Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

2.1 Milyarlık davayı kazanan Uzan’ın zaferi ve kaybettikleri

Cem Uzan Türkiye’ye karşı ilk büyük davasını kazandı. 2.1 milyarlık bu dava önemli bir zafer ancak Cem Uzan’ın kaybettiklerinin listesi oldukça uzun…

Türkiye’de zimmet suçlamasıyla 18 yıl ceza alan, eski siyasetçi ve işadamı Cem Uzan, Fransa’daki mal varlığına el konulması için açılan davayı kazandı. 2.1 milyar dolar değerindeki hisse senetlerine ilişkin el konulma tedbiri iptal edildi.

Sığınmacı olarak Fransa’da yaşayan Cem Uzan’ın mal varlıklarına el konulması için Türkiye tarafından Paris’te açılan davada, hakim Uzan’ı haklı buldu. Euronews’in AFP’ye dayandırdığı haberine göre, dava sonucunda Uzan’ın geçici olarak el konulan varlıkları kendisine iade edilmesi gerekse de, karar TMSF avukatı Jacques-Alexandre Genet tarafından temyize götürüldüğü için hemen uygulanmayabilir.

İLK ÖZEL TELEVİZYON İLE İLK GSM OPERATÖRÜNÜN KURUCUSU

Cem Uzan, 1980 ve 1990’lı yıllarda Türkiye’nin en zengin ailelerinden biri olan Uzan ailesinin büyük ve hırslı oğlu olarak ön plana çıktı. Uzan ailesinin bankacılık, inşaat ve enerji alanlarında yatırımları bulunuyordu. Medya sektöründe de ilk özel televizyon olan Star tv ile başlayarak, hatırı sayılır işler yapan Uzan ailesi, Türkiye’nin ilk GSM operatörü olan Telsim’i de kurmuştu.

İLK GİRDİĞİ SEÇİMDE YÜZDE 7.25 OY ALDI

Uzan, 23 Ağustos 2002 tarihinde gerçekleştirilen Genç Parti’nin üçüncü olağanüstü kongresinde partinin genel başkanlığına seçilerek aktif siyaset hayatına başladı. Genç Parti, 2002 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 7.25; 2007 Türkiye genel seçimlerinde ise yüzde 3.03 oy aldı.

ERDOĞAN’A SÖYLEDİĞİ SÖZLERİ BAŞINA DERT OLDU

Uzan’a, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a “Allahsız, ey kalleş adam, sen iflah olmazsın…” gibi sözlerle seslendiği 2003 tarihli Bursa mitingi nedeniyle hakaret davası açıldı. Ancak dava Uzan’ın öfke kontrolünü sağlaması için kitap okuma cezası verilerek beraatle sonuçlandı. Sonrasında Uzan ailesinin yönetimde bulunduğu Çukurova ve Kepez Elektrik’in sözleşmeleri feshedildi. İmar Bankası ve Adabank’a el konuldu. TMSF el koyduğu Telsim’i ise Uzan ailesinin borçlarına karşılık Vodafone’a sattı.

ERGENEKON İDDİANAMESİNE GİRDİ

2. Ergenekon iddianamesinde de adı geçen Cem Uzan, Şener Eruygur’u askeri darbeye teşvik etmekle suçlandı. Eylül 2009’da gizlice ülkeyi terk ederek, önce Yunanistan’a oradan da sığınma talebini kabul eden Fransa’ya geçerek yerleşti. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 2013 yılında Cem Uzan’a nitelikli zimmet suçuyla 18 sene 5 ay hapis ve yaklaşık 4 milyar 400 milyon TL adli para cezası vermişti. Yargıtay söz konusu kararı 2015 yılında onamıştı.

TMSF 219 ŞİRKETE EL KOYDU

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Bankacılık Yasası’na dayanarak, Uzan grubuna ait 219 şirketin yönetimine alacakların tahsili için el koydu. TMSF’nin kararı uyarınca Uzan Grubu’nun şirketlerindeki yöneticiler de değiştirildi. Uzan’a göre el konulan mal varlığının değeri 13 milyar dolar civarındaydı.

