Connect with us

BOLD ÖZEL

İki yıl önce mülteci olarak geldiği Almanya’da öğretmen oldu

Öğretmen Ayfer Erginyavuz, son dönem Avrupa’ya gelen Türkiyeli mültecilerden biri. Öğretmenlikten, eğitimden kopmak istemedi ve bunu iki yıl içinde başardı.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Öğretmen Ayfer Erginyavuz, iki yıl önce Almanya’ya gelerek iltica etti. Mültecilerin Almanya’da sadece beden gücü gerektiren işlerde çalışabileceği önyargısının aksine, toplumun arasına hızla karıştı ve mesleğini yapma imkanı buldu.

Volkshochschule’den (VHS) kabul alan Erginyavuz, Türkçe öğretmeni olarak kursta görev yapacak.

VHS, Almanya’nın halk eğitim merkezi olarak adlandırılabilecek kurumu. Yoğun olarak dil kurslarının verildiği VHS merkezleri ile Almanya’nın her köşesinde karşılaşmak mümkün. Merkezlerde el becerileri, müzik, dans gibi farklı kurslar da veriliyor.

Öğretmen eşi ve üç çocuğuyla iki yıldır Almanya’da bulunan Ayfer Erginyavuz, şu an B1 dil seviyesinde ve yaşadığı tecrübeyi anlatıyor:

“İlk geldiğim sene araştırmayla geçti zamanım. Etrafımda neler olup bittiğini, Almanyayı ve halkı tanımaya, anlamaya çalıştım. Kendim ve çocuklarım için yapılabilecekleri araştırdığımda hemen tüm etkinlik bilgilerinin yerel gazetelerde olduğunu gördüm. Yerel gazeteleri takip etmeye başladım.

Özellikle kütüphanenin etkinliklerinin çok faydalı olduğunu gördüm. Orada yetişkinler için oyun günleri var, gidip orada Almanlarla doğrudan konuşmaya çalışıyorum. Yeni geldiğimi dili çok iyi bilmediğimi söylüyorum. Çok hoşgörüyle aralarına kabul ediyorlar hemen.

Huzurevine gittim, gönüllü çalışmak istediğimi söyledim. Kabul ettiler hemen.

VHS’nin örgü günleri vardı oraya gittim. Kendimi tanıttım, yaşadıklarımı neden Almanya’ya geldiğimi anlattım yine çok memnun oldular. Gitmediğimde mesaj atıp arıyorlar hatta. Yarım yamalak konuşsam da sürekli beni cesaretlendirdiklerini gördüm.”

VHS’YE PROJEMİ SUNDUM

Bir yandan dil kursuna devam eden Ayfer Erginyavuz diğer yandan yerel gazeteleri, televizyonları ve VHS’nın kitapçıklarını takip ettiğini ve VHS’nin Türkçe dil kursu olmadığını farkettiğini söylüyor:

“VHS’nin listesinde Türkçe dil kursunun olmadığını görünce, kabul ederler mi tereddütleriyle beraber de olsa özgeçmişimi, diplomalarımın fotokopileriyle hazırlayıp gittim. Türkçe öğretmeni olduğumu, VHS’de Türkçe dersleri vermek istediğimi söyledim. Dosyalarımı aldılar ve Mart’ın ilk haftasında tekrar gelmemi istediler. Gittim, birkaç yeni soru sordular ardından kabul ettiklerini söylediler. Eğitimde hangi kitapları kullanacağım, dersin açıklamaları gibi şeyleri içeren formlar verdiler. Onları doldurdum. Şimdi kayıt bekliyoruz derslere başlamak için.”

MESLEĞİMİ YAPAPAM DİYE UMUTSUZLUĞA KAPILMAYIN

Mültecilerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğni söyleyen Ayfer Erginyavuz, Almanya’da çok sayıda fırsat olduğunu belirtiyor:

“Bir mesleki deneğimim ve bilgi birikimim var, Almanya’da buna değer verileceğini düşündüm. Mesleğimi yapamam diye umutsuzluğa kapılmadım hiç. Zaten Almanya’da konuştuğumuz insanların, geçmişimi anlattığında hep saygıyla yaklaştıklarını gördüm. İnsanlar değer veriyorlar önemsiyorlar. Avrupa gibi insana değer veren toplumların emeğe de mesleğimize de değer vermeleri doğal. Ben bununla ilgili ileride kanunlar da yapılacağını başka imkanların da önümüze açılacağını düşünüyorum.

