Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Kaşıkçı cinayeti davası Suudi Arabistan’da başladı

Suudi Arabistan Başsavcılığı, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi ile ilgili 11 kişinin yargılanmaya başlandığını, ancak Türkiye’nin delilleri göndermediğini açıkladı.

Riyad Ceza Mahkemesi’nde başlayan davada 11 kişiye yönelik çeşitli suçlamalar yöneltiliyor. Bu kişilerden 5’inin cinayetle doğrudan bağlantılarının bulunduğu ifade ediliyor ve haklarında idam cezası isteniyor.

Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı 2 Ekim 2018’de resmi evrak için gittiği İstanbul Başkonsolosluğu’nda hunharca katledilmişti.  

YARGILANAN 11 KİŞİ DIŞINDA GÖZALTINDA BULUNANLAR DA VAR

Mahkemenin ilk gününde zanlılar iddianamenin bir kopyasını talep etti ve savunma yapmak için ek süre istedi. Mahkeme de sanıkların taleplerini kabul etti.

Suudi Arabistan Başsavcılığı, olayla ilgili gözaltında bulunan başka kişilerle ilgili soruşturmanın da sürdüğünü duyurdu. 

Suudi Arabistan Başsavcılığı, 17 Aralık 2018 tarihinde Türkiye’deki savcılık yetkililerine 2 yazı gönderildiğini ve Türkiye’nin elinde olan kanıtları Suudi Arabistan’a vermesinin istendiğini belirtti.

Suudi yetkililer, konu ile ilgili Türkiye’ye 17, 25 ve 31 Ekim 2018’de de 3 yazı gönderilerek bilgi talep edildiğini, ancak Türkiye’nin bu yazılara cevap vermediğini kaydetti.

İngiltere, Kaşıkçı cinayetini eleştirdiği günlerde Riyad’a silah satmaya çalışmış

Dünya

Arjantin’de ‘VIP aşı’ skandalı halkı sokaklara döktü

Arjantin’de hükümete yakın kişilere ‘iltimaslı’ Kovid-19 aşısı yapılması halkı ayaklandırdı. Arjantin genelinde binlerce kişi skandalı protesto etmek için sokağa indi.

BOLD – Latin Amerika ülkesi Arjantin’de halk, siyasilere yakın bazı kişilere sırası gelmeden Kovid-19 aşısı uygulanması nedeniyle hükümete kızgın. Başta başkent Buenos Aires olmak üzere çeşitli kentlerde toplanan binlerce kişi, ‘VIP aşı’ skandalını protesto etti.

19 Şubat’ta ortaya çıkan skandal sonrası eski Sağlık Bakanı Gines Gonzalez Garcia, Cumhurbaşkanının talebi üzerine istifa etmişti.

Hükümete yakınlığıyla bilinen ünlü gazeteci Horacio Vertbisky’nin, katıldığı bir radyo programında, arkadaşı olan eski Sağlık Bakanı Gines Gonzalez Garcia aracılığıyla, Sağlık Bakanlığında kendisine Kovid-19 aşısı yapıldığını duyurması ülke gündemine oturdu.

Garcia’nın istifasına yol açan aşı skandalında aralarında eski Devlet Başkanı Eduardo Duhalde, bazı siyasiler ve hükümete yakın kişilerin bulunduğu 70 kişiye aşı yapıldığı ortaya çıktı.

ARJANTİN’DE AŞILAMA ÇALIŞMALARI

Ülkeye şu ana kadar Sputnik V aşısından 1 milyon 240 bin doz, Hindistan’da üretilen Covishield aşısından 580 bin doz, Çin’de üretilen Sinopharm aşısından da 1 milyon doz getirilmişti.

Ülkede bugüne kadar yaklaşık 1 milyon doz Covid-19 aşısı uygulandı.

Yaklaşık 45 milyon nüfuslu Arjantin’de yaklaşık 52 bin kişinin ölümüne sebep olan Kovid-19, bugüne kadar 2 milyondan fazla kişide görüldü.

İltimaslı bir şekilde Kovid-19 aşısı yapılması skandalı Arjantin’in yanı sıra Peru ve Ekvador’da da ortaya çıkmıştı. Ekvador’da Sağlık Bakanı, Peru’da ise hem sağlık bakanı hem de dışişleri bakanı istifa etmişti.

Peru’da aşı programı başlamadan aşı yaptıran Dışişleri Bakanı istifa etti

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan, mülteci kampındaki 13 Afgan’ı zorla bota bindirip Türkiye’ye geri itti

Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki 13 kişilik 3 Afgan aileyi koronavirüs testi yaptırılacağı bahanesiyle kaldıkları sığınmacı kampından alarak lastik botla zorla Türkiye’ye geri ittiği iddia edildi. Olayı Türk Dışişleri Bakanlığı da doğruladı.

BOLD – Ege’deki sığınmacı trafiğini takip eden Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu Aegean Boat Report, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişilik 3 Afgan ailenin, Yunan resmi görevliler tarafından Midilli adasında kaldıkları sığınmacı kampından Kovid-19 testi yaptırılacağı bahanesiyle alındığını belirtti.

Sivil toplum kuruluşu, ailelerin Yunan görevliler tarafından defalarca şiddete maruz bırakıldığını, üzerlerindeki eşyaların gasp edildiğini ve lastik bota bindirilerek Türkiye tarafına itildiklerini duyurdu. Aileler, zorla bindirildikleri lastik botta kendilerine can yeleği dahi giydirilmediğini iddia etti.

Zorla geri itilenler arasında 8 aylık, doğumu yaklaşmış hamile bir kadın ve 5 ve 2 yaşında 2 küçük çocuğun da bulunduğu kaydedildi.

