Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Roboski katliamının üzerinden 7 yıl geçti, fâiller hâlâ cezalandırılmadı

TSK Savaş uçaklarının bombardımanıyla 34 kişin Roboski'de hayatını kaybetmişti

Çoğu çocuk 34 kişinin hayatını kaybettiği Roboski Katliamı’nın anma töreninde yaşananlar, yıllardır değişen hiçbir şey olmadığının göstergesi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçakları, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, 28 Aralık 2011’de sivilleri bombalamıştı. 19’u çocuk 34 kişi hayatını kaybetti.

Roboski sakinleri hayatını kaybedenleri, yedinci yıl dönümünde anıyor.

ÖNCE DUA, SONRA MEZARLIK ZİYARETİ

Soğuk hava ve kar yağışına altında süren anma etkinliklerinde güvenlik güçleri yasaklarıyla birlikte alanda.

Sabah saatlerinden itibaren başlayan hareketlilikte çocuklarının fotoğraflarını taşıyan aileler, köy camisinde toplandı. Gözyaşları ile yapılan duanın ardından aileler hayatını kaybedenlerin mezarlarına yürüdü.

Köyde bulunan askerler ise mezarlığın girişine kimlik kontrol noktası kurdu. Törene katılanlar sıkı biçimde arama yapıyorlar ve farklı köylerden ve illerden gelenleri Roboski’ye sokulmasında geciktirmeler yaşanıyor.

DEVLET ENCÜ AİLESİNİN ENSESİNDE

Bombardımandan en çok etkilenen Aile Encü ailesi olmuştu. 16 ferdini kaybeden Encü ailesi, 7. anma yıldönümünde de yeni bir soruşturmayla karşılaştı.

Ailenin 26 yaşındaki genç üyelerinden Faruk Encü hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle dava açıldı.

Yaptığı paylaşımlar nedeniyle “Suçu ve suçluyu övmek”, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçlamalarıyla yürütülen 2018/378 nolu soruşturma sonucunda Encü hakkında hazırlanan iddianame, Uludere Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunuldu.

Açılan bu dava, Encü hakkında açılmış 6’ncı dava dosyası oldu.

ROBOSKİ KATLİAMI

Roboski Katliamı veya resmi söylemle Uludere Operasyonu, 28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu (Kürtçe: Robozkê) köyünde Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 savaş uçaklarıyla yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt vatandaşın hayatını kaybetmesi olayıdır. Ölenlerin 28’i Encü ailesine mensuptu.

Servet Encü yaralı olarak kurtuldu. Türkiye resmî makamları, ölenlerin, Irak’tan Türkiye’ye mazot ve sigara getiren Kürt kökenli vatandaşların oluşturduğu bir kaçakçı kafilesi olduğunu açıkladı.

KÖYLÜLERİ BOMBALAMA İSTİHBARATINI KİM VERDİ?

The Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan bir habere göre, bombardımanın hemen öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne ait bir Predator insansız hava aracı köylülerden oluşan kafileyi tespit etti ve hareketlerini izledi.

ABD’nin Ankara’da görev yapan askerî personeli, kafiledekilerin sivil olduğundan emin değildi ve durumu Türk yetkililerine bildirdi. ABD’nin insansız hava aracının elde ettiği görüntüler kafiledekilerin kim olduğunu tespit etmekte yardımcı olabilirdi, ancak Türk yetkililer insansız hava aracının olay yerinden ayrılmasını istedi.

Bu isteği yerine getiren Amerikalı yetkililer, bombalama kararını Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bıraktı. Genelkurmay Başkanlığı, bu haberin “gerçeği yansıtmadığını” ve “olayda grubun ilk görüntü tespiti Türk Silahlı Kuvvetlerine ait İnsansız Hava Aracı tarafından yapıldığını” açıkladı.

Ancak, Batman 2. İnsansız Hava Aracı Filo Komutanlığı’nda görev yapan Hava Pilot Kurmay Binbaşı Ali İhsan Şahin, 25 Kasım 2013’te Genelkurmay Askeri Savcılığı’nda tanık olarak verdiği ifadede, “görüntülerin ilk tespit edildiği bölgede bir hareketlilik olduğu bilgisinin Irak’ın kuzeyinde faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri’nin predatör İHA’sı tarafından Türk makamlarına bildirildiğini, bu bilgi üzerine sorumlu birliklerin tamamının görüntüyü izlemeye başladığını” söyledi.

DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI: BİLGİYİ MİT VERDİ

Dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Kasım 2014’te düzenlediği bir basın toplantısında, “MİT tarafından gönderilen yazılar ve üst düzey MİT görevlisi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri telefonla bizzat aranarak, Bahoz Erdal’ın hudut hattını geçmekte olduğu bildirilmiştir. Silahlı Kuvvetler’in yetkilileri, bilginin doğru olup olmadığını defaatle sormasına rağmen, MİT yetkilisi ısrarla bilginin doğruluğunu teyit etmiştir. Sonuçta, MİT’ten gelen birden fazla resmî istihbarat raporları ve telefon bilgileri üzerine maalesef Uludere olayı yaşanmıştır.” diye konuştu.

Eylül 2015’te Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı belgelere göre, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği bir yazıda MİT’in Bahoz Erdal’ın eylem hazırlığında olduğuna ilişkin “doğruluğu kuvvetle muhtemel” notuyla ilettiği istihbaratın, bombardıman kararında “önemli rol oynadığını” bildirdiği ortaya çıktı.

Takipsizlik kararıyla kapatılan soruşturmada yer alan tanık ve şüpheli ifadelerine göre, bombardımandan önce (insansız hava aracını kontrol eden yüzbaşı dahil) ilgili tüm askeri birliklerin kanaatinin sınıra yaklaşan grubun “terörist değil, kaçakçı olduğu”, buna karşın Genelkurmay’ın bombalama kararı verdiği iddiası Cumhuriyet gazetesi tarafından ortaya atıldı.

MİT’in olayın gerçekleştiği dönemde farklı biçimlerde Bahoz Erdal’ın Türkiye’ye gireceğine ilişkin istihbarat yağdırarak Genelkurmay’ı enforme ettiği ve son olarak Uludere’den gelen grupta Bahoz Erdal’ın da olduğu bilgisiyle Genelkurmay’ı operasyonu yapmaya mecbur bıraktığı sözkonusu dönemde sıklıkla dile getirildi.

Katliamın 7. yılında Roboskili aileler, HDP ve Şırnak Barosu’na tepkili

Gündem

5’li Çete’den TEDAŞ’ta büyük vurgun

Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin ardından 12 yıl geçmesine rağmen TEDAŞ, ne kendine ait milyarlarca lirasını ne de 6 bin 745 taşınmazını geri alabildi. Devam eden dava TEDAŞ aleyhine sonuçlanırsa, alamadığı paralarının üzerine bir de faiz ödemek zorunda kalacak.

BOLD – TEDAŞ özelleştirmesinde ilginç detaylar ortaya çıktı. TEDAŞ, AKP’nin 21 bölgeye ayırarak özelleştirdiği elektrik dağıtım şirketlerinden, geçmiş dönem elektrik tüketiminden kaynaklanan 2,9 milyar lirasını tahsil edemedi. Ayrıca şirketlerin kasalarındaki paralar ve binlerce taşınmaz da geri alınamadı.

HEM ŞİRKETLER GİTTİ HEM PARALAR

Birgün’ün haberine göre Sayıştay denetim raporlarında kamu zararına yol açan önemli tespitler yer aldı. 12 yıldır bir türlü çözülemeyen büyük kamu zararının altından ise 5’li Çete olarak da isimlendirilen ve hükumete yakın müteahhitler çıktı.

BÜYÜK ZARARIN ALTINDA TANIDIK ŞİRKETLER

Söz konusu kamu zararları Cengiz-Kolin ortaklığına verilen Çamlıbel, Limak’ın aldığı Uludağ, Çalık Enerji’nin aldığı Yeşilırmak ile AKSA’ya verilen Fırat dağıtım şirketlerinin özelleştirme sırasında kasalarında kalan paraya ilişkin. Özelleştirme sırasında genel müdürlük talimatlarına aykırı olarak kasa ve bankada tutulan 26 milyon 175 bin TL de özel şirketlere kaldı. Bu tutarın dağılımı ise şirketlere göre şöyle:

