Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yargıtay kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın cezasını onayladı: Hapse gönderilecek!

Yargıtay, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9,4 yıl hapis cezasına çarptırılan Ayşe Özdoğan’ın dosyasını bugün onayladı. Hasta haliyle tekrar hapse girmek istemeyen ve kendini çaresiz hisseden Özdoğan yetkililere seslendi.

BOLD – Ayşe Özdoğan, özel bir yurtta idarecilik yaptığı için eşiyle birlikte 8 Nisan 2019’da Antalya’da gözaltına alındı. Kalbi delik dünyaya gelen 7 yaşındaki oğlu Burak Hamza’nın durumu göz önünde bulundurularak o dönemde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Edebiyat öğretmeni eşi İlker Özdoğan ise tutuklanıp Antalya Döşemealtı Cezaevine gönderildi.

Ancak eşinin tutuklanmasıyla hayatı alt üst olan Ayşe Özdoğan’ın yaşadıkları bunlarla sınırlı kalmadı. Bir yandan oğlunun sağlığıyla ilgileniyor, diğer yandan eşine koşturmaya çalışıyordu ki kanser olduğunu öğrendi. Özdoğan’a 7 Kasım 2019’da tıpta çok nadir görülen Maxciller Sinus kanseri teşhisi konuldu ve hemen üst çenesinden ameliyat edildi.

Tutuksuz yargılanan ve ilk mahkemesi 31 Temmuz 2019’da görülen Özdoğan’ın, ikinci mahkemesi 4 Aralık 2019’daydı. Yani ameliyattan tam iki hafta sonra… Çenesindeki dikişler nedeniyle konuşamayan, ameliyatta çok kan kaybettiği için ayakta duramayan Özdoğan o haliyle mahkemeye gitmek zorunda kaldı. Çünkü savcı, gelmezse tutuklanacağını söylemişti.

Özdoğan mahkemeye gitti, yaşadığı stres nedeniyle mahkeme sırasında bayıldı. Hemen önünde duran eşi “Ayşeee” nidasıyla yanına gitmek isteyince izin verilmedi, salondan çıkarıldı. Özdoğan’a ilk müdahale yapıldıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi duruşmaya devam edildi.

ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ KALDI

Mahkeme heyetine kanser tüm raporlarını, pet sonuçlarını, MR’ları sunmasına rağmen 12 Aralık 2019’daki karar mahkemesinde savcı en üst seviyeden ceza verilmesini istedi. Eşi 13,5, kendisi 9,5 yıl hapis cezasına çarptırılıp tutuklanan Özdoğan Antalya L Tipi Cezaevine gönderildi.

Mahkemedeki herkesin tutuklanmasına şok olduğu Özdoğan cezaevinde de birçok hak ihlaline maruz kaldı. Mahkeme süreçlerini ve hapiste yaşadıklarını iki ay önce Bold Medya’ya anlatan Özdoğan’ı gardiyanların bile şaşkınlıkla karşıladı. “Yoğun bakımdan hasta mı kaçırdınız?” diye tepki gösterdiler.

Ağzında maskesi, yüzü gözü şiş bir şekilde hapse konulan Özdoğan çıplak aramadan geçirildi. Cezaevi kimliği için fotoğraf çekilirken tekrar yere yığıldı. Parmak izi için elini kağıda bastıramayacak kadar güçsüzdü, başkaları kolundan tutup bu işlemi yapmasına yardımcı oldu.

Kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacak haldeydi. 35 kişinin kaldığı 15 kişilik koğuşta hijyenik olmayan, kalabalık bir ortamda yaşamaya mecbur bırakıldı. Hapisteki ilk gecesinde kaloriferlerin yanmadığı cezaevinde, aralık ayının soğuğunda yerde uyudu.

Beslenmesi ise daha zordu. Haşlanmış yumurta için bir hafta önceden sipariş veriliyordu. Gün gün yiyeceği her yumurta 7 gün öncede haşlanıyordu. Sıcak su haftanın üç günü veriliyordu. Kişi başına 6 dakika düşüyordu. Tek başına banyo yapması imkansız olan Özdoğan’ın 6 dakikada kişisel bakımını yapması gerekiyordu.

