayrılmak zorunda kalacak. Zaten yükselen dolar ve eurodaki artışın hızlanmasından endişe ediliyor.

2018 yılında ABD ile yaşanan Rahip Brunson krizinde de döviz kurunda benzer bir kırılma noktası meydana geldi. ABD’den gelen yaptırım tehdidi sonrası dolar 8,50 TL’ye ulaştı. Kriz Erdoğan’ın geri adım atması sonrası bitti. Erdoğan’ın krizi tırmandırdıktan sonra geri adım atması ise Merkez Bankasının ihalesiz dolar satışını ve bu dolarları ucuzdan alan şirketleri gündeme getirdi.

BU BİR GÖREV İHMALİ

Merkez Bankasının kayıp 28 milyar dolar rezervi ile ilgili en hararetli tartışmaların yaşandığı geçen Mayıs ayında çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, “Hazine ile 2017’de imzalandığı belirtilen protokol bu şekilde döviz satışına olanak veriyorduysa 2018’de Rahip Brunson krizi sırasında kur fırlayıp giderken bu protokol devreye sokularak niye satış yapılmadı da doların 8.50’yi aşmasına göz yumuldu? Bu bir görev ihmali, hatta görevi kötüye kullanma değil mi” diye sordu.

DIŞ GÜÇLER YÜKSELTİ DEME

Şimdi yaşanan büyükelçi krizinden de muhalefet kötü kokular alıyor. İyi Partili Ümit Dikbayır, “Sayın Erdoğan, senin yanlış ekonomi yönetimin ve iş bilmezliğin sonucu dolar bugün 10 TL. Baştan söyleyeyim; Büyükelçiler üzerinden uluslararası kriz çıkartıp, bunu siyaseten fırsata çevirmeye çalışıp; yarın, dövizi ben değil dış güçler yükseltti diye vatandaşın karşısına çıkma!” dedi.

Aynı fikirleri paylaşan ekonomi yazarı Uğur Gürse de, “Döviz kurunu 8.28’den 9.60’a getiren neden, Merkez Bankası’nda siyasi direktifle faiz indirim süreci ve oradaki görevden almalar oldu. Şimdi kimse çıkıp da “10 Büyükelçi krizi nedeniyle oldu” demesin. Henüz bunu görmedik, ama pazartesinden itibaren bunu da göreceğiz” diye konuştu.

Erdoğan 10 büyükelçiyi istenmeyen adam ilan etti, şimdi ne olacak?

Okumaya devam et

Ekonomi

Benzin 10 TL yolunda: 44 kuruş zam geldi

Türkiye’de zamların arkası kesilmiyor. Benzinin litre fiyatına 25 Ekim Pazartesi gece yarısından itibaren 44 kuruş zam gelecek.

BOLD – “Brent tipi” petrolün varil fiyatı 85 dolara yükselirken, doların 9,66 TL ile tarihteki en yüksek seviyeye çıkması akaryakıtta zam bombardımanına yol açtı. Geçen hafta iki gün arayla motorine toplam 64 kuruş zam gelirken, motorin 8,16 TL ile benzin fiyatını geride bırakmıştı.

BENZİNLİKLER ÖNÜNDE KUYRUKLAR

Ancak motorinin zam şampiyonluğu unvanı kısa sürdü. 25 Ekim Pazartesi saat 00.01’den itibaren benzinin litre fiyatı da 44 kuruş artacak. Pazartesi gece yarısından geçerli olmak üzere benzinin litresi İstanbul Avrupa yakasında asgari 7,92 TL’den 8,36 TL’ye çıkacak. Zamsız benzin almak için araç sahipleri yine benzin istasyonlarında kuyruklara girecek.

BENZİN VE MOTORİN 10 TL’Yİ GEÇEBİLİR

LPG fiyatı da 2 Ekim’de 71 kuruşluk zammın akabinde 6,10 TL’ye yükselmişti. Akaryakıttan alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) eşel mobil sistemi sebebiyle sıfırlanmıştı.

Sektör temsilcileri ÖTV’nin ilave edilmesi hâlinde benzin ve motorin fiyatlarının 10 TL’yi geçebileceğini belirtiyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

Dolar krizinin ortasında bir bu eksikti!

