Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Azerbaycan’da “kılıfsız” insan kaçırma

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) daha önce yurt dışından adam kaçırırken belli bir kılıf uydurmaya çalışıyordu. Hükümet bu kez doğrudan sokak ortasında Mehmet Gelen isimli öğretmeni Azerbaycan’dan kaçırdı.

Azarbaycan’da öğretmenlik yapan Mehmet Gelen sokak ortasında kaçırılarak Türkiye’ye götürüldü.

TÜRK BÜYÜKELÇİLİĞİ PASARPORT İŞLEMLERİNİ YAPMADI

Pasaport işlemlerinin Türkiye Büyükelçiliği’nde yapılmaması nedeniyle evraksız kalan Mehmet Gelen, Belarus’a gitmeye çalışırken durdurulmuş ve Azerbaycan’a geri dönmek zorunda kalmıştı.

Bu girişimi nedeniyle savcı karşısına çıkartılıp ifadesi alınan Mehmet Gelen, serbest bırakıldı. Adliye binasının çıkışında Mehmet Gelen aniden gözden kayboldu.

Eşinin sosyal medya üzerinden yardım çığlıklarına rağmen genç öğretmene ulaşılamadı.

AİLESİNE BİLGİ VERİLMEDİ, ANKARA’YA KAÇIRILDI

Ailesinin ve avukatlarının yaptığı başvurularda Gelen’in kayıp olduğu belirtildi. Ancak akşam saatlerinde Mehmet Gelen’in Ankara’ya getirildiği ortaya çıktı.

Gelen’in Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bulunduğu öğrenildi.

EŞİ SOSYAL MEDYADA FERYAT ETTİ

Gelen’in eşi, mahkeme önünde ‘eşimi kaçıran araba hanginizsiniz?’ diye çaresizce feryat etti.

Türkiye son dönemde Azerbaycan, Makedonya, Arnavutluk, Malezya gibi ülkelerden Hizmet Hareketi mensuplarını kaçırarak Türkiye’ye getirdi.

Ancak bu olayların hepsinde kaçırılan kişileri ilk gözaltına alan ve Türk yetkililere teslim edenler yerel makamlardı. Son olayda ise bu yöntem de izlenmedi ve doğrudan sokak ortasında kaçırma işlemi uygulandı.

AVUKATI KAÇIRILMA OLAYINI ANLATTI

Emil Gurbanov, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Mehmet Gelen’in üst mahkeme tarafından serbest bırakılması yönünde karar verildi. Acak aslında bu karar serbest bırakılma değil, Süleyman Soylu’ya ‘kendisiyle bir kişi götürme’ hediyesiydi.” dedi.

Geçmişte Azerbaycan’da benzer kaçırılma olaylarının da yapılmak istendiğini dile getiren Gurbanov şöyle konuştu:

“Geçmişteki olaylarda Birleşmiş Milletler müdahale edip uçaktan indirmişti kaçırılmak istenenleri. Ancak artık işlerini daha tedbirli görüyorlar. Arka kapıdan kaçırıldığını görmemiz mümkün değildi. Saatini de bilemiyoruz bu yüzden”

Mahkemenin Gelen’i serbest bırakmasının formalite olduğunu söyleyen Gurbanov, bunun gelecekte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden ceza almamak için yapıldığını söyledi.

BM DE TELEFONLARA ÇIKMADI

Avukat Gurbanov, olayın yaşandığı anda Birleşmiş Milletler’in bütün irtibat numaralarını aradıklarını, ancak geçen seferlerin aksine kimsenin telefonlarına dahi çıkmadığını söyledi.

Gündem

Bugün 187 kişi hayatını kaybetti, yeni vaka sayısı artmaya devam ediyor

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre bugün 187 kişi hayatını kaybetti. Yapılan testlerde ise 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, 24 saatte 187 kişi koronavirüsünden hayatını kaybetti. Böylece toplam can kaybı 14 bin 316’ya yükseldi.

Bugün yapılan 187 bin 518 test sonucunda semptom gösteren 6 bin 511 kişiyle birlikte toplam 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi. Türkiye’deki toplam hasta sayısı 520 bin 167 oldu.

Bugün iyileşen 4 bin 190 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 418 bin 331’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 3.3, toplam ağır hasta sayısının ise 5 bin 611 olduğu açıklandı.

Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 55.7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71.7 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 40.1 olarak duyuruldu.

Sosyal medya hesabından güncel verileri değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı:”Bugün tespit edilen 6.511 yeni hastamız var. Hasta sayımızı azaltmak zorundayız. Kapalı ve kalabalık ortamlar virüsün en kolay bulaştığı ortamlardır. Kış aylarını kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durarak geçirmeliyiz. Mücadele evde kalarak da mümkün.”