Lastik botla geri itilen sığınmacı ailelerinin, Türk Sahil Güvenlik makamları tarafından tespit edildiği ve Ayvacık’tan karaya çıktığı dile getirildi.

Aegean Boat Report, ailenin Yunanistan’ın Midilli adasına 17 Şubat saat 19.00 sularında vardığını, ailelerin burada Yunan Göç Bakanlığı tarafından işletilen Megala Therma Karantina Kampı’na götürüldüğünü ve bir kamp görevlisinin ailelere Kovid-19 testi yapılması gerektiğini söylediğini aktardı.

Afgan aileler, Yunanistan’ın Midilli adasından geri itilme sırasında yaşadıkları bazı anları kaydetti (Kaynak: Aegean Boat Report tarafından EU Observer’a sağlanan fotoğraflar)

Karantina kampında bir konteyner içine alınan aileler, burada yüzleri maskeli görevliler tarafından dövülmeye başlandı. Ardından telefonları alınan aileler, sahildeki bir lastik bota bindirilerek Türkiye’ye geri itildi. Gruptaki bir kişinin telefonunu saklamayı başardığı ve yaşadıklarını kısmen kayda aldığı bildirildi.

Aegean Boat Report, Ege’de sığınmacı botlarını Türk tarafına geri ittiği defalarca belgelenen Yunan makamlarının, bu olayla ilk defa sığınmacıları kamptan alarak zorla Türkiye’ye yolladığının altı çizdi.

TÜRK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI DA DOĞRULADI

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “18 Şubat 2021’de yine Yunan güvenlik güçleri tarafından, Midilli Adası’ndaki mülteci kampından Kovid-19 testi gerekçesiyle çıkarılan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişilik Afgan sığınmacı grubu, darp edildikten, değerli eşyaları, paraları alındıktan sonra ülkemize geri itilmiştir.” bilgisi paylaşıldı.

Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında “Son 4 yılda 80 binden fazla sığınmacı ülkemize geri itilmiştir. Yunan hükümetini ve geri itmelere dahil olan tüm unsurları, uluslararası hukukun, AB hukukunun ve 18 Mart Mutabakatı’nın yasakladığı geri itmelere, insanlık onuruna aykırı muamelelere ve insan hakları ihlallerine son vermeye çağırıyoruz. AB’yi de AB hukukunu ve AB Temel Haklar Şartı’nı, insan onurunu esas alacak şekilde üye devletlerde uygulanmasını gözetmeye davet ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları: İran’ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları: İran’ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı

İran’ın Bağdat Büyükelçisi Irec Mescidi’nin Türkiye’nin Kuzey Irak’taki operasyonlarına yönelik açıklamaları Ankara’da rahatsızlık oluşturdu. İran’ın Ankara Büyükelçisi, açıklamalar nedeniyle Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.

BOLD – İran’ın Bağdat Büyükelçisi Irec Mescidi’nin Türkiye’yi Irak’ın egemenliğini ihlal etmekle eleştiren ifadeleri üzerine İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Ferazmend Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

İran’ın Bağdat Büyükelçisi Mescidi, Rudaw yayın kuruluşuna 23 Şubat’ta verdiği mülakatta, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğini ihlal etmekle suçlamıştı.

Ferazmend’e, Büyükelçi Mescidi’nin Türkiye’yi Irak’ın egemenliğini ihlal etmekle itham eden açıklamalarının kuvvetli ifadelerle reddedildiği, Türkiye’nin operasyonlarının esasen Irak’ın istikrarı, güvenliği ve egemenliğini hedef alan PKK unsurlarına yönelik terörle mücadele kapsamında icra edildiğinin Irak makamları dahil herkes tarafından bilindiği belirtildi.

Türkiye’nin, Irak’la arasında son dönemde gerçekleştirilen üst düzey ziyaretlerde PKK’nın ortak tehdit olduğu yönünde anlayış birliği sağlandığı ve İran’ın da Türkiye’nin terörle mücadelesinin karşısında değil, yanında yer almasının beklendiğini vurgulandı.

Öte yandan, İran’ın Bağdat Büyükelçisi Mescidi’nin söz konusu mülakatında, Irak’taki PKK varlığının yarattığı tehdide hiç değinmemiş olmasının dikkat çektiği de vurgulandı.

MESCİDİ NE DEMİŞTİ?

İran’ın Bağdat Büyükelçisi Irec Mescidi, Kuzey Irak’tan yayın yapan Rudaw’a açıklamasında Irak’a ve Irak’ın Kürdistan Bölgesi’ne Türk müdahalesine şiddetle karşı çıktığını ifade etmişti.

İrec Mescidi, Ankara’yı Irak’tan askerlerini çekmeye ve uluslararası sınırlara saygı göstermeye çağırmıştı.

Mescidi, Erbil ile Bağdat arasındaki Şengal anlaşması konusunda önemli olanın Şengal halkının çıkarları olduğunu ifade ederek, Türk yetkililerin gerekirse Şengal’e operasyon yapacağı yönündeki açıklamaları hakkında, “Şengal’in Türkiye ile hiçbir ilişkisi yoktur ve bu bağlamda tehdit etme veya karar verme hakkı yoktur” yorumunda bulundu.

Mescidi, “Irak’a askeri müdahaleyi reddediyoruz ve Türk kuvvetleri tehdit oluşturmamalı veya Irak’ın egemenliğini ihlal etmemelidir…  İster Türkiye’nin, ister başka herhangi bir ülkenin, Irak’a askeri müdahalede bulunmasını, ilerlemesini veya Irak’ta askeri bir varlığa sahip olmasını kesinlikle kabul etmiyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, Genelkurmay Başkanı’nı görevden almayı reddetti

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0