Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

TRT’nin harcamaları “ticari sır”

TRT, AKP iktidarı boyunca 9 bin 527 yapıma para ödemiş ama kaç para ödediği belli değil.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CHP Milletvekili Alpay Antmen’in soru önergesine yanıt verdi.

Oktay, TRT’nin harcamalarının “ticari sır” olduğunu açıkladı.

Antmen TRT’de yayımlanan dizi, film ve belgesel sayısını ve bunlar için ne kadar harcama yapıldığını sordu. Oktay ise 2005 yılında 5005 iç yapım, 4 bin 465 dış yapım ve 57 sinema filmi olmak üzere toplam 9 bin 527 yapıma para ödendiğini aktardı.

Oktay bu yapımlara ne kadar para ödendiğini ise “ticari sır” olduğunu ileri sürerek açıklamadı.

DÖVİZ ÜZERİNDEN ANLAŞMA

Antmen’in şu anda yayımlanan yerli ve yabancı yayınlara ilişkin sorusuna ise Oktay şu cevabı verdi:

“TRT 1 kanalında yeni yapım olarak 7 yerli dizi, 1 yabancı dizi, arşivden 5 yerli dizi yayımlanmaktadır. Yerli dizilerin ödemesi TL cinsinden yapılmaktadır. Yabancı dizinin ödemesi ise döviz üzerinden yapılmıştır.”

Oktay, ayrıca Antmen’nin TRT’nin seçim döneminde kime ne kadar süre verdiği sorusuna ise net bir yanıt vermedi.

Artıgerçek’in haberine göre konuyla ilgili açıklama yapan Antmen, şunları söyledi:

“TRT, vatandaşın 2 milyar yani eski parayla 2 katrilyon parasını harcıyor. Elektrik faturalarından vatandaştan zorla para tahsil ediliyor. TRT, seçimlerde sadece siyasi iktidara çalışıyor, sorduk ‘Ne kadar süre kimin, hangi siyasi partinin yayınını yaptınız?’ diye yanıt sır. Peki dedik ‘Bu halktan topladığınız paraları kime veriyorsunuz?’ yanıt ‘ticari sır.’ Vatandaştan para toplanıyor ama vatandaşın vekili vatandaşın parasını sorunca ‘sır’ deniliyor.”

“Neden çekiniliyor?” diye soran Antmen, şöyle devam etti:

“Yandaş firmalara yaptırılan dizilerden mi? Onlara ödenen yüksek paralardan mı? Bazı milletvekillerinin yakınlarının kurdukları firmaların TRT’den iş almasından mı? 2005 yılından bu yana yani AKP iktidarında 5005 iç yapım, 4465 dış yapım ve 57 sinema filmi çekilmiş. Yani TRT bu yıllar arasında toplamda 9527 yapıma para ödemiş.

TRT’ye ödenen vergiler haram olsun! TRT’de 100 bin liradan fazla alan spikerler, 22 bin Euro maaş alan temsilciler, iktidar propagandası yapan haftada 1 milyondan fazla ödenen diziler, Atatürk’e hakaret eden yapımlar var. Bu paralar nereden alınıyor? İşçiden, köylüden, gençlerden, kadınlardan, emekliden ve türedi dedikleri emeklilikte yaşa takılanlardan. Bu insanlardan para alınıyor ama bu insanlara hesap verilmiyor.

Bu halkın günde 6 milyon, yılda 2 milyardan fazla parasını yiyor. Yani TRT günde 3743, ayda 112 bin, yılda 1 milyon 344 bin asgari ücretlinin maaşını yiyor. İşte o asgari ücretli milyonlar soruyor TRT’ye, halk soruyor ‘ne yaptın bizim paramızı?’ İktidar cevap veriyor ‘Sır’. Tam da bütçenin konuşulduğu ve bizim de saray, faiz, yandaş, talan bütçesi dediğimiz bütçenin delilidir bu. Bu yanıt bu bütçenin asgari ücretlinin değil; yandaşın bütçesinin olduğunun ispatıdır. Yine aynı şekilde; Dolara savaş açıyorlar ama TRT dizilerinin bazılarının ödemelerini dövizle, dolarla ve Euro’yla yapıyorlar.”

