Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Diyarbakır’ın son Ermenilerine mezarda da rahat yok

Türkiye’de izinli izinsiz kazılarla tarihi yer, eser ve kültürel yapılara zarar veren defineciler ölüleri de mezarında rahat bırakmıyor. Diyarbakır’ın son Ermenileri olarak bilinen Eken çiftinin mezarları da hazine umuduyla talan edildi. Eken çifti yaşadıkları yoksulluk yüzünden hayatlarının son günlerini Meryem Ana Kilisesi himayesinde geçirdi.

BOLD – Türkiye’de yaygın olan definecilikle uğraşanlar, halk arasında anlatılan hikâyelerden etkilenerek var olduğu sanılan hazineleri arıyorlar.

Aslında yasal olarak arayanlar da var. Türkiye’de vatandaşlara mevzuat çerçevesinde define arama izni veriliyor. Ancak kanunda belirtilen alanların dışında izin almadan define aramak ve kaçak kazı yapmak suç.

Kaçak define arayanlar, kazıların yapıldığı ve tarihsel ve kültürel çevrelere önemli ölçüde zarar veriyor.

Kaçak define arayanlara yönelik cezai yaptırımlar mevcut. Kanunda tarihi eser bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır hükmü var.

Yine tarihi eserleri yasaya aykırı olarak yurtdışına çıkaran kişi, 5 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar para cezası ile cezalandırılır deniyor.

Yapılan operasyonlarda her yıl çok sayıda kişi kaçak define ararken yakalanıyor.

DİPSİZ GÖL TAŞ TOPRAK YIĞININA DÖNDÜ

Gümüşhane kent merkezine 50 kilometre uzaklıkta, Buzul Çağından kalma 12 bin yıllık, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası’ndaki Dipsiz Göl, define arama çalışmaları yüzünden yok oldu.

Skandalın ardından, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğü’nce definecilere arama ruhsat verildiği ortaya çıktı.

Bölgede, 6 Kasım 2019’da, jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarma ekipleri, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi. Kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl’de, 4 gün sürdürülen kazı çalışmaları, define bulunamayınca sonlandırıldı.

Yol seviyesi ile birleştirilen göl alanı, taş ve toprak yığını haline döndü

FAKİR ERMENİLERİN MEZARLARI TALAN EDİLİYOR

Diyarbakır’da Ermeni kimliği ile yaşayan son Ermenilerden 2014’te vefat eden Bayzar ve 2016’da vefat eden Sarkis Eken çiftinin mezarları da kaçak definecilerin talanından nasibini aldı.

Eken çifti kamuoyunun da tanıdığı isimler. 65 yıllık evli Ermeni çiftin 2014 yılında kıydıkları resmi nikah basında geniş yer bulmuş, “Diyarbakır’ın son Ermenileri evlendi” başlığıyla gazete ve televizyonlarda yer almıştı.

MEZARINDA BİLE RAHAT YOK

Ölümünden önce Bayzar Eken ile Agos gazetesi için röportaj yapan Vicdan Kayır, “Bayzar teyze ile Diyarbakır’ın son Ermenileri diye söyleşi yapmıştım. Sarkis de katıldı, sohbete. Agos’da yayınlanmıştı, 2009 yılında. Ermeni kimliği ile yaşayan son Ermeniler.. Mezarlarında dahi rahat ettirmeyen karanlık. Söyleyecek söz bulamıyorum , çökmüşlüğün karşısında” dedi.

Bayzar ve Sarkis Eken çifti yaşadıkları yokluk yüzünden hayatlarının son günlerini Meryem Ana Kilise’sinin himayesinde geçirdi.

DEFİNE İÇİN

Definecilerin talan haberini sosyla medyadan paylaşan bir kullanıcı: “Yokluktan sığındıkları Meryem Ana Kilisesinde yaşamlarını tamamlayan şu iki garibanı, yattıkları yerde bile rahat bırakmayan vandallar, hazine(!) İçin mezarlarını tahrip etmiş. Size söylenecek tek kelime bulamıyorum” ifadelerini kullandı.

