Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

2 yılda bir arpa boyu yol alamayan OHAL Komisyonu’na bir yıl daha verildi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) verilen “iki yılda tüm dosyalar karara bağlanacak” sözü tutulmadı. Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemlerini İnceleme Komisyonu’nun görev süresi 1 yıl daha uzatıldı.

Beraat alanlar hakkında bile iade kararı verilmezken, 2 yılın sonunda hükümetin komisyonu “iç hukuk yolları tükenmedi” dedirtmek için kurduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılıyor.

121 BİN KİŞİDEN 3 BİN KİŞİ HAKKINDA GÖREVE İADE KARARI VERİLDİ

OHAL Komisyonu, bugüne dek başvuran 121 bin kişiden 3 bininin göreve iadesine karar verdi. On binlerce başvuru ise incelenmeyi bekliyor.

Komisyonun görev süresi Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile bir yıl daha uzatıldı.

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrası ilan edilen OHAL’de 150 bine yakın kamu personeli ihraç edilmiş ve çok sayıda kurum kapatılmıştı.

Sözkonusu kurum ve kuruluşların itirazları ve ihraç edilenlerin itirazlarını değerlendirmek için 2017 yılının ocak ayında OHAL Komisyonu kuruldu.

125 bin itiraz başvurusu alan OHAL Komisyonu başvurulardan 42 binini inceledi ve 3 bin kişinin görevlerine dönmesine karar verdi.

VERİLEN SÜREYİ TUTTURAMADI

OHAL Komisyonu, 10 binlerce mağdurun AİHM’e başvurması sonucu AİHM ile yapılan müzakerelerin akabinde kuruldu. AİHM, komisyonu bir iç hukuk yolu olarak tanıdı ve bu başvurulara bakmadı.

OHAL Komisyonu kurulurken tüm başvuruları iki yıl içinde karara bağlayacağına ilişkin AİHM’e söz verildi. Ancak komisyon iki yıllık görev süresinde başvuruların ancak üçte birini inceleyebildi.

Bu sebeple komisyonun görev süresinin uzatılması yoluna gidildi.

BERAAT VE TAKİPSİZLİK ALANLARA BİLE RED KARARI

Komisyona yöneltilen en büyük suçlama ise kendisini yargı mercilerinin üstünde görmesi. Mahkemelerden beraat ve takipsizlik alanlara ya da hakkında hiç soruşturma olmayan kişiler, göreve iade başvurusunda hiçbir gerekçe gösterilmeden OHAL Komisyonu’ndan red kararı aldı.

OHAL Komisyonu’nun müracaatları hukuki olarak değil elindeki listelere göre karara bağladığına ilişkin suçlamalar bulunuyor.

174 MEDYA ŞİRKETİ KAPATILDI

OHAL Döneminde bin 286 eğitim kurumu, 29 sendika, bin 419 dernek, 145 vakıf, 174 medya ve yayın kuruluşu kapatıldı.

985 ticari işletme de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi. Bu kurumlar da OHAL Komisyonu’na başvurdu, ancak henüz bir sonuç çıkmış değil.

Erdoğan’ın danışmanı Hard Talk’ta soğuk terler döktü

Gündem

Keşke kaybolmasaydı: 128 milyar dolar harca harca sıfırlanamıyor

Merkez Bankasının nerede olduğu açıklanamayan 128 milyar dolar rezervi ile ilgili internette oyun yapıldı. Sitede çokomel, pudra şekeri, patates-soğan, gemicik gibi birçok ürün satışa sunulurken para harca harca sıfırlanamıyor.

BOLD – Türkiye gündeminin başlıklarından biri olan “128 milyar dolar nerede?” sorusu, internette oyuna dönüştürüldü. “128milyardolar.net” adlı bir oyun sitesinde, ayçiçeği yağından Çokomel’e kadar farklı harcamalar üzerinden 128 milyar dolar sıfırlanmaya çalışılıyor.

OYUNDA 128 MİLYAR SIFIRLANMAYA ÇALIŞILIYOR

Merkez Bankası rezervlerinden kaybolduğu öne sürülen ve muhalefet partilerinin gündemde tutmaya çalıştığı “128 milyar dolar nerede?” sorusu, internet oyunu oldu. “128 milyar nerede?” sorusu, bir internet sitesine de ilham verdi. ‘128milyardolar.net’ adlı internet sitesinde, ekmekten cep telefonuna, koronavirüs aşısından hamburgere, ayçiçeği yağından havalimanına kadar pek çok nesne kullanılarak 128 milyar dolar sıfırlanmaya çalışılıyor.

DİLEYEN GÖNLÜNE GÖRE HARCAYABİLECEK

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak döneminde Merkez Bankası rezervlerinden kaybolduğu öne sürülen ve oyun haline getirilen 128 milyar doları dileyen herkes gönlüne göre harcayabilecek. https://128milyardolar.net/ adresinden ulaşılabilen oyunda, ejder meyvesi, Çokomel, patates + soğan, pudra şekeri, Playstation 5, gemicik, Osmangazi Köprüsü, 5 lt ayçiçeği yağı, havuzlu villa, bebek bezi, altın musluk, İstanbul Havalimanı, bebek maması, Ankapark, Mercedes S600 Guard gibi birçok ürün satın alınabiliyor.

