Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hrant Dink davası: O aşamaya ilişkin hiçbir sanık yargılanmadı!

Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 14 yıllık yargı sürecinde bugün açıklanması beklenen karar 26 Mart’a ertelendi. Hrant’ın Arkadaşları, cinayet öncesi sürece dikkat çekerek “Büyük eksiklikler var. O aşamaya ilişkin hiçbir sanık bu davada yargılanmadı” uyarısı yaptı.

BOLD – Agos gazetesi eski genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in 2007 yılında sokak ortasında öldürülmesiyle ilgili davada bugün beklenen karar çıkmadı. Dink cinayetine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada karar 26 Mart’a kaldı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, daha önce bu duruşmada karar verileceğinin açıklandığını ancak dosyaya bakan üye hakimlerden birinin kalp ameliyatı geçirdiğini belirterek hakimin sağlık raporu alması nedeniyle kararı açıklamak üzere duruşmayı 26 Mart’a erteledi.

Duruşmaya, tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, gazeteci Ercan Gün, Muharrem Demirkale, Okan Şimşek ve Veysal Şahin ile başka suçtan tutuklu sanıklar Hamza Celepoğlu, Mehmet Uçar, Ali Poyraz, Osman Gülbel, Yavuz Karakakaya, Tamer Bülent Demirel bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay’ın da aralarında bulunduğu 16 tutuksuz sanık ile müdahil Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu da duruşmada hazır bulundu.

10 Şubat’ta yapılan son duruşmada Dink ailesinin avukatları, ‘kasıtlı olarak’ koruma tedbiri almadıklarını iddia ettikleri eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdür Ahmet İlhan Güler ile cinayetin işleneceği yönündeki bilgisini raporlaştırmayan dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç’in “Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan cezalandırılmalarını istemişti.

Dink’in ölümünün ardından açılan davada karar beklenirken soruşturma eksik yürütüldüğü için çıkacak kararın adaleti sağlayacağına inanç bulunmuyor.

YARGILANMAYAN SANIKLAR!

Duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yapan “Hrant’ın Arkadaşları” grubu davanın 2007’den bu yana 14 yıldır sürdüğüne işaret ederek adalet mücadelesinin bu davayla bitmeyeceğini vurguladı. Grup adına konuşan Bülent Aydın, “Hrant Dink, hedef haline getirilerek, sonra asılsız davalardan yargılanarak mahkum edilerek, tehdit edilerek ve peş peşe işleyen organize bir sürecin sonunda adeta tetikçilerin önüne atılarak, öldürülmesi mümkün kılınarak, önceden bütün ayrıntılarıyla bilinen hazırlık sürecinden sonra öldürüldü. Maalesef cinayet öncesi sürece ilişkin büyük eksiklikler var. O aşamaya ilişkin hiçbir sanık bu davada yargılanmadı. Yine Hrant Dink ailesinin avukatlarının ısrarlı hukuk çabalarına rağmen, bu cinayetle ilgili çok sayıda kamu görevlisi hakkında soruşturma açılmadı. İhlal davası Anayasa Mahkemesinde görüldü ve ‘Önce mahkeme aşamasının sona ermesi gerekir’ gibi tartışılacak bir kararla reddedildi, önümüzdeki aşamalarda bu davanın farklı dönemleriyle biz yeniden yüz yüze olacağız” diye konuşmuştu.

İKİ MİT GÖREVLİSİ

Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, iki MİT görevlisi hakkında Türk yargısı tarafından kovuşturmasızlık kararı verilmesi üzerine şikayetini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı. AİHM Ankara’dan savunma istedi. Davaya konu olan olay, Dink’in ölümünden 3 yıl önce Agos’ta yayımlanan bir haber nedeniyle iki MİT mensubunun Hrant Dink ile gerçekleştirdiği görüşmeye dayanıyor.

Gündem

Yargıtay Balyoz davasında Çetin Doğan ve 7 emekli askerin beraat kararını bozdu

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Balyoz Darbe Planı davasında beraat kararı verilen emekli generaller Çetin Doğan, Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, İhsan Balabanlı, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç hakkında verilen beraat kararını bozdu. Sanıkların TCK’nın 316. maddesindeki suç için anlaşmak suçundan yargılanmasına hükmedildi.

BOLD – Yargıtay 16. Ceza Dairesi, “Balyoz Darbe Planı” davasında beraat eden sanıklar Çetin Doğan, Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, İhsan Balabanlı, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç hakkında verilen beraat kararını bozdu.

