Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İhracatın yarısı Avrupa Birliği’ne, ilk sırada Almanya var

Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya olurken, Avrupa Birliği ülkelerinin dış ticaretteki payı yüzde 50 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2018 yılı Kasım ayında, 2017 yılının aynı ayına göre yüzde 9,4 artarak 15 milyar 529 milyon dolar, ithalat yüzde 21,3 azalarak 16 milyar 180 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya olurken, Avrupa Birliği ülkelerinin dış ticaretteki payı yüzde 50’ye yükseldi.

DIŞ TİCARET AÇIĞI AZALDI

Kasım ayında dış ticaret açığı yüzde 89,8 azalarak 651 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2017 Kasım ayında yüzde 69,1 iken, 2018 Kasım ayında yüzde 96’ya yükseldi.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2018 Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 0,8, ithalat yüzde 0,6 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2018 yılı Kasım ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 9,4 arttı, ithalat yüzde 21,2 azaldı.

AVRUPA BİRLİĞİNE İHRACAT ARTIYOR

Avrupa  Birliği’ne  (AB-28)  yapılan  ihracat,  2017  yılının  aynı  ayına  göre  yüzde 10,9  artarak 7 milyar 730 milyon dolar olarak gerçekleşti. AB’nin ihracattaki payı 2017 Kasım ayında yüzde 49,1 iken, 2018 Kasım ayında yüzde 49,8 oldu.

EN FAZLA İHRACAT ALMANYA’YA

Almanya’ya yapılan ihracat 2018 Kasım ayında 1 milyar 430 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla 983 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 871 milyon dolar ile İtalya ve 855 milyon dolar ile Irak takip etti.

Rusya’dan  yapılan  ithalat,  2018  yılı Kasım ayında 1 milyar 756 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 566 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 391 milyon dolar ile Çin ve 1 milyar 107 milyon dolar ile ABD  izledi.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 4,2 oldu. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı yüzde 15,4 olarak gerçekleşti. İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 78,8 oldu.

Türk mallarını beğenmeyip geri gönderen Rusya, Türkiye’de ihracat ofisi açacak

Ekonomi

Lütfi Elvan’ın istifası dış basında: Faiz indirimine karşıydı

Resmi Gazetede yayımlanan atama kararıyla Lütfi Elvan’ın görevden ayrılıp Nureddin Nebati’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesi dış basında yankı buldu. Elvan’ın faiz indirimine karşı olduğu vurgulandı.

BOLD – Lütfi Elvan’ın geleneksel ekonomi politikalarının hükümet içindeki son savunucusu olduğuna dikkat çeken Financial Times (FT) Lütfi Elvan için ‘ekonomik ortodoksinin kalan son sesi’ derken, Bloomberg Lütfi Elvan’ın faiz indirimlerine karşı olduğunu, Reuters ise ekonomi yönetimindeki hızlı devirlerin güvensizliği tetikleyeceğini belirtti.

FT: EKONOMİK ORTODOKSİNİN SON SESİ GİTTİ

Financial Times haberi, “Maliye Bakanı istifa etti ve yerine, liradaki keskin bir düşüşün ortasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sadık olan biri geldi. Erdoğan’ın kabinesinde ekonomik ortodoksluğun son kalan sesi olarak görülen Lütfi Elvan, görevden ayrıldı” ifadeleriyle duyurdu.

BLOOMBERG: ELVAN FAİZ İNDİRİMLERİNE KARŞIYDI

ABD merkezli finans ajansı Bloomberg ise yayımladığı analizde, “Erdoğan, para birimini zayıflatan ve enflasyonu ateşleyen agresif faiz indirimleri nedeniyle yönetimde derinleşen çatlakların ortasında aniden maliye bakanını değiştirdi” dedi. Nebati’nin eski bakan Berat Albayrak’a yakın olduğu hatırlatılan haberde ayrıca Bloomberg’e konuşan kaynaklar, Lütfi Elvan’ın faiz indirimlerine karşı olduğu yönünde bilgi verdi.

