Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İsrail gemisine saldırı sonrası İran ile İngiltere karşı karşıya geldi

Umman’da geçen hafta gerçekleşen ve İran’ın suçlandığı tanker saldırısının ardından yaşanan gerilim tırmanıyor. İngiltere ve İran, tanker saldırısından ötürü birbirinin diplomatlarını karşılıklı olarak bakanlığa çağırırken ABD Dışişleri Bakanı Blinken İran’a ortak yanıt verileceğini söyledi.

BOLD – İngiltere ve İran, geçen hafta Umman’da gerçekleşen tanker saldırısının ardından yaşanan gerilim yüzünden birbirinin diplomatlarını çağırdı.

Geçen hafta Umman kıyılarında bir petrol tankerine düzenlenen saldırıda biri İngiltere diğeri Romanya vatandaşı iki kişi hayatını kaybetmişti. İngiltere, ABD ve İsrail, saldırıdan İran’ı sorumlu tuttu.

İran ise bu suçlamaları reddederek söylenenlerin temelsiz iddialar olduğunu belirtti.

İsrail ve İran arasında bu bölgede yürütülen denizcilik faaliyetleri yüzünden uzun zamandır gerilim var; iki taraf da diğerini yürüttüğü faaliyetlerden ötürü suçluyor.

İKİ ÜLKE DİPLOMATLARINI KARŞILIKLI OLARAK BAKANLIĞA ÇAĞIRDI

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ‘İran’ın bu durumun sonuçlarına katlanması’ gerektiğini belirterek, bu saldırının küresel gemiciliğe karşı gerçekleştirildiğini söyledi.

Pazartesi günü İngiltere, İran büyükelçisini ‘bu yasa dışı saldırıdan ötürü’ Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.

İran ise İngiliz maslahatgüzarını ve Romanya’nın en üst düzey diplomatını yöneltilen suçlamaları protesto amacıyla çağırdı.

BLINKEN: İRAN’A ORTAK YANIT VERİLECEK

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hint Okyanusu’nda İsrailli bir şirkete petrol tankerine düzenlenen saldırıdan İran’ın sorumlu olduğunu belirterek, “Birleşik Krallık, İsrail, Romanya ve diğer ülkelerle çok yakın temastayız ve (İran’a) ortak bir yanıt verilecek” dedi.

Blinken, İran’ın uzun süredir deniz taşımacılığı dahil bir dizi eylemlerde bulunduğunu ve sorumsuzca hareket etmeye devam ettiğini söyledi.

İSRAİL’DEN İRAN’A TEHDİT

İsrail Başbakanı Naftali Bennett Umman kıyılarında İsrail şirketi tarafından işletilen ve iki kişinin hayatını kaybettiği petrol tankerine düzenlenen saldırıdan İran’ı sorumlu tutmuş, “İran’a kendi bildiğimiz şekilde nasıl mesaj ileteceğimizi biliyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Bennett, ‘Mercer Street’ adlı petrol tankerine insansız hava aracıyla saldıranların İsrail hedefine zarar vermek istediğini kaydetti ama bu korsanca hareketin İngiltere ve Romanya vatandaşlarının ölümüne neden olduğunu kaydetti.

İran ise saldırıyı düzenlediği iddialarına karşı çıkıyor. Bennet’in açıklamasına karşı İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Saeed Khatibzadeh, ulusal çıkarlarını korumak için ülkesinin herhangi bir şekilde yanıt vermekten kaçınmayacağını aktardı.

PETROL TANKERİNE SALDIRI

Perşembe günü Mercer Street adlı yakıt tankerine Umman kıyılarında bir drone ile saldırı düzenlenmiş, saldırıda bir İngiliz ve bir Romanya vatandaşı hayatlarını kaybetmişti.

Amerikan uçak gemisi Ronald Reagan ve destroyer USS Mitscher, Mercer Street’e güvenli limana kadar eşlik etti.

Londra merkezli Zodiac Denizcilik firmasının sahibi İsrailli armatör Eyal Ofer.

Saldırıyı üstlenen olmadı ancak İran ve desteklediği militanlar daha önce insansız hava araçlarıyla bölgede saldırılar düzenlemişti.

Daha önce de İsrail ve İran tarafından idare edilen gemilere saldırılar düzenlenmiş olsa da can kaybı çok nadir yaşanıyor.

İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne üye 5 ülke, Avrupa Birliği ve Almanya arasında süren nükleer müzakereler dolayısıyla batılı ülkeler Tahran’a sert bir tepki vermekten kaçınıyor.

Ancak aylarca süren müzakerelerde anlaşmaya varılamaması dolayısıyla ABD Dışişleri Bakanı Blinken, müzakerelerin yıllarca devam etmeyeceğini ve sabırlarının bir sonu olduğunu ifade etmişti.

