Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Mafya lideri Alaattin Çakıcı iş başında: TV100’ün sahibiyle buluştu

Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, tahliye olduktan sonra siyaset ve yeraltı dünyasındaki temaslarına yenisini ekledi. Çakıcı, “yağma, tehdit ve şantaj” suçlamasıyla hakkında dava açılan ve hakkında savcılıkça “ivedilikle mevcutlu getirilme” kararı verilen TV100 patronu Necat Gülseven ile birlikte görüldü.

BOLD – Çakıcı sosyal medya hesabından Four Seasons Otel’de yediği akşam yemeğiyle ilgili paylaştığı fotoğraftaki medya dünyasından isim dikkat çekti.

Cumhuriyet’in haberine göre Çakıcı’nın “Alaattin Çakıcı Four Seasons otelde dostlarıyla akşam yemeğinde birlikteler” notuyla paylaştığı fotoğraftaki isimlerden biri de Necat Gülseven çıktı. Çakıcı’nın hemen yanında oturan Necat Gülseven, 3N Medya grubuna bağlı TV100 kanalı ve internet sitesinin sahibi.

Necat Gülseven ve kanal yöneticisi Murat Kelkitoğlu hakkında elektronik para ve ödeme hizmetleri kuruluşu Papara’nın ‘tehdit, şantaj, yağma’ suçlamasıyla dava açılmıştı. Papara’nın sahibi Ahmed Faruk Karslı savcılıktaki ifadesinde Gülseven’in kendisine reklam için şantaj yaptığını, şantaj yaparken sık sık Bakan Soylu’dan söz edip “Arıyorum Süleyman Bey’i?” diyerek telefona sarıldığını belirtmişti. Aynı şekilde kanalın yöneticisi Murat Kelkitoğlu da “Reis beni çok sever, buradaki mücadelemizi takdir eder, ben 15 yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı Basın Müşaviriydim. Onun talimatıyla medyada bir şeyler yapıyoruz” diyordu.

Söz konusu isimler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “ivedilikle mevcutlu getirilme” getirilme kararı çıkarılmasına rağmen soruşturmada bir gelişme yaşanmadı. TV 100 patronunun “Çakıcı’nın dostları” fotoğrafında yer alması ise kanalın mafya ve siyasetle ilişkilerine dair iddiaları gündeme getirdi.

Yasa dışı altın vurgununu fotoğraflarla belgelediler

Gündem

Yargıda reform ancak HSK’nın yapısının değiştirilmesiyle olur

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukukta reform açıklamalarını değerlendiren hukukçular, Hakimler ve Savcılar Kurulu(HSK)’nun yapısının değiştirilmesi çağrısında bulundu. Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, “Somut adım ancak HSK’nın yapısının değiştirilmesiyle olur” dedi. İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan da, “Cumhurbaşkanı bir kararname ile malınızı kamulaştırırsa, ortamda hukuk güvenliğinden söz edilemez” ifadesini kullandı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Hukuk reformu için yoğun hazırlıklar yapacağız’ açıklamasını yorumlayan hukukçular, hukuk reformu için HSK’nın yapısının değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sözcü’ye hukuk reformuyla ilgili konuşan Yargıtay eski Cumhuriyet Savcısı Ruşen Gültekin, “Yargı siyasallaştı. Bu sebeple bugün ‘Vicdanı ile talimatlar arasında sıkışan hakim’ var” ifadelerini kullandı.

Hukukçuların yargı reformuyla ilgili görüşleri şöyle:

HSK BAĞIMSIZ OLMALI

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan: “Yasal değişikliğe ihtiyaç yok. Biz gerçekten hukuk devleti istiyor muyuz? Bununla başlamamız gerek. Anlayışı değiştirmek, zaten reform anlamına gelecektir. Somut adım ancak HSK’nın yapısının değiştirilmesiyle olur. TBMM’de nitelikli çoğunlukla HSK üyelerinin seçilmesi sağlanırsa, yani HSK bağımsız kılınırsa, yargı bağımsızlığı adımı atılır. Yargıda reformu konuşacaksak önce adil yargılanma ilkesinin ihlali konuşulmalı. Bir diğer sorun, ifade ve basın özgürlüğüdür. Hukukun baskı aracı olarak kullanılmasıdır. Bizim en temel hak ve özgürlüklerimiz hem Anayasa hem kanun ve mevzuatla koruma altına alınmış durumdadır. Dolayısıyla yasal değişikliğe ihtiyaç yok.”

TEMEL SORUN SİYASETİN YARGIYA MÜDAHALESİ

İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan: “Temel sorun siyasetin yargıya müdahale edebilmesidir. Reform, sözle olmaz. Cumhurbaşkanı bir kararname ile malınızı kamulaştırırsa, ortamda hukuk güvenliğinden söz edilemez. HSK, siyaset kurumu tarafından belirlendikçe, yargı güvenliği, hukuk güvenliği sağlanamaz. HSK ve Anayasa Mahkemesi gibi kurumlar bağımsız tarafsız hale getirilmedikçe sorun çözülemez. Eğer reform diyorlarsa, OHAL’de getirdikleri tahliye kararına itiraz yolunu kaldırsınlar.”

