Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Hazine, AKP’ye yakın işadamlarına çalışıyor: Garantili projelere 13 milyar TL ödenecek

HDP Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay, Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri için 2019 yılında hazinenin kasasından 13 milyar lira çıkacağını açıkladı.

KÖİ projelerinde Hazine adına gelir garantisi verilmişti. Sözkonusu ihaleleri, Cengiz, Limak, Kolin, Kalyon, MAPA, IC Holding, Güriş gibi Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) yakın gruplar kazanmıştı.

KÖİ projelerinin kamusal zararının her geçen yıl katlanarak büyüyeceğini belirten Kubilay, “KÖİ projeleri için bütçeden yapılan ödemenin, 2017 yılında 1 milyar liranın altında olduğu ifade ediliyordu. Sonraki yıllardaki fahiş artış göze çarpıyor. 2018 yılında 9 milyar lira ödeme yapıldı.” dedi.

2021’DE 28 MİLYAR LİRAYI AŞACAK

Kubilay, dolarda yeni bir kur şoku yaşanmaması durumunda bile bu rakamın, 2019 yılında 13 milyar, 2020 yılında 24 milyar, 2021 yılında ise 28 milyar liranın üzerinde olacağının tahmin edildiğini dile getirdi. AKP eliyle kendi zenginlerini yaratma projelerine dönüşmüş KÖİ uygulamasına son verilmesini istedi.

“AKTARILAN KAYNAK GERİ ALINSIN”

Kubilay şunları ifade etti: “Bu zamana kadar yapılmış ‘koşullu yükümlülük’ veya ‘garanti’ gibi bütün anlaşmalar iptal edilmelidir. Bu sermaye gruplarına rant olarak aktarılan kaynaklar geri tahsil edilmeli, her yıl artan bütçe açıklarının ve bütçedeki faiz ödemeleri yükünün halka ödetilmesine son verilmelidir.”

OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ GEÇİŞ ÜCRETİNE YÜZDE 44 ZAM

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) sözcülerinin her fırsatta dile getirdiği “KÖİ projesiyle bütçeden pay ayırmadan yatırım yapıldığı” iddiasını “koca bir yalan” diye niteleyen Kubilay, “KÖİ’lerin bütçe gelirlerini belirli sermaye gruplarına yönlendirmenin aracına dönüştüğü bir gerçek. 2019 yılına girerken Osman Gazi Köprüsü’nden dolara endeksli olan geçiş ücretine yapılan yüzde 44’lük fahiş zam, KÖİ’lerin kamu kaynaklarını emen birer asalak olduğunu bir kez daha gösterdi.” dedi.

Osmangazi Köprüsü’ne şok zam: Tek yönde geçiş ücreti 103 lira oldu

SIRADA 238 PROJE DAHA VAR

KÖİ kapsamında 238 projenin halen hedeflendiği, bir kısmının bitirildiği, bir kısmının da ekonomik kriz nedeniyle şimdilik bekletildiğini hatırlatan Kubilay, “KÖİ’lerin çoğuna 2012 yılında başlandı. Projelerin inşaatları hızla biterken kamuya herhangi bir hesap verilmeksizin verilen kredi, hasta, yolcu geçiş garantilerinin bütçeye getirdiği ekstra yükler de açığa çıkmaya başladı” şeklinde konuştu.

HALKTAN TOPLANAN VERGİ RANTA AKTARILIYOR

Kubilay, “Bütçe yükü dışında yurttaşlardan da fahiş miktarlarda ‘katılım payı, geçiş ücreti’ gibi adlar altında kesintiler yapılıyor. Halktan toplanan ÖTV ve benzeri vergiler, bu firmalara verilen ‘hasta, yolcu garantisi’ gibi adlar altında rant olarak aktarılıyor” ifadelerini kullandı.