  • Çamlıbel EDAŞ: 4 Milyon 564 Bin 166 TL (Cengiz-Kolin)
  • Uludağ EDAŞ: 12 Milyon 861 Bin TL (Limak)
  • Yeşilırmak EDAŞ: 5 Milyon 477 Bin 870 TL (Çalık)
  • Fırat EDAŞ: 3 Milyon 272 bin 750 TL (AKSA)
TEDAŞ’IN PARASININ ÜZERİNE BİR DE FAİZ İSTEDİLER

Yaklaşık 30 milyon liralık alacak yıllarca ödenmeyince TEDAŞ Genel Müdürlüğü, alacağını 12 Mart 2014 tarihinde yasal faizleri ile birlikte istedi. Çamlıbel ve Uludağ EDAŞ toplam 17 milyon 425 TL anapara borcunu 25 Mart 2014’te ödedi ancak yasal faizini vermedi. Yeşilırmak ve Fırat EDAŞ ise 8 milyon 750 bin TL’lik anapara borcu ve yasal faizleri ödemedi.

Ancak, anapara borcunu ödeyen Uludağ ve Çamlıbel EDAŞ, TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı dava ile ödedikleri tutarın faiz işletilerek geri verilmesini istedi. Hâlâ süren yargılama sırasında mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda LİMAK, talebinde haklı görülmedi. Cengiz-Kolin Ortaklığı’nın aldığı Çamlıbel EDAŞ’ın davası da Sayıştay raporu hazırlanırken sürüyordu.

Yeşilırmak ve Fırat EDAŞ’tan olan toplam 8 milyon 750 bin TL’lik alacağın tahsili sağlanamadı. Bu arada kasalarda kalan ve şirketler tarafından repo işlemi de yapılan tutarların tamamı hâlâ kamuya geri dönmedi.

BİNLERCE TAŞINMAZ DA HALA ALINAMADI

Bu arada paraların yanı sıra özelleştirilen şirketlerin binlerce gayrimenkulü de şirketlerde kaldı. TEDAŞ adına tescili yapılması gereken Türkiye Elektrik Kurumu’nda 57 bin 25, elektrik dağıtım şirketleri adına kayıtlı ise 6 bin 745 adet taşınmaz bulunduğu belirlendi.

2009’da başlayan ve 2013’te sona eren elektrik dağıtım şirketlerine hisse devri öncesinde, taşınmazların tapu devirlerinin TEDAŞ adına yapılacağı belirtildi. Ancak iddiaya göre, tapu müdürlüklerindeki iş yoğunluğu, personel eksikliği gibi nedenlerle TEDAŞ adına tapu devirleri gerçekleştirilemedi. Sayıştay denetim raporunda, özelleştirme sonrasında elektrik dağıtım şirketlerinin tüzel kişiliklerini korusa da hisseleri devralan şirketler tarafından yönetildiği, taşınmaz tescillerinin TEDAŞ adına yapılmasının zorunlu olduğu belirtildi.

TEK ve şirketlerde kalan taşınmazların TEDAŞ adına tescili için 11 milyon 176 bin TL gerektiği belirtilerek, TBMM’den bu ödeme yapılmadan tescili sağlayacak bir düzenlemenin geçirilmesi önerildi.

Okumaya devam et

Gündem

Asgari ücretliye telefonu çok gören AKP’linin özel okulu ve hastanesi var

Halkın ekonomik durumunun iyi olduğunu belirtmek isterken verdiği asgari ücretli örneğiyle tepki çeken AKP Milletvekili İsmail Tamer’in özel hastane ve özel okul işlettiği ortaya çıktı. Ayrıca vekilin oğlu da korona aşısını Türkiye’de ilk pazarlayanlar arasında yer alıyor.

BOLD – AKP Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, çıktığı bir televizyon programında AKP Hükumeti’nin ekonomi programının eleştirilmesine tepki gösterdi. “Eleştiren insanlar cep telefonlarını altı ayda bir değiştiriyor, arabalarını yılda, belki de ikinci yılda değiştiriyorlar. Artık asgari ücretlinin evinin önünde arabası mevcut” dedi. Tamer’in sözleri tepkiyle karşılandı.

1956’DA KÖYDE DÜNYAYA GELDİ

Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, 10 Ağustos 1956 tarihinde Sivas Şarkışla’ya bağlı Maksutlu köyünde dünyaya geldi. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan uzun dönem kamu hastanelerinde görev yaptı. Sonra Kayseri Sağlık İl Müdürlüğü ve Kayseri Tabipler Odası Başkanlığı yaptı. Kayseri Devlet Hastanesi ve Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimliği, Özel Acıbadem ve Kayseri Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanvekilliği, Sivaslı Dernekler Federasyon Başkanlığı görevlerinde yer aldı.