Herkes kendi mesleğini yapamasa da yakın meslekler yapabilirler. Tam birebir olmasa bile. Her alanda ihtiyaç var. Mesela bir eğitimci, sadece öğretmen olarak değil sosyal hizmet alanlarında da eğitimle ilgili işler bulabilir dili birazcık hallettikten sonra. Bir hukukçu, yan alanlarda hukukla ilgili işler yapabilir”

İNSAN KAYNAKLARI ORGANİZASYONUNA İHTİYAÇ VAR

Son dönemde Türkiye’den gelen mültecilerin entegrasyonunun daha da hızlandırılabileceğine dikkat çeken Erginyavuz, bununla ilgili organizasyonlara çok ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor:

“İlk geldiğimde bir yılım araştırma yapmakla geçti. Almanya’da neler yapabileceğime ilişkin çevremdeki insanlara sorular sordum ilk etapta ama çok net bilgiler alamadım. Sonra kendim araştırmaya başlayarak buldum. İnsan kaynakları konusunda bir organizasyon olması çok büyük ihtiyaç. İnsanlar yeni geldiklerinde şaşkınlığı üzerlerinden atmaları çok zaman alıyor. Bir yıl, iki yıl, üç yıl. Bu büyük zaman kaybı. Nasıl araştıracaklarını bilemiyorlar dil engelinden dolayı. Mültecileri hızla entegre edebilmek için kendilerine yol çizmeleri için Almanya’daki fırsatlar hakkında bilgilendirecek bir organizasyon olsa insanlar daha hızlı adapte olurlar.”

ANAOKULU ÇALIŞANLIĞI GİBİ KOLAY ULAŞILABİLECEK FIRSATLAR VAR

Almanya’da çok sayıda imkan olduğunu belirten Ayfer Erginyavuz, insan kaynakları konusunda bir organizasyona duyulan ihtiyacı bu açıdan da vurguluyor:

“Böyle bir organizasyon çok farklı imkanları ortaya çıkartabilir. Mesela ben Anaokulu öğretmeni olmak istiyorum. Bunu Ausbildung olarak yapmak 3 yılı kadar süreç demek. Ama araştırmamda Bosch Enstitisü’nün mülteciler için bir projesi olduğunu gördüm. Stuttgart’da online B2 kursu alınabiliyor ve 16 günlük bir eğitim sonrasında Anaokulunda çalışılabiliyor. Tabi daha düşük bir maaşla ama eğitim dalında bir iş başlangıç için.”

(Ayfer Erginyavuz’un anlattığı mültecilerin anaokullarında çalışabilmesi için sürdürülen proje)

MÜLTECİLER KENDİLERİNİ DIŞARI ATSINLAR

Almanya’da bulunan mültecilere kendi tecrübelerinden tavsiyelerde bulunan Erginyavuz şunları söyledi:

“Eve kapanmasınlar kendilerini dışarı atsınlar. Bulundukları çevrenin yerel gazetelerini, kütüphane faaliyetlerini çok iyi takip etsinler. Almanya’nın kültürünü ve insanını tanımak için doğrudan temas yoluyla çaba göstersinler. Sonrası gelecektir. Üç çocuğum var 6-8-10 yaşında. İlk geldiğimizde biz de çocuklarımız da hep birlikte zorlandık ama halkın arasına karışarak zorluğu atlattık. Kütüphanelerin çocuklar için de etkinlikleri var çok fazla. Sinema izletisi, tiyatro gibi pek çok aktivite. Bunlar çocuklara da çok iyi geliyor.”

BEŞ KARDEŞE GÖZALTI

Ayfer Erginyavuz, Gülen Cemaati’ne yönelik sürdürülen operasyon dalgasından ailesiyle birlikte etkilenmiş bir isim. Üniversite eğitimi dahil 20 yılı aşkın süredir Türkiye dışında bulunmasına rağmen 15 Temmuz sonrası hakkında gözaltı kararı çıkartılmış:

“19 yaşında üniversite okumak için Kırgızistan’a gittim, sonra hep yurt dışında kaldım. 10 yıl Kırgızistan’da kaldım. 4 yıl Çek Cumhuriyeti’nde sonra 5 yıl Macaristan’da kaldım. Oradan Almanya’ya iltica ettim. Kolejlerde ve son olarak da bir dil kursunda öğretmen olarak çalıştım.