FRANSA İCRA MEMURU EVİNE BASKIN YAPMIŞTI

Kırmızı bültenle aranan Uzan için Türkiye birçok dava açtı. Bu davalar neticesinde 2017’nin Ağustos ayında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından görevlendirilen bir Fransız icra memuru, Uzan’ın Paris’teki evine baskın yaparak kasalarını zorla açmış ve kendisine ait 2,1 milyar dolar değerinde hisseye el koymuştu. Uzan’ın avukatı Matthias Pujos, söz konusu hisselerin büyük kısmının ÇEAŞ ve Kepez elektrik dağıtım şirketlerine ait olduğunu belirtti.

AVUKAT PUJOS: ÖNEMLİ BİR ZAFER

Mahkeme el konulmayı ilk aşamada iptal etse de Ankara, başka bir icra memuru aracılığıyla hisseleri tekrar aldı. Salı günü verilen hakim kararında Uzan haklı bulunarak el konulma tedbirine son verildi. Avukat Pujos, “Bu, Türkiye’nin mahkeme prosedürleri üzerinde uyguladığı taciz stratejisine son veren çok önemli bir zaferdir.” açıklamasında bulundu. Avukat ayrıca icra memuru hakkında özel haneye tecavüz ve hırsızlık suçlamalarıyla geri dava açtı.

UZAN’IN EL KONULAN ŞİRKETLERİNİN LİSTESİ

Uzan Grubu’nun üyelerinin tamamı yurt dışında yaşıyorlar. Cem Uzan’a göre el konulan mal varlığı, banka nedeniyle oluşan zarardan kat kat fazlaydı. Ve haksız oranda el konma sözkonusu.

TELEKOMİNİKASYON GRUBU
Telsim
Rumeli Telekom
Rumeli Teknik
Ünitel
Aktif Kablo
Kartel (Kazakistan)
Artel (Azerbaycan)
JPP (Ürdün)
Rumeli Tanıtım
KKTC Telsim (Kıbrıs)
İnternet Ve İnteraktif Grubu
RT.Net
Rumeli Yazılım
Standart Pazarlama
Star Digital
DigiFunClub
bascuda.com
bidolu.com

MEDYA GRUBU
Star Televizyon Hizmetleri
Kral TV ve Radyolar
Ulusal Basın Gazetecilik
Park Medya Filmcilik
Medya Park Yayıncılık
Ulusal Medya Haber Ajansı
Birikim Gazetecilik ve Matbaacılık
Medya Pazarlama

ENERJİ GRUBU
Çukurova Elektrik
Kepez Elektrik
Elektrik Üretimi
Yüreğir Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Kepez Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Kepez Barajı ve Hidroelektrik Santrali 2
Seyhan Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Seyhan Barajı ve Hidroelektrik Santrali 2
Karacaören Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Karacaören Barajı ve Hidroelektrik Santrali 2
Kadıncık Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Kadıncık Barajı ve Hidroelektrik Santrali 2
Sır Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Berke Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Manavgat Barajı ve Hidroelektrik Santrali

ÇİMENTO GRUBU
Şanlıurfa Çimento
Gaziantep Çimento
Trabzon Çimento
Bartın Çimento
Van Çimento
Gümüşhane Çimento
Edirne-Lalapaşa Çimento
Rumeli Çimento
Ergani Diyarbakır Çimento
Ladik Çimento
Merkez kâğıt Torba San.ve Tic A.Ş

FİNANS GRUBU
Türkiye İmar Bankası
Adabank
Rumeli Bank
Rumeli Sigorta
Rumeli Hayat Sigorta
Ulus Factoring

YAPI GRUBU
Merkez Yatırım
Yapı Ticaret

DEMİR ÇELİK GRUBU
İzmir Metalurji Fabrikası (METAŞ)
Anadolu Yay Sanayi (AYSAN)
Demir Mamülleri Sanayi(DEMAŞ)
Liman Hizmetleri Sanayi (LİMAŞ)
Standart Alüminyum (NASAŞ)

OTOMOTİV GRUBU
Türk Otomotiv Endüstrileri AŞ (TOE)
Süper Oto
Spor Grubu
Adanaspor
İstanbulspor

DİĞER YATIRIMLAR
Mavi A.Ş
Rumeli Havacılık

HOLDİNGLER

Rumeli Holding
Standart Holding
Prime Holding
Simetri Holding
Devri Gerçekleşmeyen
Petkim Petrokimya Holding A.Ş