Ali İhsan Yavuz, Erdoğan’ın neden seçime yanaşmadığını açıkladı: Anketler öyle gösteriyor

Analiz

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Türkiye’nin çok sayıda noktasında çıkan orman yangınları, Afgan göçmenler ve Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğini bir kez daha gösterdi. Orman yangının THK’nın uçakları olmasına rağmen söndürülememesi, Erdoğan’ın evi yanan vatandaşlara çay fırlatması iktidara olan öfkeyi artırdı. İtibarı düşen ve çaresiz görünen Erdoğan, medyası aracılığıyla yeniden darbe söylentisini yaydı.

BOLD ANALİZ – Muğla, Marmaris ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde çıkan orman yangınları büyük bir ihmalle söndürülemedi. Türk Hava Kurumu’nun uçakları olmasına rağmen atıl şekilde depolarda bekletildiği ortaya çıktı.

Yangınların büyüyerek söndürülemeyecek noktaya ulaşmasının ardından oklar AKP iktidarına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” açıklaması yaptı. Erdoğan da “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak yok” dedi ancak THK’nın uçaklarının atıl vaziyette depolarda olduğu ortaya çıktı. Bunlar yaşanırken Türkiye, Avrupa’dan yangın söndürme uçağı istemek zorunda kaldı. İspanya ve Hırvatistan’dan gelen yangın uçaklarının THK’nınkilerle benzer özelliklere sahip olduğu ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken 31 Temmuz’da yangının çıktığı Marmaris’i ziyaret eden Erdoğan, düzenlediği miting sırasında ve yoldan geçenlere çay  fırlattı. Erdoğan’ın evi yanan insanlara çay fırlatması iktidarı olan öfkeyi daha da artırdı. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye’yi tek adam olarak yöneten Erdoğan’ın artık ülkeye idare edemediği kamuoyunda ve halk arasında dile getirilmeye başlandı.

DARBE AKP İÇİN TILSIMLI BİR SÖZCÜK

İşte tam bugünlerde kısa süre önce TRT yönetimine atanan Troliçe lakaplı Hilal Kaplan, Sabah’taki köşesinde “Biz hazırız” diyerek darbe hazırlığı iddiasında bulundu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören Erdoğan ve AKP iktidarı için darbe hazırlığı iddiası adeta kurtarıcı tılsımlı bir sözcük. Benzer bir iddia Montrö Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayınlanması sırasında gündeme geldi. 104 emekli amiralin Montrö sözleşmesinin tartışılmasına karşı olduklarını açıklaması darbe tartışmasına dönüştürüldü.

TABANI BİRLEŞTİRİP YÖNETİM KRİZİNİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR

Darbe iddiasında bulunulduğunda AKP tabanı Erdoğan’ın etrafında birleşiyor. AKP tabanında Erdoğan’a ve iktidarına yönelik eleştiriler susturulmuş oluyor.  Bu durumu iyi bilen Erdoğan ve AKP, darbe söylemiyle orman yangını olayında olduğu gibi ihmallerinin ve yönetim krizinin üzerini örtüyor.

‘İkinci 15 Temmuz’ geliyor: Troliçe Hilal Kaplan sinyali verdi

Okumaya devam et

Analiz

AB’den resmi yardım teklif eden AKP Yunanistan ve İsrail’e ‘hayır’ dedi

Daha önce İsrail’e ve Yunanistan’a orman yangınları sırasında yangın söndürme uçağı gönderen ve bunun her platformda reklamını yapan AKP yönetiminin, Türkiye’deki orman yangınları sırasında Yunanistan ve İsrail’den gelen yardım tekliflerini kabul etmediği ortaya çıktı.

BOLD – Antalya ve Muğla’da çıkan orman yangınlarına müdahalede yetersiz kalan AKP yönetimi, Rusya, Azerbaycan ve Katar’dan gelen yardımları kabul etti.