Yine de müzakereleri tehlikeye atmamak için ABD ve İngiltere’nin İran’a sınırlı bir tepki vermesi bekleniyor.

ABD’nin gündemi Sezgin Baran Korkmaz: “Erdoğan’a zarar verecek”

Dünya

Yunanistan cezaevi gibi mülteci kampı açtı: STK’lar tepki gösterdi

Yunanistan’da, insan hakları örgütlerinin ‘cezalandırma politikası’ olarak görüp tepki gösterdiği kapalı mülteci kamplarının ilki bugün açıldı. Sisam adasının merkezinde kalan 600 kadar göçmen, hafta başından itibaren 5 kilometre uzaklıktaki yeni merkeze tahliye edilecek.

BOLD – Sisam adasına inşa edilen ve bir cezaevi kadar gözlem altında tutulan kampa X-ray tarama cihazları, güvenlik kameraları ve manyetik kapılar yerleştirildi. Gece boyunca kapıların kilitli kalacağı kampa giriş-çıkışlar için de elektronik çipler kullanılacak.

4 ADAYA DAHA İNŞAA EDİLECEK

Benzer kamplardan İleryoz, Midilli, İstanköy ve Sakız adalarına olmak üzere 4 tane daha inşa edilecek. Avrupa Birliği, sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı bu 5 mülteci kampının kurulması için Atina’ya 276 milyon Euro destek sözü verdi.

SAĞLIKSIZ YAŞAM KOŞULLARI

Yunanistan’da kapasitesinin çok üzerinde göçmenin kaldığı çadır kamplardaki sağlıksız yaşam koşulları sıkça tartışılan bir konu. Atina, yeni kapalı merkezlerde kesintisiz su, tuvalet, banyo, özel alan gibi imkanların Avrupa Birliği standartlarını karşılayacağını söylüyor.

MÜLTECİLER SUÇLU DEĞİL YARDIMA MUHTAÇ

Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü (UNHCR) yetkililerinden de geldi. UNHCR temsilcisi Mireille Girard, “sığınma başvurusu yapanlar korumaya muhtaç. Onlar suçlu ya da topluma risk teşkil eden değil yardıma muhtaç insanlar” uyarısında bulunmuştu.

KAPALI KAMPLARDAN VAZGEÇİN ÇAĞRISI

Uluslararası Af Örgütü’nün de olduğu çok sayıda dernek Kamp sakinlerinin kapalı bir mekanda tutulup hareketlerinin kısıtlanması, cezaevi uygulamalarına benzetiliyor. “Mültecileri caydırmaya ve kısıtlamaya odaklı” politikaların ruhsal sağlığı olumsuz etkilediğini vurgulayan 45 kurum ve dernek, geçen hafta AB ve Yunan hükümetini ‘kapalı kamp’ planlarından vazgeçmeye çağırdı.

YUNANİSTAN’IN GERİ İTMELERİ

Yunanistan, 2015’te bir milyon mültecinin AB’ye sığındığı ilk duraklardan biri olmuştu.  Yunan Göç Bakanlığı verilerine göre ülkeye varan kaçak göçmenlerin sayısı 2019’a oranla yüzde 90 azaldı. İnsan hakları örgütlerine göre bu düşüşün en büyük nedeni Yunanistan’ın göçmenleri sistematik ve yasa dışı bir şekilde Türkiye’ye geri itmesi.

Almanya mülteci konusunda ince eleyip sık dokuyor

Okumaya devam et

Dünya

Hakan Şükür yeşil sahalarda! Şık golü büyük beğeni topladı

ABD’de yaşayan ‘Kral’ lakaplı efsane golcüsü Hakan Şükür’ün, sosyal medyada paylaştığı şık topuk hareketiyle attığı gol takipçilerinden binlerce beğeni aldı.

BOLD – Galatasaray ve A Milli Futbol Takımının ‘Kral’ lakaplı efsane golcüsü Hakan Şükür’ün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım binlerce beğeni topladı. İlerleyen yaşına rağmen Şükür, paylaştığı videoda eski günlerini aratmayan hünerlerini sergiliyor. Hakan Şükür, yaptığı şık bir topuk hareketiyle önüne aldığı topu ağlara gönderiyor.

NEDEN TÜRKİYE’Yİ TERK ETTİ

12 Haziran seçimlerinde AKP’den aday olan Şükür, İstanbul 3. bölge milletvekili seçildi. 16 Aralık 2013 tarihinde partisinden istifa eden Şükür, siyasi hayatına bir süre daha bağımsız milletvekili olarak devam etti. 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde İstanbul 3. bölgeden bağımsız aday olan Şükür, seçilemedi.

