Bizimle iletişime geçiniz

Politika

2018 siyasette ilklerin yılı oldu

2018 yılı siyasette ilklerin yaşandığı bir yıl oldu. Parlamenter sistem sona erdi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi. Ekonomik krizle boğuşan ülkede ekonominin direksiyonuna damat Berat Albayrak getirildi.

TEK ADAM VE DAMAT BAKAN

2018 Türkiye’de parlamenter sistem geleneğinin son bularak, AKP’nin “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” olarak adlandırdığı ‘“tek adam” sistemine geçildiği yıl oldu. İlk kabinede damat tartışması: Erdoğan 9 Temmuz’da yemin etmesinin ardından yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanlığı kabinesini açıkladı. Yeni kabinede Hazine Maliye Bakanlığı’na damadı Berat Albayrak’ın gelmesi tartışmalara neden oldu. Erdoğan, ağırlıklı olarak iş dünyasından seçtiği isimlerle yeni kabineyi oluşturdu.

SİYASİ PARTİLER KONGRELERİNİ YAPTI

Cumhuriyet gazetesi 2018 yılı siyasi olaylarını yazdı. Habere göre siyaset dünyası geçen yılın ilk üç ayında partilerin kongrelerine sahne oldu. CHP’de Muharrem İnce ile yarışan Kemal Kılıçdaroğlu, tekrar genel başkan seçildi. HDP’de Selahattin Demirtaş’ın yerine Sezai Temelli eş başkan oldu. MHP’de Devlet Bahçeli tekrar genel başkanı seçildi. TBMM’de ise ilk üç boyunca uyum yasaları mesaisi yaşandı.

BAHÇELİ İSTEDİ ERDOĞAN YAPTI

Devlet Bahçeli, grup toplantısında normalde 3 Kasım 2019 tarihinde yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin erken yapılması çağrısı yaptı. Bahçeli’nin çağısı üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan erken seçim tarihini 24 Haziran olarak duyurdu.

CHP’DEN 15 VEKİL İYİ PARTİYE GEÇTİ

Erken seçimin tarihinin belirlenmesinin ardından siyaset dünyasında İYİ Parti’nin seçimlere katılıp katılmayacağı tartışmaları başladı. CHP’den 15 milletvekilinin İYİ Parti’ye geçmesiyle tartışmalar son buldu. TBMM’den geçen ittifak yasası kapsamında AKP ile MHP Cumhur İttifakı yaparken muhalefette ilk kez resmen bir araya geldi. CHP, İYİ Parti, SP, DP ise Millet İttifakı’nı kurdu.

ABDULLAH GÜL’ÜN ORTAK ADAYLIĞI TARTIŞILDI

CHP’de aday olarak 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün isminin öne çıkmasıyla parti içinde yoğun tartışmalar yaşandı. Gelen tepkiler üzerine CHP’nin adayı Muharrem İnce, İYİ Parti’nin adayı Meral Akşener, Saadet Partisi’nin adayı Temel Karamollaoğlu, Vatan Partisi’nin adayı Doğu Perinçek, HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş oldu. Demirtaş, cezaevinde Cumhurbaşkanı adayı olmuş olan ilk isimdi.

AKAR VE KALIN GÜL’Ü ZİYARET ETTİ

Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın ile birlikte 24 Haziran seçimlerinde adaylık için ismi geçen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyaret etmesi Ankara’da uzun süre tartışma konusu oldu. Akar ve Kalın’ın Gül’ün evinin bahçesine helikopterle inmesi muhalefet tarafından “Bu ziyaret Gül’e ‘aday olma’ telkinidir” ve “Açık bir muhtıra” olarak nitelendirdi.

24 HAZİRAN’IN GALİBİ ERDOĞAN

24 Haziran seçimlerinde Tayyip Erdoğan yüzde 52.59’luk oy oranına ulaştı. Muharrem İnce yüzde 30.64, Meral Akşener yüzde 7.29, Selahattin Demirtaş yüzde 8.40, Temel Karamollaoğlu yüzde 0.89, Doğu Perinçek ise yüzde 0.20 oy aldı. Milletvekilleri seçiminde AKP yüzde 41,85, CHP yüzde 22.48, HDP 11.70, MHP yüzde 10.90, İyi Parti yüzde 9.89, Saadet Partisi yüzde 1.33 oy oldu. Buna göre AKP TBMM’deki çoğunluğunu kaybetmiş oldu.

PARLAMENTER SİSTEM SONA ERDİ

24 Haziran seçimleriyle birlikte TBMM’de görev yapan parlamenter sayısı 550’den 600’e çıktı. 9 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yemin etmesiyle parlamenter sistem son bulurken başkanlık sistemi resmen hayata geçti. TBMM’nin denetim yetkisi kısıtlandı. Bakanlara sözlü soru ve güvenoyu uygulamaları son buldu.