Gündem

Osman Kavala’yı tutuklatan Bakan Yardımcısı Hasan Yılmaz, HSK’da hakimlerden hesap soracak!

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün tutuklulukla ilgili yargıyı uyarmasının ardından HSK’nın ‘acele’ koduyla iş insanı Osman Kavala hakkındaki tutuklama kararı veren hakimlerin listesini istemesi dikkat çekici bir çelişkiyi ortaya çıkardı. Gezi davasından tahliye olan Kavala’yı 15 Temmuz dosyasından ‘delilsiz’ tutuklatan Savcı Hasan Yılmaz, Adalet Bakan Yardımcısı olarak HSK’da karar verecek.

BOLD – Hakimler ve Savcılar Kurulunun(HSK), ‘acele’ koduyla yazı göndererek iş insanı Osman Kavala hakkında tutuklama kararı veren ve tahliye taleplerini reddeden tüm hakimlerin listesini istemesi eski savcı Hasan Yılmaz’ın durumunu gündeme getirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayra’ın istifası sonrası AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yargıda reform açıklamaları sonrası haksız tutukluluklarla ilgili kılını kıpırdatmayan HSK’nın Osman Kavala’yı tutuklayan, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararına rağmen tahliye etmeyen hakimlerin listesini istemesi dikkat çekmişti.

HSK’nın yazısında tutuklama kararı veren ve tahliye taleplerini reddeden hakimlerle ilgili terfi incelemesi yapılacağı, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyup uymadıklarının tespit edileceği belirtildi. HSK’nın ilke kararına vurgu yapılan yazıda, şu ifadeler kullanılmıştı: “15/01/2020 tarih ve 31009 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ek düzenlemede: “Yargı bağımsızlığı ve Hâkimlik teminatı ilkeleri temelinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesine yapılan incelemelerde ihlal kararına sebebiyet verip vermedikleri, neden oldukları ihlalin niteliği ve ağırlığı ile ilgililerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile teminat altına alman hakların korunması konusundaki gayretleri, göz önünde bulundurularak yükselmeye layık olup olmadıklarına karar verilir.”

KAVALA’YI TUTUKLATAN SAVCI HSK’DA KARAR VERECEK

HSK’nın yazısında Kavala’nın tutuklanmasına yönelik tüm kararların ve dosyanın bir örneğinin UYAP üzerinden Genel Sekreterliğe gönderilmesi istendi. Kavala’yla ilgili bu adımı atan HSK’nın yazısı büyük bir çelişkiyi de gündeme getirdi. Gezi davasından geçtiğimiz şubat ayında tahliye olan Kavala’yı cezaevinden çıkmadan 15 Temmuz soruşturması kapsamında delilsiz tutuklatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, Adalet Bakanı Yardımcısı sıfatıyla HSK 1. Dairesinde görev yapıyor. Yılmaz, Yılmaz’ın görev yaptığı HSK 1. Dairesi, hakim ve savcıların atama, nakil, müstemir yetkilerini düzenleme, görevlerini kanunlara uygun olarak yapıp yapmadıklarını inceleme ve soruşturma başlatma yetkisine sahip bulunuyor. Bakan Yardımcısı Yılmaz, HSK’da Kavala’yı tutuklayan ve tahliye etmeyen hakimlerle ilgili de karar verecek. Kavala’yı tutuklattıktan sonra Ekim ayında Adalet Bakan Yardımcılığına atanmıştı.

HAKSIZ TUTUKLATAN TUTUKLAYANDAN HESAP MI SORACAK?

HSK’nın Kavala’yla ilgili yazısını gündeme getiren Avukat Aslı Kazan, eski savcı ve Adalet Bakan Yardımcısı Hasan Yılmaz’ın Kavala’yı tutuklattıktan sonra HSK’da üye olarak görev yapmasına tepki gösterdi. Kazan, “HSK, Osman Kavala’yı tutuklayan hakimlerin listesini soruyor. Ama unutulmasın. Kavala o dosyadan tahliye oldu. Kavala’yı tekrar tutuklamaya sevk eden ve yanlı/delilsiz iddianame hazırlayan Hasan Yılmaz HSK 1. Daire üyesi. Haksız tutuklatan, haksız tutuklayandan hesap mı soracak?” ifadelerini kullandı

HSK’dan ‘acele’ kodlu yazı: Osman Kavala’yı tutuklayan tüm hakimlerin listesini istedi!

