Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Yapı Kredi de “leventlere” katıldı, Türk Telekom’a ortak oldu

Yapı Kredi, Türk Telekom'a kredi veren bankalarca kurulan, “Levent Yapılandırma Yönetimine” (LYY) yüzde 4,9 pay ile katıldı.

Yapı Kredi, Türk Telekom’a kredi veren bankalarca kurulan, “Levent Yapılandırma Yönetimine” (LYY) yüzde 4,9 pay ile katıldı. Banka bu gelişmeyi bugün Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklama ile duyurdu.

LYY’nin diğer iştirakleri arasında yüzde 35,5598 ile Akbank, yüzde 22,1265 ile Garanti Bankası, yüzde 11,5972 ile de İş Bankası bulunuyor.

TELEKOM’DA NE OLMUŞTU?

Ojer Telekomünikasyon’un (OTAŞ) sahibi olduğu ve mevcut kredilerinin teminatını oluşturmak amacıyla kredi verenlere rehin verilen Türk Telekom’un yüzde 55 hissesine denk gelen 192 milyar 500 milyon adet A grubu paylar, resmi olarak kredi verenler tarafından kurulan özel amaçlı şirket Levent Yapılandırma Yönetimi (LYY) tarafından devralınmıştı.

Ömer Fatih Sayan

Sözkonusu devir işlemiyle birlikte aralarında Mohammed Hariri’nin de bulunduğu Türk Telekom’un yönetim kurulu üyelerinden 4 kişi istifa etmişti.   Yönetim kurulu üyelerinden Mohammed Hariri, Cenk Serdar, Faisal Mohammed Aldughaither ve Al-Hakam Marwan Moh’d Kanafani şirketteki tüm görevlerinden ayrılırken, Türk Telekom’un yeni Yönetim Kurulu Başkanı ise  Ömer Fatih Sayan olmuştu.

Ömer Fatih Sayan, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da ağabeyi. Sayan, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) da bir önceki başkanı.

YENİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ GÖREVE BAŞLADI

Türk Telekom’da, Mohammed Hariri’nin istifası üzerine boşalan üyeliğe, Hakan Aran; Cenk Serdar’ın istifası üzerine boşalan üyeliğe, Muammer Cüneyt Sezgin; Al-Hakam Marwan Moh’d Kanafani’nin istifası üzerine boşalan üyeliğe de Eyüp Engin atanmıştı.

Ayrıca Türk Telekom’un Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Hakan Dursun da görevinden ayrılmıştı. Türk Telekom, söz konusu atamaların onaya sunulması için 25 Ocak 2019 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapma kararı da alınmıştı.

TÜRK TELEKOM BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?

Türk Telekom, 2005 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti tarafından, 6,5 milyar dolara, Suudi Oger Telecom’a satıldı. Şirketin özel sektöre devri gerçekleştiğinde kasasında 2 milyar dolar nakit para bulunuyordu. Telekom, devlete olan borcunu aldığı kredilerle erken kapattı. Ancak 10 yıl üst üste kâr ettiği halde banka kredilerini ödemedi. Danıştay’ın “satılmaz” kararına karşın taşınmazları satan, çalışan sayısını yarıya indiren şirket, dört yıl üst üste vergi rekortmenliğinden, müflis konumuna düştü.

Türk Telekom 2005’te satıldı. Dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım.

DEV ŞİRKET NASIL BATIRILDI?

Türk Telekom’un özelleştirildiği dönemde başta, Cumhuriyet Halk Partili (CHP) siyasetçi Prof. Dr. Mümtaz Soysal ve çeşitli sendikalar olmak üzere onlarca dava açılmış ve kamunun zarara uğratıldığı için bu özelleştirmenin iptal edilmesi istenmişti. İhaleyi alan Lübnanlı Hariri ailesine ait Oger Telekom ise 13 yılın ardından milyarlarca dolar batık kredi bırakarak Türkiye’yi terk etti.