TÜM YETKİLER ERDOĞAN’A VERİLDİ

Ardı ardına çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle neredeyse tüm yetkiler Cumhurbaşkanı’na bağlandı. Bakanlık sayısı 16’ya düşürülürken, bazı bakanlıklar birleştirildi ya da adı değişti. Erdoğan, anayasada “cumhurbaşkanı yardımcıları” dense de tek “cumhurbaşkanı yardımcısı” atamakla yetindi. Cumhurbaşkanlığı’nda 9 politika kurulu, 4 ofis kuran Erdoğan, buraları ağırlıklı olarak eski vekil ve bakanlarla doldurdu.

CHP’DE KURULTAY TARTIŞMALARI

24 Haziran sonuçlarıyla birlikte CHP’de kurultay tartışması başladı. Muhaliflerin temmuz ayının başında imza toplamaya başladığı süreç ağustos ayına kadar sürdü. Parti yönetimi ile muhalifler arasında yaşanan polemikler kamuoyunda çok tartışıldı. İYİ Parti’de de genel başkan Meral Akşener’in partisinden düşük oy alması nedeniyle parti içi tartışmalar yaşandı. Tartışmalar sonrasında önce genel başkanlık görevini bıraktığını açıklayan Akşener, partililerden gelen yoğun baskı üzerine kararından vazgeçti.

BAHÇELİ AKŞENER GERGİNLİĞİ

Seçim öncesinde MHP ile İYİ Parti arasındaki gerilim ve tartışma, seçim sonrasında daha da arttı. MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Akşener’i hedef alarak sosyal medya hesabından “Bu hanımefendiye son ihtarım, bölmek ve yok etmek istediğin MHP’ye karşı sinir ve sınırları ihlal eden vandal tutumuna devam edersen sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın” demesi üzerine İstanbul’daki bazı ülkücülerin evinin önüne gelerek Akşener’i taciz etmesi tartışma yarattı.

MHP AF KONUSUNU GÜNDEME GETİRDİ

16 Nisan referandumundan önce AKP ile MHP arasında oluşan ittifak, 24 Haziran seçimlerinin ardından da sürdü. Ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçimlerden önce gündeme getirdiği, 24 Haziran sonrasında da ısrarla yasa önerisi olarak TBMM’ye sunduğu af önerisi, Cumhur İttifakı’nda ilk kırılmaların yaşanmasına neden oldu. Af tartışmasına emeklilikte yaşa takılanlar ve öğrenci andının eklenmesiyle ittifaktaki gerilim daha da arttı.

İTTİFAK MASASI DAĞILDI

Bahçeli, genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde yasal alt yapısıyla yapılan “Cumhur İttifakı”nı 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için de gündeme getirdi. Liderler arasında yapılan görüşmenin ardından partiler arasında ittifakın çerçevesinin oluşturulması için isimler görevlendirildi. Ancak AKP kanadından ittifakla ilgili soğuk açıklamalar, MHP kanadında tepki çekti. Af, emeklilikte yaşa takılanlar ve öğrenci andıyla ilgili tartışmalar da eklenince MHP Genel Başkanı Bahçeli, grup konuşmasında “Herhangi bir ittifak beklentimiz, arayışımız, niyetimiz geldiğimiz bu aşamada kalmamıştır” diyerek ittifak masasını dağıttı. Erdoğan’ın da “herkes kendi yoluna” yanıtıyla AKP ve MHP arasındaki yerel seçime dönük ittifak görüşmeleri sonlandırıldı.

MHP’DEN GÖKÇEK HAMLESİ

Ardından MHP, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Erdoğan’ın zorla istifa ettirdiği Melih Gökçek’i, aday çıkarmayacağını açıkladığı İstanbul için de Bedrettin Dalan’ın adını gündeme getirdi. İki parti arasında bir süre daha devam eden karşılıklı restleşmeler bir süre sonra yerini iki parti arasında karşılıklı sıcak mesajlara bıraktı. AKP’nin anketlerdeki düşük oranları görüp seçimleri riske atmak istememesi üzerine ittifak masası yeniden kuruldu ve yerel seçimde ittfak yapılmasına karar verildi.

CHP İYİ PARTİ DE İTTİFAKI SEÇTİ

AKP ve MHP, Cumhur İttifakı’nı yerel seçimde de sürdürme kararı alırken, Millet İttifakı’nı oluşturan CHP ve İYİ Parti kanadından da ittifak hamlesi geldi. İlk başlarda sıkıntılı yürüyen, hatta bir ara kopma noktasına gelen görüşmelerde liderlerin devreye girmesiyle sorun aşıldı ve 21 büyükşehir ve ilçelerinde ittifak yapma kararı alındı.