KUBİLAY: ÇEVRE, İNSAN VE EMEK KARŞITI PROJELER

Kubilay şunları dile getirdi: “KÖİ’ler, 3. havalimanı işçilerinin eylemleri sırasında da görüldüğü gibi ülkenin mali kaynaklarının Erdoğan rejimi ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı eliyle belirli sermaye çevrelerine aktarılmasının yanı sıra doğa, insan ve emek karşıtı bir uygulama olarak yaygınlık kazanıyor. Yaşanan ekonomik krize rağmen AKP rantçı sermayeye hizmet eden bu uygulamaları durdurmak istemiyor. Faturası ise halka kesiliyor.”

Ekonomi

Süt ahırda 2,5 markette 8,5 lira: Aradaki farkın sebebi ne?

Süt fiyatları üreticilerin tepkisini çekti. 2 buçuk liraya çiftlikte satamadıkları sütün marketlerde 8 buçuk liraya çıkmasına tepki gösteren süt üreticileri, zamların perakendecilerden kaynaklandığını ileri sürdü.

BOLD – Üreticilerden 2.5 liraya alınan sütün, marketlerde 5 liradan 8.5 liraya kadar çıkması hem üreticiyi hem de tüketiciyi kızdırdı. Maliyetlerin arttığını belirten üreticiler, bu artıştan kendilerine de pay verilmesini talep etti.

EN FAZLA 5.5 LİRA OLMALI

Süt üreticilerinin 2.5 liradan fabrikalara verdiği süt, işlemden geçtikten sonra market raflarında 3.5 katına satışa sunuluyor. Yeni yıl öncesi marketlerde 5 lira civarında satılan sütler, yapılan zamlar sonrası 8 liranın üzerine çıktı. Marketlerin kendi zam oranlarını ekleyerek satış yaptığını belirten süt üreticisi Abdullah Türkmen, “Süt bizden 2 lira 15 kuruşa alınıyor. 40 kuruş da desteği var. Ben üreticiyim ve bende arz oluşmadı. Talep kime göre oluşuyor bilmiyoruz. Fiyatların bu rakamlara ulaşmasında marketlerin kendi zamlarını koymasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Koronavirüs sürecinde kiraları sütten çıkartacaklar. Sütün fiyatı en fazla 5.5 lira olmalıdır. 8 lirayı geçmesi çok tuhaf bir durum” dedi.

YEM MALİYETİNİ DAHİ KARŞILAMIYOR

Süt inekleri için her gün 8 kilo yem verdiğini belirten Türkmen, “Bir çuval yem fiyatının da 120 lira olduğunu düşünürsek, 1 kilo yemin maliyetini çıkartamıyoruz. Aracıların daha fazla para kazandığı ve üreticinin daha fazla zarar ettiği bu dönemde, üreticiye yazık oluyor. Mahalleleri gezerek süt satan arkadaşlarımız da var. Onların da en pahalı sattığı süt 5 liraya ulaşıyor. Bu üreticiden direkt satılıyor” diye konuştu.

 

AKP’nin hesabı şaştı: 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı

Okumaya devam et

Ekonomi

Avrupa ile Türkiye arasındaki alım gücü farkı giderek büyüyor

Türkiye’deki gıda fiyatlarındaki yüksek artış nedeniyle halkın alım gücü giderek düşüyor. 10 gıda ürünü için asgari ücretlinin 20.6 saat çalışması gerekirken aynı ürünler için İngiltere’de 2.27, Almanya’da ise 2.8 saat çalışmak yetiyor.

BOLD – Türkiye’deki gıda fiyatlarında artış yıllık yüzde 20.6’ya ulaştı. Gıda fiyatı artışlarında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nde (OECD) şampiyon olan Türkiye, market alışverişinde de Avrupa’yı geride bıraktı. Türkiye ile Avrupa arasındaki alım gücü farkı giderek artıyor.