Ekonomi Yazarı Turhan Bozkurt, faiz indirimi sonrasında meydana gelen dolar krizinin Türkiye’nin kara para riski yüksek ülkeler arasında değerlendirilmesi ve Halkbank davasının devam edeceğine dair ABD’den gelen haberler sonrasında daha da arttığına dikkat çekti.

BOLD – Youtube kanalında piyasaları değerlendiren Ekonomi Yazarı Turhan Bozkurt, dolar kuru ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından Honduras, Kamboçya ve Zimbabwe gibi ülkelerle aynı lige düşürüldüğünü belirten Bozkurt, gri liste şoku ile doların 9,66 TL’ye, euronun ise 11,25 TL’ye yükseldiğini kaydetti.

YABANCI BANKALAR DOLAR KUR TAHMİNLERİNİ YÜKSELTTİ

Gri liste şoku bitmeden Amerika’dan “Halkbank Davası’na kaldığı yerden devam edileceği” haberinin geldiğini vurgulayan Bozkurt, “Yabancı bankalar da yıl sonu kur tahminlerine 10 TL üzerine çıkarıyor. İtalyan Unicredit dolar tahminini 9,30 TL’den 10,50 TL’ye yükseltti. Fransız Societe Generale, 2021 yılı sonu dolar/TL kuru tahminini 10,30’a çıkardı. Faiz indirimi dolar için 9,40 TL-9,59 TL aralığını işaret etmişti. Gri liste şoku bu kademeyi dolarda 9,50 TL-9,72 TL aralığına yükseltti. Altın ons iniş ve çıkışlar sert. Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararını açıklayacağı 3 Kasım’dan önce boğa tuzağı olabilir yukarı yönlü hamleler” dedi.

AYŞE TEYZEDEN TC NO İSTEYEN HÜKUMET KARA PARAYI ÖNLEYEMEDİ

24 ayar altının gramında 540 TL üzerinde alım yapmadan evvel 3 Kasım’ı beklemekte fayda olduğunu ifade eden Bozkurt, “Gümüşte de benzer riskler var. Borsa İstanbul (BİST) 3 Kasım’a kadar iskontolu hisseler üzerinden geçici bir ralliye sahne olacak. Döviz bürosunda 10 dolar bozduran Ayşe Teyze’den TC no, kimlik, adres ve telefon numarası isteyecek kadar abartılı tebliğlere imza atan Hazine Bakanlığı, kara para ile mücadelede Türkiye’nin küme düşmesine mani olamadı. Türkiye, Mali Görev Gücü (FATF) tarafından “gri” listeye alındı. Kara para ve terörizmin finansmanında mücadelede yetersiz kalındı. Honduras, Uganda, Zimbabwe, Nikaragua ve Kamboçya gibi ülkelerle aynı ligdeyiz artık. Döviz transferleri daha da zorlaşacak. Hemen her banka başı ağrımaması için Türkiye’ye potansiyel “kara liste” muamelesi yapacak” dedi.

SERMAYE AKIŞININ DURMASININ BEDELİ AĞIR OLACAK

Malî Eylem Görev Gücü’nün (FATF) kararının AB’nin Türkiye’yi mali açıdan kıskaca alması için bahane olabileceğini belirten Bozkurt, “Uyuşturucu ve fuhuş gibi suçlardan elde edilen gelirler bile “Varlık Barışı” ismi altında Türkiye getirilmesine göz yumuldu. Her ay net hata/noksan kaleminde, kaynağı ve sahibi belirsiz milyarlarca dolar para giriş-çıkışları dikkati çekiyor. 8 ayda 13,5 milyar dolar… Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in ifşa ettiği kokain ve kaçak altın ticareti… Gri liste kararı Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 3’ü kadar bir sermaye akışını durduracak. Yabancı sermaye girişinin durma noktasına geldiği bir dönemde 23 milyar dolarlık bir kaybın bedeli ağır olacak. Net döviz rezervleri – 51 milyar dolar, özel sektörün dış borcu 172 milyar dolar” dedi.

 

 

TÜGVA, kullandığı ERP yazılımı için Gülen Hareketi’ni suçladı

Okumaya devam et

Popular

Shares