Politika

Kemal Kılıçdaroğlu: Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum

kemal kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP medyasında hakkında yazılan ‘suikast’ iddiasıyla ilgili ilk kez konuştu. Telefonlarının dinlendiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum. Korumalar var. Ama ciddi bir tehdit var. Bu bizi korkutmaz. CHP’de bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki, binlerce, on binlerce Kemal Kılıçdaroğlu var” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinden T24’ün canlı yayınına katılarak gazeteci Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı.

Hakkında açılan tazminat davalarının yanı sıra suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’dan tehditler geldiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, Tank Palet fabrikasının bedelsiz olarak Katar ordusuna verildiği iddiasını tekrarladı. Kılıçdaroğlu, “Tahammül edemedikleri için baskı kuruyorlar, tehdit ediyorlar. Bir siyasi iktidar bu pozisyona düşmüşse artık o ülkeyi yönetemez. Eleştiriye tahammülü kalmamışsa, artık o ülkeyi yönetemez” dedi.

KORUMALAR VAR AMA CİDDİ BİR TEHDİT VAR

AKP medyasında bazı köşe yazarlarının kendisiyle ilgili ölüm senaryolarına yer verdiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Telefonlarımın dinlendiğini, takip edildiğimi gayet iyi biliyorum. Korumalar var. Ama ciddi bir tehdit var. Bu bizi korkutmaz. CHP’de bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki, binlerce, on binlerce Kemal Kılıçdaroğlu var. Aynı şekilde genel başkanlık yapacak, bizim söylediklerimizi tekrarlayacak, Türkiye’nin bağımsızlığı, özgürlüğü için mücadele edecek, on binlerce kişi var bu ülkede. Onlar çok dar düşünüyorlar, sanıyorlar ki bir kişiyi ortadan kaldırdıklarında sorunlar çözülür. Çözülmez, tam tersine Türkiye kaos sürecine girer. Biz her şeye rağmen bildiğimiz, inandığımız yoldan kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Eğer verdiğiniz mücadelede ülkenin çıkarı varsa kişilerin hayatı çok önemli değildir, bizim hayatımız çok önemli değildir. Önemli olan bu ülkede herkesin huzur içinde yaşaması, demokrasi için mücadele etmesidir.”

Muharrem İnce’den ‘devlet ciddiyeti’ açıklaması

Okumaya devam et

Politika

Muharrem İnce’den ‘devlet ciddiyeti’ açıklaması

Eski CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na suikast düzenleneceği haberleriyle ilgili, “Ben devletin ciddiyetine hep inandım. Devlet muhalifini de korumaya mecburdur” dedi.

BOLD – Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi’ye konuşan Eski CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, yeni parti kuruluşuyla ilgili soruya ise, “Evet” cevabı verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu suikast düzenleneceği iddiasıyla ilgili İnce, “Cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyasında bir ilde emniyet müdürü otobüsüme geldi. Suikast ihbarı olduğunu, mitingi iptal etmemiz gerektiğini söyledi. Ben de iptal etmeyeceğimi söyledim. ‘Senin görevinin beni korumak’ dedim. En kısa yaptığım miting odur. 21 dakikadır. Bu tür şeyler ortalıkta konuşulmaz. Ortada bir devlet vardır. Devlet muhalifini de korumaya mecburdur” ifadelerini kullandı.

İnce kuracağı partinin ismi ve logo üzerindeki çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığını, koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle kurucular kurulu toplantısını ertelediklerini söyledi.

2021 bütçesine muhalefet şerhi: Çöküşü hızlandıracak

Okumaya devam et

Politika

Cezaevleri katliam evlerine dönüştü

HDP’li Züleyha Gülüm, cezaevlerinin katliam evlerine dönüştüğünü savundu. Başta hasta tutuklular olmak üzere acil tahliyelerin gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. “İktidar, siyasi tutuklulara dönük düşman tavrını sona erdirmeli ve insan haklarına saygılı bir tutum sergilemelidir” dedi.

BOLD – (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, koronavirüs salgınının yayılma riskinin en yüksek olduğu yerlerden birinin cezaevleri olduğunu belirterek, özellikle siyasi tutukluların zor bir dönemden geçtiğine dikkat çekti.