Yangınlara havadan müdahalede yetersiz kalınması üzerine ‘Sivil Koruma Mekanizması’ kapsamında Avrupa Birliği’nden resmi destek talep etti.

AB’DEN RESMİ YARDIM TALEP EDİLDİ

Avrupa Komisyonu da bu mekanizma kapsamında Türkiye’ye Hırvatistan’dan 1, İspanya’dan 2 adet Bombardier (Canadair) CL-415 yangın söndürme uçağı gönderdi.

Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin AB (Avrupa Birliği) Sivil Koruma Mekanizması’nı devreye soktuğunu, gönderilen uçakların 2019 yılında kurulan ve Avrupa’nın sivil değerlerini korumak amacında olan ‘rescEU’ programında yer aldıklarını duyurdu.

Avrupa Kriz Yönetim Komiseri Janez Lenarčič, “AB, bu zor zamanlarda Türkiye ile sonuna kadar dayanışma içindedir. Yardım teklif eden bütün ülkelere çok teşekkür ediyorum. Aklımız sevdiklerini kaybeden Türkler ve öldürücü yangınlarla mücadele için elinden geleni yapan cesur insanlar ile beraber. Daha fazla yardım sağlamaya hazırız” ifadelerini kullanmıştı.

AKP yönetimi, Rusya, Azerbaycan ve Katar’dan gelen yardımları da siyasi şova dönüştürdü. Özellikle Azerbaycan ve Katar’dan gelen yardımlar havuz medyasına ait kanallar tarafından özel yayınlarla halka aktarıldı.

Türkiye daha önce orman yangınları sırasında İsrail ve Yunanistan’a yangın söndürme uçakları göndermiş, AKP yönetimi gönderilen yardımların her platformda reklamını yapmıştı.

Örneğin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2016 yılı Kasım ayında İsrail’e 2 yangın söndürme uçağının gönderildiğini, birinin varmak üzere olduğunu duyurmuştu.

İSRAİL: TÜRKİYE, İHTİYAÇ YOK DEDİ

Ülkedeki ormanlar yanarken AKP yönetiminin, bazı ülkelerden ve Avrupa Birliği’nden resmi yardım talep ederken; İsrail ve Yunanistan’dan gelen yardım tekliflerini reddettiği ortaya çıktı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Reuters haber ajansına dün yaptığı açıklamada, daha önce konuyu Türk yetkililerle görüştüklerini ancak Türk tarafının ‘yardıma ihtiyaç olmadığını’ kendilerine ilettiklerini açıkladı.

ATİNA, YANGININ İLK GÜNLERİNDE YARDIM TEKLİFİNDE BULUNMUŞTU

Yardım teklifi geri çevrilen bir diğer ülke ise Yunanistan, Atina, orman yangınlarının başladığı ilk günlerde 29 Temmuz’da Türkiye’ye yardım teklifinde bulunmuştu.

29 Temmuz’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşen Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Türkiye’ye yangın söndürme uçağı gönderme teklifinde bulunmuştu.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, 29 Temmuz’da yaptığı sosyal medya paylaşımında, “Türk dostum Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nu telefonla aradım, kendi seçim bölgesi olan Antalya’da çıkan yangınlardan dolayı duyduğum samimi üzüntülerimi dile getirdim ve kendisine Yunanistan’ın yangın söndürme faaliyetleri için her türlü yardımı vermeye hazır olduğunu söyledim” açıklamasını yapmıştı.

ATİNA, YARDIM TEKLİFİNİ YÜNELEDİ ANCAK YİNE CEVAP YOK

29 Temmuz’da yaptığı teklife ‘teşekkür’ dışında bir yanıt alamayan Yunan hükumeti, 2 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ise Türkiye’ye itfaiye uçağı göndermeye hala hazır olduklarını ifade etti.

