Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Meclis’e “Cumhurbaşkanına hakaret” fezlekesi yağıyor

Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için savcılık tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderilen fezleke sayısı 401’e ulaştı. Dosyaların büyük çoğunluğu “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını ihtiva ediyor.

EN FAZLA DOSYA HDP’Lİ VEKİLLER HAKKINDA

TBMM Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu’na savcılıklarca gönderilen 252’si geçen dönemden kalma 401 dokunulmazlık dosyası bulunuyor.

Fezlekelerin 215’i Halkların Demokratik Partisi (HDP), 180’i Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 2’si Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 1’i Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), 2’si İyi Parti ve 1’i bağımsız milletvekiline ait.

FEZLEKESİ OLAN VEKİL SAYISI 120

TBMM’ye gelen fezlekelerin milletvekillerine göre dağılımına bakıldığında ise en fazla fezlekenin CHP’li vekiller hakkında düzenlendiği anlaşılıyor.

Hakkında fezleke düzenlenen 120 milletvekilinden 95’i CHP’li. HDP’li 19 milletvekili, AKP’den 2, MHP’den 1, İyi Parti’den 2 ve 1 bağımsız milletvekilinin fezlekesi bulunuyor.

CHP’LİLERİN DOSYALARI ERDOĞAN’A HAKARETTEN

CHP’li 95 milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için hazırlanan 180 fezlekenin, 122’si “Cumhurbakanı’na hakaret” suçlamasını içeriyor. HDP’li vekillerin dosyaları ise daha çok terör propagandası suçlamasından.

NEVRUZ KARPOSTALI FEZLEKE OLMUŞTU

HDP Tunceli Milletvekili Alican Öncü’nün, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan bir tutukluya nezruzunu kutlamak amacıyla gönderdiği kartpostal terör propagandası sayılmıştı.

Karpostalda Öncü tarafından yazılan “Direnen ve teslim olmayan halklarımızın mücadelesinin özgürlükle taçlanacağına olan inancımla, Newroz Piroz bê!’ ifadeleri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fezlekeye dönüştürülmüştü.

68 MİLLETVEKİLİNE TAYYİPLER ALEMİ FEZLEKESİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şikayeti üzerine ise, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Tayyipler Alemi” karikatürünü Twitter hesabından paşlaytığı veya retweet yaptığı gerekçesi ile, çoğunluğu CHP’li 68 milletvekili için fezleke hazırlamıştı.

Milletvekilleri hakkında Cumhurbaşkanına hakaretten 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

FEZLEKE ANAYASA ADALET KARMA KOMİSYONU’NA SEVKEDİLİYOR

Cumhuriyet savcılıklarınca hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’na gönderiliyor. Adalet Bakanlığı’nda yapılan hukuki değerlendirmeden sonra gereği için TBMM’ye gelen fezleke, Meclis Anayasa Adalet Karma Komisyonu’na sevkediliyor.

Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına hükmederse fezleke TBMM Genel Kuruluna geliyor. 10 gün içinde kurul raporu okuyor. Bu süre içerisinde itiraz edilmezse ya da itiraz reddedilirse fezleke kesinleşiyor.

Yeni sistemde TBMM’nin hükmü kalmadı

ÇOĞUNLUĞUN OYU GEREKİYOR

Bu aşamadan sonra Genel Kurulda bir oylama yapılıyor ve oylamada çoğunluk dokunulmazlığın kaldırılmasını isterse milletvekilinin dokunulmazlığı kalkıyor.

Dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili, sadece dokunulmazlığın kaldırıldığı konuda yargılanabiliyor. Aynı zamanda milletvekilliği devam ediyor.

Seçimler yenilenir ve yeniden seçilirse dokunulmazlığının bir kez daha kaldırılması gerekiyor.

MİLLETVEKİLLİĞİ NASIL DÜŞÜRÜLÜYOR?

Dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili, yargılanması sonucunda suçlu bulunursa Anayasa Mahkemesi süreci ile kesinleşen yargı kararı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bildiriliyor. Akabinde milletvekilliği düşüyor.

Politika

Davutoğlu’ndan zor soru: Ülkeyi siz mi yönetiyorsunuz Bahçeli mi?

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli üzerinden eleştirdi. “2 yıldır kimin istifasının durdurulacağına, kimin istifasının kabul edileceğine, nihai kertede Sayın Bahçeli karar veriyor. Sayın Erdoğan’a sormak lazım ülkeyi kim yönetiyor? Siz mi yönetiyorsunuz Bahçeli mi” diye sordu.