Hastaneye jandarma ordusuyla, tabut diye tabir edilen cezaevi aracında götürüldü. Tekerlekli sandalye olmadığı zamanlarda yürümek zorunda kaldı. O dönemde HDP Kocaeli Milletvekili olan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun çabaları başta olmak üzere sosyal medya baskısı nedeniyle haftada üç gün imza şartıyla tahliye edilen Özdoğan’ın ikinci ameliyatı geciktiği için vücudunda birçok kayıp yaşadı.

Hapisten çıktıktan iki gün sonra Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki randevusuna giden Özdoğan’a doktor “Niye bu kadar ara verdiniz, geç kalmışsınız” dedi. Hemen ameliyat edildi. Geç kalındığı için sol üst dişi, sol damağı, elmacık kemiği, lenf bezleri alındı. Son çenesinin altı boş kaldı. Bacağından 20 cm kemik alınıp yüzüne konuldu. Bu ameliyatlar tüm vücudunu etkiledi. İşitme, görme ve konuşma kaybı meydana geldi. Yürüme sıkıntısı var. Gözyaşı kanalları alındığı için gözyaşı hiç durmuyor, sürekli akıyor. Gözünün altına platin konulduğu için o bölgede dışarıdan da görülen iltihap oluşuyor.

Tüm bu ağır ameliyatlardan sonra Ayşe Özdoğan’ın durumu şimdi daha da kritik. Tümör iki gözünün ortasına, beyin sapına çok yakın olan bölgeye sıçradı. Tekrar ameliyat olması çok riskli. Isparta’da özel bir yurtta müdürlük yaptığı için tanık ifadelerine dayanılarak 9,4 yıl hapis cezasına çarptırılan Özdoğan, dosyası Yargıtay tarafından  bugün onaylandı. 14Bu haliyle hapse girmek istemeyen Ayşe Özdoğan, yaşadıklarını Avrupa Adalet İnisiyatifi’nin Youtube kanalı Justice TV’ye bir kez daha gözyaşlarıyla anlatarak yetkililere çağrıda bulundu.

Ayşe Özdoğan: “İkinci ameliyattan sonra eve ilk geldiğimde oğlum benden korktu. Yüzüm, bacağım çok kötüydü. İmza için karakola gidemeyince 3 gün sonra polisler eve geldi. Sorularına ben yazarak cevap verdim. Bana inanmayan polisler doğru mu söylüyorum diye gelip yüzümü incelediler.”

Kanser ameliyatı olduktan sonra tutuklanan Ayşe Özdoğan’ın tek umudu kaldı

Gündem

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Daha önce Türkiye ile Rusya arasında uçak krizini çözerek 15 Temmuz’un farklı bir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu açıklayan Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Çağlar, Türkiye-Rusya savaşını kendisinin engellediğini öne sürdü.

BOLD – Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizine ilişkin Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Olası bir savaşı kendisinin engellediğini iddia eden Çağlar, detay vermekten kaçındı.

RUSYA-TÜRKİYE ARASINDA ARABULUCULUK YAPTI

Rusya’ya ait SU-24 uçağı, Türk F-16’ları tarafından 24 Kasım 2015’te Suriye sınırını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürüldü. Ankara-Moskova hattında çıkan krize arabuluculuk yapan eski devlet bakanı Cavit Çağlar, bu konuda Independent Türkçe’den Can Bursalı’ya konuştu. Çağlar, kriz süresince AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylediklerini birbirlerine ilettiklerini ifade etti.

DETAY VERMEKTEN KAÇINDI

Çağlar, “(Hulusi Akar ile) iyi bir dostluğumuz var. O albayken, İsmail Hakkı Karadayı’nın özel kalem müdürü idi. Ta o günden beri bir dostluğumuz vardı. O bana ‘Durum çok kötü, her an kapışabiliriz’ dedi. Ben de ‘Çözeriz’ dedim. ‘Nasıl çözeceksin?’ dedi. Sonra Rusya’ya gittim. Neyse, daha fazla girmek istemiyorum o konulara. Hulusi Akar eski bir dostum benim. Rusya’da da çok dostum var. Ben dostluğa çok önem veririm” dedi.

15 TEMMUZ’UN AKIBETİ ÇOK FARKLI OLABİLİRDİ

15 Temmuz gecesi ile ilgili Rusya’nın rolü hala tartışılırken, Çağlar bu konuda Saray’a yakın gazeteci Nagehan Alçı’ya 8 Kasım 2017’de şu açıklamayı yapmıştı: “Putin ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmasaydı uçak krizi aşılamazdı ve 15 Temmuz’un akıbeti çok farklı olabilirdi:”

PUTİN, DOSTLUK NİŞANI VERDİ

İki ülke arasındaki ilişkiler 24 Kasım 2015’te Türkiye-Suriye sınırında Rus uçağının düşürülmesiyle kopma noktasına gelmiş, Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı ambargo sonucu ticaret ve turizm alanlarında sıkıntılı bir döneme girilmişti. Bu süreçte Türkiye ile Rusya arasında arabuluculuk yapan Çağlar’a 2017 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin dostluk nişanı vermişti.

Gazeteci Gültekin: İktidar yüzde 21’lik oyu yüzde 51 yaparsa muhalefet ne yapacak

Okumaya devam et

Gündem

Yardım bahanesiyle Haluk Levent’i de dolandırdılar

Ahbap Derneği ile ihtiyaç sahiplerine yardıma koşan sanatçı Haluk Levent’i dolandırdılar. Yasin isminde bir kişinin yardım vaadinde bulunduğunu anlatan Haluk Levent, “Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan.” dedi.

BOLD – Konuyu sosyal medya hesabından paylaşan Haluk Levent, “Melis’in fizik tedavisine ömür boyu destek olacaktı. Ben de ona canlı yayında şarkı yazmıştım. İkinci hafta bir yardımda daha bulundu. Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan. Kandırmış hepimizi” diye yazdı.

YAHU YASİN BULA BULA BİZİ Mİ BULDUN?

Yasin’e tepki gösteren Levent, “Bu twiti atmamak için 1 hafta bekledim. “Belki başına bela gelmiştir zora düşmüştür” diye. Fakat ekibimize verdiği cevaplardan anladık ki bu paralar çocuklara gönderilmeyecek. Ankarada verdiği adres sahte. Yahu Yasin! TV’ye canlı bağlanma hevesin var da bula bula bizi mi buldun?” dedi.

BAŞKA BİR YARDIMSEVER DEVREYE GİRDİ

Mağdur olan çocuklar için Ahbap aracılığıyla birçok aileye destek olan Can K. isimli yardımseverin devreye girdiğini kaydeden “Abi ailelerin tüm sıkıntılarını Pazartesi günü çözüyorum 150 bin TL’yi ailelerin hesabına yatırıyorum ” dedi. Cansın Can! Çok çok teşekkür ediyoruz.” paylaşımı yaptı.

Okumaya devam et

Gündem

Üç çocuk çaldıkları otomobille 900 km yol gitti

Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan üç çocuk, galeriden çaldıkları otomobille İstanbul’a kadar gitti. Arabayla 900 kilometre yolculuk yapan çocuklar polisin plaka takibinde yakalanabildi.

BOLD – Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan 3 çocuk, 28 Kasım’da galeriden otomobil çaldı. İlk olarak iş yeri önündeki aracı çalan çocuklar, 8 kilometre gezdikten sonra tekrar galeriye gelip aracı yol kenarına bıraktı. Ardından iş yeri önündeki başka otomobili alarak uzaklaşan çocukların galeriye girmesi ve araçları çalıştırdığı anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

3 KİŞİLİK POLİS EKİBİ KURULDU

Çocuklar otomobili alarak, 900 kilometre mesafe yol kat edip İstanbul’a geldi. Ordu emniyeti tarafından görevli 3 kişilik özel ekip, yaşı küçük 3 çocuğa yönelik çalışma başlattı. Çocukların kullandıkları otomobilin kural ihlali yaparak İstanbul’a kadar geldiği tespit edildi. Plaka Takip Sistemine (PTS) yakalanan 3 çocuğun çaldıkları otomobille 30 Kasım’da Mahmutbey gişeler Basınekspres yolunda oldukları belirlendi.

ÇOCUKLARIN SUÇ KAYDI ÇIKTI

İstanbul ve Ordu emniyet müdürlüklerinin yaptığı çalışma sonucu S.Ö., A.T. ve E.K., Zeytinburnu’nda bir adreste yakalanırken, galeriden çaldıkları otomobil ise Bağcılar’da bulundu.

Gözaltına alınan 15 yaşındaki çocuğun 8 suç kaydı, 12 yaşındaki çocuğun 21 suç kaydı, 13 yaşındaki çocuğun ise 68 suç kaydı olduğu ortaya çıktı

 

Okumaya devam et

Popular

Shares