Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya Meclis raporu: Türkiye Suriye’de işgalcidir

Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi, Türkiye'yi Suriye'de "işgalci güç" olarak tanımladı.

Almanya’da Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi tarafından hazırlanan raporda, Türkiye Suriye’de işgalci güç olarak değerlendirildi.

“ASKERİ İŞGAL KRİTERLERİNİ KARŞILAMAKTA”

Alman Haber Ajansı’nın (dpa) haberine göre raporda, “Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin ile Azez, el Bab ve Cerablus bölgelerindeki askeri varlığı tam olarak incelendiğinde uluslararası hukuk açısından askeri işgal kriterlerini karşılamaktadır” ifadesi kullanıldı.

Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin dokuz sayfalık raporu, Federal Meclis Sol Parti grubunun girişimi üzerine hazırlandı.

“TÜRKİYE’NİN İŞGALİ ULUSLARARASI BİR SKANDALDIR”

Sol Parti meclis Grup Başkan Vekili Sevim Dağdelen, bilirkişi raporunun Alman hükümeti için bir uyarı olması gerektiğini belirterek, Alman hükümetinin Türkiye’nin Suriye’deki eylemlerini uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirmekten kaçınmasını eleştirdi.

Dağdelen, “Tüm uzman raporları ve Alman meclisinde grubu bulunan bütün partilerin tutumuna rağmen Suriye’nin bazı bölgelerine NATO müttefiki Türkiye tarafından girilmesi ve işgalini hâlâ uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirmemek bir skandaldır” diye konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ocak ayı sonunda Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’e yönelik başlattığı operasyon Alman hükümeti tarafından kınanmış ve kabul edilemez olarak nitelendirilmişti. Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türk birliklerinin sürekli Suriye’de kalmaları halinde Türkiye’nin askeri operasyonunun “elbette uluslararası hukuk ile uyumlu olmayacağını” söylemişti. Ancak Alman hükümeti, Afrin operasyonunun uluslararası hukuk açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda net bir açıklama yapmamıştı.

Alman Federal Meclisi Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin mart ayında açıkladığı bir raporda da Türkiye’nin Afrin’e askeri harekâtının devletler hukukuna uygunluğu konusunda şüpheler bulunduğu sonucuna varılmıştı. Raporda, “Türk hükümetinin, meşru müdafaaya neden olacak kendisine yönelik silahlı bir saldırıya dair henüz somut bir kanıt sunamadığı” değerlendirmesine yer verilmişti.

Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki YPG güçlerine karşı başlattığı Zeytin Dalı Harekatına hukuki gerekçe olarak BM Şartı’nın 51’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkını göstermişti.

Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin hazırladığı raporlar, uzmanlık gerektiren konularda milletvekillerini bilgilendirmeyi amaçlıyor. Raporlar, Alman meclisinin görüşünü yansıtmıyor.

Dünya

Telefonları kasıtlı olarak yavaşlattığı iddia edilen Apple’a Avrupa’da 180 milyon euroluk dava

Avrupa’da bir tüketici derneği, kullanıcıları yeni modellere teşvik etmek amacıyla iPhone’ları kasıtlı olarak yavaşlattığı iddiasıyla Amerikan teknoloji devi Apple’a 180 milyon euroluk dava açacağını açıkladı.

BOLD – Apple, Mart ayında ABD’de açılan bir davada davacılarla uzlaşmaya gitmiş ve 500 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. Şirket geçen ay da benzer bir davada 113 milyon dolar tazminat ödemişti.

Euroconsumers adlı tüketici derneği, dünkü açıklamasında Belçika ve İspanya’daki dava başvurularının ardından birkaç hafta içinde İtalya ve Portekiz’de de dava açılacağını duyurdu.

Dernek 2014-2020 yılları arasında satılan toplam üç milyon adet iPhone 6, 6 Plus, 6 S ve 6 S Plus’un her biri için 60’ar euro ödeme yapılmasını istiyor.

Apple 2017’de eski iPhone’ların bataryalarının aniden bitmesini engellemek için yapılan güncellemelerin cihazları yavaşlattığını kabul etmişti.

Apple’dan yeni davalarla ilgili olarak yapılan açıklamada ise “Müşterilerimizi yeni modellere teşvik için asla herhangi bir Apple ürününün ömrünü kısaltmayız ya da kullanıcı deneyimini zayıflatmayız” denildi.