BOLD – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Bülent Arınç ile ilgili ”Siyaset eskisi şahsın Demirtaş’a güzellemeler yapması çarpıklık, hatta ahmaklıktır” ifadelerine tepki gösterdi.

Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın programına katılan Davutoğlu, Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin Bülent Arınç’la ilgili sözlerini eleştirdi. Davutoğlu, “Arınç herhangi birisi değil TBMM başkanlığı yapmış her şeyden önce ve bu vasıfla yüksek istişare kurulunda bulunuyor. Yoksa AK Parti kimliği ile orada bulunmuyor. Bu vasıfla bir insanın fikrini beyan etmesinden daha doğal bir durum yok. Bu fikre katılırsınız katılmazsınız ama bu fikrin bir anda fitne, terörist suçlamaları gibi en ağır suçlamalara muhatap kılınmaz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı sisteminde son kararları Bahçeli’nin verdiğine dikkat çeken Ahmet Davutoğlu şunları söyledi:

“Bahçeli’nin bu eleştiriler dışında yaptığı bir rol var bu da AK Parti’li bakanları ilgilendiriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtikten sonra son 2 yıldır kimin istifasının durdurulacağına, kimin istifasının kabul edileceğine, kimin istifa etmesi, kimin yargılanması ya da yargılanmaması gerektiğine nihai kertede Sayın Bahçeli karar veriyor. Sayın Bahçeli çok rahat bir köşede şimdi sorumluklar Erdoğan’a ait. Yasaklar, yolsuzluklar var mı? Erdoğan’a ait. Yoksulluk mu var? Evet biz ekmek asarız ama sorumlu Erdoğan deyip köşesinde. Bu çıkacak diyor infaz yasasında çıkmasını istediği kişiler çıkıyor. Şu istifa edecek diyor Bülent Arınç gibi eski bir Meclis Başkanı, Yüksek İstişare Kurulu’ndan istifa ediyor. O zaman Sayın Erdoğan’a sormak lazım ülkeyi kim yönetiyor? Siz mi yönetiyorsunuz Bahçeli mi?”

Erdoğan ısrarcı olmayıp Bülent Arınç’ın istifasını hemen kabul etti

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’dan Bülent Arınç’a: Açıklamaları beni rencide etti

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında YİK üyeliğinden istifa eden Bülent Arınç’ı hedef aldı. Arınç’ın Selahattin Demirtaş’ın kitabı Devran’la ilgili sözlerine tepki gösteren Erdoğan, “Beni rencide etti” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa eden Bülent Arınç’ı eleştirdi.

Erdoğan, “Yıllarca bu mücadeleyi birlikte verdiğimiz kişilerin de aynı trene binmesine ne demeli? Neymiş? Filancalar filancalar hâlâ hapisteymiş… Bunları ödüllendirecek halimiz yok. Hatta daha da ileri gidip bu teröristlerden birinin yazdığı kitabı herkesin okumasının tavsiye edilmesi hakikaten beni rencide etmiştir” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakının süreceği mesajını da veren Erdoğan, “Reform gündemini Cumhur İttifakı olarak hayata geçireceğiz” dedi. Erdoğan, şunları kaydetti:

SALGINDA CAN ACITICI TEDBİRLER GELEBİLİR

Şimdi salgının seyrinin önüne geçemezsek daha sonra çok daha can acıtıcı tedbirler uygulamak zorunda kalırız. Geliştirilen tüm aşıları yakında takip ediyoruz, ön siparişlerimizi verdik. Kendi aşımızda önemli yerlere geldik. Yerli aşı nisan ayında uygulanabilir hale gelecek.

HÂLÂ PARLAMENTER DEMOKRASİDEN BAHSEDENLER VAR

Bütçe görüşmelerinin ardından kapsamlı reformları birer birer hayata geçireceğiz. Hukuk reformlarını da hızlandırıyoruz. Ekonomide küresel gelişmeler ve salgın sebebiyle ihtiyaçlara uygun adımlar atılacak. Türkiye’nin cumhuriyet tarihindeki en büyük reformu cumhurbaşkanlığı hükumert sistemine geçiştir. Hâlâ parlamenter demokrasiden bahsedenler var. Türkiye yıllar yılı bu sistemi denemedi mi? Koalisyonlarla ülkemizin ne hale geldiğini bilmiyor muyuz?