Kovid-19 salgınından en çok etkilenen yerlerden biri olan cezaevlerinde hak ihlalleri her geçen gün ağırlaşarak ve artarak devam ediyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre cezaevlerinde 591’i ağır olmak üzere bin 564 hasta tutuklu bulunuyor. Cezaevlerinde hastalıklar ve tecrit altında salgınla mücadele etmek zorunda kalan hasta tutuklular, adeta ölüm ile burun buruna yaşıyor. Salgından şimdiye kadar 21 hasta tutuklu hayatını kaybetti.

HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, koronavirüs salgınının cezaevlerinde neden olduğu tehlikeye dikkat çekti.  Salgının yayılma riskinin en yüksek yerlerden birinin cezaevleri olduğunu belirten HDP’li Gülüm, “Doğal ışığı olmayan, ısınma ve havalandırması kısıtlı, duş alma imkanının neredeyse olmadığı, hijyen koşullarının sağlanmadığı sağlıksız cezaevleri, virüsün yayılmaya en müsait olduğu alanlardır” dedi.

Cezaevlerinde işkenceye maruz kalan siyasi tutukluların zor bir dönemden geçtiğini kaydeden Gülüm, “Ağır hasta mahpusların tedavi süreçlerinin aksatılması ve pandemi sürecinde özel bakımlarının yapılmaması, kelepçeli muayene dayatması ve ilaçların verilmemesi, hastane sevklerinin yapılmaması, engelli mahpusların tedavi ve ihtiyaçlarının karşılanmamasının üstüne bir de işkenceye maruz kalan siyasi tutuklular zor bir dönemden geçiyor” ifadelerini kullandı.

MAHKUMLAR SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Mezopotamya Ajansının haberine göre cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini dile getiren Gülüm, şunları söyledi: “Siyasi tutuklar üzerinde uygulanan tecrit, cezaevlerinin en başat sorunlarıdır. Siyasi tutukluların tek kişilik hücrelere konulması, süngerli oda uygulamaları, cezaevi görevlilerinin uyguladığı darp ve işkence, özellikle pandemi koşullarında yiyeceklerin sağlıklı olmayışı ve hijyenik bir ortamın olmayışı, temizlik malzemelerin fahiş fiyatlarla satılması, disiplin cezalarının keyfi bir biçimde uygulanması, cezaevine gönderilen mektupların mahpuslara ulaştırılmaması, kalabalık olan koğuşlarda yatacak yer bulunmaması, kitap ve yayınların verilmemesi, sohbet hakkı, spor ve kültürel faaliyetlerin kısıtlanması, kaloriferlerin yanmaması, anneleri ile birlikte kalmak durumunda olan çocukların ihtiyaçlarının gözetilmemesi, ziyaretçilere yönelik onur kırıcı muameleler ve çoğu kez ziyaret hakkının engellenmesi, çıplak arama uygulamaları, mahrem alanlara kameralar konulması, havalandırma boşluklarının tel örgülerle çevrilmesi gibi en temel insan hakkı ilkeleri ihlal edilmektedir. Tüm bunlar iktidarın uyguladığı düşman hukuku pratiklerinin bir sonucudur. Özgürlüğün gasp edilen mahkumlar baskı ve zulümle sindirilmeye çalışılıyor.”

HUKUK ASKIYA ALINIYOR

İktidarın cezaevlerini halka gözdağı vermek adına bir araç olarak kullandığını ifade eden Gülüm, Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan 75 yaşındaki ağır hasta tutuklu Takiyettin Özkahraman ile 80 yaşındaki Ali Boçnak ağır hasta olmasına rağmen tahliyesi yapılmadığını ve hayatlarını kaybettiğini belirtti. Gülüm, “İktidarın almadığı önlemler tutukluların yaşam hakkını elinden alıyor” dedi. Hasta tutukluların acil çözüm beklediğini, infaz erteleme başvurularının keyfi biçimde reddedildiğini hatırlatan Gülüm, “Kritik eşiği çoktan geçmiş bir an evvel cezaevinden çıkması gereken hasta mahpuslar hakkında Bakanlık Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Adli Tıp Kurumu (ATK) hukukunu uygulamamaktalar. Mahpus siyasi olunca tavır değişmekte, hukuk askıya alınmaktadır. Adeta ortaçağ karanlığı cezaevlerinde yeniden yaşatılmaktadır” ifadelerini kullandı.

ACİL TAHLİYELER GERÇEKLEŞMELİ

AKP iktidarına siyasi tutuklulara yönelik düşman tavrını sona erdirmesi çağrısında bulunan Gülüm, “İnsan haklarına saygılı bir tutum sergilemelidir. Pandemi nedeniyle yaşam hakkı tehlikede olduğundan kaynaklı başta hasta tutuklular olmak üzere acil tahliyeler gerçekleşmelidir” dedi.

2021 bütçesine muhalefet şerhi: Çöküşü hızlandıracak

Okumaya devam et

Popular