Türkiye’de hakkımda yakalama kararı çıkartıldı. Biz altı kardeşiz. Bir sabah polis 5 kardeş hakkında gözaltı kararıyla ailemin yaşadığı eve gelmiş. Beşimizi birden tutuklamak için. Benim ismim Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği listede varmış sanırım. Ablam ve ben dışında diğer üç kardeşimin Hizmet Hareketi’yle hiçbir ilgisi yoktu üstelik.”

YAŞADIĞIM TOPLUMA FAYDALI OLMAK İSTİYORUM

“Almanya’ya çok zor ve çaresiz kaldığımız bir dönemde geldik. Geleceğe dair endişelerimiz vardı ve bizi sırf yaşadığımız mağduriyetlere bakarak kabul ettiler. Bu bende büyük bir vefa borcu oluşturdu. Şu an yaşadığım topluma fayda sağlamak ilk amacım. Gönüllü olarak da mesleki olarak da topluma faydam olsun istiyorum. Ve bugüne kadarki birikimim boşa gitsin istemiyorum. Eğitim alanında devam edeceğim.”

BOLD ÖZEL

Yunanistan’a ulaşan sığınmacıları, Türkiye’ye çalışan çete geri itti

Erdoğan rejiminden kaçan 7 kişi, Yunanistan’da Türkiye’ye çalışan maskeli bir grup tarafından önleri kesilerek geri çevrildi. Bu kişileri gözaltına alan jandarma, maskeli kişilerin Türkiye için çalışan çeteler olduğunu itiraf etti.

NECDET ÇELİK | BOLD ÖZEL

Yunanistan’a iltica amacıyla Meriç nehrini geçen 7 kişi, Türk otoriteleri adına çalışan maskeli bir grup tarafından Türk jandarmasına teslim edildi. Jandarma, mağdur yakınını, “Dua edin bizimkiler getirdi; Yunan polisi soyup soğana çevirirdi’’ sözleriyle teselli etti.

ARAÇLA TÜRKİYE TARAFINDA GERİ İTİLDİLER

Türkiye’deki adaletsizlikten kaçarak demokratik ülkelere sığınmaya çalışanlar, Yunanistan sınırından hukuksuzca geri itilmeye devam ediyor. Dün sabaha karşı Meriç nehri üzerinden Yunanistan topraklarına ulaşanların yolu, maskeli kişilerce kesildi. Daha erken saatlerde yakalananlarla birlikte bir araca doldurulan 2’si çocuk 7 Türk vatandaşı, sınırın Türkiye tarafına bırakıldı.

ÜÇ KİŞİ TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Araçtaki 20 kadar Afgan göçmen ise Meriç’in Yunanistan kıyısında araçtan indirilerek serbest bırakıldı. Uzunköprü karakoluna götürülen 7 kişiden iki kadın ve bir erkek, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Edirne Cezaevine konuldu. Eşi tutuklanan bir kadın, iki çocuğuyla birlikte imza karşılığı serbest bırakıldı. KHK’lı sınıf öğretmeni A.D. ise aramasının olduğu şehre gönderilmek üzere karakolda tutuluyor.

İŞBİRLİĞİ İTİRAFI: DUA EDİN BİZİMKİLER GETİRDİ

Grubun geri itilmesinde, Türkiye’nin kontrolündeki çetenin rolü olduğu ortaya çıktı. Uzunköprü karakolunda görevli jandarma, geri itilen mağdurun yakınını, “Dua edin, bizimkiler alıp getirdi. Yoksa Yunanlılar götürseydi işkence eder, neyi var neyi yoksa alır, öyle geri gönderirdi’’ sözleriyle teselli etti.

Jandarmanın bu itirafı, daha önce geri itilenlerin anlatımlarını destekliyor. Sınırın Yunanistan tarafında Afgan, Suriye ve Irak ağırlıklı göçmenlerden kurulu çetelerin, geri ittikleri sığınmacının kıymetli eşyalarını “ganimet” olarak alma karşılığında taşeron olarak kullanıldığı öne sürülüyor.

GERİ İTİLENLER TUTUKLANIYOR

Yunanistan, son dört yıldır Türkiye’den gelen göçmenleri geri itiyor. Geri itilen yabancı göçmenlere içecek ve geçici barınma hizmeti verilirken, Türk vatandaşlarının çoğu tutuklanıyor.

Bold Medya’ya konuşan mağdur yakını Sümeyra K., Batılı yetkililere bu hukuksuzluğu durdurma çağrısı yaptı. Sümeyra K., AB parlamenterlerine mektup yazacağını söyledi.