CUMHUR İTTİFAKI MESAJI

Cumhur İttifakı, Türkiye’nin en geniş tabanlı siyasi dayanışma örneğidir. Reform gündemini Cumhur İttifakı olarak hayata geçireceğiz. Bu ittifak gizli veya açık pazarlıklar üzerine kurulu değildir. Bu ittifakın tek amacı ülkemiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaştırmaktır.

NE KÜRT SORUNU YA?

Şırnak’a, Muş’a üniversiteye biz götürmedik mi, ondan sonra diyorlar ki, ‘Kürt sorunu’, ne Kürt sorunu ya. 2005’te Diyarbakır’daki konuşmamda, ‘Bu ülkede Kürt sorunu yoktur, varsa da bunun sorumlusu benim ve biz çözeceğiz’ dedim. Bunları biz çözdük. Buradan tüm Doğu’ya, Güneydoğu’ya sesleniyorum. Oraları çukur hale getiren, çukurlarla döşeyen kimlerdi? Camiileri yıkanlar onlar değil miydi? Niçin kayyum atanıyor diyenlere sesleniyorum: Devletten aldıkları imkanları dağa gönderenlerdi, çukurlar açtılar. Kayyumlarla beraber tepeden tırnağa düzenlemeleri yaptık. 15 yıl önce o bölgeye gidenler orayı tanımıyorlar. Bambaşka bir Diyarbakır, Siirt, Şırnak var…

ESKİ MİLLETVEKİLİ ARSLAN’A CEVAP

Darbelere meydan okurken de asla demokrasi ve hukuk yolundan ayrılmadık. Birilerinin çıkıp da Türkiye’yi bambaşka bir fotoğrafın içinde göstermesinin arkasında art niyet ararız.

FALANCALAR FİLANCALAR HAPİSTEYMİŞ…

Yıllarca bu mücadeleyi birlikte verdiğimiz kişilerin de aynı trene binmesine ne demeli? Neymiş? Filancalar filancalar hâlâ hapisteymiş… Bunları ödüllendirecek halimiz yok. Dağa kaçırılan o yavruların annelerinin, Diyarbakır’daki HDP binasının önünde yaz-kış demeden oturan annelerin hakkını kim teslim edecek? Devlet niye var? Biz niye varız? Arkadaşlar biz bunun için varız. Biz bunu halledeceğiz. Hatta daha da ileri gidip bu teröristlerden birinin yazdığı kitabı herkesin okumasının tavsiye edilmesi hakikaten beni rencide etmiştir. Kitabını herkes okusun denilen kişi, binlerce askerimin kardeşimin kanı olan bir terör örgütünün siyasetçi maskesi takmış savunucudur.

138. MADDEYİ EZENLERE NİÇİN GEREĞİNİ YAPMIYORSUNUZ?

Buradan yargıya sesleniyorum… Diyorum ki; değerli yargı mensupları Anayasa’nın 138. maddesi beni ne kadar muhatap alıyorsa aynı şekilde benim dışımdakileri de muhatap alıyor. 138. maddeyi eze eze kullananlara karşı gereğini neden yapmıyorsunuz? Gereken adımları neden atmıyorsunuz? Size birilerinin talimat verme hakkı var mı? Benim ne kadar talimat verme hakkım yoksa, ana muhalefettekilerin de talimat verme hakkı yok. Bunun dışındakilerin de talimat verme hakkı yok. Bu talimatlar verilirken niçin gereğini yapmıyorsunuz? Bunu söylemek zorunda kaldım. Atılan adımlar karşısında yargının sessiz kalmasını ben kabullenemiyorum.”

AKP, eski milletvekili Mehmet İhsan Arslan’ı disipline sevk etti

Okumaya devam et

Politika

Akşener ve Kılıçdaroğlu seçim istedi

Muhalefetten iktidara seçim çağrısı geldi. Türkiye’nin artık yönetilemediğini belirten CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti lideri Meral Akşener, bugünkü görüşmesinin ardından AKP’ye hodri meydan dediler.

BOLD – Muhalefet liderlerinin buluşmasından seçim talebi çıktı. İyi Parti Genel Merkezinde bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında Türkiye’de yaşanan problemler karşısında çözümün seçim yapmak olduğunu söylediler.