MAL VARLIĞINA EL KONULDU MADALYALI ALINDI

15 Temmuz sonrası Gülen Hareketi’ne verdiği destek yüzünden kendisi ve babası hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. Şükür’ün babası Sermet Şükür, hakkındaki iddialar yüzünden 3 yıl hapis ile cezası aldı. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının iddialarını değerlendiren mahkeme Şükür’ün yaklaşık 200 milyon TL değerindeki mal varlığına el konulması kararı verdi.

14 Temmuz 2017 tarihinde çıkan KHK ile Arif Erdem ile birlikte Hakan Şükür’e verilen tüm madalyaların geri alınmasına karar verildi. Siyaseti bıraktıktan sonra ABD’ye yerleşen Hakan Şükür, kendi Youtube kanalında futbol ve siyasi gündemi yorumluyor.

İşte erken seçimin ayak sesleri

Okumaya devam et

Dünya

Almanya mülteci konusunda ince eleyip sık dokuyor

Her yıl yaklaşık 500 bin göçmen işgücüne ihtiyacı olan Almanya, mülteciler konusunda ince eleyip sık dokuyor. Bu yılın ilk yarısında 47 bin göçmen işçiyi kabul eden Almanya’nın yıl sonuna kadar alacağı işçi sayısı 95 bini bulacak.

BOLD – Almanya’da muhalefette bulunan liberal çizgideki Hür Demokrat Parti (FDP) emekli maaşlarının gelecekte de istikrarlı bir şekilde ödenebilmesi için yılda 500 bin göçmene gereksinim duyulduğunu açıkladı.

GÖÇ POLİTİKASINDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILMALI

Alman basın ajansı DPA’ya açıklamalarda bulunan FDP meclis grup başkanı ve mali politikalar uzmanı Christian Dürr, Almanya’nın göç politikasında temel değişiklikler yapılması gerektiğini belirterek, “Almanya’yı açık, modern bir göç ülkesi haline getirmeyi ve aynı zamanda emekli maaşlarını istikrara kavuşturmayı başarırsak, bir toplum olarak bugün hayal edebileceğimizden daha fazla kazanacağız” dedi. Dürr, giderek daha fazla insanın emekli olmasına karşın işgücü piyasasına daha az kişinin katıldığına işaret etti.

“YILDA EN AZ 500 BİN GÖÇMENE İHTİYACIMIZ VAR”

İktidardaki Hristiyan Birlik Partileri (CDU-CSU) ve Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) emekli maaşlarının istikrara kavuşturulması konusunda hatalı davrandığını kaydeden Dürr, Almanya’da giderek yaşlanan toplumun bir sonraki hükumeti emekli maaşları konusunda zorlayacağını söyledi. Almanya’nın halihazırda emekli maaşlarını büyük miktarlarda sübvanse etmek zorunda olduğunu ifade eden FDP’li politikacı, bu durumun uzun vadeli olamayacağını savundu. Dürr, “Kamu maliyemizi istikrara kavuşturmak ve borçlanmayı azaltmak istiyorsak, ülkemizin yılda en az 500 bin göçmene ihtiyacı var” dedi.

İSTİHDAM AJANSI DA İŞGÜCÜ GEREKSİNİMİ DOĞRULADI

Federal İstihdam Ajansı Başkanı Detlef Scheele de kısa süre önce yaptığı açıklamada Almanya’nın daha fazla göçmen iş gücüne gereksinimi olduğunu belirtmişti. Scheele iş gücü piyasasındaki boşluğun doldurulması için yılda yaklaşık 400 bin göçmene ihtiyaç duyulduğunu söylemişti. 26 Eylül’de genel seçimlerin yapılacağı Almanya’da emekli maaşlarının güvence altına alınması nereyse tüm partilerin seçim programları arasında yer alıyor.

BU YIL 95 BİN MÜLTECİ KABUL EDİLECEK

Alman hükumeti, bu yılın ilk yarısında 47 bin mültecinin ülkeye kabul edildiğini, 11 bin kişinin ise ya sınır dışı edildiğini ya da sığınma başvurusunun reddedildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Horst Seehofer, mevcut eğilimin devam etmesi halinde yıl sonuna kadar 95 bini mülteciyi ülkeye alabileceklerini bildirdi.

DENKLİK BELGESİ VE A2 SEVİYESİNDE DİL GEREKİYOR

Almanya’da çalışmak isteyenlerden önceden tamamlamış oldukları meslek eğitiminin, Almanya’daki meslek eğitimi ile eşdeğer olduğunu gösteren denklik belgesi alması gerekiyor. Almanya işçi alımı için Almanya dil bilgisi seviyesinin en az A2 düzeyinde olması isteniyor. Yüksek öğrenim gören kişilerin de aynı şekilde Almanya’daki bir okul diplomasına benzer bir diplomaya sahip olduklarını denklik belgesi ile kanıtlaması gerekiyor.

Türkiye mülteci merkezi oluyor

Okumaya devam et

Popular

Shares