Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Mutlaka izlenmesi gereken politik filmler

İnsanların politik çıkarlar söz konusu olduğunda neler yapabileceğini gözler önüne seren politik filmlerden sizler için bir seçki hazırladık.

Son yüzyılın en etkili anlatım dili olan sinema politikaya da ilgisiz kalmamıştır. Bazen gerçek olayları perdeye aktararak bazen kurgusal eserlerle insanların politik çıkarlar söz konusu olduğunda neler yapabileceğini gözler önüne seren politik filmlerden sizler için bir seçki hazırladık.


Z- ÖLÜMSÜZ

Costa Gavras’ın 1969 yılında en iyi yabancı film ve en iyi kurgu dallarında Oscar alan filmi. Yaşanmış bir hayatın, kitaplaştırılmış öyküsünden sinemaya uyarlanan Z; zamansız, mekansız bir ülkede geçmesi ile aidiyet duygusundan kendini soyutlaştırmış ve her ülkeden seyircisine “bu olay bir yerden tanıdık geliyor.” dedirtecek türden olayları içerisinde barındırmaktadır. Askeri bir yönetim, muhalefetin simgesi haline gelmiş bir isme gözdağı vermek ister ama işler ters gider ve korkutmak istedikleri adam ölür. Askeri yönetimin hiç istemeyeceği şekilde,karşı direnişin artık tarihe geçecek sembol bir ismi vardır. Karmaşık olaylar örgüsünün ucunu bulmaya çalışan idealist bir savcı, tüm planları alt üst etmek üzeredir. Bu idealist ve cesur savcının tüm uğraşları ve mesleğindeki dik duruşlu profesyonel tutumu suikaste karışmış kişiler için adaletin keskin kılıcını harekete geçirebilecek midir?


AKBABANIN ÜÇ GÜNÜ

“Akbaba” CIA de çalışan Turner (Robert Redford) isimli bir memurun kod adıdır. Turner’ın bürosunun görevi, tüm dünyada yayımlanan kitap, gazete ve dergileri okumak ve bunlardan, gerek her dilde olup biteni izlemek, gerekse CIA için yeni düşünceler bulmaktır. Fakat Turner bir öğle yemeği dönüşü tüm büro personelini öldürülmüş şekilde bulur. Üst düzeyle ilk temasında kendisini de kurban olarak görür ve saklanmaya başlar.


GREEN ZONE

Çavuş Roy Miller( Matt Damon) ve ekibi, Irak çölünde depolandığından kuşkulanılan kitle imha silâhlarını bulmak üzere görevlendirilir ve ölümcül kimyevi maddelerin peşine düşerler. Ancak bunun yerine, görevlerinin amacını taban tabana değiştirecek bir örtbas olayı ile karşılaşırlar. Farklı amaçları olan ajanlarca çevrilmiş olan Miller, bölgede savaşı tırmandıracak yanıtlara ulaşmak zorundadır.


JFK

JFK, Oliver Stone’ın yönettiği 1991 Amerikan komplo gerilim filmidir. John F. Kennedy’nin öldürülmesine yol açan olayları ve eski New Orleans bölge avukatı Jim Garrison’un( Kevin Costner) gözleri önünde örtbas edildiğini irdeliyor.


MANDELA ÖZGÜRLÜĞE GİDEN UZUN YOL

Dünyaya ilham vermiş, bir liderin etkileyici gerçek hayat hikayesi. Filmde Nelson Mandela´yı Idris Elba oynuyor. 5 Aralık 2013 tarihinde hayata gözlerini yuman, Güney Afrika´nın efsaneleşen özgürlük savunucusu Nelson Mandela´nın yaşamını kronolojik biçimde takip eden film, Mandela´nın bir taşra kasabasındaki çocukluğundan başlayarak, Güney Afrika´nın demokratik seçimlerle iş başına gelen ilk başkanı olmasına kadar geçen sürecini sinemaya taşıyor.


BAY SMİTH WASHİNGTON’A GİDİYOR

Washington’da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine’in medya patronu Jim Taylor‘dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers’ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson’ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur. Usta yönetmen Frank Capra başrolde yine James Stewart ile çalışmış.