AKŞENER: BİZ SEÇİM İSTİYORUZ

Türkiye’nin mevcut tabloda daha fazla yol alamayacağını ifade eden Akşener “Biz seçim istiyoruz. Türkiye bu halde gidemez. Liyakat, şeffaflık yok. Kodamanlara aktarılan paralar, fakirin ölüme terk edildiği bir Türkiye. Hak, hukuk, demokrasi, adalet yok. Bizim Meclis’teki sayımız bunu getirmeye yetmiyor. Sayın Bahçeli seçim isterse yandı gülüm keten helva diye görüyorum” dedi.

KILIÇDAROĞLU: HALKTAN KORKMAMAK LAZIM

Türkiye için çıkışın demokrasi ve adalet olduğunu belirten Kılıçdaroğlu ise “Geçen her gün toplumun üzerindeki maliyet artıyor. Türkiye’nin hem kendi içinde hem uluslararası alanda ciddi bir zafiyet yaşadığı gerçektir. Türkiye’nin buradan kurtulması lazım. Türkiye’nin demokratikleşmesi, adaletin olması lazım. Bunun yolu bellidir. ‘Türkiye’yi yönetemiyoruz’ diyecekler halkın hakemliğine başvurmak lazım. Halktan korkmamak lazım. Vatandaş perişan. Memnunsa zaten sizi tekrar getirir. Bütün sorunların çözümünde halk temel adrestir.” ifadelerini kullandı.

“KÜÇÜK ORTAK BÜYÜK ORTAĞI ESİR ALDI”

Her iki ismin açıklamalarında Bülent Arınç’ın istifası ve Devlet Bahçeli ortak nokta oldu. AKP’nin MHP’nin tutsağı haline geldiğini ileri süren Kılıçdaroğlu “Sorunlar büyüyor ve derinleşiyor. Buna karşı çözüm üretilmiyor. Çözüm üretmek isteyenler var AK Parti içinde ama küçük ortak, büyük ortağı esir almış durumda. Ne Bülent Arınç ne başkası düşüncelerini ifade edebiliyor… AK Parti gibi bir partinin küçük bir partinin tutsağı haline gelmesi Türkiye’nin yönetilmediği anlamına geliyor. Türkiye yönetilmiyor, hepimiz bunun tanığıyız.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin AKP için bir risk oluşturduğunu ileri süren Akşener ise “Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemini Sayın Erdoğan çok istedi. Geldi, oldu ama kazın ayağının öyle olmadığı anlaşıldı. Sayın Bahçeli ‘hadi seçime gidiyoruz’ dediği zaman bunu da Sayın Erdoğan’ın bunu göze alması mümkün görünmüyor. Bugün durumları kötü, yarın daha da kötü olacak. 20 Ocak 2020’den beri esnaf geziyorum. Gördüğüm manzara vahim. İnsanlar aç, insanlar siftah yapmadan dükkan kapatıyor. Kredilerin ödeme zamanı. Yolun sorunu görünüyor. Artık Sayın Erdoğan’ın çevresindeki seçim isteyecekleri pışpışlama dönemi.” ifadeleri kullandı.

AKŞENER ARINÇ’IN İSTİFASI İÇİN BAHÇELİ VE PERİNÇEK’İ İŞARET ETTİ

Arınç’ın istifasını Devlet Bahçeli ve Doğu Perinçek’in açıklamalarına bağlayan Akşener “Sayın Kılıçdaroğlu tehdit edildi. Bu tehdit milli iradeye yapılmış bir tehditti. İlginç olanı, reform yapılacağı iddia edildi. Cumhur İttifakı’nın küçük ortağının genel başkanı tarafından sahiplenildi. Bu Türk siyasetinde ilk defa olan bir şey. İlk defa siyasetçi tehdit sahibinin yanında durdu. Buna yönelik AK Parti Genel Başkanı ve yöneticileri ne yapacaklar? Sonra Sayın Arınç konuşma yaptı, Sayın Cemil Çiçek konuştu. Bir makas değişikliğine gidiliyorsa, Sayın Bahçeli ve Sayın Perinçek ne diyecek? Bu kişiler konuştu ve Sayın Arınç istifa etmek durumunda kaldı. Sayın Erdoğan’ın tavrı, Sayın Arınç gibi üzerinden bazı sözleri söyletmesi, balon uçurur. Küçük ortağın sözleri sonrası Sayın Arınç’ı tahkir eden bir konuşma yapmak zorunda kaldı” cümlelerini kurdu.

Diğer yandan bir soru üzerine her iki genel başkan da yeni bir Anayasa çalışması yapmadıklarını tekrar ettiler.

Okumaya devam et

Popular