REUTERS: SON PİYASA DOSTU TEKNOKRAT

İngiliz haber ajansı Reuters’ta yer alan haberde de Elvan’ın piyasa dostu son teknokrat isim olduğu kaydedildi. Analizde, son yıllardaki Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda ve Merkez Bankası’ndaki değişiklikler için ‘güvenilirliği zedeleyen hamleler’ yorumu yapıldı. Ayrıca, “Bu ayrılık, Erdoğan’ın son 2 yıl içinde üç merkez bankası yöneticisini aniden görevden alması da dahil olmak üzere, üst düzey ekonomik pozisyonlardaki hızlı devrin sonuncusu. Bu hamlelerin politika oluşturmanın güvenilirliğini zedelediği görülüyor” denildi.

BILD: ERDOĞAN ELVAN’I SUÇLU BULDU

Alman Bild gazetesi, “Erdoğan, Maliye Bakanı’nı gönderdi. Türk Lirası yerlerde sürünüyor, ekonomi canlanmıyor. Erdoğan’a göre bunun suçlusu Bakan Lütfi Elvan’dı. Lira düşüyor, ülkede fiyatlar artıyor. Erdoğan konuştukça Türk Lirası değer yitiriyor ve Merkez Bankası’nın müdahaleleri de işe yaramıyor. Yeni Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kasım 2020’den beri bu görev gelen üçüncü Maliye Bakanı oldu. Geçen yıl Kasım ayında, Erdoğan’ın damadı Maliye Bakanı idi” analizlerine yer verdi.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Reuters’dan devalüasyon uyarısı: Merkez Bankası emanet parayı harcıyor,

Cumhuriyet tarihinin en çok harcama yapan hükumeti olarak kayıtlara geçen AKP Hükumeti, rezervin ve kasanın boşalması sonrası takas paraları harcamaya başladı. Reuters, Merkez Bankası’nın TL’deki düşüşü engellemek için swap için ayrılan dolarları sattığını belirtti.   

BOLD – Reuters, Merkez Bankası’nın AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın faiz indirimi vurgusu yaptığı konuşması öncesinde TL’nin düşüşünü engellemek için piyasa dolar satmasını “Türkiye sahip olmadığı parayı harcıyor” diye duyurdu.

NET REZERV AZALMAYA DEVAM EDİYOR

Reuters haber ajansı, Erdoğan’ın faizleri yükseltmeyeceğine dair konuşma yapmasından dakikalar önce, Merkez Bankası’nın Türk Lirasının düşüşünü engellemek için dolar satmasını ‘Türkiye sahip olmadığı parayı harcıyor’ başlıklı bir analizle duyurdu. Haberde, Merkez Bankası’nın net rezervinin kasım itibarıyla bir önceki aya göre 28 milyar dolardan 25 milyar dolara düştüğü ancak yerel bankalarla yapılmış olan 48 milyar dolar değerindeki swaplar (takas) hesaplandığında, rezervlerin ekside bulunduğu hatırlatıldı.

KASADAKİ PARALAR TAKAS

Söz konusu haberde şu analizlere yer verildi: “Bankanın net rezervleri kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre 28 milyar dolardan 25 milyar dolara düştü. Ancak bu, yerel bankalardan rezervlerin kesinlikle negatif bölgede olduğu 48 milyar dolarlık başka bir takası içeriyor. Bu, liranın bu yıl dolar karşısında yüzde 40’tan fazla değer kaybetmesine neden olan para politikasını desteklemek için ‘hatalı bir teklif’ olarak yorumlanıyor.

DEVALÜASYON OLMA OLASILIĞI ARTIYOR

Para birimini desteklemek, Türkiye’nin hiperenflasyon ihtimalini yavaşlatabilir, ancak ülkenin dolar potu tükenme riskiyle karşı karşıya. Banka, 2019-2020’de lirayı sabitlemek için 128 milyar dolar sattı ve yine de oranları artırmak zorunda kaldı. Net rezervler Ağustos 2020’de 28 milyar dolar iken, 11 milyar dolara düşürmek sadece 5 ay sürdü. Bu rakam, 2003’ten beri görülen en düşük seviye. Rezervler ne kadar düşük olursa, devalüasyon o kadar olası hale gelir.”

AKP, CUMHURİYET TARİHİNİN EN ÇOK HARCAYAN HÜKUMETİ

AKP Hükumeti, görevde olduğu dönemde 5 trilyon doların üzerinde bir harcamaya yaptı. Bu rakam cumhuriyet tarihindeki tüm hükumetlerin yaptığı harcamaların 7 katına denk gelirken, bu paranın büyük kısmı ise halktan vergi olarak toplandı. Bu paranın onda biri de yaklaşık onda biri de faize ödendi. Rezervi bitiren, hazineyi sıfırlayan AKP son aylarda kamu mallarının satışını ise hızlandırdı.