MAAŞIN YAKLAŞIK YARISI GIDAYA GİDİYOR

Sözcü’den Nuray Tarhan’ın haberine göre, 10 temel gıda maddesinden oluşan alışveriş için bir Türk vatandaşı 20.6 saat çalışması gerekirken, İngiliz asgari ücretlinin 2.27, Alman’ın ise 2.8 saat çalışması gerekiyor. Ayda 2.826 lira alan Türk asgari ücretli maaşının yüzde 40’ını gıdaya ayırmak zorunda kalırken, İngiltere ve Almanya’daki asgari ücretlilerin ayırdıkları pay ise yüzde 5-10 civarında.

BİR ALMAN 264 KİLO, BİR TÜRK 64 KİLO KIYMA ALABİLİYOR

CHP Genel Başkan Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal, asgari ücretle geçinenler ile Avrupa ülkelerindeki asgari ücretliler arasında alım gücü açısından uçurum olduğunu belirterek, “Bugün Almanya’daki bir asgari ücretli maaşı ile 264 kilo kıyma, 2 bin 640 litre süt veya 13 bin 620 adet yumurta alabiliyorken, ülkemizde asgari ücretle ailesini geçindiren bir kişi Et ve Süt Kurumu’ndan 76 kilo veya marketten 64 kilo kıyma alabiliyor. Aynı şekilde 470 litre süt 3 bin 700 adet yumurta alabiliyor” dedi.

DAR GELİRLİNİN SATIN ALMA GÜCÜ BUHARLAŞIYOR

Ekonomist Dr. Murat Kubilay da kriz ve pandemi döneminde gelir adaletsizliğinin artması, maaşların asgari ücret ve etrafında kümelenmesi sonucu satın alma gücünün düştüğüne dikkat çekti. Halkın gıda satın alma güçlerindeki düşüşte hem arz zayıflığı hem de gelir düşüşünün etkili olduğunu belirten Kubilay, “İthalatla dengelenebilen fiyat artışları, makul fiyatlı zirai üretimin başarılamadığını ve kendi kendine yeterliliğin kısmen yitirildiğine işaret ediyor. Ücretlerdeki reel düşüş de sürüyor. Yüksek gıda fiyatları, nitelikli işlerin karşılığının asgari ücrete indirgenmesi orta ve dar gelirlilerin satın alma gücünü gittikçe buharlaştırıyor” dedi.

İNGİLTERE’DE ÜRÜNLERİN FİYATLARI HEP AYNI

İngiltere’de oturum ve iş kurma danışmanlığı şirketi Plusture’un kurucusu Enis Behar Menda da Londra’da market alışverişinin maaş içindeki payının yüzde 5, en fazla yüzde 10 olduğunu söyledi. Haftalık market alışverişinin 25-35 sterlin (254.5-356 TL) tuttuğunu vurgulayan Menda, “İngiltere’de ortalama yıllık gelir 30 bin 420 sterlin. Benim en çok dikkatimi çeken şey, ürün fiyatlarının hep aynı aralıkta kalması. Salgın döneminde bile fiyatlarda aşırı bir yükselme olmadı. Bu nedenle, aynı marketten hep aynı ürünleri alıyorsanız hiçbir alışverişinizde şaşırmazsınız. Salgında çok uzun süre Türkiye’de kaldığım için pahalılığı net şekilde görebildim” dedi.

Biden’ın yemin töreninde görevli 12 muhafız şüphe üzerine görevden alındı

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’nin hesabı şaştı: 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı

Hazine ve Maliye Bakanlığının verilerine göre 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı. Tarım Bakanlığı 3.3, Gençlik Bakanlığı 4, geçiş garantili köprü ve yolların yükünü taşıyan Ulaştırma Bakanlığı da tam 29.3 milyar lira fazladan harcadı.

BOLD – Bütçe hesapları tutmayan AKP, açık vermeye devam ediyor. Türkiye’nin bütçesi 2020’de 172.7 milyar lira açık verdi. AKP yeni yıl için açık hedefini ise 139 milyar liradan 239.2 milyar liraya çıkardı.