ADIM ADIM TÜRK TELEKOM SOYGUNU

  • Türk Telekom’un yüzde 55’i, Suudi bağlantılı Lübnanlı Hariri ailesine satıldığında borcu yoktu ve kasasında da 2 milyar dolar vardı. 2005-2015 arasında 14 milyar dolar net kâr elde etti. 2016’ya dek 12,6 milyar dolar temettü ödendi. Hariri’nin Oger şirketi bunun 7 milyar dolarını aldı.
  • Oger, Türk Telekom’u borçlandırmaya başladı. Satılırken borçsuz şirket 2016 sonu itibariyle 3,5 milyar dolar borca batırıldı. Üstelik bu borçlar dövize bağlı ve değişken faizli haldeydi.
  • Bu arada Hariri’nin Oger şirketi özelleştirme parasını da ödemedi. Sadece ilk 1,4 milyarlık ilk ödemeyi ve sonraki 600 milyonluk iki taksiti 2013’te ödedi. Yani 7 milyar temettüyü ve kasadaki 2 milyar lirayı kasasına koydu ama borcunun yarısını bile ödemedi.
  • Kısacası Oger, Telekom’un çoğunluk hissesini satın aldı, satın alma parasını ödemedi, üstelik hem şirketin içini boşalttı, hem de ayrıca boğazına kadar borçlandırdı. Bütün bunlar olurken Telekom’un ikinci büyük ortağı Türkiye Hazinesi bu soyguna ses çıkarmadı.
  • Oger, özelleştirme bedelini ödeyecek parayı yurt dışından borç olarak aradı ama bulamadı. Bunun üzerine Türk bankalarına Oger’e 4,75 milyar dolar borç verdirildi.
  • Böylece Hariri’nin Oger’i sırasıyla hem devleti, hem satın aldığı şirketi, hem de Türk bankalarını soydu.
  • Oger’in bu banka kredilerini de ödeyemeyeceği açığa çıktığında bugün alınan karar alınsa ve Telekom’a el konulsaydı zarar yine büyük ama astronomik olmayacaktı. Çünkü Telekom’un piyasa değeri hala yüksekti.
  • Hariri’nin mali durumu bilinmesine rağmen Telekom’un içine sokulduğu borçlar ve Türkiye piyasalarındaki gerileme nedeniyle şirketin kârlılığı ve piyasa değeri iyice düşene kadar hiç bir adım atılmadı. Zararın büyümesi beklendi.
  • Gelinen noktada artık Türkiye’nin bütün fiber altyapısına sahip en önemli ve stratejik telekomünikasyon şirketi, batık halde dört büyük bankanın yönetiminde yoluna devam edecek.

TÜRK TELEKOM YENİ ORTAKLIK YAPISI

 

Ekonomi

Lütfi Elvan’ın istifası dış basında: Faiz indirimine karşıydı

Resmi Gazetede yayımlanan atama kararıyla Lütfi Elvan’ın görevden ayrılıp Nureddin Nebati’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesi dış basında yankı buldu. Elvan’ın faiz indirimine karşı olduğu vurgulandı.

BOLD – Lütfi Elvan’ın geleneksel ekonomi politikalarının hükümet içindeki son savunucusu olduğuna dikkat çeken Financial Times (FT) Lütfi Elvan için ‘ekonomik ortodoksinin kalan son sesi’ derken, Bloomberg Lütfi Elvan’ın faiz indirimlerine karşı olduğunu, Reuters ise ekonomi yönetimindeki hızlı devirlerin güvensizliği tetikleyeceğini belirtti.

FT: EKONOMİK ORTODOKSİNİN SON SESİ GİTTİ

Financial Times haberi, “Maliye Bakanı istifa etti ve yerine, liradaki keskin bir düşüşün ortasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sadık olan biri geldi. Erdoğan’ın kabinesinde ekonomik ortodoksluğun son kalan sesi olarak görülen Lütfi Elvan, görevden ayrıldı” ifadeleriyle duyurdu.

BLOOMBERG: ELVAN FAİZ İNDİRİMLERİNE KARŞIYDI

ABD merkezli finans ajansı Bloomberg ise yayımladığı analizde, “Erdoğan, para birimini zayıflatan ve enflasyonu ateşleyen agresif faiz indirimleri nedeniyle yönetimde derinleşen çatlakların ortasında aniden maliye bakanını değiştirdi” dedi. Nebati’nin eski bakan Berat Albayrak’a yakın olduğu hatırlatılan haberde ayrıca Bloomberg’e konuşan kaynaklar, Lütfi Elvan’ın faiz indirimlerine karşı olduğu yönünde bilgi verdi.

