Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Trump ile telefonda görüşen Erdoğan, Fırat’ın doğusuna operasyonu erteledi

Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'la görüşmesi sonrasında Fırat'ın doğusuna yönelik operasyonu bekletme kararı aldıklarını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi sonrasında Fırat’ın doğusuna yönelik operasyonu bekletme kararı aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizden DEAŞ’ı temizlememizi istediler.” dedi.

Erdoğan, “Birkaç gün içinde başlayacak.” dediği Fırat’ın doğusuna yönelik askeri harekatın yakın zamanda yapılmayacağını söyledi.

İKİ LİDER TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

ABD Başkanı Trump ile yaptıkları görüşme sonrası harekâtı bir süre bekletme kararı aldıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Sayın Trump’la yaptığımız telefon görüşmesi, gerek diplomasi ve güvenlik birimlerimizin temasları, gerekse Amerikan tarafından yapılan açıklamalar, bizi bir müddet daha beklemeye yöneltti, tabii bu ucu açık bir bekleme süreci değildir.”

Erdoğan, “Sayın Trump’la da yaptığımız görüşme neticesinde bize şunu söyledi; ‘Buradan siz DEAŞ’ı temizler misiniz?’ Biz temizledik, bundan sonra da temizleriz. Yeter ki sizler lojistik anlamda bizlere gerekli desteği verin ve çekilmeye başladılar mı, başladılar. Şimdi hedef bu diplomatik ilişkilerimizi sağlıklı bir şekilde sürdürmek, nasıl ki Cerablus’ta 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdiysek, bundan sonra da yine bu terör gruplarını PKK, PYD, YPG hepsini etkisiz hale getirebilecek kabiliyete sahip bir Özgür Suriye Ordusuna ve Mehmetçiklere sahibiz.” ifadelerini kullandı.

“500 Büyük Hizmet İhracatçısı Ödül Töreni”nde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“RUSYA İLE YAKIN İLİŞKİLERİMİZ FIRAT’IN BATISINI İSTİKRARA KAVUŞTURDU”

Rusya’yla tesis ettiğimiz yakın ilişki ve gerçekleştirdiğimiz operasyonlar Fırat’ın batısını istikrara kavuşturmamızı sağladı.

Suriye krizinin başından beri Amerika’yla yürüttüğümüz diplomasi trafiği sonuçları itibarıyla maalesef istediğimiz noktaya gelmemişti. Ama şimdi o da arzu edilen seviyeye geliyor. Özellikle Obama döneminde yaşanan sorunlar kötü bir miras olarak Trump’a kaldı. Yüz yüze veya telefonla yaptığımız görüşmelerde kişisel olarak Sayın Trump’la Suriye meselesinde pek çok noktada aynı kanaatleri paylaştığımızı gördük. Ancak bu görüş birliğinin sahaya yansıması oldukça geç oldu ama oldu.

Trump’ın danışmanı: IŞİD ile savaşmak artık Suriye, Rusya ve Türkiye’nin işi

ERDOĞAN: TRUMP ‘DEAŞ’I SİZ TEMİZLER MİSİNİZ?’ DEDİ

Nihayet önceki günlerde bu konuda şu ana kadarki en açık sözleri Amerika yönetiminden duymayı başardık. Atalarımız ‘sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş’ der. Biz de geçmişteki kötü tecrübelerimiz sebebiyle, bu sözleri ihtiyatla karşılıyoruz. Aslında geçtiğimiz hafta Fırat’ın doğusuna operasyon kararı almış ve bunu kamuoyuna açıklamıştık.

Sayın Trump’la da yaptığımız görüşme neticesinde bize şunu söyledi; ‘Buradan siz DEAŞ’ı temizler misiniz?’ Biz temizledik, bundan sonra da temizleriz. Yeter ki sizler lojistik anlamda bizlere gerekli desteği verin ve çekilmeye başladılar mı, başladılar. Şimdi hedef bu diplomatik ilişkilerimizi sağlıklı bir şekilde sürdürmek.

Nasıl ki Cerablus’ta 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdiysek, bundan sonra da yine bu terör gruplarını PKK, PYD, YPG hepsini etkisiz hale getirebilecek kabiliyete sahip bir Özgür Suriye Ordusu’na ve Mehmetçiklere sahibiz.

