Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İngiltere, Suriye lideri Esad’ın akrabalarına yatırım karşılığı oturum vizesi vermiş

İngiltere’nin “Hama Kasabı” olarak bilinen Suriye lideri Beşar Esad’ın amcası Rifat Esad’ın eşi ve 3 çocuğuna ülkede yatırım yapması karşılığında gizlice oturum vizesi verdiği ortaya çıktı.

Baba Hafız Esad’ın kardeşi ve Beşar Esad’ın amcası Rifat Esad, 1982 yılında Hama’da 40 bin Suriyelinin öldürülmesi emrini vermekle suçlanıyor. Rifat Esad, uluslararası kamuoyunda “Hama Kasabı” olarak biliniyor.

OTURUM İZNİ, BAŞBAKAN THERESA MAY’İN İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DÖNEMİNDE VERİLMİŞ 

İngiltere hükümetinin Rifat Esad’ın 63 yaşındaki dördüncü eşine ve 22 ile 37 yaşındaki iki oğluna İngiltere’de süresiz oturum izni verdiği ortaya çıktı.

Oturum izninin Suriye’de iç savaşın zirveye çıktığı 2012 yılında Başbakan Theresa May’in İçişleri Bakanlığı döneminde verildiği belirtildi.

İngiltere’nin 2014 yılında da Rifat’ın daha önceki eşlerinden olan bir oğluna da süresiz oturum izni verdiği belirlendi.

Rifat Esad’ın eşi ve 2 oğlunun İngiltere’de vatandaşlık başvurusunda bulunduğu ancak taleplerinin geri çevrildiği belirtildi. İngiltere’ye ilk kez 2006 yılında gelen Rifat Esad’ın eşine “yatırımcı” olarak vize verildiği kaydedildi.

RİFAT ESAD, HAFIZ ESAD’DAN DAHA ACIMASIZ BİRİ OLARAK BİLİNİYOR 

Rifat Esad, 1984 yılında Hafız Esad’a karşı bir darbe girişimi nedeniyle Sovyetler Birliği’ne sürgüne gönderilmişti.

Uzun süredir Fransa’da yaşayan Rifat Esad’ın, Fransa, İngiltere ve İspanya’da milyonlarca dolarlık mal varlığı bulunuyor. Ancak bunların bir kısmına el konuldu. Rifat Esad hakkında birkaç yıl önce Fransa’da yolsuzluk soruşturması açıldı.

Rifat Esad, abisi Hafız Esad’dan daha acımasız bir lider olarak biliniyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Rifat Esad’ın Hama’daki katliam dışında 1980’li yıllarda Tadmur Hapishanesinde bin kişinin işkence ile öldürülmesinden sorumlu olduğunu belirtiyor.

Dünyanın Esad’ın zaferini kabullenişinin beş emaresi

Dünya

Avrupa Konseyinden Türkiye’ye bir Osman Kavala çağrısı daha

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararını uygulayarak, iş adamı Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması konusunda bir kez daha uyardı.

BOLD – Türkiye’nin de üyesi olduğu Strazburg’daki Avrupa Konseyi’nin Bakanlar Komitesi’nin son toplantısında bir kez daha Osman Kavala’nın durumuna yer verildi.

Yayınlanan sonuç bildirisinde daha önceki çağrılar hatırlatılarak Kavala’nın devam eden tutukluluğunun uluslararası hukuka aykırılık teşkil ettiği ve derhal salıverilmesi gerektiği belirtildi.

Komite, “Avrupa Konseyi’nin elindeki tüm araçları kullanarak kararın uygulanmasını sağlamaya hazır olduğunu” vurguladı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından alınan kararların uygulanıp uygulanmadığını takip etmekle yükümlü Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 2017 yılında, Gezi olaylarından sonra tutuklanan işadamı Osman Kavala’nın durumunu görüştü.

“TÜM ARAÇLARI KULLANARAK KARARIN UYGULANMASINI SAĞLAMAYA HAZIRIZ”

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 14-15 Nisan tarihli toplantısında, ‘Osman Kavala’nın, AİHM Büyük Daire’de 2020 yılı Mayıs ayında kesinleşen kararına rağmen halen tutuklu olmasının uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini’ belirterek, Türk yetkililerden bir kez daha, Kavala’nın ‘derhal serbest bırakılmasını öngören kararın uygulanmasını’ istedi.