Tutuklu gazeteci Harun Çümen: “Koğuşta 25 fare öldürdük çıldırmak üzereyiz”

Okumaya devam et

Gündem

AKP’li yönetici depremle sarsılan Siirt Kurtalanlılara nefret kustu: Taş yağmadığına…

Siirt Kurtalan’daki deprem sonrası sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan AKP Medya Tanıtım Başkanı Nilüfer Kaftancı, depremi bölge halkının siyasi tercihine bağladı.

BOLD – Siirt ve çevresi, bugün sabah saatlerinde Kurtalan Merkezli 5,2 depremle sarsıldı. Depremin ilk dakikalarında açıklama yapan Siirt Valiliği kendilerine ulaşan herhangi olumsuz bir ihbarın bulunmadığını belirtti. Açıklamanın ardından Türkiye derin bir ‘oh’ çekti.

Öte yandan, deprem ile ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan AKP Medya Tanıtım Başkanı Nilüfer Kaftancı, Siirt Kurtalanlı vatandaşlara ağır hakarette bulundu.

Kurtalan halkının yerel seçimler de HDP’yi desteklemelerinin depreme neden olduğunu imam eden Kaftancı şu ifadeleri kullandı: “2019 seçimlerinde HDPKK’ya yüzde 50 oy vermiş. Siirt Kurtalan’da deprem meydana gelmiş. Başınıza taş yağmadığına şükredin”

Tepkiler üzerine Kaftancı, hesabını gizledi.

Okumaya devam et

Gündem

Sağlıkçılardan yoğun bakımda ‘yandaşa öncelik’ iddiası

Hükumetin salgına ilişkin gerçek verileri saklayarak sağlık sistemini tıkadığını iddia eden Genel Sağlık İş Sendikası, yoğun bakım için artık torpilin devreye girdiğini açıkladı.

BOLD – Genel Sağlık İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız tarafından yapılan yazılı açıklamada, koronavirüsün vurduğu sağlık sisteminde gelinen son durum kamuoyu ile paylaşıldı.

İNSANLIK DIŞI YAKLAŞIM

Saklanan gerçek veriler yüzünden sağlık sisteminde tıkanma yaşandığının belirtildiği açıklamada: “Siyasi iktidarın salgını yönetememesi nedeni ile yoğun bakım yatakları dolarken, siyasi nüfuz sahibi kişilerin, yoğun bakımda kendi hastaları için öncelik istedikleri yönünde ciddi iddialar vardır. Eğer bu vahim iddialar doğruysa, salgın yönetimindeki başarısızlığının bedelini halka ödeten siyasi iktidarın ve onun yandaşlarının şimdi de vatandaşların yaşam haklarını tehdit etmeleri insanlık dışı bir yaklaşımı temsil etmektedir” denildi.

ANAYASAL SUÇTUR

Bazı hastane yöneticilerinin boşalan yataklarda torpillilere öncelik için personele talimat verildiğinin belirtildiği açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Eğer bu inanılmaz iddialar doğru ise, ‘torpilli’ bir hasta için yoğun bakımda öncelik istenmesi hangi bilimsel tedavi, hangi ahlak, hangi vicdanla açıklanabilir? İnsan hayatının değeri siyasi yandaşlık ya da para ile ölçülemez. İddia edilen bu korkunç durum eğer doğruysa, insanlarımız hem salgın hem AKP zihniyeti nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler. Ekonomik nedenlerle gerekli tedbirleri almaya korkanlar, yandaşını kayırarak bedelini yine sade vatandaşa ödetmektedir. Yoksulların salgını daha ağır geçiriyor olması, salgının ekonomik boyutunun en çok yoksulları vuruyor olması, salgının sosyal eşitsizlik boyutunu zaten ön plana çıkarmaktadır ancak tedavi sırasında da bu iddialara konu olan ve ayrımcılığın da ötesinde, yaşama hakkının ihlal edilmesi anlamına gelen bu durum akıllara durgunluk vermektedir. Sağlık hizmetini ırk, din, dil, cinsiyet ve sosyal statü gibi farklılıklara bakılmaksızın herkese eşit ve adil dağıtmak siyasi iktidarların görevidir. Sağlık hizmetinin siyasi ve ekonomik nüfuz sahibi kişiler için önceliklendirilmesi anayasal bir suçtur. Bu iddiaların çok ciddi bir şekilde araştırılması ve eğer bu iddialar doğrulanır ise böyle bir konuda emir ve talimat veren kim varsa derhal adalet önünde hesap vermesinin sağlanması gerekir.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı bu vahim iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorusuna yanıt vermeye ve bu gibi hukuk ve vicdan dışı taleplerde bulunanlar kadar, bu talepleri yerine getiren liyakatsiz yöneticilerin görevlerine derhal son vermeye ve adalet önüne çıkarılmasını sağlamaya davet ediyoruz.”

AKP’nin hukuk reformuyla dalga geçti: Reform bu galiba

 

Okumaya devam et

Popular