REUTERS: SON PİYASA DOSTU TEKNOKRAT

İngiliz haber ajansı Reuters’ta yer alan haberde de Elvan’ın piyasa dostu son teknokrat isim olduğu kaydedildi. Analizde, son yıllardaki Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda ve Merkez Bankası’ndaki değişiklikler için ‘güvenilirliği zedeleyen hamleler’ yorumu yapıldı. Ayrıca, “Bu ayrılık, Erdoğan’ın son 2 yıl içinde üç merkez bankası yöneticisini aniden görevden alması da dahil olmak üzere, üst düzey ekonomik pozisyonlardaki hızlı devrin sonuncusu. Bu hamlelerin politika oluşturmanın güvenilirliğini zedelediği görülüyor” denildi.

BILD: ERDOĞAN ELVAN’I SUÇLU BULDU

Alman Bild gazetesi, “Erdoğan, Maliye Bakanı’nı gönderdi. Türk Lirası yerlerde sürünüyor, ekonomi canlanmıyor. Erdoğan’a göre bunun suçlusu Bakan Lütfi Elvan’dı. Lira düşüyor, ülkede fiyatlar artıyor. Erdoğan konuştukça Türk Lirası değer yitiriyor ve Merkez Bankası’nın müdahaleleri de işe yaramıyor. Yeni Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kasım 2020’den beri bu görev gelen üçüncü Maliye Bakanı oldu. Geçen yıl Kasım ayında, Erdoğan’ın damadı Maliye Bakanı idi” analizlerine yer verdi.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Reuters’dan devalüasyon uyarısı: Merkez Bankası emanet parayı harcıyor,

Cumhuriyet tarihinin en çok harcama yapan hükumeti olarak kayıtlara geçen AKP Hükumeti, rezervin ve kasanın boşalması sonrası takas paraları harcamaya başladı. Reuters, Merkez Bankası’nın TL’deki düşüşü engellemek için swap için ayrılan dolarları sattığını belirtti.   

BOLD – Reuters, Merkez Bankası’nın AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın faiz indirimi vurgusu yaptığı konuşması öncesinde TL’nin düşüşünü engellemek için piyasa dolar satmasını “Türkiye sahip olmadığı parayı harcıyor” diye duyurdu.

NET REZERV AZALMAYA DEVAM EDİYOR

Reuters haber ajansı, Erdoğan’ın faizleri yükseltmeyeceğine dair konuşma yapmasından dakikalar önce, Merkez Bankası’nın Türk Lirasının düşüşünü engellemek için dolar satmasını ‘Türkiye sahip olmadığı parayı harcıyor’ başlıklı bir analizle duyurdu. Haberde, Merkez Bankası’nın net rezervinin kasım itibarıyla bir önceki aya göre 28 milyar dolardan 25 milyar dolara düştüğü ancak yerel bankalarla yapılmış olan 48 milyar dolar değerindeki swaplar (takas) hesaplandığında, rezervlerin ekside bulunduğu hatırlatıldı.

KASADAKİ PARALAR TAKAS

Söz konusu haberde şu analizlere yer verildi: “Bankanın net rezervleri kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre 28 milyar dolardan 25 milyar dolara düştü. Ancak bu, yerel bankalardan rezervlerin kesinlikle negatif bölgede olduğu 48 milyar dolarlık başka bir takası içeriyor. Bu, liranın bu yıl dolar karşısında yüzde 40’tan fazla değer kaybetmesine neden olan para politikasını desteklemek için ‘hatalı bir teklif’ olarak yorumlanıyor.

DEVALÜASYON OLMA OLASILIĞI ARTIYOR

Para birimini desteklemek, Türkiye’nin hiperenflasyon ihtimalini yavaşlatabilir, ancak ülkenin dolar potu tükenme riskiyle karşı karşıya. Banka, 2019-2020’de lirayı sabitlemek için 128 milyar dolar sattı ve yine de oranları artırmak zorunda kaldı. Net rezervler Ağustos 2020’de 28 milyar dolar iken, 11 milyar dolara düşürmek sadece 5 ay sürdü. Bu rakam, 2003’ten beri görülen en düşük seviye. Rezervler ne kadar düşük olursa, devalüasyon o kadar olası hale gelir.”

AKP, CUMHURİYET TARİHİNİN EN ÇOK HARCAYAN HÜKUMETİ

AKP Hükumeti, görevde olduğu dönemde 5 trilyon doların üzerinde bir harcamaya yaptı. Bu rakam cumhuriyet tarihindeki tüm hükumetlerin yaptığı harcamaların 7 katına denk gelirken, bu paranın büyük kısmı ise halktan vergi olarak toplandı. Bu paranın onda biri de yaklaşık onda biri de faize ödendi. Rezervi bitiren, hazineyi sıfırlayan AKP son aylarda kamu mallarının satışını ise hızlandırdı.

