Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya’da cami vergisi tartışması

Almanya'daki camilerin finansman ihtiyacının karşılanabilmesi için "cami vergisi” getirilmesi konuşuluyor.

Almanya’da Hristiyanlardan Kilise Vergisi alınıyor. Ödemek istemeyen kaydını ‘ateist’e çeviriyor. Şimdi Müslümanlardan Cami vergisi alınması gündemde. Müslümanlar ne yapar?

MABETLERİN BAĞIMSIZLIĞI İÇİN

Cami ve İslami derneklerin ülke dışından aldığı finansal desteği engellemek isteyen Almanya, ülkedeki Müslümanlardan “cami vergisi” alınması konusunu tartışıyor.

Euronews’in haberine göre, Almanya’da koalisyon ortakları; Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ve Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) siyasetçiler, ülkedeki camilerin finansman ihtiyacının karşılanabilmesi için kilise vergisinde olduğu gibi Müslümanlara da “cami vergisi” getirilmesini istiyor.

Camilere vergi uygulamasının savunucularından Hristiyan Birlik (CDU/CSU) Federal Meclis Grup Başkan Vekili Thorsten Frei, bu uygulama ile birlikte Almanya’da İslam’ın yabancı devletlerin etkisinden kurtularak, yönünün güçlü bir şekilde ülke içine çevrilmesinin mümkün hale geleceğini söyledi.

MÜSLÜMANLAR DİN HANESİNE NE YAZAR

Ancak olayın farklı bir boyutu da var. Aile genişliği arttıkça Kilise vergisinin miktarı da artıyor. Vergi kişi başı ödeniyor. Bu nedenle pek çok Hristiyan’ın kendini ‘ateist’ olarak yazdırıp Kilise vergisinden kurtulduğu biliniyor. Aynı şeyin geniş ailelere sahip Müslümanlar ve Almanya’da yaşayan Türkler tarafından yapılıp yapılmayacağı da tartışma konusu. Bu durumda kayıtlarda Avrupa’daki Müslüman nüfusu hayli düşebilir.

ŞEFFAFLIK VURGUSU

CDU/CSU Grubu Hukuk Danışmanı Michael Frieser de cami cemaatlerinin bağımsızlığının ve şeffaflığının sağlanması için bağımsız finansman kaynağının olması gerektiğini söyledi.

Federal Meclis SPD Grubu İç Politika Sözcüsü Burkhard Lischka da Almanya’daki Müslüman cemaatlerin yabancı finansal kaynaklar ile bağlantısının kesilmesi için gündeme getirilen bu konunun dış etki ve radikalleşme ihtimaline karşı oldukça isabetli ve tartışmaya değer olduğunu söyledi.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, kısa süre önce İslami topluluklara dış ülkelerdeki yabancı finasörlerden uzaklaşma çağrısında bulunmuştu.

4 milyondan fazla Müslümanın yaşadığı ülkede bulunan binlerce dernek ve dini cemaat, paralel toplumların oluşumunda etkin rol oynamakla suçlanıyor.

Berlin’de kadın ve erkeklerin birlikte ibadet edebildiği liberal cami olarak tanınan İbn-i Rüşd-Goethe Camii’nin kurucusu Seyran Ateş, Alman siyasetçilerin cami vergisi önerisine destek verdiğini söyledi.

Almanya’daki Müslümanların camileri için gereken finansmanı üyeleri aracılığıyla kendilerinin karşılaması gerektiğini belirten Ateş, cami vergisi uygulaması ile bunun mümkün olduğunu kaydetti.

Almanya şimdilik ülkedeki kiliselerde olduğu gibi Müslüman derneklerinden herhangi bir vergi talebinde bulunmuyor.

En fazla Müslüman nüfusun bulunduğu Avrupa ülkelerinden Fransa’da da devlet ile dini birbirinden ayırarak inanç hürriyetini garanti eden tarihi 1905 laiklik yasasının dış desteklere karşı şeffaflaşma için 2019’da değiştirileceği açıklanmıştı.

KİLİSE VERGİSİ NEDİR KİMLER ÖDEMEZ?

Kilise vergisi, din işleri için kilise üyelerinden toplanan vergilere deniliyor.

Bu uygulama Almanya, Danimarka ve İtalya gibi ülkelerde görülüyor.

Bu verginin amacının, kilise için yapılan harcamanın adil olmasını sağlamak ve kiliseden yararlanmayan kişilerden vergi almamak olduğu ifade ediliyor.

Ancak Almanya’da birçok kişinin kilise vergisi vermemek için kaydını “ateist” olarak yaptırdığı biliniyor. Hristiyan olmayanlardan kilise vergisi alınmıyor.

Dünya

Senato destek paketini kabul etti, herkese bin 400 dolar nakit yardım yapılacak

1,9 trilyon dolarlık ekonomik destek paketi ABD Senatosu’nda demokratların oyu ile kabul edildi. Kabul edilen paketle birlikte kişi başına bin 400 dolarlık nakit yardımının yanı sıra eyaletler ile yerel yönetimler için 350 milyar dolarlık kaynak da yer alıyor.

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden’ın yeni tip koronavirüs salgınının etkilerine yönelik istediği 1,9 trilyon dolarlık ekonomik destek paketi Senato’dan geçti. Tasarı, Senato Genel Kurulu’nda gece geç saatlere kadar süren görüşmelerin ardından 49’a karşı 50 oyla kabul edildi.