Sayın Trump’la yaptığımız telefon görüşmesi, gerek diplomasi ve güvenlik birimlerimizin temasları, gerekse Amerikan tarafından yapılan açıklamalar, bizi bir müddet daha beklemeye yöneltti, tabii bu ucu açık bir bekleme süreci değildir.

Önümüzdeki aylarda Suriye sahasında hem PKK/PYD unsurlarını hem de DEAŞ kalıntılarını ortadan kaldıracak bir harekat tarzı izleyeceğiz. Bunun bilinmesi lazım.

KAYNAK: SPUTNİK

Gündem

Genç beyinler de göçüyor

Yapılan araştırmalar genç beyin göçündeki korkutan tabloyu gözler önüne serdi. Türkiye’de son 5 yılda lise seviyesinde iyi eğitim gören her 100 gençten 59’u yurt dışına gitti. Ayrıca her 100 gençten 73’ü yurt dışına gitmek istiyor.

BOLD – Türkiye’nin sınavla girilen devlet ve özel okullardaki parlak zekalı öğrencilerinin üniversite tercihi için yurt dışını tercih ettiği ortaya çıktı. Üstelik eğitim gerekçesiyle yurt dışına çıkan öğrencilerin yüzde 78’i üniversite eğitimin ardından Türkiye’ye dönmüyor.

GİDEN DÖNMÜYOR

Sözcü’nün haberine göre Türkiye’de son 5 yıldır lise seviyesine inen beyin göçü, pandemi sürecinde de  hız kesmedi. LGS’de yüzde 1’lik dilimle öğrenci alan ve uluslararası geçerliliği olan çift diploma veren İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri başta olmak üzere Alman Lisesi, Robert Kolej gibi gözde okulların öğrencileri bu yıl da üniversite için yüzde 90’ları aşan oranlarda yurt dışına gitti.

İYİ EĞİTİMLİ GENÇLERİN ÜNİVERSİTE TERCİHİ YURT DIŞI

Türkiye’nin zeki öğrencileri araştırmalara göre dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 10’da yer alan Harvard, Oxford, MIT, Stanford, California Teknoloji’den kabuller aldı. Robert Kolej’in 2020 mezunu 136 Türk öğrenciden 113’ü yurt dışını istedi. Maddi yardım talep eden, 33 öğrencinin talebi de okulunca karşılandı. Robert Kolej’in 220 mezunundan 113’ü, yani yüzde 52’si de yurt dışında bir üniversitede okumayı seçti.

İstanbul Erkek Lisesi’nin bu yılki 165 mezunundan 77’si, yani yüzde 47’si Almanya,  Fransa, Kanada, Amerika, Avusturya ve Macaristan’a gitti. Geçen yıl da 167 mezunun 88’i yani yüzde 53’ü yurt dışına gitmişti.

Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre Türkiye en çok beyin göçü veren 24’üncü ülke durumunda. Beyin göçü gençler için de geçerli. Her 100 gençten 73’ü yurt dışına gitmek istiyor. İyi eğitim almış gençlerin yüzde 59 ise yurt dışına gidiyor. Giden 100 öğrenciden 78’i ise geri dönmek istemiyor.

 

Okumaya devam et

Gündem

Kuytul’dan Adalet Bakanına: Bütün bu zulümlerden sen sorumlusun

“Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” sözleri büyük yankı uyandıran Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e Alparslan Kuytul’dan çok sert tepki geldi. Furkan Vakfı Başkanı Kuytul “İstediğin kadar günah çıkarmaya çalış. Bu günahın altından kalkamazsın” sözleriyle yüklendi.

BOLD –  Türkiye günlerdir Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün ‘adalet’ çıkışını konuşuyor. Bakan Gül’ün “Adelet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” sözleri bir yandan olumlu bulunurken, diğer yandan da eleştiriler gelmeye devam ediyor.

KUYTUL: YENİ Mİ ÖĞRENDİN?

Terör örgütüne yardım ve terör örgütü propagandası yapma suçlamasından 22 ay tutuklu kalan ve sonrasında suçlamalardan beraat eden Furkan Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul’dan da Adalet Bakan Gül’e çok sert eleştiriler geldi. Kuytul “Ülkede son 4-5 yıldır insanlar ‘Adalet’ diye bağırıyor. Yüz binlerce insana haksız işlem yaptınız. Siyah gözlüklülerin hakimlere gelip talimat verdiğini çok iyi biliyor. Bakan sanki bunu yeni öğrenmiş gibi bu ifadeleri kullanıyor, sen hakimlerin baskı altında olduğunu yeni mi fark ettin?” diye konuştu.