Bakanlar Komitesi toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye’nin Kavala’nın salıverilmesi için gerekli tüm adımları atacağına dair güçlü beklenti bir kez daha yinelendi ve diyaloğu sürdürmenin önemi bir kez daha vurgulandı. Bakanlar Komitesi açıklamasında, “Gerekirse Avrupa Konseyi elindeki tüm araçları kullanarak kararın uygulanmasını sağlamaya hazır olduğunu teyit etti” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, Komite Başkanlığı tarafından Aralık ve Mart toplantılarının ardından Türkiye’ye gönderilen mektuba Türk yetkililer tarafından verilen yanıtın, bir eylem planının ve ek bilgilerin kendilerine ulaştığı belirtildi. Bakanlar Komitesi, “Kavala’nın serbest bırakılması için yetkililerin gerekli tüm adımları atacağına ilişkin güçlü beklentimizi yeniden vurguluyoruz” dedi.

Anayasa Mahkemesinin, Kavala’nın mevcut tutukluluğunu yasal olarak tespit eden gerekçeli kararının, AİHM tarafından incelenen veya atıfta bulunulan aynı delillere dayandığı kaydedilerek Anayasa Mahkemesi’nin gerekçesinin, devam eden bir ihlal karinesini çürütmek için herhangi bir kanıt içermediği sonucuna varıldı.

MART AYINDA DAİMİ GÜNDEME ALINMIŞTI

Komite, Mart ayı toplantısında, Osman Kavala dosyasını yalnızca AİHM davaları değil, tüm toplantılarının gündeminde ele almaya karar vermiş; bu kararın ardından Komite Başkanlığı, Türk makamlarına bir mektup yazarak, “Yetkililerden, yerel mahkemenin, AİHM kararını uygulamasını sağlaması” istenmişti.

Bakanlar Komitesi, gündemi görüşmek üzere her hafta, AİHM kararlarının uygulanma sürecini denetlemek için ise her 3 ayda bir toplanıyor.

“AKP’nin rotasını MHP belirledi”

Okumaya devam et

Dünya

Batı-Rusya gerilimi artıyor: Polonya’dan 3 Rus’a sınır dışı

Ukrayna ekseninde başlayan Batı ile Rusya arasındaki gerilim artmaya devam ediyor. ABD’nin 10 Rus diplomatı sınır dışı etme kararının ardından Polonya da 3 Rus diplomatı ‘zarar veren faaliyet’ nedeniyle sınır dışı kararı aldı.

BOLD – Polonya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Varşova Büyükelçiliğinde görevli 3 Rus diplomatın ‘istenmeyen kişi’ ilan edildiğini ve haklarında sınır dışı edilme kararı alındığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus Büyükelçisinin bakanlığa çağırıldığı ve 3 diplomatın sınır dışı edilme kararının kendisine bildirildiği kaydedildi.

Açıklamada, söz konusu diplomatların, diplomatik sınırları ihlal ederek Polonya’ya zarar veren faaliyette bulundukları belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Polonya’nın, ABD’nin Rusya’ya karşı aldığı kararlarla ilgili ABD ile tamamen dayanışma içinde olduğu kaydedildi.

SOLARWINDS SİBER SALDIRISI

ABD, siber saldırı girişimi ve başkanlık seçimlerine etki etmeye yönelik faaliyetlerle bağlantılı oldukları gerekçesiyle dün 10 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı almıştı.

Rusya bağlantılı olduğundan şüphelenilen bilgisayar korsanlarının, Aralık 2020’de SolarWinds’in Orion adlı ağ ve sistem altyapılarını yöneten bir yazılıma yerleştirdikleri kötü amaçlı kodlarla, aralarında ABD Hazine Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının bulunduğu çok sayıda federal kurumun bilgisayar sistemlerine sızdığı ortaya çıkmıştı. ABD yönetimi saldırıdan Rusya’yı sorumlu tuttu.

ABD’li yetkililer geçen ay siber saldırıya ek olarak Rusya Başkanı Vladimir Putin’in eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesine yardım etmek amacıyla etki operasyonları düzenlenmesine Rus ajanlarına yetki verdiğini iddia etti.

Diplomatların sınır dışı edilmesi ve yaptırımlar, ABD’nin SolarWinds bağlantılı siber saldırı girişimi nedeniyle Kremlin’e karşı ilk misilleme hamlesi olma özelliğini taşıyor.

ABD’den Rusya’ya yeni yaptırımlar: 10 Rus diplomat sınır dışı edilecek

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye-Fransa arasında yeni kriz: Fabien Azoulay

Türkiye’de GBL adlı bir cinsel uyarıcı satın aldığı gerekçesiyle 20 yıl hapse mahkum edilen ve kötü muameleye maruz kalan Fransız vatandaşı Fabien Azoulay’nin durumu, Türkiye ve Fransa’yı yeni bir krizin eşiğine getirdi. Fabien Azoulay için Fransa’da kampanya başlatıldı.

