Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Türkiye’nin çok sayıda noktasında çıkan orman yangınları, Afgan göçmenler ve Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğini bir kez daha gösterdi. Orman yangının THK’nın uçakları olmasına rağmen söndürülememesi, Erdoğan’ın evi yanan vatandaşlara çay fırlatması iktidara olan öfkeyi artırdı. İtibarı düşen ve çaresiz görünen Erdoğan, medyası aracılığıyla yeniden darbe söylentisini yaydı.

BOLD ANALİZ – Muğla, Marmaris ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde çıkan orman yangınları büyük bir ihmalle söndürülemedi. Türk Hava Kurumu’nun uçakları olmasına rağmen atıl şekilde depolarda bekletildiği ortaya çıktı.

Yangınların büyüyerek söndürülemeyecek noktaya ulaşmasının ardından oklar AKP iktidarına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” açıklaması yaptı. Erdoğan da “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak yok” dedi ancak THK’nın uçaklarının atıl vaziyette depolarda olduğu ortaya çıktı. Bunlar yaşanırken Türkiye, Avrupa’dan yangın söndürme uçağı istemek zorunda kaldı. İspanya ve Hırvatistan’dan gelen yangın uçaklarının THK’nınkilerle benzer özelliklere sahip olduğu ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken 31 Temmuz’da yangının çıktığı Marmaris’i ziyaret eden Erdoğan, düzenlediği miting sırasında ve yoldan geçenlere çay  fırlattı. Erdoğan’ın evi yanan insanlara çay fırlatması iktidarı olan öfkeyi daha da artırdı. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye’yi tek adam olarak yöneten Erdoğan’ın artık ülkeye idare edemediği kamuoyunda ve halk arasında dile getirilmeye başlandı.

DARBE AKP İÇİN TILSIMLI BİR SÖZCÜK

İşte tam bugünlerde kısa süre önce TRT yönetimine atanan Troliçe lakaplı Hilal Kaplan, Sabah’taki köşesinde “Biz hazırız” diyerek darbe hazırlığı iddiasında bulundu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören Erdoğan ve AKP iktidarı için darbe hazırlığı iddiası adeta kurtarıcı tılsımlı bir sözcük. Benzer bir iddia Montrö Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayınlanması sırasında gündeme geldi. 104 emekli amiralin Montrö sözleşmesinin tartışılmasına karşı olduklarını açıklaması darbe tartışmasına dönüştürüldü.

TABANI BİRLEŞTİRİP YÖNETİM KRİZİNİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR

Darbe iddiasında bulunulduğunda AKP tabanı Erdoğan’ın etrafında birleşiyor. AKP tabanında Erdoğan’a ve iktidarına yönelik eleştiriler susturulmuş oluyor.  Bu durumu iyi bilen Erdoğan ve AKP, darbe söylemiyle orman yangını olayında olduğu gibi ihmallerinin ve yönetim krizinin üzerini örtüyor.

‘İkinci 15 Temmuz’ geliyor: Troliçe Hilal Kaplan sinyali verdi

Analiz

Bir kötülük timsali: TRT’de elektrik paylarıyla beslenen Troliçe Hilal Kaplan

AK trollerin başında yer alan Troliçe Hilal Kaplan’ın kanser hastası Ayşe Özdoğan hakkındaki paylaşımı ‘bu kadar da olmaz’ dedirtti. Cumhurbaşkanlığı Saray’ından aldığı güçle muhaliflere saldıran, TRT’de kaptığı koltuk sonrası kindarlığını daha da artıran Kaplan’ın hemcinsi hakkındaki ifadeleri işlediği nefret suçunu da ortaya koydu.

BOLD ANALİZ – 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna kadar Gülen Hareketi’ne övgüler dizen Hilal Kaplan, dershanelerin kapatılma sürecinde Gülen Hareketi’nin Türk milleti için çok önemli hizmetler yaptığını ifade etmişti. AKP’li 4 bakana yönelik soruşturmada evlerden çıkan para sayma makinaları, ayakkabı kutularından taşan dolar ve Euroların kamuoyuna yansıması Kaplan’ı çileden çıkardı.

GÜLEN HAREKETİNE SALDIRDIKÇA SARAY’A YAKLAŞTI

Polis ve savcıların AKP’lilerin yolsuzluklarını ortaya dökmesiyle Kaplan ve yandaş gazeteciler Gülen Hareketine yönelik saldırıların dozunu arttırdı. Öğrencilere burs verilmesi için kermes düzenleyen ev hanımlarını kelepçelenmesi troliçe Kaplan’ı tatmin etmedi. Gülen Hareketine yakın televizyon kanallarının kapatılması da Kaplan’a yetmedi. Bebekli annelerin nezarethane ve hücrelere tıkılması da Kaplan’ı mutlu etmedi. Erdoğan’ın huzurunda “Çok insaflı gidiliyor” diyerek operasyonların şiddetinin arttırılmasını istedi.