YENİ YILDA BÜTÇE HEDEFİ 239.2 MİLYAR LİRA AÇIK

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre de geçen yıl toplam 16 bakanlıktan 14’ü Bütçe Yasası ile verilen başlangıç ödeneğini aştı. Cumhuriyet’in haberine göre genel bütçeli toplam 40 kamu idaresinden 25’i harcamalarda başlangıç ödeneğinin üzerine çıktı.

MECLİS’TE KABUL EDİLEN BÜTÇE UYGULANMIYOR

TBMM’ye sunulan ve kabul edilen 2020 Yılı Bütçe Yasası A Cetveli’nde yer alan ödenekler “bütçe başlangıç ödeneği” olarak nitelendiriliyor. Meclis’teki uzun bütçe görüşmeleri yasadaki bu ödenekler üzerinden yapılıyor. İktidar sonrasında bu ödeneklerin yetmeyeceğini anlayınca artışa gidiyor.

Geçen yılın resmi rakamlarına göre 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı. Gençlik Bakanlığı 4, Tarım Bakanlığı 3.3, ödeme garantili proje bakanlığına dönüşen Ulaştırma Bakanlığı da tam 29.3 milyar lira fazladan harcadı. Bakanlığın tablosuna göre, içerisinde bakanlıkların da yer aldığı genel bütçeli idarelerden “bütçe başlangıç ödeneğini” aşanların bazıları şöyle:

– MİT Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.1 milyar TL. Harcama: 2.4 milyar TL.

– İletişim Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 368.1 milyon TL. Harcama: 440.2 milyon TL.

– Adalet Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 19.7 milyar TL. Harcama: 23.3 milyar TL.

– Milli Savunma Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 53.8 milyar TL. Harcama: 61.8 milyar TL.

– İçişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 9.6 milyar TL. Harcama: 12.1 milyar TL.

– Jandarma Genel Komutanlığı: Başlangıç ödeneği: 22.9 milyar TL. Harcama: 25.2 milyar TL.

– Emniyet Genel Müdürlüğü: Başlangıç ödeneği: 38.9 milyar TL. Harcama: 40.7 milyar TL.

– Dışişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 4.6 milyar TL. Harcama: 4.7 milyar TL.

– Hazine ve Maliye Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 468.2 milyar TL. Harcama: 482.4 milyar TL.

– Sağlık Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 58.8 milyar TL. Harcama: 64.9 milyar TL.

– Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 3.3 milyar TL. Harcama: 3.5 milyar TL.

– Kültür ve Turizm Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 5.1 milyar TL. Harcama: 5.6 milyar TL.

– Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 125.8 milyar TL. Harcama: 150.2 milyar TL.

– Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 7.9 milyar TL. Harcama: 9.8 milyar TL.

– Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.8 milyar TL. Harcama: 5.7 milyar TL.

– Gençlik ve Spor Bakanlığı: Başlangıç ödeneği. 17.8 milyar TL. Harcama: 21.9 milyar TL.

– Tarım ve Orman Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 40.3 milyar TL. Harcama: 43.6 milyar TL.

– Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 29 milyar TL. Harcama: 58.3 milyar TL.

– Merkezi Yönetim Bütçesi’nde başlangıç ödenekleri toplamı 1.1 trilyon TL iken, toplam harcama da 1.2 trilyon TL’ye ulaştı.

2 BAKANLIK AŞMADI

Toplam 16 bakanlıktan sadece Milli Eğitim ile Ticaret Bakanlığı “bütçe başlangıç ödeneğini” aşmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlangıç ödeneği 125.3 milyar TL’ydi. Harcama 123.2 milyar TL oldu. Ticaret Bakanlığı da 5.7 milyar TL olan bütçe başlangıç ödeneğinin 5.3 milyar TL’sini harcadı. Cumhurbaşkanlığı’nın geçen yılki bütçe başlangıç ödeneği 3.1 milyar TL’ydi. Harcama ise 2.8 milyar TL oldu.

Okumaya devam et

Popular