Hükumet kontrolündeki Sabah’ın haberine göre, gerçekleştirilen plan seminerinde “Milli Mutabakat Hükümeti” kurulmasından bahseden sanıkların “Suç için anlaşma” maddesinden 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları gerektiği belirtildi. Gazete, Dairenin bu kararının, 104 emekli amiral tarafından yayımlanan bildiriyle ilgili soruşturmada da emsal olacağı kulisini yazdı.

BERAAT KARARI VERİLMİŞTİ

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) başvuru yapan şikayetçilerin güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmesinin ve hak ihlali kararı vermesinin ardından yeniden görülen “Balyoz Planı” davasında Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 31 Mart 2015’te 236 sanığın yüklenen suçu işledikleri sabit olmadığından beraatlerine karar verilmiş, Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekili Mehmet Aydın, sanıklar Doğan, Balabanlı, Balta, Varol, Yalçın, Akyazan ve Küçükkılıç’ın, beraat etmelerinin usül ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunmuştu. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, “Balyoz Planı” davasında beraat eden sanıklar hakkındaki temyiz incelemesini tamamladı.

DOĞAN’IN MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ SÖZÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Kararda, sanıklar tarafından da doğrulanan plan seminerine ilişkin ses kayıtlarının çözümlemelerine yer verildi. Çözümlemelerde, plana ilişkin olarak orgeneral Doğan’ın istekleri, dönemin komutanları tarafından yapılan çalışmalar ve verilen cevaplar yer aldı. Doğan’ın seminerde oynanmakta olan “Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo” içinde öngörülemeyen, “Milli Mutabakat Hükümeti” kurulmasından bahsettiğine de yer verilerek “Arkadaşlar, bu plan seminerini, plan çalışmasını kasıtlı olarak belli bir çerçeveye koyduğumuzu, günün şartlarımıza, günün konjonktürel gelişmelerine göre dikkatlerimizi nelerde yoğunlaştırmamız gerektiğini ortaya koymak için yaptığımı herhalde hepiniz anlamışsınızdır” beyanlarının olduğunun görüldüğü belirtildi.

“DARBENİN BAŞARILI OLMAMA İHTİMALİNDE BİLE…”

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nce verilen kararın gerekçesinde, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunun altı çizildi. Kararda, başarıya ulaşmış bir darbenin yargılanmasının ne denli güç ise icrasına başlanmış bir darbenin de başarılı olamama ihtimalinde bile, korunan değerlere, anayasal demokratik düzene verdiği zararların tecrübe edilmiş gerçekler olduğuna yer verildi.

HÜKUMETİ DEVİRMEYİ AÇIKÇA İFADE ETTİLER

Kararda, Doğan ve 1. Ordu Komutanlığı’nda görevli rütbeli diğer sanıklar ile haklarındaki beraat kararı kesinleşen bir kısım sanıkların “Olasılığı En Yüksek Senaryo Semineri” çerçevesinde yapılan toplantıda, iktidardaki AK Parti hükümeti yerine “Milli Mutabakat Hükümeti kurmak”, somut yer ve isim belirtilmek suretiyle İstanbul büyükşehir ve diğer il, ilçe belediye başkanlıklarına atamalar yapmak, gözaltılar ve tutuklamalar gerçekleştirmek, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı dahil bürokrasinin üst kademelerine atamalarda bulunmak, Milli Güvenlik Kurulu aracılığıyla hükümeti uyararak ve hatta gidişatın kötü olduğuna dikte ederek bunun sonunun iyi olmayacağı şeklinde hükümeti tehdit etmek dahil demokratik bir toplumda kabullenilmesi ve katlanılması mümkün olmayan ve TSK’nın görev, yetki ve sorumlulukları ile bağdaşmayan, doğrudan hükümeti cebren ıskata yönelen içerikte konuştukları ve bunlara ilişkin planların hazırlandığına dair beyanlarda bulunarak hükümeti devirmeye yönelik hareket ettikleri ve bunu açıkça ifade ettikleri belirtildi. Söz konusu seminer çalışma metninin Genelkurmay Başkanlığınca da olağan dışı görülerek bu konuda inceleme yaptırıldığı ve daha sonrada Yüksek Askeri Şura’da sanık Çetin Doğan ve bir kısım sanıkların emekli edildiğinin anlaşıldığı kaydedildi.

3 YILDAN 12 YILA KADAR HAPİS CEZASI

Hükümde, sanıklar tarafından da varlığı kabul edilen seminer çalışmasında, yine sanıklar tarafından gerçekleştirildiği kabul edilen ses kayıtlarının, özellikle somut yer ve kişiler belirtilmek suretiyle “Milli Mutabakat Hükümeti” kurulması, yönetimin devralınması, iktidar partisine mensup belediye başkanları, siyasetçiler ve bir kısım yöneticilerin bu çerçevede toplanıp gözaltına alınarak tutuklanacağına yönelik konuşma içerikleri, plan seminerinin hukuki dayanağı ile icra şekline ilişkin kurumsal belgeler dikkate alındığında, sanıkların fikir birliği içerisinde vukuu bulan eylemlerinin unsurları itibariyle Türk Ceza Kanununun ilgili maddesince “suç için anlaşma” suçundan 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası düzenlenmesi suçunun nazara alındığı belirtildi.

301 madencinin öldüğü Soma Davasında Can Gürkan 20 yıl hapisle kurtarıldı

Okumaya devam et

Gündem

Bişkek Büyükelçiliği Reyhan İnandı’nın mektubunu almıyor

Hakan Fidan’ın başında olduğu Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından kaçırılan Orhan İnandı’nın eşi Reyhan İnandı, eşinin bulunması için Bişkek Türk Büyükelçisi’ne mektup vermek istedi. Ancak elçilik yetkilileri İnandı’nın mektubunu kabul etmedi.

BOLD – 31 Mayıs’ta kaçırılan ve şu ana kadar kendisinden haber alınamayan Sapat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İnandı’nın eşi Reyhan İnandı, eşinin bulunması için Türk Büyükelçisi Ahmet Sadık Doğan’a yardım isteyen bir mektup yazdı. Ancak mektubu büyükelçiye ulaştıramadı.

İnandı ailesinin avukatı Taalaygül Toktakunova Kırgızistan’da yayın yapan Azattık Radyosu’na verdiği demeçte, ‘’Büyükelçiye hitaben e-posta ile gönderdik. Cevap alamadık. Bunun üzerine mektubu elden teslim etmek için büyükelçiliğe gittiğimizde koruma görevlisi mektubu okudu ve büyükelçinin iznini almamız gerektiğini söyledi. Kendisinden nasıl izin alacağımızı sorduğumuzda ise bilmedikleri söyleyip gittiler’’ açıklamasında bulundu.

Türkiye büyükelçiliği bu konu ilgili şu ana kadar herhangi bir açıklama yapmadı.

15 GÜN ÖNCE KAÇIRILDI

26 yıl önce ailesiyle birlikte Kırgızistan’a göç eden Orhan İnandı, 31 Mayıs akşamı Hakan Fidan’ın başında olduğu Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından evinin önünde kaçırıldı. Arabası evinden 7-8 kilometre uzaklıktaki bir mahallede kapıları açık halde bulundu. Arabada İnandı’nın ceketi, iki telefonu ve gözlüğü vardı.

Eşi Reyhan İnandı’nın yaptığı açıklamaya göre 15 gündür haber alınamayan Orhan İnandı Bişkek’teki Türk Büyükelçiliği’nde tutuluyor. Dünyaca ünlü insan hakları kuruluşları, uluslararası gazeteciler ve Avrupalı parlamenterler İnandı’nın kaçırılmasını ikinci Cemal Kaşıkçı vakası olarak değerlendiriyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi ise 11 Haziran’da Orhan İnandı için Türkiye’yi de bağlayan bir ‘tedbir kararı’ verdi. Buna göre İnandı’nın ortaya çıkarılması, işkence ve kötü muamele varsa buna maruz bırakılmaması, mani olunması, fiziksel ve zihinsel bütünlüğünün korunması, ailesiyle irtibatının sağlanması, ailesine bilgi verilmesi gerekiyor.

PROTESTOLAR DEVAM EDİYOR

Günlerdir hükumet meydanında Orhan İnandı’nın ortadan kaybolmasını protesto eden Kırgız halkı ve meclisi de İnandı’nın bulunması için çağrı yapıyor. Protestolar bu sabah da hükümet meydanında sessiz bir şekilde devam ediyor.

Öte yandan geçen hafta Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Erdoğan’a Orhan İnandı hakkında sorular sordu. Erdoğan ise İnandı’yı tanımadığını, hiçbir bilgiye sahip olmadığını söyledi. Gülen Hareketi taraftarları hakkında hiçbir şey duymak istemediğini de sözlerine ekledi.

Kırgızistan’ın kalbi kaçırılan eğitimci Orhan İnandı için atıyor

Okumaya devam et

Gündem

301 madencinin öldüğü Soma Davasında Can Gürkan 20 yıl hapisle kurtarıldı

Soma’da 301 madencinin ölümüne neden olan maden faciasıyla ilgili davada karar açıklandı. Mahkeme, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden görülen davada, “Bilinçli taksirle öldürme ve yaralamaya neden olma” suçundan yargılanan Soma Kömür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a 20 yıl, mühendisler Efkan Kurt ile Adem Osmanoğlu’nu 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. İnfaz Yasası değişikliğiyle sanıkların cezası yarıya inecek.

BOLD – Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te meydana gelen 301 işçinin ölümüne sebep olan Soma faciasında Yargıtay’ın bozma kararı ile yeniden görülen davada karar açıklandı.

Akhisar Ceza Mahkemesi, “Bilinçli taksirle öldürme ve yaralamaya neden olma” suçlamasıyla yargılanan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a 20 yıl hapis cezası verdi. Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Evinç beraat ederken, mühendisler Efkan Kurt ile Adem Osmanoğlu ise 12 yıl 6 ay hapis cezalarına çarptırıldı.

Tutuklu sanığın bulunmadığı davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Can Gürkan dahil 4 sanığın iddianamedeki gibi ‘olası kastla’ 301 kez öldürme ve 162 kez yaralama suçundan yargılanması yönünde karar vermişti. Ancak kararın ardından Dairenin 3 üyesi değiştirilmiş, Yargıtay Başsavcılığının itirazıyla Gürkan ve sanıkların daha hafif bir ceza öngören ‘bilinçli taksirle öldürme’ suçundan yargılanmasına karar verilmişti.

Mahkemenin 22 yıl hapis cezası verdiği Can Gürkan, İnfaz Yasasında Nisan 2020’de yapılan değişiklikten de yararlanacak. Buna göre, verilen cezaların yarısı infaz edilecek. Bunun yanı sıra sanıklar üç yıllık denetimli serbestlik hakkından da yararlanacak. Böylece 12 yıl 6 ay hapis cezası alan sanıklar tutuklu kaldıkları süre hesaplanarak cezaevine girmeyecek. Gürkan ise 1 ya da 2 yıl cezaevinde kalarak cezasını tamamlayacak.

YARGITAY’DA ÜYELER DEĞİŞTİ İTİRAZLA CAN GÜRKAN KURTARILDI

301 madencinin hayatını öldüğü Soma Davasının temyizine bakan Yargıtay 12. Ceza Dairesine müdahale edilmişti. 2 Ekim 2020’de davayı inceleyen Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi, sanıklara verilen cezayı az bularak mahkumiyet kararını bozdu. Can Gürkan dahil dört sanığa iddianamede talep edildiği gibi ‘olası kastla’ 301 kez öldürme ve 162 kez yaralama suçundan ceza verilmesi istendi. Ancak Yargıtay’ın kararına Yargıtay Başsavcılığı karar düzeltme talebinde bulundu. 12’inci Ceza Dairesi’nin beş üyesinden üçü değiştirildi. Başkan Ahmet Er ve üye hâkim Nadir Gündeş koltuğunu korurken sanıklara daha ağır hapis cezası verilmesi isteyen üç üyenin dairesi değiştirildi. Daireden gönderilen üyelerin yerine eski adalet bakanlığı müsteşarı Kenan İpek, eski HSK genel sekreteri Fuzuli Aydoğdu ve eski Ceza ve Tevkifevleri genel müdürü Mustafa Yapıcı getirildi. Üye değişikliğinin ardından Yargıtay savcılarının yaptığı itiraz, 12’inci Ceza Dairesi tarafından oy çokluğuyla kabul edildi. Can Gürkan dahil dört sanığın ‘bilinçli taksirle ölüme sebep olma’ suçundan cezalandırılmasına karar verildi. Böylece, Can Gürkan’a en fazla 22 yıl hapis cezası verilmesine imkan verildi.

Soma Davası: Tekmeyi madencinin yediği bir adaletsizlik hikayesi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0