HSK SİYASETTEN ARINDIRILMALI

Yargıtay eski Cumhuriyet Savcısı Ruşen Gültekin: “Yargı siyasallaştı. Bu sebeple bugün ‘Vicdanı ile talimatlar arasında sıkışan hakim’ var. Yargı reformu geçmişteki örnekleri gibi bir makyajdır. Bilinmelidir ki, Türkiye’de yargı reformu, sadece bağımsız, aklını kiraya vermemiş, adalete ulaşmak için hukuk talep eden, makam için talimat almayan gerçek hukukçularla yapılabilir. Bunun da ilk aşaması HSK’nın derhal yapısının değişmesi ve siyasetten arındırılmasıdır.”

Cumhuriyet eski Savcısı Nadi Türkaslan: “Türkiye’de hukuki mevzuatın güncellenmesine hiç ihtiyaç yok. Sorun hakim ve savcının anlayışında. Hakim ve savcının bağımsızlığı ancak ve ancak HSK’nın bağımsız olmasıyla mümkündür. Hakim ve savcılar HSK’nın bağımsız olduğunu görürse hukuk içinde kalır. Aksi halde siyaset yargıyı alet olarak kullanır.”

YARGIYA TALİMAT VERMEKTEN VAZGEÇİN

CHP’li vekil Abdurrahman Tutdere: “Yargının düzelmesi için yargıya talimat vermekten vazgeçeceksiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan yargıçlar olmayacak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan yargıçlar olmayacak. Tahliye kararlarına rağmen tutuklamanın devamına karar verenler olmayacak.”

Dokuz Eylül Rektörü Hotar, eski AKP’li belediye başkanını üniversiteye müdür olarak atadı

Okumaya devam et

Gündem

12 bin atamayı az bulan sağlıkçılar 100 bin kadro istiyor

Koronavirüs salgınından en çok etkilenen meslek grubu olan sağlıkçılar hükumetin açıkladığını 12 bin atamayı yeterli bulmadı. Sağlıkçılar, en az 100 bin atama yapılmasını istedi. 

BOLD – Sağlık Bakanlığı’nın 12 bin sağlık personelinin atanacağını açıklamasına sağlıkçılardan tepki geldi. 12 bin atamanın az olduğunu belirten sağlıkçılar, en az 100 bin atama yapılması gerektiğine dikkat çekti.

NE ZAMAN YETERLİ KADRO AÇILACAK?

Cumhuriyet’ten Sibel Bahçetepe’ye konuşan Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği Başkanı Heybet Aslanoğlu, sağlıkta 12 bin atamanın sahanın ihtiyacını karşılamaktan çok uzak olduğunu vurgulayarak, “Sadece atama değil ekonomik ve özlük haklarımızın iyileştirilmesini istiyoruz. Türkiye’nin acil ihtiyaç duyduğu sağlık personeli 100 bin civarındadır. Bu ülkede atanmayı bekleyen 500 bin üzerinde sağlık mezunumuz var. Bu zor günlerde sağlık için kaynak ayırıp kadro açamıyorsak ne zaman yeterli kadro açacaksınız?” diye sordu.

50 BİN SAĞLIKÇI KOVİD-19’A YAKALANDI

50 binin üzerinde sağlık personelinin Kovid-19’a yakalandığı için hizmet veremediğini vurgulayan Aslanoğlu, “İş yükü oldukça artan sağlık emekçileri ‘tükeniyoruz’ derken şaka yapmıyorlar. Birçok işyerinde sağlık personeli yetersizliğinden hizmet verilemez noktaya gelinmiştir. Her serviste birkaç sağlık personeli Kovid-19 olmuş durumda ve nöbet listeleri dönmemektedir” dedi.

‘Şeffaf açıklanmayan veriler binlerce kişinin hayatına mal oldu’

 

Okumaya devam et

Gündem

Dokuz Eylül Rektörü Hotar, eski AKP’li belediye başkanını üniversiteye müdür olarak atadı

Eski AKP mliletvekili, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Nükhet Hotar, 2014 – 2019 yılları arasında İzmir’in Selçuk ilçesinde belediye başkanlığı yapan AKP’li Dahi Zeynel Bakıcı’yı DEÜ Efes Meslek Yüksekokuluna müdür olarak atadı.

BOLD – Üniversite yönetiminde yaptığı usulsüz atamalar Sayıştay raporuna da yansıyan Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ) Rektörü Nükhet Hotar, bu kez de AKP’li ismi meslek yüksekokulu müdürlüğüne atadı.

Cumhuriyet’in haberine göre, DEÜ Efes Meslek Yüksekokuluna müdür olarak atanan Zeynel Bakıcı, sosyal medya hesabından Rektör Hotar’a teşekkür etti. Bakıcı, “Rektörüm Prof. Dr. Nükhet Hotar tarafından Efes Meslek Yüksek Okulu Müdürü olarak atanmış bulunmaktayım. Sayın Rektörüme çok teşekkür ediyorum. Allah bizleri mahcup etmesin” dedi.

Sayıştay, 2019 denetim raporunda üniversitede Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yabancı Diller Yüksek Okulu, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yönetici atamalarının mevzuata uygun olmadığını tespit etmişti. Ayrıca DEÜ’nün 117 milyon TL zarar uğratıldığı raporda yer almıştı.

‘Şeffaf açıklanmayan veriler binlerce kişinin hayatına mal oldu’

Okumaya devam et

Popular