BİDEN’İN İMZASI İLE HAYATA GEÇİRİLECEK

Uzlaşma olarak adlandırılan yasal bir düzenlemenin daha önce devreye sokulmasıyla önü açılan tasarı, Cumhuriyetçilerin desteğine ihtiyaç olmadan Senato’dan geçirildi. Tasarının oylaması için Senato’da yapılan oturum 11 saat 50 dakikalık süresiyle de rekor kırdı. Tasarı, üzerinde yapılan düzenlemeler nedeniyle yeniden Temsilciler Meclisine gönderilirken kabul edilmesi halinde yasalaşması için Biden’ın imzasına sunulacak.

HERKESE BİN 400 DOLAR VERİLECEK

Biden yönetiminin Kovid-19’un ekonomik etkilerine karşı üzerinde çalıştığı en büyük paket olarak nitelendirilen tasarıda, kişi başına bin 400 dolarlık nakit yardımının yanı sıra eyaletler ile yerel yönetimler için 350 milyar dolarlık kaynak yer alıyor. Daha önce haftalık 400 dolar olarak belirlenen işsizlik yardımının ise yapılan müzakerelerin ardından 300 dolar olarak sağlanması ve süresinin 6 Eylül’e kadar da uzatılması öngörülüyor.

 

3. dalga mı?: Korona hasta sayıları patladı

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li üst düzey diplomat: Erdoğan ikili oynuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili ABD basınında bir makale daha çıktı. ABD’li üst düzey diplomata dayandırılan yazıda, “Erdoğan, ABD ve AB ile ilişkileri geliştirmek istiyor. Ancak ABD ve AB bu defa Erdoğan’a karşı son derece tetikte” ifadeleri yer aldı.

BOLD – voanews.com uluslararası servisinde yer alan bir analize göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllar süren gergin ilişkilerden sonra atı ile yeni bir sayfa açmayı umut ediyor. Ancak bu uğurda yaptığı hamleler, Washington’da şüpheyle karşılanıyor ve dahası, diplomatik bir algı operasyonun bir parçası kabul ediliyor.

İKİLİ OYNUYOR

ABD’li üst düzey bir diplomat VOA’ya demecinde, Erdoğan’ın niyetine şüpheyle yaklaşıldığının altını çizerek, “İkili oynuyor. İç muhalefete yönelik baskıları hafiflettiği veya Rusya ile S-400 anlaşmasından vazgeçtiğine dair hiçbir işaret yok” dedi.

AĞZININ İKİ TARAFIYLA KONUŞUYOR

ABD’li ve Batılı yetkililer, Erdoğan’ın niyetlerine şüpheyle yaklaşmalarının pek de şaşırtıcı olmadığını söylüyor. Batılı bir diplomat, “Ağzının her iki tarafından konuştuğu sonucuna varmamak zor” dedi.

Makalede, Biden yönetiminin Türkiye konusunda, Beyaz Saray’daki selefi Donald Trump’tan daha sert bir tavır takınacağı, henüz seçilmeden önce Erdoğan’ı otokrat ilan ederek mücadele sinyali verdiği ve son olarak da Osman Kavala’nın serbest bırakılması yönünde çağrıda bulunduğunun altı çizildi.

Makalede, Doğu Akdeniz’de yaşanan krizle ilgili de değerlendirmeler yer aldı.

Okumaya devam et

Dünya

ABD dergisi: Biden’dan Erdoğan’a sessiz muamele

ABD merkezli Foreign Policy dergisi, Biden’ın Erdoğan’a tavrını, “Biden Türkiye’ye sessiz muamele uyguluyor” makalesiyle masaya yatırdı.

BOLD – ABD’de 20 Ocak 2021 tarihinde Başkanlık koltuğuna oturan Joe Biden, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmüyor. Beyaz Saray’da ikinci ayının dolmasına kısa süre kalan Joe Biden, eski Başkan Donald Trump’ın sık sık görüştüğü Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Erdoğan ile temasa geçmedi.

ABD merkezli Foreign Policy dergisi, Biden ve Erdoğan ilişkini, ‘Biden Türkiye’ye sessiz muamele uyguluyor’ başlıklı bir makaleyle inceledi. Biden’ın görevdeki ilk ayını dünya liderleriyle rutin telefon görüşmeleri yaparak geçirdiğini yazan dergi, Erdoğan’ın telefonunun hiç çalmadığını aktardı.

“TAVRI DAHA DA SERTLEŞECEK”

NATO müttefiki iki ülkenin son yıllarda Suriye ve S-400 meseleleri nedeniyle görüş ayrılıkları bulunduğunun vurgulandığı yazıda, “Eğer Ankara eylemlerini hızlıca değiştirmezse, bu soğukluk devam edecek ve ABD’nin Türkiye’ye tavrı daha da sertleşecek. ABD Başkanı’nın sessiz mesajı bunu gösteriyor” ifadeleri kullanıldı.

Yazıda Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin Demokrat üyesi Abigail Spanberger’in görüşlerine de yer verildi. Spanberger, “İlişkilerimiz oldukça zorlayıcı. Biz daha önce Türkiye’ye güvenebildiğimiz bir pozisyonda değiliz. Ya da diğer NATO müttefiklerine duyduğumuz kadar güven duyamıyoruz” diye konuştu.

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0