 

Merkez’in 1 milyarlık satışı işe yaramadı: Dolar 14 lira yolunda

Okumaya devam et

Ekonomi

Pandemide destek yerine kredi verilen vatandaş taksitini ödeyemiyor

Salgın döneminde ekonomik olarak zor durumda kalanlara destek olmak yerine kredi kullanmaya yönlendiren AKP Hükumeti’nin bu projesi banklara batık olarak döndü. Kredisini ödeyemeyenlerin sayısı son bir yılda yüzde 127 arttı. 

BOLD – Koronavirüsün Türkiye’de görülmeye başladığı günden itibaren AKP Hükumeti, halka destek yerine kredi kullanmaya yönlendirdi. Sadece salgının ilk 6 altı ayında yaklaşık 7 milyon kişi 615 milyar liralık kredi kullanırken, bu durum bankalara “batık kredi” olarak gelmeye devam ediyor.  Kredisini ödeyemeyenlerin sayısı yüzde 127 arttı.

IBAN VERİLDİ, KREDİ ÇEKTİRİLDİ

AKP Hükumeti, geçen yıl mart ayında görülmeye başlanan salgın sonrası halk destek olmak yerine IBAN dağıtıp halktan para topladı. Zor durumda olanlar için ise bankalara baskı yapılarak 615 milyar liralık 6 ay ödemesiz krediler dağıtıldı. 7 milyon kişi kredileri kullanırken, 788 bin kişi kredisini ödeyemedi. Bu durum Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan verilere de yansıdı.

BORCUNU ÖDEYEMEYENLERİN SAYISI KATLANDI

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın ‘Türkiye Ekonomisinde Haftalık Gelişmeler ve Genel Görünüm Raporu’ verilerinde geçen yılın ocak-temmuz döneminde tüketici kredisini ödeyemeyen kişi sayısı 347 bin 276 iken bu sayı bu yılın aynı döneminde yüzde 127 artarak 788 bin 861 kişiye çıktı. Bu rakamın krizin daha da derinleştiği, doların rekor üstüne rekor kırdığı yılın ikinci döneminde daha da artması bekleniyor.

KREDİLERİN ÖDENME DÖNEMİNDE BÜYÜK ARTIŞ OLDU

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre aynı dönemde bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı da 320 bin 889’dan 351 bin 161 kişiye çıktı. Artış yüzde 9,4 oldu. Tüketici kredisi ve/veya bireysel kredi kartı borcunu ödeyememiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 73,2’lik artış ile 558 bin 319’dan 967 bin 136’ya çıktı. Eylülde ise tüketici kredisini ödeyemeyen kişi sayısında büyük artış oldu. Geçen yılın eylülünde 56 bin 987 olan tüketici kredisini ödeyemeyen kişi sayısı bu yılın eylülünde yüzde 101,5’lik artış ile 114 bin 805’e yükseldi.

TAKİPTEKİ ALACAKLAR ARTIYOR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık bültene göre, bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 19 Kasım itibariyle bir önceki haftaya göre 2 milyar 292 milyon lira artarak 155 milyar 767 milyon liraya yükseldi. Takipteki alacakların 120 milyar 419 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı. Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları 12 milyar 827 milyon lira artarak 853 milyar 185 milyon lira oldu. Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 4 trilyon 249 milyar 453 milyon liradan 4 trilyon 425 milyar 748 milyon liraya çıktı. Böylelikle 176 milyar 295 milyon lira artış kaydedilmiş oldu.

HALK KREDİ KARTLARIYLA YAŞAMLARINI SÜRDÜRÜYOR

Verilere göre, tüketici kredileri tutarı, 19 Kasım itibariyle 345 milyon lira artarak 751 milyar 129 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 289 milyar 37 milyon lirası konut, 13 milyar 938 milyon lirası taşıt ve 448 milyar 154 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 20 milyar 222 milyon lira artarak 651 milyar 496 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 0,98 azalarak 190 milyar 357 milyon lira oldu. Bireysel kredi kartı alacaklarının 79 milyar 632 milyon lirası taksitli, 110 milyar 725 milyon lirası taksitsiz oldu.

Damat Albayrak’ın gölgesi Nebati, çöken ekonominin başına geçti

Okumaya devam et

Popular

Shares