Yeneroğlu: Erdoğan, KHK konusunda adım atmak zorunda kalacak

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

4 aylık hamile Ayşe Karaduran tutuklandı

17 haftalık hamile olan Ayşe Karaduran bugün tutuklanıp Şanlıurfa Cezaevine gönderildi. Eşinin sağlık durumunun iyi olmadığını Twitter hesabından duyuran Akif Karaduran, “Eşimin düzenli beslenmesi ve iyi bakılması gerekiyor” dedi.

BOLD ÖZEL – Şanlıurfa’da bu sabah tutuklanan 7 kadın arasında 4 aylık hamile Ayşe Karaduran’ın olduğu ortaya çıktı. Eşi Akif Karaduran’ın Twitter hesabından yaptığı paylaşıma göre 17 haftalık hamile olan anne Karaduran Şanlıurfa Cezaevine gönderildi.

4 GÜN ÖNCE GÖZALTINA ALINDI

Akif Karaduran “Eşimin düzenli beslenmesi iyi bakılması gerekiyor. Eşim, 17 haftalık hamile. Şu an Şanlıurfa da cezaevinde yatıyor. Sık sık midesi bulanıyor. Tansiyonu düşüyor” dedi. Akif Karaduran, 16 Mayıs sabahı evlerine baskın düzenlendiğini ve dört gün önce gözaltına alındığını belirtti.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanan 29 yaşındaki İlahiyat mezunu olan Ayşe Karaduran ev hanımıydı. 16 Mayıs’ta gözaltına alınan Ayşe Karaduran,

Şanlıurfa Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün başlattığı operasyonlarda aralarında öğretmen, özel sektör çalışanları ve üniversite öğrencilerinin olduğu 11 kadından 7’si tutuklandı.

Şanlıurfa’da da kız öğrencilere operasyon: 7 kişi tutuklandı

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Adli Tıp, 4. evre kanser hastası Ahmet Zeki Özkan’ın tahliye talebini yine reddetti

Adli Tıp Başkanlığı, dört aydır Antalya Döşemealtı L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan makine mühendisi Ahmet Zeki Özkan’ın tahliye talebini ikinci kez reddetti.

BOLD ÖZEL – Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve cezası onaylandığı için 9 Şubat’ta tutuklanan makine mühendisi Ahmet Zeki Özkan’a yine ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verildi.

Eşiyle dün telefon görüşü yapan Yasemin Özkan “Eşimin morali bayağı bozuktu. Çok üzülmüştü. Geçen hafta açık görüşte gördüm, elleri, ayakları çok kötü. Kafasında da yaralar çıkmış. Her gün kür gibi etkisi olan hap içiyor. Onlar da vücudunda yaralara sebep oluyor. Ayakta gördükleri için cezaevinde kalabilir diyorlar. Dördüncü evre kanser bu adam.” dedi.

ALMANYA’DA MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ OKUDU

1980’li yıllarda Almanya’da makine mühendisliği okuyan Ahmet Zeki Özkan, eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndü ve Aksaray’daki Mercedes fabrikasında yüksek mühendis olarak göreve başladı. 2014 yılında emekli olduktan sonra ailesiyle birlikte Antalya’ya yerleşen Özkan, Şubat 2017’de Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanıp Kırşehir Cezaevine gönderildi.

10 ay Kırşehir’de hapis yatan Özkan’ı Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Bank Asya hesabı, gazete aboneliği, çocuklarını okuttuğu Aksaray Koleji’nin müdürüne 2 kez kurban parası verdiği ve Bylock kullandığı iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıp tahliye etti.

YERDE YATMAK ZORUNDA KALDI

Tutuksuz yargılanan Özkan’a Ekim 2020’de 4. evre akciğer kanseri teşhisi konuldu. Geçen yıl şubat ayında cezası onaylanan Özkan’ın ilk infaz erteleme talebi kabul edildi ve cezası 6 ay ertelendi. İkinci talebi 14 Aralık 2021’de reddedildi.

Durumu kritik olmasına rağmen 9 Şubat’ta tutuklanıp hapse gönderilen 65 yaşındaki Ahmet Zeki Özkan’ın infaz erteleme için yaptığı başvuru dün ikinci kez reddedildi. Doktorların en fazla bir yıl yaşar dediği Özkan, ilk tutuklandığında karantina hücresinde yer olmadığı için yerde yatmak zorunda kalmıştı.

4. evre akciğer kanseri Ahmet Zeki Özkan’ı tutukladılar

 

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar