Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Kovulduklarını Resmi Gazete’den öğrenen bürokratlar

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türk tipi başkan seçildiği 24 Haziran 2018 tarihinden beri bürokratları tek kalemde siliyor. Erdoğan’ın gece yarısı görevden aldığı bürokratlar içinde Merkez Bankası başkanları, üniversite rektörleri, müftüler, valiler, bakan yardımcıları bulunuyor.

BOLD ÖZEL – Erdoğan tarafından kovulduğunu Resmi Gazeteden öğrenen bürokratlara her geçen gün yenileri ekleniyor.  Vali, emniyet müdürü gibi makamdakileri toplu olarak görevden alan Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşlarındaki daire başkanlarına kadar herkesi atayıp bir süre sonra kovabiliyor.

Bütün yetkilerin tek elde toplandığı Erdoğan hükümet sisteminin gazabına uğrayan ve tek imzayla kapı önüne konulan bazı kamu görevlileri şöyle:

25 Ekim 2018: Çorum Müftüsü Ahmet Akın, Muğla Müftüsü Abdurrahman Koçak ve Kilis Müftüsü Mahmut Karatepe görevden alındı.

16 Ekim 2020: Adalet Bakan Yardımcısı Cengiz Öner görevden alındı. Bakan Yardımcılığına Hasan Yılmaz atandı.

6 Temmuz 2019: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya görevden alındı.

7 Kasım 2020: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alındı.

20 Mart 2020: Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, görevden alındı. Ağbal Kasım 2020’de göreve getirilmişti.

3 Nisan 2021: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yardımcısı Emine Alp Meşe’yi görevden aldı.

21 Nisan 2021: Cumhurbaşkanı Erdoğan Ticaret Bakanı Ruhser Pekcan ve Aile Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk görevden aldı.

8 Mayıs 2021: Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gonca Işık Yılmaz Batur görevden alınarak yerine Mustafa Tuzcu atandı.

14 Temmuz 2021: TRT Yönetim Kurulu üyeleri Mustafa Akış, Osman Urgun ve Erkan Durdu Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle görevlerinden alındı.

15 Temmuz 2021: 2 Ocak 2021 tarihinde atadığı Boğaziçi üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu’yu görevden aldı.

 

BOLD ÖZEL

KHK’lı öğretmenin evladına son vedası: Ben yanlış yapmadım

Eşi beş yıldır tutuklu olan, üç çocuk annesi Figen Çapkur, dün tutuklanarak Diyarbakır Cezaevine konuldu. Çocukları polis tarafından sorgulanan Figen Çapkur, tutuklanmadan önce “Ben hiçbir zaman yanlış yapmadım. Şimdi de 13 yaşındaki kızım sorguda. 1 saattir kapıda arama kararını bekliyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan KHK’lı sosyal bilgiler öğretmeni Figen Çapkur (46), cezası onaylandığı için dün tutuklanıp Diyarbakır Cezaevine götürüldü.

Figen Çapkur, 28 Şubat 2018’de tutuklanmış, 9 ay hapis yattıktan sonra 1 Kasım 2018’de tahliye edilmişti. Ancak bu arada cezaevindeyken şeker hastalığına yakalandı.

ÇOCUKLARINI DA SORGULADILAR

İlk tutuklanma sürecinde Adıyaman Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube amirinin talimatıyla 13 yaşındaki oğlu eve getirilip sorgulanan Figen Çapkur, dün polise teslim olurken aynı hukuksuzluğu tekrar yaşadı. Bu kez evinin kapısında 13 yaşındaki epilepsi hastası kızı sorgulandı. Polis amiri, kapıda arama kararını bekleyen hasta çocuğa, “Daha önce yaşattığımız travmaları tekrar yaşatmamızı istemiyorsan anneni bize teslim et.” dedi.

OĞLUNDAN HELALLİK İSTEDİ

O anda içeride çocuklarına son vedasını yapan Figen Çapkur, yurt dışında yaşayan büyük oğlu Taha Eren’e gönderdiği Whatsup mesajında, özgürlüğünün bittiğini, hiç yanlış yapmadığını söyledi ve herkesten helallik istedi.