BOLD – İstanbul’u ziyareti sırasında internet üzerinden GBL adlı cinsel uyarıcı satın alan Fabien Azoulay isimli Fransız vatandaşı hakkında Türkiye’deki mahkeme tarafından hükmedilen mahkumiyet cezasının Fransa’da infazı için kampanya başlatıldı.

AYNI ZAMANDA ABD VATANDAŞI

Konu, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Fransız Dışişleri’nin de gündemine taşındı. Ankara ise Paris Büyükelçiliği aracılığıyla nakil başvurusunun öncelikli olarak incelemeye alındığını duyurdu. Olay, ABD’nin New York kentinde lüks bir SPA işleten ve aynı zamanda ABD vatandaşı olan Fabien Azoulay’nin turizm ve saç ektirmek için 2017’de İstanbul’a gelmesiyle başladı. Bu sırada internet üzerinden Litvanya’daki bir şirketten, kısaca GBL adlı cinsel uyarıcıdan sipariş etti. Teslimat adresi olarak da İstanbul otelinin adresini verdi. Koliyi gümrükte tespit eden polis, Azoulay’i kaldığı otelde gözaltına aldı. Azoulay, kısa süre içinde çıkarılıp yargılandığı mahkeme tarafından ‘uyuşturucu ticareti ve ithalatı’ suçları temelinde 20 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Bu ceza daha sonra 16 yıl 8 ay hapse dönüştürüldü ve temyizde de onandı.

CEZAEVİNDE ŞİDDET İDDİASI

İlk etapta İstanbul’da bir cezaevine yerleştirilen Azoulay yaklaşık 60 mahkumu barındıran kalabalık bir koğuşta kaldı, eşcinsel ve Yahudi kimliği nedeniyle şiddet gördü. Kötü muameleye maruz kaldığı belirtilen Azoulay’nin üzerine Kasım 2019’da bir mahkum tarafından kaynar su döküldüğü, yüzü, ensesi ve kısmen göğsünün yandığı ifade edildi. Azoulay’i ‘onursuz bir kişi olduğu için yaktığını’ itiraf eden mahkumun bir yıl hapis cezasına mahkum edildiğini belirten avukatlar, bugün 43 yaşında olan müvekkillerinin bu olay sonrasında ise Giresun’da başka bir cezaevine nakledildiğini belirtti.

FRANSA’YA NAKLİ İÇİN KAMPANYA BAŞLATILDI

Avukatlar daha sonra Fransa ve Türkiye’nin 1980’li yıllardan bu yana taraf oldukları ‘Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi’ kapsamında, Azoulay’nin mahkumiyetinin kalan infaz süresinin Fransa’da devamı amacıyla Mayıs 2019’da nakil başvurusunda bulundu. Ancak başvuruya bugüne kadar yanıt gelmemesi üzerine Azoulay için bu hafta bir kampanya başlatıldı. Kampanya kapsamında Fransa Cumhurbaşkanı ve Fransız Dışişleri Bakanlığı’na başvurularak konunun Ankara ile diyalogda gündeme getirilmesi istendi. Azoulay’in durumu Fransız medyasında geniş yankı buldu. Azoulay’nin avukatları da ‘Türk-Fransız ilişkilerindeki diplomatik çıkmazın faturasının müvekkillerine kesilmemesi’ çağrısında bulundu.

TÜRK BÜYÜKELÇİ DE ŞİDDET OLAYINI DOĞRULADI

Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Ali Onaner de Fransız basınına yaptığı açıklamada, Azoulay’in ilk tutuklu olduğu cezaevinde bazı mahkumlardan kötü muamele gördüğünü doğruladı. Bu muameleyi ‘kabul edilemez’ olarak tanımlayan Onaner, cezaevi yetkililerinin derhal önlem aldığını ve Azoulay’ın daha az mahkumla beraber olduğu yeni bir cezaevine gönderildiğini belirtti. Onaner, her yabancı mahkumun cezasını ülkesinde çekmek için başvuruda bulunmaya hakkı olduğunu ancak bu tür işlemlerde resmi formalitelerin tamamlanmasının yaklaşık üç yıl aldığını kaydetti.

Fransa’da GBL’nin uyarıcı veya uyuşturucu olarak kullanımına 2011 yılından bu yana 3 yıldan 5 yıla varan hapis ve 45 bin eurodan 75 bin euroya kadar para cezası veriliyor.

Polonya Roma Katolik Piskoposluğu’ndan AstraZeneca açıklaması

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0