BM karar aldı: Kenevir ‘en tehlikeli uyuşturucular’ listesinden çıkarıldı

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de 3 eski başkan kamera karşısında Kovid-19 aşısı olacak

ABD’nin eski başkanları, kamera karşısında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı olmaya gönüllü olduklarını açıkladı. Obama, Bush ve Clinton, aşı için kamera karşısına geçecek.

BOLD – Eski başkanlar Barack Obama, George W. Bush ve Bill Clinton, Kovid-19’a karşı ABD Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA) onayladığı aşıyı kamera karşısında yaptıracaklarını belirtti.

Obama, Bush ve Clinton’ın kamera karşısında aşı olarak halk arasında farkındalığı arttırmayı ve aşının güvenilir olduğunu kanıtlamayı hedeflediği ifade edildi.

Obama, ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci’yle daha önceden çalıştığını ve kendisine çok güvendiğini belirtti. Fauci’nin “güvenilir” dediği aşıyı hemen yaptıracağını ifade eden Obama, bunu televizyon ekranlarında yapacağını ya da kaydedeceğini söyledi.

Bush’un özel kalem müdürü Freddy Ford, Fauci ve Beyaz Saray Kovid-19 ile Mücadele Görev Gücünde yer alan Doktor Deborah Birx ile temasa geçtiklerini kaydederek, Bush’un kameralar önünde aşıyı olabileceğini belirtti.

Clinton’ın basın sekreteri Angel Urena de eski Başkan’ın halkı teşvik etmek için kamuoyu önünde aşı olmayı istediğini ifade etti.

Putin’in talimatıyla Rusya’da toplu aşılama gelecek hafta başlıyor

Okumaya devam et

Dünya

Fransa’da 76 camiye inceleme: Bazıları kapatılabilir

Fransa’da bir öğretmenin kafasının kesilerek öldürülmesinin ardından sertleştirilen önlemler çerçevesinde 76 caminin kontrol edileceği açıklandı. Bazı camilerin kapatılmasının söz konusu olduğu belirtiliyor.

BOLD – Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, öğretmen Samuel Paty’nin kafasının kesilerek öldürülmesinden yedi hafta sonra ülkede radikalleşmeye zemin hazırladığından şüphelenilen 76 camide inceleme yapılacağını açıkladı.

Darmanin, Twitter hesabından “yetkililerin önümüzdeki günlerde ayrılıkçılara karşı kapsamlı ve eşi daha önce görülmemiş bir eylem başlatacağı” ve “bazı camilerin kapatılabileceği” mesajını paylaştı.

Söz konusu camilerden 16’sının Paris bölgesinde, diğer 60’ının ise Fransa’nın çeşitli bölgelerinde olduğu belirtiliyor.

Kontrol edilecek camiler arasında Türkiye bağlantılı Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne bağlı camilerin olup olmadığı ise şimdilik bilinmiyor.

RTL Radyosuna konuşan bakan, 2 bin 600 dini merkezden 76’sının şüphe çektiğini, dolayısıyla genel bir radikalleşmeden bahsetmediklerini ifade etti.

CAMİLERE VE DERNEKLERE BASKILAR ARTTI

Fransa’da, 16 Ekim’de Samuel Paty isimli öğretmenin öldürülmesinin ardından Müslüman derneklere ve camilere baskınlar ve baskılar arttı.

Darmanin, 3 Kasım’da yaptığı açıklamada, Emmanuel Macron’un Cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinden bu yana son 3 yılda 43 caminin kapatıldığını kaydetmişti.

Macron yönetimin hazırladığı ve 9 Aralık’ta Bakanlar Kuruluna sunulacak “İslamcı ayrılıkçı” yasa tasarısı ile camilerin finansmanının daha sıkı şekilde denetlenmesi, Müslümanlar üzerindeki baskıyla Müslüman derneklerin kontrolünün artırılması, din görevlilerinin yurt dışından gelmesinin engellenmesi hedefleniyor.

47 yaşındaki Samuel Paty, 16 Ekim’de Paris’in banliyölerinden birinde bulunan okulunun yakınlarında, sınıfta ifade özgürlüğünü anlatırken Muhammed Peygamber karikatürlerini gösterdiği gerekçesiyle 18 yaşındaki bir Çeçen kökenli tarafından öldürülmüştü.

Pompeo-Çavuşoğlu kavgasında müttefikler ABD’yi destekledi

Okumaya devam et

Popular