AKP’nin ‘kayıp 128 milyar dolar’ına CHP’den dijital çözüm

Okumaya devam et

Gündem

Amiraller Bildirisi’nde ikinci dalga: 7 emekli amiralin evi aranıyor

104 emekli amiralin yayımladığı Montrö bildirisine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. 14 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından bu sabah 7 amiralin evinde arama yapılıyor.

BOLD – 104 emekli amiralin Montrö Sözleşmesi’yle ilgili bildirilerinin ardından 14 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması sonrası 7 amiralin evlerinde arama yapılıyor. Evinde arama yapılan amiraller arasında eski Sahil Güvenlik Komutanı Alper Tezeren ile eski Deniz Harp Akademileri Komutanı Metin Açımuz da bulunuyor.

ARALARINDA ESKİ SAHİL GÜVENLİK KOMUTANI DA VAR

Montrö Boğazlar Sözleşmesi tartışmalarına ilişkin yayımlanan bildiri sonrası gözaltına alınan 10 emekli amiral ile ifadeye çağrılan dört emekli amiral adli kontrol hükümleri uygulanarak üç gün önce serbest bırakıldı. Emekli amirallere il dışına çıkmamaları için elektronik kelepçe takılmaya başlandı. Bu sabah Terörle Mücadele Şubesi polislerinin yedi amiralin evlerinde arama yaptığı öğrenildi. Evinde arama yapılan amiraller arasında eski Sahil Güvenlik Komutanı Alper Tezeren ile eski Deniz Harp Akademileri Komutanı Metin Açımuz da bulunuyor.

EMEKLİ AMİRALLER İFADEYE ÇAĞRILDILAR

Evlerindeki dijital materyallere el konulan ve haklarında gözaltı kararı olmayan emekli amiraller ifadeye çağrıldı. Evlerde yapılan arama hakkında konuşan Avukat Hüseyin Ersöz, yapılanın delil elde etmeye yönelik arama faaliyeti olduğunu belirterek, “Gelen polis, arama yapılacağını ve tebligat sonrasında gideceklerini söylemiş. Gözaltı işlemi olmayabilir yaşları itibariyle, ifadeye çağrılabilirler. Henüz tebligat işlemi gerçekleşmedi” dedi.

AKP’nin ‘kayıp 128 milyar dolar’ına CHP’den dijital çözüm

 

Okumaya devam et

Gündem

Haşhaşi müşavir davasında kardeş kavgası…

Uyuşturucu ile yakalanan müşavir soruşturmasının ikinci perdesinde ilginç gelişmeler yaşandı. Ağabeyi kardeşini, kardeşi ağabeyini suçladı: “Anladığım kadarıyla abim dışarı çıkabilmek için benim adımı vermiş”

BOLD – Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği’nin eski basın müşaviri Veysel Filiz’in, aracında 100 kilo eroinle yakalanmasına ilişkin davanın ilk duruşması Edirne Birinci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma, sanık Veysel Filiz ile kardeşi Hulusi Filiz’in kavgasına dönüştü. Detayları T24’ten Tolga Şardan yazdı:

Uyuşturucu ile yakalanan müşavir soruşturmasında ikinci perde: Ağabeyi kardeşini, kardeşi ağabeyini suçladı!

Edirne’de geçen yılın son günlerinde, Hamzabeyli Sınır Kapısı’dan yurt dışına çıkmak isterken aracında 100 kiloya yakın eroin ele geçirilen müşavir Veysel Filiz’in yakalanması olayını anımsayacaksınız.

Hatta olay bir süre kamuoyundan gizlenmişti.

Fakat “yaşanan hiçbir şeyin gizli kalmayacağı” prensibi bir kez daha işlemiş; olay, gecikmeli de olsa gün ışığına çıkmıştı.

Yine de olayı kısaca hatırlatmak gerekirse; Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği’nin eski basın müşaviri Veysel Filiz, beraberinde ailesi olduğu halde aracıyla 8 Aralık 2020 günü Bulgaristan’a geçmek istedi.

Ancak, gümrük memurlarının durumdan şüphelenip araçta arama yapmak istemesi üzerine aracının özel alana çekilmesi sırasında Filiz, görevlilere diplomatik kimliğini göstererek aracının aranmasını engellemeye çalıştı.

Görevlilerce yapılan incelemede, diplomatik kimliğin eski tarihli ve geçersiz olduğu anlaşılmasıyla birlikte aracın bagaj bölümündeki “zula”da yaklaşık 100 kilogram ağırlığında eroin paketlerinin gizlendiği ortaya çıktı.