Okumaya devam et

Gündem

Bakan Koca’nın hastanesi de test parasında sınırı dinlemedi

Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs test ücreti olarak belirlediği 250 TL tavan fiyata bakan Fahrettin Koca’nın kurucusu olduğu Medipol Hastanesi uymadı. Hastane test yaptıranlar için 350 lira talep ediyor.

BOLD – Sağlık Bakanlığı yaklaşık iki hafta önce yayımladığı genelgeyle PCR testinin özel hastanelerde tavan fiyatını 250 TL olarak belirledi. Ancak özel hastanelerin bu genelgeye uymadıkları ortaya çıktı.

500 TL’YE TEST YAPILIYOR

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, artış gösteren koronavirüs salgını dolayısıyla özel hastanelere gitmek zorunda kalan vatandaşların hâlâ yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Bulut, “Ankara ve İstanbul’daki özel hastaneleri telefonla aradığımda koronavirüs testinin 350 TL ila 500 TL’ye yapıldığı bilgisine ulaştım” dedi. Bulut, Bakan Koca’nın kurucusu olduğu Medipol hastanelerinin de genelgeye uymadığını belirterek, “Medipol de diğer hastaneler gibi testi genelgenin aksine 350 TL’den yapıyor” dedi.

HASTANELERE İŞLEM YAPILACAK MI?

Sağlık Bakanlığının pandemi sürecinde bir kontrol ve denetim mekanizması işletmediğini vurgulayan Bulut, vatandaşların özel hastanelerin inisiyatifine mahkûm edildiğini kaydetti. Konuyu Meclis gündemine de taşıyan Bulut, testi genelgedeki fiyattan daha yüksek ücrete yapan özel hastanelere yönelik herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu. Bulut, “Sağlık Bakanı olarak kurucusu olduğunuz hastanenin genelgeye uymamasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusunu da yöneltti.

Doğumhane kapısında polisle tanışan Bahar’ın babası da tutuklandı

Okumaya devam et

Gündem

MEB’in akşam canlı ders koyması öğretmenlerin tepkisini çekti

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere hafta içi akşam saatlerinde ve hafta sonları canlı ders görevi vermesi eğitim dünyasında tepkiye neden oldu. Eğitim-Sen, uygulamanın sonlandırılması için MEB’e başvurdu. 

BOLD – Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulaması kapsamında öğretmenlere, EBA ve diğer uygulamalar üzerinden hafta içi saat 18.00’den sonra ve hafta sonları canlı ders görevi verilmeye başlandı. Sendika, hukuksal dayanağının olmayan ve anayasada yasaklanan angarya kapsamına giren uygulamanın sonlandırılmasını talep etti.

UYGULAMANIN İPTALİ İÇİN BAŞVURU YAPILDI

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre MEB, yeni uygulaması ile öğretmenlerin hem yüz yüze hem uzaktan eğitim vermesi hem de bu derslere hazırlanması için evinde zaman geçirmesinin yanında, çalışma saatlerini oldukça geniş zamana yaydı. Eğitim Sen, uygulamanın sonlandırılması için MEB’e başvurdu. Uygulamanın hukuksal dayanağının olmadığı ve anayasada yasaklanan angarya kapsamına girdiği belirtilen yazı ile öğretmenlerin dinlenmesi ve kendisi ile ailesine zaman ayırması gereken saatte de çalıştığı vurgulandı.

ÖĞRETMENLER HER SAAT ÇALIŞTIRILMAK İSTENİYOR

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, öğretmenlerin salgın sürecinde pazar günü hariç günün her saati çalıştırılabilen bir kesime dönüştürülmek istendiğini belirtti. Aydoğan, “Bu karar, aynı zamanda öğrencilerimizin gün boyu ekran karşısında kalmasına neden olmakta, sağlık açısından da hem öğrencilerimiz hem de öğretmen arkadaşlarımız açısından risk oluşturmakta, öğrencilerimizin dinlenme, beslenme, oyun oynama, kendine zaman ayırma hakkını da ellerinden almakta” dedi.

Doğumhane kapısında polisle tanışan Bahar’ın babası da tutuklandı

Okumaya devam et

Popular