BANA DUA ETSİNLER, GÜZEL GÜNLER GELECEK

Figen Çapkur’un oğlu Taha Eren’den “İnsanlar merakta kalmasın” diye sosyal medyada paylaşmasını istediği son mesajı şöyle:

“Yine aynı şeyleri yaşıyorum. Şimdi de 13 yaşındaki kızım sorguda. 1 saattir kapıda arama kararını bekliyor. Annesini vermeyen bir yürekle. Nöbette. Rabbim güç kuvvet versin. İnşallah hastalanmaz, nöbet geçirmez. Ya Rabbim en kısa sürede bu çocuğumun çektiği azap, acı göz önünde, yardımını gönder Yarabbim. Korkuyor muyum hayır, kızım da gördü bu çileyi, bu zalimliği. Çocuk nöbette anneyi vermemek için. Sonu güzel olacak inşallah, kimin hakkı varsa helal etsin. Benden yana helal olsun, Allah’a emanet olun. La havle vela kuvvete illa billahil azim. Yardımını gönder Rabbim hayırlı bir şekilde. Garip biri olarak geldim. Çok güzel insanlar tanıdım. Hepinizden Allah sonsuza kadar razı olsun. Oğlum içeri girersem bunu durumunda yayınla olur mu? İnsanlar merakta kalmasın. Bana duaya devam etsinler. İnşallah güzel günler gelecek, hep beraber olacağız. Bitti benim özgürlüğüm. 1 Kasım’da başlamıştı, 24 Ekim’de bitti. Ben hiçbir zaman yanlış yapmadım.”

Figen Çapkur’un eşi tarih öğretmeni Tahir Çapkur, 16 Ağustos 2016’da gözaltına alınıp 10 gün sonra tutuklandı. Bir yıl Adıyaman Cezaevinde kaldıktan sonra Elazığ’a nakledilen Tahir Çapkur 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tahir Çapkur, pankreas ameliyatından dolayı cezaevinde kalamaz raporu olmasına rağmen 5 yıldır hapiste.

Sorosçular meğer Erdoğan’ın da baş tacıymış

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Anayasa Mahkemesi Ayşe Özdoğan’ın tahliye talebini oybirliğiyle reddetti

AYM, 25 gündür hapiste olan 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın tahliye talebini  reddetti. İstanbul Adli Tıp Kurumu, Özdoğan’a ‘cezaevinde kalabilir’ raporu vermişti.

BOLD ÖZEL – Anayasa Mahkemesi (AYM), Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu olan 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın infaz ertelemesine yönelik tedbir talebini 19 Ekim’de verdiği kararla reddetti.

Özdoğan’ın sürekli takip ve tedavisinin sağlanması için Akdeniz Üniversitesi Hastanesine yatırılması, tedavi süreci ve sağlık durumunun uygun olduğu ölçüde refakatçiye izin verilmesi için gerekli olan tedbirlerin derhal alınmasının belirtildiği kararda “Başvurucunun infazın ertelenmesine yönelik tedbir talebinin bu aşamada reddine, başvurucunun hâlen Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulduğu gözetilerek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının Anayasa Mahkemesini süreç hakkında gecikmeksizin bilgilendirilmesine 19/10/2021 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi.” denildi.

RED GEREKÇESİ

AYM, red gerekçesini, Özdoğan tutuklandıktan sonra yeniden başlatılan infaz erteleme prosedürünün halen daha devam etmesine dayandırdı.

Kararın 22. maddesinde açıklanan gerekçede “Ceza İnfaz Kurumu tarafından, başvurucunun sağlık durumu ve Adli Tıp Raporu’nda başvurucunun hastalıklarının ilerlemesi veya vasfının değişmesi durumunda yeniden değerlendirilebileceği hususları dikkate alınarak yeniden infazın ertelenmesi prosedürü başlatıldığı anlaşılmaktadır. Anılan süreç devam etmektedir. Başvurucunun sağlık durumu değerlendirilerek bu konuda yeni bir rapor düzenlenecektir. Bu nedenle başvurucunun infazın ertelenmesi yönündeki tedbir talebinin bu aşamada reddi gerekmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

“METASTAZ YOK” DİYE CEZAEVİNDE KALABİLİR RAPORU VERİLDİ

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan Ayşe Özdoğan’ın cezası Yargıtay tarafından 18 Şubat 2021’de onaylandı, karar UYAP’a geçtiğimiz haziran ayında konuldu. İstanbul Adli Tıp Kurumu, Özdoğan’a 1 Ekim 2021’de metastaz ve nüks olmadığı için ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi.

2 Ekim’de tutuklanıp Denizli T Tipi Cezaevine gönderilen Özdoğan 8 Ekim’de Antalya L Tipi Cezaevine sevk edildi. Nisan 2019’da eşiyle birlikte gözaltına alınan ve daha sonra tutuksuz yargılanan Ayşe Özdoğan’a 7 Kasım 2019’da maksiller sinüs kanseri teşhisi konulmuştu. Bir oğlu bulunan Özdoğan’ın eşi de aynı cezaevinde tutuklu. Babası Alzheimer hastası olan Özdoğan’ın annesi de geçen ay yumurtalık kanserine yakalandı.