 

Merkez’in 1 milyarlık satışı işe yaramadı: Dolar 14 lira yolunda

Okumaya devam et

Ekonomi

Pandemide destek yerine kredi verilen vatandaş taksitini ödeyemiyor

Salgın döneminde ekonomik olarak zor durumda kalanlara destek olmak yerine kredi kullanmaya yönlendiren AKP Hükumeti’nin bu projesi banklara batık olarak döndü. Kredisini ödeyemeyenlerin sayısı son bir yılda yüzde 127 arttı. 

BOLD – Koronavirüsün Türkiye’de görülmeye başladığı günden itibaren AKP Hükumeti, halka destek yerine kredi kullanmaya yönlendirdi. Sadece salgının ilk 6 altı ayında yaklaşık 7 milyon kişi 615 milyar liralık kredi kullanırken, bu durum bankalara “batık kredi” olarak gelmeye devam ediyor.  Kredisini ödeyemeyenlerin sayısı yüzde 127 arttı.

IBAN VERİLDİ, KREDİ ÇEKTİRİLDİ

AKP Hükumeti, geçen yıl mart ayında görülmeye başlanan salgın sonrası halk destek olmak yerine IBAN dağıtıp halktan para topladı. Zor durumda olanlar için ise bankalara baskı yapılarak 615 milyar liralık 6 ay ödemesiz krediler dağıtıldı. 7 milyon kişi kredileri kullanırken, 788 bin kişi kredisini ödeyemedi. Bu durum Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan verilere de yansıdı.

BORCUNU ÖDEYEMEYENLERİN SAYISI KATLANDI

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın ‘Türkiye Ekonomisinde Haftalık Gelişmeler ve Genel Görünüm Raporu’ verilerinde geçen yılın ocak-temmuz döneminde tüketici kredisini ödeyemeyen kişi sayısı 347 bin 276 iken bu sayı bu yılın aynı döneminde yüzde 127 artarak 788 bin 861 kişiye çıktı. Bu rakamın krizin daha da derinleştiği, doların rekor üstüne rekor kırdığı yılın ikinci döneminde daha da artması bekleniyor.

KREDİLERİN ÖDENME DÖNEMİNDE BÜYÜK ARTIŞ OLDU

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre aynı dönemde bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı da 320 bin 889’dan 351 bin 161 kişiye çıktı. Artış yüzde 9,4 oldu. Tüketici kredisi ve/veya bireysel kredi kartı borcunu ödeyememiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 73,2’lik artış ile 558 bin 319’dan 967 bin 136’ya çıktı. Eylülde ise tüketici kredisini ödeyemeyen kişi sayısında büyük artış oldu. Geçen yılın eylülünde 56 bin 987 olan tüketici kredisini ödeyemeyen kişi sayısı bu yılın eylülünde yüzde 101,5’lik artış ile 114 bin 805’e yükseldi.

TAKİPTEKİ ALACAKLAR ARTIYOR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık bültene göre, bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 19 Kasım itibariyle bir önceki haftaya göre 2 milyar 292 milyon lira artarak 155 milyar 767 milyon liraya yükseldi. Takipteki alacakların 120 milyar 419 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı. Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları 12 milyar 827 milyon lira artarak 853 milyar 185 milyon lira oldu. Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 4 trilyon 249 milyar 453 milyon liradan 4 trilyon 425 milyar 748 milyon liraya çıktı. Böylelikle 176 milyar 295 milyon lira artış kaydedilmiş oldu.

HALK KREDİ KARTLARIYLA YAŞAMLARINI SÜRDÜRÜYOR

Verilere göre, tüketici kredileri tutarı, 19 Kasım itibariyle 345 milyon lira artarak 751 milyar 129 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 289 milyar 37 milyon lirası konut, 13 milyar 938 milyon lirası taşıt ve 448 milyar 154 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 20 milyar 222 milyon lira artarak 651 milyar 496 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 0,98 azalarak 190 milyar 357 milyon lira oldu. Bireysel kredi kartı alacaklarının 79 milyar 632 milyon lirası taksitli, 110 milyar 725 milyon lirası taksitsiz oldu.

Damat Albayrak’ın gölgesi Nebati, çöken ekonominin başına geçti

Okumaya devam et

Popular

Shares