YARGIDA PELİKANCI GRUBU YÖNETMEYE BAŞLADI

15 Temmuz sonrası bir gecede 4 bin hakim ve savcının ihraç edilmesiyle Kaplan’ın başında bulunduğu Pelikancılar iyice güçlendi. Damat Berat Albayrak ve Saray’dan aldığı destekle yargıda kendilerine yakın isimler kritik görevlere getirildi. Hilal Kaplan ve ekibi arkasına aldığı yargı gücüyle sosyal medya üzerinden kendilerinden olmayanları linç etmeyi sürdürdü. AKP’yi eleştiren ünlü Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş’a “Aklını başına topla!” tehdidinde bulunmaktan çekinmedi.

DAMATIN İSTİFASIYLA SARSILDI TRT’YE ATANINCA RAHATLADI

Önce çok sevdiği ABD Başkanı Trump’un seçimi kaybetmesi ardından Damat Berat Albayrak’ın istifasıyla sarsılan Kaplan, Erdoğan’a Albayrak’ın istifasını kabul etmemesi çağrılarında bulundu. Ancak kriz o kadar büyüktü ki troliçe Kaplan’ın gücü bu kadarını düzeltmeye yetmedi. Ancak trollerin en büyük özelliği “Yeni şartlara ayak uydurmak” olduğu için “Damatsız” döneme anında adapte oldu. Performansı Saray tarafından beğenilen Kaplan, TRT yönetim kurulu üyeliğiyle ödüllendirildi.

NEFRET SUÇU İŞLEMEKTEN ÇEKİNMİYOR

Hilal Kaplan, son olarak sosyal medyadan sesini duyurmaya çalışan kanser hastası Ayşe Özdoğan’ı, hedef aldı. Hakkında Gülen Cemaati’ne yönelik bir soruşturma kapsamında silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla açılan davada 9 yıl 4 ay ceza verilen Özdağan’a muhafazakar camiadan destek açıklamalarına öfkelendi. Kaplan, “Mazlum” derken FETÖ yöneticiliğinden hüküm giydiğini belirtmemişsiniz. Kamuoyuna çağrı yaparken belirtilmesi gereken önemli bir “detay” değil mi bu?” diyerek nefret suçu işledi.

Hilal Kaplan’ın kadınlara yapılan zulümler konusundaki ayrımcılığı Ahmet Bozkuş’un ‘Troliçe belgeselini’ akıllara getirdi.

ÜZERLERİNE SİFONU ÇEKİN

Siyasi hicivleriyle tanınan Ahmet Bozkuş, hazırladığı daha önce hazırladığı videoyla, iktidar lehine çalışan, eleştirel bakıştan uzak AKP’li gazeteci ve sosyal medya kullanıcılarını esprili bir dille anlatmıştı. Trollerin başında bulunan Kaplan’ı eleştiren Bozkuş’un ifadeleri Troliçe’ye verilecek en güzel cevap: “Sosyal medyada trol saldırısına uğradığınızda sessizce bekleyin ve üzerine sifonu çekin.”

Troliçe lakaplı Kaplan’dan “iyi ki cezaevlerine atanmamış” dedirten paylaşım

Okumaya devam et

Analiz

Dolar 8,60’a fırladı: Faiz inerse dolar nereye çıkar?

AKP Hükumeti’nin 8 liranın altına düşürmek için uğraştığı dolar yine fırladı. Geçen hafta 8,30 liranın altına gerileyen dolar, Merkez Bankasının faiz indireceği beklentisiyle 8,60 liraya çıktı. Peki dolar ve euro yılın ikinci yarısında kaç lira olacak?

BOLD ANALİZ – Faiz indirimi vaadiyle Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Şahap Kavcıoğlu 5 aydır faize dokunamıyor. Yüzde 19 seviyesinde duran politika faizi için 23 Eylül 2021 toplantısında indirim yapılacağı beklentisi oluştu. Geçen haftaya 8.27’li seviyelerden başlayan dolar/TL, TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun faiz indirimlerine kapıyı aralayan Çarşamba günkü konuşmasının ardından 8.51 liraya kadar yükselmişti.

MERKEZ’İN YIL SONU DOLAR TAHMİNİ 8,91 LİRA

Bugün yayımlanan Merkez Bankası’nın beklenti anketine göre yıl sonu yeni dolar tahminini 8,91 liraya yükseldi. Gelecek 12 ay sonundaki repo ihale faiz oranı beklentisini ise düşürdü. Halihazırda yüzde 19 olan haftalık repo faizi yüzde 14,73’e indi. TCMB’nin 23 Eylül’den itibaren faiz indirimine başlayabileceği belirtiliyor.