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 6 SAYFADAN OLUŞAN KARARI

 

Ayşe Özdoğan’ın 72 yaşındaki annesini gözaltına aldılar

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Türkiye’de savunmaya ağır ceza: 450 avukata 2 bin 786 yıl hapis

Türkiye’de hakim ve savcılara yönelik ihraç ve tutuklamalar yargının kurucu unsurlarından savunmayı temsil eden avukatları da hedef aldı. Türkiye’de 15 Temmuz sonrası bin 600’den fazla avukat gözaltına alındı. 450 kadar avukata silahlı terör örgütüne üye olmak ve propaganda suçundan 2 bin 786 yıl hapis cezası verilirken, bazı avukatlar ise işkence ve kötü muamele gördü.

BOLD ÖZEL –  AKP’nin iktidarda olduğu Türkiye’de yargıya yönelik baskının şiddeti her geçen gün artıyor. 15 Temmuz sonrası Hakimler ve Savcılar Kurulu, 4 bine yakın hakim ve savcıyı mesleklerinden ihraç etti. İddia, savunma ve karar makamlarından oluşan yargının kurucu unsuru, işkence ve kötü muameleye karşı en önemli ve etkili güvence olan avukatlar ise tutuklama ve operasyonlarla susturulmaya çalışılıyor.

AVUKATLARA TOPLU TUTUKLAMALAR YAPILIYOR

Türkiye’de hakim ve savcılar ile avukatlara yönelik tutuklamalar terör suçu kapsamına sokularak yapılıyor. Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Avukatlık Kanununda, hakim, savcı ve avukatların suçüstü hali hariç gözaltına alınamayacağı belirtiliyor. Ancak Türk mahkemeleri suçüstü hali kavramını hukuka aykırı şekilde genişleterek avukatları toplu şekilde tutukluyor. AİHM, Hakan Baş ve Alparslan Altan kararlarında suçüstü halinin keyfi yorumunun hukuka aykırı olduğuna karar vermişti.

The Arrested Lawyers(Tutuklu Avukatlar Girişimi), Avrupa Avukatlar Günü dolayısıyla hazırladığı raporda savunmaya yönelik tutuklama ve gözaltılarla kurulan baskıyı ortaya koydu. Raporda, avukatların, hukuk devletinin ve adil, bağımsız, tarafsız yargının olmazsa olmazı, işkence ve kötü muameleye karşı en önemli ve etkili güvence olduğuna dikkat çekildi.

Ülke çapında avukatları hedef alan amansız bir tutuklama kampanyası olduğu belirtilen raporda, “Türkiye’nin 81 ilinden 77’sinde, siyasi makamlarca düzenlenen ve il Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülen ceza soruşturmaları kapsamında avukatların uydurma suçlamalarla gözaltına alındı ​​ve tutuklandı” denildi.

BAZI AVUKATLAR İŞKENCEYE UĞRADI

Raporda, 2016’dan itibaren bin 600 avukatın gözaltına alındığı, 615 avukatın ise tutuklu yargılandığı kaydedildi. 450 avukat, silahlı terör örgütüne üye olmak veya terör propagandası yapmak suçundan toplam 2786 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Raporda, “Tutuklanan avukatlardan bazıları işkence ve kötü muameleye maruz kaldı.” tespiti yapıldı.

TUTUKLANANLAR ARASINDA 15 İLİN BARO BAŞKANLARI DA VAR

The Arrested Lawyers’ın raporunda gözaltına alınan veya tutuklanan avukatların 15’inin il barolarının başkanları veya eski başkanları olduğuna dikkat çekildi.

34 HUKUKÇU DERNEĞİ KAPATILDI

Raporda, şunlar kaydedildi: “Zulüm gören tüm avukatlar, silahlı terör örgütüne üye olmak veya silahlı terör örgütü yönetmek gibi terör bağlantılı suçlarla itham ediliyor. Türk Ceza Kanunu’na göre bu iki suç 7,5 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezasını gerektiriyor. Türk hükümeti ayrıca Türk avukatların örgütlenme özgürlüğü hakkını da hedef aldı. OHAL’in ilanından bu yana 34 farklı hukukçu derneği veya derneği kapatıldı. Hükümet kararıyla kapatılmalarının ardından tüm mal varlıklarına da tazminatsız el konuldu.”

Savunmaya kelepçe: 11 avukat gözaltına alındı

Okumaya devam et

Popular

Shares