“BU GÜNAHIN ALTINDAN KALKAMAZSIN”

Furkan Haber’in haberine göre, cuma akşamı halktan gelen sorulara cevap veren Kuytul, Gül’ün açıklamalarını yargı mensuplarına talimat verilmesinin itirafı olarak değerlendirerek “Bakan’ın bu konuşması, birilerinin hakimlere talimat verdiğini gösteriyor. Bunu itiraf etmiş oldu ve öyle zannediyorum ki, devranın değişeceğini görüyorlar. Devran değişip güç başkalarının eline geçtiğinde, zaten ben demiştim, zamanında böyle bir konuşma yapmıştım, diyecekler. Kaç yıldır adalet bakanlığı yapıyorsun ve bütün bu zulümlerden sen sorumlusun. İstediğin kadar günah çıkarmaya çalış. Bu günahın altından kalkamazsın. Sizin bakanlığınız döneminde, Türkiye tarihinde görülmemiş hukuksuzluklar yaşandı” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

Japonya nükleer santralden çekildi, AKP “varmış gibi” davranıyor

Sinop’a yapılması planlanan nükleer santralin ÇED raporu, tartışmalı bir durumu gündeme taşıdı. Makine Mühendisleri Odası’nın iddiasına göre Japonya, nükleer santral projesinden ayrıldı. Ancak ÇED raporu, olmayan sözleşme varmış gibi hazırlandı. Odanın iddiasına göre AKP, ihaleyi gizli bir şekilde Çin’e vermeyi planlıyor.

BOLD – Sinop’ta yapılması planlanan nükleer santral ihalesinde süreç sancılı ilerliyor. Gündeme taşınan iddiaya göre, Sinop’ta yapılacak santral için hazırlanan ÇED raporu, olmayan sözleşmeye dayandırıldı.

ÇED RAPORUNDAKİ BÜYÜK ÇELİŞKİ

Cumhuriyet’in haberine göre, Sinop’ta yapılması planlanan nükleer santral projesinden “ÇED skandalı” çıktı. Makine Mühendisleri Odası’nın gündeme taşındığı iddiayla Japonlar projeden çekildikleri halde ÇED raporunun sanki Japonlarla proje yapılacakmış gibi hazırlandığına ve onaylandığına dikkat çekildi.

Makina Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu Başkanı Oğuz Türkyılmaz’ın verdiği bilgiye göre Sinop’ta yapılacak nükleer santral için Japonlarla anlaşılmıştı. Yatırım tutarı 22 milyar dolardı. Ancak Fukuşima’daki facianın ardından Japonlar yeniden değerlendirme yaptılar. Ek tedbirler öngördüler. Bu durumda da maliyet arttı. Japonlar yatırım tutarını 42 milyar dolara çıkardı. Hükümet kabul etmedi. Japonlar da projeden çekildi.

JAPONYA NÜKLEER SANTRALDEN ÇEKİLDİ

Sinop’ta sanki Japonlarla bu iş yapılacakmış gibi ÇED raporunun kurgulandığını belirten Oğuz Türkyılmaz, “Japonlarla yapılmış sözleşmeye atıfta bulunan bir rapor. Bu sözleşme yok ki. Japonlar çekildiklerini açıkladı. Sözleşme, olmayan bir tarafın üzerine kurulmuş. Böyle bir rapor nasıl onaylanıyor? Bu, konuya ne kadar gayri ciddi yaklaştıklarını gösteriyor” dedi.

TÜRKYILMAZ: SİNOP’TA ÇİN İLE ANLAŞILACAK

Türkyılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2019-2023 dönemini kapsayan Strateji Belgesi’nin tam 17 ay sonra geçen mayıs ayında yayımlanabildiğine dikkat çekti. Bu belgede ikinci nükleer santralin yapım işinin hükümetler arası anlaşma ile başka bir ülkeye verilmesinin öngörüldüğünü belirten Türkyılmaz, “O başka ülke de Çin. Çin’e verecekler. Akkuyu’da Ruslarla anlaştıkları gibi Sinop’ta da bir başka ülke ile anlaşacaklar” dedi.

Okumaya devam et

Popular