PERSEPOLİS

Molla Devrimi sırasında yaşananları bir çocuğun gözlerinden anlatan Persepolis, eğlenceli olmayı başarabilen bir politik animasyon. Şah devriminin yıkılmasının ardından küçük Marjane ve ailesi sevinçle sokaklara dökülürler. Uzun süren sancılı bir dönemin ardından demokratik bir düzenin geleceğine inanan İranlıları karanlık ve zorlu bir dönem beklemektedir. Sonrası bildiğiniz hikaye…


STATE OF PLAY

Amerikan Kongresi’nin yakışıklı, soğukkanlı ve temkinli üyesi Stephen Collins (Ben Affleck), bağlı olduğu siyasi partinin geleceğini temsil eder. Savunma harcamalarını denetleyen komitenin başkanlığı gibi onurlu bir görevi vardır. Yaklaşan başkanlık seçimleri için partisinde tüm gözler onun üzerine çevrilmiştir. Onun araştırma asistanının ve metresinin vahşice öldürülmesi üzerine o güne kadar derinlerde bir yerde gömülü duran sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar. Araştırmacı gazeteci McCaffrey (Russel Crowe) olayın peşini bırakmaz.


SYRİANA

Başrollerinde George Clooney ve Matt Damon’ın olduğu film, Washington’da kapalı kapılar arkasında yapılan anlaşmalardan, İran Körfezi’ndeki petrol yataklarında ter dökenlere kadar zenginlik ve güç peşindeki yarışın insani sonuçlarını, birbiri içine geçen öykülerle anlatıyor. Yönetmen koltuğunda Stephen Gaghan oturuyor.


ÜLKE VE ÖZGÜRLÜK

“Land and Fredoom” bizleri İspanya Sivil Savaşı’na götürüp güzel bir aşk hikayesine tanık ediyor. Genç ve işsiz bir komünist parti üyesi olan David nişanlısını da terk edip savaş mağduru İspanya’ya gönüllü olarak gitmeye karar verir. Ordunun gözde elemanlarından biri olur ve Blanca isimli bir anarşiste aşık olur. Birlikte eşitlik ve özgürlük için savaşırlar. Ta ki bir gün asıl düşmanın karşı tarafta değil, yakınlarında bir yerde olduğunu anlayana dek. İngiliz ve İspanyol ortak yapımı olan filmin yönetmen koltuğunda Ken Loach bulunuyor.

Kültür

Cemal Süreya’nın 45 yıl önce yazdığı mektup

Piyanist Fazıl Say, Cemal Süreya’nın müzik yazarı babası Ahmet Say’a gönderdiği 4 Kasım 1976 tarihli mektubu  paylaştı.

BOLD – Ünlü piyanist Fazıl Say, kişisel Instagram hesabından, babası müzik yazarı Ahmet Say’a, usta şair Cemal Süreya’nın gönderdiği mektubu paylaştı. Say, paylaşımına “Mektubu büyülterek okumanız gerekir, ne kadar değerli isimlerin dergiye yazı verdiği, ne kadar derin emek verildiği bu mektupta anlaşılıyor” notunu düştü.

Say paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Tüm edebiyat severlerin ilgisini eminim ki çekecektir. Cemal Süreya’nın babam Ahmet Say’a 45 yıl önce yazdığı bu mektup TÜRKİYE YAZILARI dergisinin ilk sayıları çıkmadan hemen önce, babam ve arkadaşlarının çıkardığı bu dergi, edebiyat tarihimizdeki milatlardan biridir, Cemal Süreya, Metin Altıok, Vecihi Timuroğlu, Öner Ünalan gibi. Mektubu büyülterek okumanız gerekir, ne kadar değerli isimlerin dergiye yazı verdiği, ne kadar derin emek verildiği bu mektupta anlaşılıyor. Cemal Süreya’nın sol üstteki çizimini (ölü röportajcısı adıyla) ve ilginç imzasını büyülttüm. Mektubu en iyi şekilde muhafaza edip bana bugünlerde teslim eden Fahri Özdemir’e teşekkürlerimle.”

Okumaya devam et

Kültür

Unutulmayan şarkılara özel albüm

Youtube kanalı Ümit Nağmeleri, unutulmayan şarkılara özel albüm hazırladı. Yeşilçam klasikleri ve daha fazlasının yer aldığı bu albüm, kanalda da playlist şeklinde yayınlandı.