Daha önce yaptıkları teklife AKP yönetiminden teşekkür dışında olumlu bir yanıt gelmediğini aktaran Yunan hükumeti, ülkesinde çıkan yangınlara rağmen Türkiye’den talep geldiği anda Yunan itfaiye ve kurtarma birimlerinin yardıma gönderilmesi teklifinin halen geçerli olduğunu açıkladı.

Atina’nın bu açıklamasına AKP yönetimi hala cevap vermiş değil.

AB 3 uçak gönderiyor: Atina’nın yardım teklifi havada kaldı

Okumaya devam et

Analiz

Hazine’yi boşaltan AKP’nin turizm geliri beklentisi yangında kül oldu

Merkez Bankasının 128 milyar dolarını bitiren AKP Hükumeti, bütün umutlarını turizmden gelecek 23 milyar dolara bağladı. Türkiye’ye turist çekmek için kendi vatandaşını küçük düşüren adımlar attan Saray Hükumeti, orman yangınlarına müdahalede yetersiz kalınca turistten gelecek para da hayal oldu. Sahil şeridindeki yangınlardan korkan 100 yabancı turistten 20’si Türkiye rezervasyonlarını iptal etti.

BOLD ANALİZ – Türkiye Hazine’sini boşaltan AKP Hükumetinin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız” açıklaması yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise turizm sektöründe çalışanlara “Ben aşılıyım” yazan maskeler taktırdı. AKP yönetiminin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını aşağılayan bu tavırlarına rağmen turizm geliri hedeflenen seviyeye çıkamadı. Kovid-19 salgını yüzünden 2020 yılında çöken turizm geliri 2021 yılında 23 milyar dolar olarak hedeflendi. Bu yılın ilk üç ayında 2,4 milyar dolar turizm gelirine ulaşan Türkiye, ikinci üç ayda ise turistlerden 3,3 milyar dolar kazandı.

TURİZMİN EN HAREKETLİ GÜNLERİNİ YANGIN VURDU

Bu yılın ocak-haziran dönemini kapsayan iki çeyrekte toplam 5,7 milyar dolarda kaldı. 23 milyar dolara ulaşmak için turizm sezonunun en hareketli dönemi olan üçüncü çeyreğe umut bağlandı. Ancak temmuz-ağustos-eylül rezervasyonlarını Türkiye’nin tatil bölgelerinde çıkan orman yangınları vurdu. Antalya Manavgat, Muğla Marmaris, Bodrum gibi yerlerde yabancı ülke vatandaşlarının paket turları ve rezervasyonları iptal oldu. Denize kadar inen yangınlarda sebebiyle gök yüzünden kül yağınca turistler otelleri terk etmek zorunda kaldı.

REZERVASYONLARIN YÜZDE 20’Sİ İPTAL EDİLDİ

Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Bülent Bülbüloğlu, kısa dönemli rezervasyon kayıplarının yüzde 10 olduğunu söyledi. Asıl sorunun uzun dönemli rezervasyonlarda yaşandığını kaydeden Bülbüloğlu, “Uzun dönem satışlarımız durdu. Uzun vadeli rezervasyonlarda iptal yüzde 20’ye ulaştı.” diye konuştu.

15 MİLYAR DOLAR BİLE HAYAL

AKP Hükumetinin Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını harcaması sonrası bütün umutlarını bağladığı turizm geliri de yangınla birlikte kül oldu. 23 milyar dolarlık hedef için turizm sektörünün geriye kalan 6 ayda 17,3 milyar dolar gelir elde etmesi gerekiyor. Ancak en hareketli günleri yangınlar yüzünden kaybeden Türkiye’yi, Delta varyantına bağlı Kovid-19 hastalığı artışları da olumsuz etkileyecek. Dünya genelinde 700 bine Türkiye’de ise 25 bine dayanan Kovid-19 hasta sayıları eylül ayından itibaren ülkelerin kapanmaya zorlayacak. Türkiye’nin turizm gelirlerinin 2021 yılında 15 milyar dolara ulaşması bile zor olacak.

Okumaya devam et

Popular

Shares