DOLAR 8,60 LİRA, EURO 10,13 LİRAYA ÇIKTI

Net döviz rezervleri 10 Eylül 2021 tarihi itibarıyla -52 milyar dolara gerileyen Merkez Bankası’nın bugün açıkladığı veriler dolar ve Euro’yu hareketlendirdi. Dün güne 8,43’ten başlayan dolar/TL, bugün 8,60’ı gördü. Euro ise 10,13 liraya ulaştı.

İKİ ENDİŞE KURU YUKARI İTİYOR

Tera Yatırım Baş Ekonomisti Enver Erkan, kurdaki artışa ilişkin “Fed teşviklerinin azalması endişesine ek olarak Merkez Bankası’nın erken faiz indirimi beklentileri liranın kayıplarını açıklıyor” yorumunda bulundu.

DOLAR 8,80 TL EURODA 10,50 TL OLACAK

Haftaya yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında yüzde 19 olan politika faizinin indirilmesi bekleniyor. Çekirdek enflasyonu dikkate alacaklarını belirten Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, politika faizinden yaklaşık 200 baz puan daha aşağıda olan çekirdek enflasyona göre faiz belirleyecek. TCMB’nin faizi bu ay 50 baz puan indirebileceği kaydediliyor. Faiz indirimiyle doların 8,80 lirayı deneyeceği Euro’yu ise 10,50 liraya fırlatacağı tahmin ediliyor.

Okumaya devam et

Analiz

Almanya ile Türkiye arasındaki fark sel felaketiyle gün yüzüne çıktı

Yakın dönemde Almanya ve Türkiye büyük sel felaketleri yaşadı. Almanya selden etkilenenlerin zararlarını karşılarken Türkiye ise halka IBAN dağıtıp afetzedelerin elektrik faturalarını 3 ay erteledi.

BOLD ANALİZ – Almanya Temmuz ayının ortasında, Türkiye ise Ağustos ayında sel felaketiyle karşılaştı. Almanyada’ki sel felaketinde 183 kişi, Kastamonu, Bartın ve Sinop’taki selde ise 82 kişi yaşamını yitirdi. İki ülkenin selzedelere yardımları ise farklı oldu. Almanya zararın büyük bölümünü karşılarken, Türkiye elektrik faturalarını öteledi.

ELEKTRİK FATURALARI 3 AY ERTELENECEK

Kastamonu, Sinop ve Bartın’daki selden etkilenenlerin elektrik faturalarının ertelenmesine ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla sel felaketinden etkilenenlerin elektrik faturaları 3 ay ertelendi. Kararda “sel felaketinden etkilenen vatandaşların 2021 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim tahakkuk dönemlerine ilişkin faturalarının tahsilatı 3 ay süreyle ertelenir” ifadesi yer aldı. Selden zarar görenlerin 15 Ekim’e kadar faturalarının ertelenmesine dair dilekçeyi ilgili tedarik şirketlere sunması gerekiyor.

IBAN DAĞITILIP HALKTAN YARDIM İSTENDİ

Kastamonu, Sinop ve Bartın gibi bu yıl sel felaketi yaşayan yerler arasında bulunan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’nin Güneysu ilçesi de bulunuyor. 8 gün arayla iki kez selin vurduğu Rize’nin Güneysu ilçesini ziyaret eden Erdoğan, selle ilgili ağaçları kesip çay diken halkı suçladı. Erdoğan ayrıca halka yardım olarak otobüs üzerinden 200 gramlık çay fırlattı. AKP Hükumeti ayrıca başlattığı kampanya ile duyurduğu IBAN numaraları vasıtasıyla selzedeler için halktan para talep etti.

ALMANYA TÜM ZARARLARI KARŞILADI

Almanya’da Temmuz ayında Kuzey Ren-Vestfalya ile Rheinland-Pfalz eyaletlerinde etkili olan seller nedeniyle 183 kişi hayatını kaybetti. Alman hükumeti sel felaketinden etkilenen bölgelere 400 milyon euroluk acil yardım gönderdi. Almanya ayrıca selden zarar gören kişi ve şirketlerin kayıplarının yüzde 80’ine kadarını karşılama kararı aldı. Karşılaşılan yıkımın boyutuna bağlı olarak belli durumlarda kayıpların tamamı ödenecek. Bu durumlarda sigorta şirketleri ve acil yardım fonundan yapılan ödemelerle yüzde 80’lik oran yüzde 100’e çıkacak.

Organlarıyla 5 kişinin hayatını kurtaran hakim Nurfer Akgül’e ‘KHK’ sansürü

 

Okumaya devam et

Popular

Shares