HASTANESİ VE OKULU BULUNUYOR

AKP’den 24, 25, 26 ve 28. dönem Kayseri milletvekili olan Tamer, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal işler Komisyonu Sözcülüğü ve Üyeliği yaptı. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal işler Komisyonu Üyesi. Tamer, Kayseri’de bir özel hastanenin işletmecisi ve özel bir eğitim kurumlarının sahibi.

OĞLU KORONA TESTİ SATIŞIYLA GÜNDEME GELDİ

Tamer’in oğlu Namık Tamer, koronavirüsün Türkiye’de görülmeye başladığı geçen yıl mart ayında WhatsApp durumundan yaptığı paylaşımla yasak olmasına rağmen 30 dolara Kovid-19 testi pazarladığı ortaya çıktı. Namık Tamer’in paylaştığı iddia iki ayrı durum görselinde “Kovid-19 Rapid Test için ön sipariş alınır. Lütfen iletişime geçiniz” ve “Kovid-19 test kiti mevcut” yazması dikkat çekti. Tamer’in koronavirüs testi siparişi aldığına dair paylaşımlar tepki topladı. Tamer tepkiler sonrası böyle bir paylaşımı son anda fark ettiği açıklaması yaptı.

HALKA CEP TELEFONUNU ÇOK GÖRDÜ

İsmail Tamer son olarak çıktığı bir televizyon programında, ekonomi ile ilgili eleştirilerle ilgili açıklama yaparken, “Bakıyoruz, eleştiren insanlar cep telefonlarını altı ayda bir değiştiriyorlar, arabalarını yılda, belki de ikinci yılda değiştiriyorlar. Artık asgari ücretlinin evinin önünde arabası mevcut” şeklindeki sözleri tepkiyle karşılandı. Tepkilerin ardından açıklama yapan Tamer, o sözleri ne zaman söylediğini hatırlamadığını o sözlerle apartman görevlilerini kastettiğini ifade etti.

Numan Kurtulmuş’un adamına 51 milyon liralık kıyak

Okumaya devam et

Gündem

AKP İzmir Kongresinden sonra korona olduğunu açıkladı

Temel Yıldırım, Emre Cemil Ayvalı, Meltem Okur

Tayyip Erdoğan’ın katıldığı lebalep İzmir İl Kongresine katılan eski AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı’nın koronavirüs testi pozitif çıktı. Ayvalı, salgın önlemlerinin hiçe sayıldığı kongrede birçok siyasetçi ile yan yana geldi.

BOLD – İzmir Halkapınar Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen ve salgına rağmen lebalep doldurulan AKP İzmir İl Kongresinin üzerinden iki gün geçti. Kongreye ilişkin ilk Kovid-19 pozitif vakası da ortaya çıktı. Birgün’ün haberine göre kongreye katılan ve birçok siyasetçi ile yan yana olan eski AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı’nın Kovid-19’a yakalandı.

İSTİFA ETTİREN AÇIKLAMA

Sosyal medya hesaplarından koronavirüs testinin pozitif olduğunu duyuran Ayvalı, gelen tepkiler sonrasında paylaşımlarını sildi. Emre Cemil Ayvalı, bir televizyon programında kullandığı “Bir tarafta, çok açık söylüyorum, darbeci Kemalist gelenek vardı, bir tarafta FETÖ vardı, bunları birbirine kırdırmak suretiyle yol almak mecburiyetinde kaldık” ifadesi nedeniyle görevinden istifa etmişti.

AKP’LİLERE SARAY TESTİ

AKP il kongrelerine katılanlara belirti aranmaksızın Kovid-19 testi yapıldığını ifade eden CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, şu bilgileri paylaştı: “Ankara’daki kongre öncesinde yüzlerce kişinin testi Cumhurbaşkanlığında yapıldı. İki gün önce de İzmir kongresinin testi için Pazar günü kamu hastaneleri seferber edildi. Sağlık Bakanlığı, söz konusu AKP kongresi olunca ne kriter dinliyor ne de algoritma. Yoksa test yaptırmak için belirlenen kriterler arasına AKP yöneticiliği ya da üyeliği mi var?”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0