Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Erdoğan IŞİD için Trump’ı ikna ederek, başarısının kurbanı oldu”

AFP, IŞİD unsurları ile Türkiye'nin mücadele etmesine yönelik tezleri uzmanlara sordu.

AFP, ABD’nin Suriye’den çekilmesinin ardından, IŞİD’in kalan unsurları ile Türkiye’nin mücadele etmesine yönelik tezleri uzmanlara sordu.

Ortak görüş Türkiye’nin kapasitesi ile fiziki pozisyon ve özelliklerinin bunun için yeterli olmadığı yönünde.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’deki Amerikan askerlerini bölgeden çekme kararı ve sonrasındaki “IŞİD ile mücadeleyi bundan sonra Türkiye yapacak” açıklaması, bu “mücadelenin” sahadaki karşılığının ne olacağı tartışmasını doğurdu.

Fransız Haber Ajansı AFP, farklı analistlerle konuşarak, Ankara’nın IŞİD’in kalan bu unsurlarını “ortadan kaldırma” kapasitesini masaya yatırdı.

Washington’daki Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi isimli düşünce kuruluşundan Nicholas Heras, “Türkiye’nin IŞİD karşıtı operasyonların kontrolünü üstlenebileceğine Trump’ı inandırarak, Erdoğan aslında kendi başarısının kurbanı oldu” diyor.

Heras, bu düşüncesini de şöyle açıyor:

“Türkiye’nin elinde şu an itibariyle, Suriye’nin doğusunu elinde tutabilecek büyüklükte, tecrübede ve meşruiyette bir Özgür Suriye Ordusu gücü bulunmuyor. Böyle bir kuvvetin oluşturulması, ABD desteği ile bile olsa, aylar sürecektir.”

“TÜRKİYE İLE IŞİD ARASINDA 400 KM’DEN FAZLA MESAFE VAR”

Suriye’nin doğusunda ve ortasında, ceplere dağılmış durumdaki IŞİD unsurları ile Türk ordusu ve Türkiye destekli silahlı grupların arasında yüzlerce kilometrelik bir mesafe bulunuyor.

Yine ajansın konuştuğu Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nden Suriye uzmanı Doçent Fabrice Balanche de mesafeye dikkati çekiyor:

“IŞİD El Bukemal bölgesine yakın, bu da Türkiye ile arasında 400 kilometreden fazla mesafe var demek. Bu uzaklığa Türkiye’nin ulaşması imkansız. Amerikan askerlerinin ayrılmasından sonra buradaki IŞİD yapılanması ile Suriye ordusu ve Iraklı Şii milisler ilgilenecektir.

Türkiye, kendi sınırında yer alan İdlib’deki El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir el Şam örgütünü bile ortadan kaldırmayı başaramadı. Nasıl olup da isyancılarla birlikte IŞİD’i ortadan kaldırabileceğini öngöremiyorum.”

Balanche’a göre Türkiye, en fazla Suriye ile sınırını kapatarak, IŞİD’in yeniden canlanmasını engelleyebilir ve tıpkı El Bab’da yaptığı gibi nokta operasyonlarla örgüte zarar verebilir.

İstanbul merkezli Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nin (EDAM) başkanı olan Sinan Ülgen de Türkiye sınırı ile IŞİD unsurları arasındaki mesafenin “ciddi bir problem” teşkil ettiği görüşünü paylaşıyor.

AFP’ye konuşan Ülgen, “Cephe ile Türkiye sınırı arasında böyle bir mesafe bulunuyorken, Türkiye’nin nasıl bir askeri harekat planı içinde olduğu belirgin değil” diyor.

“TÜRKİYE’NİN ASIL HEDEFİ YPG”

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’dan Lina Khatib, Erdoğan’ın Trump’a elinde bir plan olmadan IŞİD’i ortadan kaldırma sözü verdiği görüşünde. Khatib’e göre Türkiye’nin bu noktadaki asıl amacı, ABD’nin çekilmesi fırsatını kullanarak YPG’yi hedef almak:

“IŞİD’i ortadan kaldırmak, ancak içinde sosyoekonomik ve siyasi unsurların da yer aldığı kapsamlı bir strateji ile mümkün ki bu strateji şu anda mevcut olan IŞİD karşıtı askeri koalisyonda bile bulunmuyor.”

Khatib’e göre eğer Türkiye IŞİD ile kendi askeri mücadelesi sonrası cepheyi askeri anlamda cihatçılardan daha güçsüz olan Özgür Suriye Ordusu’na bırakırsa, sonuç çok iyi olmayacak. Ve bu tür bir planlama, Türkiye’yi IŞİD’in intikam saldırıları ile karşı karşıya bırakabilir.

Gündem

Bugün 187 kişi hayatını kaybetti, yeni vaka sayısı artmaya devam ediyor

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre bugün 187 kişi hayatını kaybetti. Yapılan testlerde ise 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, 24 saatte 187 kişi koronavirüsünden hayatını kaybetti. Böylece toplam can kaybı 14 bin 316’ya yükseldi.

Bugün yapılan 187 bin 518 test sonucunda semptom gösteren 6 bin 511 kişiyle birlikte toplam 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi. Türkiye’deki toplam hasta sayısı 520 bin 167 oldu.

Bugün iyileşen 4 bin 190 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 418 bin 331’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 3.3, toplam ağır hasta sayısının ise 5 bin 611 olduğu açıklandı.

Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 55.7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71.7 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 40.1 olarak duyuruldu.

Sosyal medya hesabından güncel verileri değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı:”Bugün tespit edilen 6.511 yeni hastamız var. Hasta sayımızı azaltmak zorundayız. Kapalı ve kalabalık ortamlar virüsün en kolay bulaştığı ortamlardır. Kış aylarını kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durarak geçirmeliyiz. Mücadele evde kalarak da mümkün.”

Tutuklu gazeteci Harun Çümen: “Koğuşta 25 fare öldürdük çıldırmak üzereyiz”

Okumaya devam et

Gündem

AKP’li yönetici depremle sarsılan Siirt Kurtalanlılara nefret kustu: Taş yağmadığına…

Siirt Kurtalan’daki deprem sonrası sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan AKP Medya Tanıtım Başkanı Nilüfer Kaftancı, depremi bölge halkının siyasi tercihine bağladı.

BOLD – Siirt ve çevresi, bugün sabah saatlerinde Kurtalan Merkezli 5,2 depremle sarsıldı. Depremin ilk dakikalarında açıklama yapan Siirt Valiliği kendilerine ulaşan herhangi olumsuz bir ihbarın bulunmadığını belirtti. Açıklamanın ardından Türkiye derin bir ‘oh’ çekti.

Öte yandan, deprem ile ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan AKP Medya Tanıtım Başkanı Nilüfer Kaftancı, Siirt Kurtalanlı vatandaşlara ağır hakarette bulundu.

Kurtalan halkının yerel seçimler de HDP’yi desteklemelerinin depreme neden olduğunu imam eden Kaftancı şu ifadeleri kullandı: “2019 seçimlerinde HDPKK’ya yüzde 50 oy vermiş. Siirt Kurtalan’da deprem meydana gelmiş. Başınıza taş yağmadığına şükredin”

Tepkiler üzerine Kaftancı, hesabını gizledi.

Okumaya devam et

Gündem

Sağlıkçılardan yoğun bakımda ‘yandaşa öncelik’ iddiası

Hükumetin salgına ilişkin gerçek verileri saklayarak sağlık sistemini tıkadığını iddia eden Genel Sağlık İş Sendikası, yoğun bakım için artık torpilin devreye girdiğini açıkladı.

BOLD – Genel Sağlık İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız tarafından yapılan yazılı açıklamada, koronavirüsün vurduğu sağlık sisteminde gelinen son durum kamuoyu ile paylaşıldı.

İNSANLIK DIŞI YAKLAŞIM

Saklanan gerçek veriler yüzünden sağlık sisteminde tıkanma yaşandığının belirtildiği açıklamada: “Siyasi iktidarın salgını yönetememesi nedeni ile yoğun bakım yatakları dolarken, siyasi nüfuz sahibi kişilerin, yoğun bakımda kendi hastaları için öncelik istedikleri yönünde ciddi iddialar vardır. Eğer bu vahim iddialar doğruysa, salgın yönetimindeki başarısızlığının bedelini halka ödeten siyasi iktidarın ve onun yandaşlarının şimdi de vatandaşların yaşam haklarını tehdit etmeleri insanlık dışı bir yaklaşımı temsil etmektedir” denildi.

ANAYASAL SUÇTUR

Bazı hastane yöneticilerinin boşalan yataklarda torpillilere öncelik için personele talimat verildiğinin belirtildiği açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Eğer bu inanılmaz iddialar doğru ise, ‘torpilli’ bir hasta için yoğun bakımda öncelik istenmesi hangi bilimsel tedavi, hangi ahlak, hangi vicdanla açıklanabilir? İnsan hayatının değeri siyasi yandaşlık ya da para ile ölçülemez. İddia edilen bu korkunç durum eğer doğruysa, insanlarımız hem salgın hem AKP zihniyeti nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler. Ekonomik nedenlerle gerekli tedbirleri almaya korkanlar, yandaşını kayırarak bedelini yine sade vatandaşa ödetmektedir. Yoksulların salgını daha ağır geçiriyor olması, salgının ekonomik boyutunun en çok yoksulları vuruyor olması, salgının sosyal eşitsizlik boyutunu zaten ön plana çıkarmaktadır ancak tedavi sırasında da bu iddialara konu olan ve ayrımcılığın da ötesinde, yaşama hakkının ihlal edilmesi anlamına gelen bu durum akıllara durgunluk vermektedir. Sağlık hizmetini ırk, din, dil, cinsiyet ve sosyal statü gibi farklılıklara bakılmaksızın herkese eşit ve adil dağıtmak siyasi iktidarların görevidir. Sağlık hizmetinin siyasi ve ekonomik nüfuz sahibi kişiler için önceliklendirilmesi anayasal bir suçtur. Bu iddiaların çok ciddi bir şekilde araştırılması ve eğer bu iddialar doğrulanır ise böyle bir konuda emir ve talimat veren kim varsa derhal adalet önünde hesap vermesinin sağlanması gerekir.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı bu vahim iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorusuna yanıt vermeye ve bu gibi hukuk ve vicdan dışı taleplerde bulunanlar kadar, bu talepleri yerine getiren liyakatsiz yöneticilerin görevlerine derhal son vermeye ve adalet önüne çıkarılmasını sağlamaya davet ediyoruz.”

AKP’nin hukuk reformuyla dalga geçti: Reform bu galiba

 

Okumaya devam et

Popular