BOLD – Ümit Nağmeleri, Türkçe Olimpiyatları şarkı yarışmalarında seslendirilen en özel 51 eseri bir araya getirerek ‘Best of Şarkı Albümü’ olarak tekrar yayınladı.

Birbirinden yetenekli gençlerin seslendirdiği eserleri tek albüm altında toplayarak YouTube Playlist şeklinde yayınlayan Ümit Nağmeleri’nin seçtiği şarkılar arasında Erkin Koray’ın “Fesuphanallah”, Erol Evgin’in “Bir de Bana Sor”, “Son verdim Kalbimin İşine” gibi unutulmaz şarkılar yer alıyor. Yeşilçam Klasikleri’nin de unutulmadığı listedeki parçalar daha önce Türkçe Olimpiyatları yarışmalarında öğrenciler tarafından seslendirilmişti.

Gergerlioğlu’dan bebek mahkum tepkisi: Bu çocuklar geleceğimiz

Okumaya devam et

Kültür

Ressam Ali Zülfikar, Erdoğan resmini sansürleyen Alman belediye başkanı hakkında dava açtı

Ressam Ali Zülfikar’ın 2018’de Linz’de açtığı sergide AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı betimlediği “Made in Turkey” eseri Linz Belediye Başkanı Faust tarafından sansürlendi.

BOLD– Ressam Ali Zülfikar, iki yıl önce Almanya Linz’de açtığı sergide AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirel bir üslupla resimlediği “Made in Turkey” isimli çalışması Linz Belediye Başkanı Hans Georg Faust tarafından sansürlendi. Ali Zülfikar konuyu mahkemeye taşıyarak dava açtı.

SANATSAL ÖZGÜRLÜĞE SALDIRI

Linz’de 2018 Kasım ayında gerçekleşen sergide yer alan eserle ilgili sansür talebi Türkiye’den gelmiş, Linz Belediyesi resmi sansürlemiş ancak sanatçının protestosu üzerine geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Yeni Yaşam’ın haberine göre, önce yasaklanan sonra gelen tepkiler üzerine izin verilen tabloda, Erdoğan gözlüklü resmediliyor. Sol gözde savaşın trajedisini yansıtan çığlık atan bir çocuk; sağ gözde ise cezaevindeki Selahattin Demirtaş yansıtılıyor. Sağ alt köşedeki damganın içinde ise “Erdo-Bananen Rebuplik” (Erdo Muz Cumhuriyeti) yazısı yer alıyor.

Ressam Ali Zülfikar, konuyu yargıya taşımak için neden iki yıl beklediği konusuna ise şöyle açıklık getirdi: “Sansüre uğrayıp, bu konuda açılan davalar var mı diye baktığımda çok az örnek bulabildim. Bu durumun toplum vicdanı ve sanatçı onurunu rencide eden, anayasanın temel dayanaklarına bir politikacının müdahalesiydi. Bu konuda yaşananlara duyarsız kalamazdım.”

Zülfikar, avukatı aracılığıyla dava başvurusunda bulunduklarını ve talebin kabul edildiğini söyledi. Dava Alman Yasası’nın 5. maddesi 3. bendine göre ‘sanat ve fikir özgürlüğüne saldırı’ gerekçesiyle açıldı.

Ressam Ali Zülfikar sansüre uğrayan sergi açılışında

KÜRTLER VE ERDOĞAN TARAFTARLARI KARŞI KARŞIYA GELMESİN

Zülfikar’ın ifadesine göre Linz Belediye Başkanı Faust sansüre gerekçe olarak “Ben, Kürtler ve Erdoğan taraftarlarının karşı karşıya gelmesinden çekindiğim için bu resme sansür uyguladım.” açıklamasında bulunmuş.

Sanatçı ayrıca sergiye gelenlerin başkan tarafından “Ya bu eseri tekrardan ters çevirirsiniz ya da burayı terk edersiniz.” şeklinde tehdit edildiğini de sözlerine ekledi. Zülfikar ve Linz Belediye Başkanı arasındaki dava 5 Şubat’ta görülecek.

Okumaya devam et

Popular