Filiz; gerek adli kolluk, gerekse mahkemedeki ilk ifadesinde aracında bulunan paketlerden bilgisi olmadığını ve uyuşturucu olduğu anlaşılan paketlerin kardeşi Hulusi Filiz’e ait olduğunu söyledi.

Yurt dışı misyon görevinin yanı sıra Yozgatlı olması nedeniyle Avrupa’daki Yozgatlıların oluşturduğu sivil toplum örgütleriyle de bağlantısı olan Filiz, aracında çıkan uyuşturucu paketleri konusunda yargıyı ikna edici açıklamalar yapamayınca tutuklanarak cezaevine konuldu.

Olayın kısa özeti böyle.

Sonrasında olayın ortaya çıkmasıyla birlikte yayımlanan haberlere internetten erişim yasağı bile getirildi.

Yurt dışına uyuşturucu madde kaçırılma girişiminin ortaya çıkarılması olayında yeni aşamaya geçildi.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, tamamladığı ön hazırlık soruşturması aşamasının ardından şüpheliler Veysel ve Hulusi Filiz hakkında hazırladığı iddianameyi mahkemeye gönderdi.

Cumhuriyet Savcısı Adem Aktaş’ın hazırladığı iddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından Filiz kardeşler, Edirne Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde heyet önüne çıkarak yargılanmaya başladı.

Ancak; sanık Veysel Filiz’in siyasi konumu nedeniyle Filiz kardeşler hakkındaki yargılama süreci, tıpkı yakalamada olduğu gibi yine kamuoyuna duyurulmadan, sessiz sedasız yürütülüyor.

Sanıklar hakkındaki iddianame çok uzun değil, toplam altı sayfa.

İddianamede, sanıklardan aracı sahibi ve eski diplomatik statü sahibi olan Veysel Filiz’in ön hazırlık safhasındaki ifadesi yer aldı.

Çok kısa özetlemek gerekirse; sanık Veysel Filiz, yurt dışında şirket sahibi olduğu için ailesiyle Avrupa’ya gideceğini, araçta bulunan uyuşturucu ile ilgisinin bulunmadığını belirtti. Ağabey Filiz, “Ben söz konusu eşyaların tek kardeşim Hulusi Filiz tarafından araca yüklendiğine eminim. Fakat eşyaların bizzat kardeşim tarafından araca yüklenip yüklenmediğini bilmiyorum. Ben malzemeleri kendisinde gördüğüm için emin olduğumu ifade ettim” şeklinde konuşarak suçu kardeşine yönlendirdi.

Peki, kardeş Hulusi Filiz, ağabeyinin kendisine yönelik suçlamasına nasıl yanıt verdi?

Yine aynı iddianameye göre; Hulusi Filiz şunları söyledi:

“Abimin başına gelen olayı oğlu Fatih’ten öğrendim. Olayı da yakalandığını ertesi sabahı öğrendim. Daha öncesinde herhangi bir bilgim yoktu. Bana okuduğunuz Veysel Filiz’in ifadesini kesinlikle kabul etmiyorum. Suçu benim kabullenmem yönünde kendisinin avukatları bana telkinde bulunmuştu. Ele geçen madde ile herhangi bir ilgim ve alakam yoktur. Anladığım kadarıyla abim dışarı çıkabilmek için benim adımı vermiş.”

İki kardeşin birbirlerine yönelik ifadeleri özetle böyle.

Savcılık, ifadelerin yanında adli soruşturma kapsamında paketlerden parmak izi aldırdı. Paketlerde iki parmak izi bulundu, ancak parmak izlerinin kimlik tespitine yarayacak biçimde olmadığı anlaşıldı.

Ayrıca savcılık, el konulan eroin paketleri ile beraber Veysel Filiz’e ait otomobilin de müsadere altına alınmasına karar verdi.

Savcılık, Filiz kardeşlerin haklarındaki yurt dışına uyuşturucu madde kaçırılması iddiası çerçevesinde, TCK’nın 188/1 hükmüne göre 10 yıldan 20 yıla kadar, 188/3 hükmüne göre ise on yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasını mahkemeden talep etti.

Savcılık iddianamede ayrıca olayın teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle söz konusu cezalarda dörtte birden dörtte üç oranına kadar indirim talebinde bulundu.

Olayın ilk duruşması geçen ay Edirne Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşti.

Eski müşavir sanık Veysel Filiz adına altı, kardeşi Hulusi Filiz adına ise iki avukat davaya katıldı.

Duruşmada, sanık ağabey Veysel Filiz kolluk ve savcılıktaki anlatımlarını bir kez daha benzer biçimde yineledi.

Fakat aynı duruşmada, ağabeyinden sonra savunma yapan Hulusi Filiz, mahkeme heyetine ilginç bilgiler aktardı.

Hulusi Filiz’in savunmasıyla olayın yeni bir boyutu ortaya çıktı. Dosyadaki yeni boyutu yarın aktaracağım.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0