Gündem

Emine Erdoğan: Mafya babaları rol model olamaz

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde televizyon dizilerini eleştiren Emine Erdoğan “”Ne olur insanlık onurunu reytinge kurban etmeyelim. Katiller, mafya babaları, zorbalar rol model gibi lanse edilmesin” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’dan televizyon dizilerine ‘mafya’ eleştirisi geldi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çevrim içi olarak düzenlenen “Şiddetle Mücadelede Televizyon Dizilerinin Rolü” konulu programa video mesajla katılan Emine Erdoğan “Katiller, mafya babaları, zorbalar rol model gibi lanse edilmesin” ifadelerini kullandı.

Mesajında kadına yönelik şiddetin sadece Türkiye’de değil tüm dünyada önemli bir problem olduğunu belirten Erdoğan, “kürese bir pandemi” tanımlaması yaptı.

Şiddet olaylarıyla ilgili medyanın kullandığı haber diliyle ilgili de eleştirilerde bulunan Erdoğan “Daha çok ilgi çekiyor diye şiddet ve korku ön plana çıkartılıyor. Ne olur insanlık onurunu reytinge kurban etmeyelim. Katiller, mafya babaları, zorbalar rol model gibi lanse edilmesin.” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

AİHM’den ‘gizli tanık’ kararı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sadece gizli tanık beyanlarıyla yapılan tutuklamaların hak ihlali olduğuna hükmetti. Kürt siyasetçi Hasan Bakır’a gizli tanık ifadelerine dayanılarak verilen 3 yıl hapis cezasının hak ihlali olduğu vurgulandı.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de yargının delilsiz yargılamalarda başvurduğu gizli tanıklık ile ilgili emsal bir karar verdi. 2009’da kapatılan Demokratik Toplum Partisi Ergani İlçe Başkanı Hasan Bakır’ın başvurusunu karara bağlayan mahkeme, Bakır’a bir düğünde sarı, kırmızı, yeşil kumaşla halay çekmesi ve köy kahvehanesinde yaptığı bir konuşmadan dolayı gizli tanık ifadelerine dayanılarak 3 yıl ceza verilmesini hak ihlali olduğuna hükmetti.

Gizli tanık ifadesinin ceza için tek başına yeterli delil olamayacağına dikkat çeken AİHM,  “savunma sorgulayacağı kişinin kimliğini bilmezse, bu kişinin önyargılı, saldırgan ve güvenilmez olduğunu gösterme imkanından yoksun kalır” görüşünü bildirdi.

Deutsche Welle Türkçe’nin haberinde gizli tanık uygulamasının Türkiye’de 2008 yılında yürürlüğe girdiği ve birçok siyasi davada öne çıktığı belirtildi. Gizli tanık uygulamasının Danıştay, Çağdaş Hukukçular Derneği, KCK, basın davaları, DHKP-C soruşturması ve Gülen Cemaati gibi siyasi davalarda başvurulan bir yöntem olarak öne çıktığı kaydedildi.

GİZLİ TANIK TEK BAŞINA OLMAZ

Hukukçuların “hakikati ortaya çıkarmak için değil, cezalandırmaya yönelik suça delil oluşturmak için” kullanıldığı gerekçesiyle eleştirdiği gizli tanık uygulamasını AİHM’de hukuka aykırı buldu. AİHM’nin kararını değerlendiren İnsan Hakları Avukatı Benan Molu, AİHM’in  kararının pek çok davada emsal olarak kullanılabileceğini söyledi. Molu, “Gizli tanık özellikle avukatların ve sanıkların yokluğunda dinlenme şeklinde yaygın olarak kullanılıyor. AİHM, gizli tanık beyanlarının güvenilirliği ve inandırıcılığı sorgulanmadan, gerekçelendirme yapılmadan bu beyanların tek başına delil olarak kullanılmasının ihlale yol açacağını vurguluyor” ifadelerini kullandı.

475 sanıklı Akıncı Üssü davasında yarın karar açıklanacak

Okumaya devam et

Gündem

MİT kontrolünde yasa dışı silah ticareti: Katar’dan gelen 7 konteynır dolusu dolar üsse taşındı

Eski Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli eski Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır, MİT kontrolünde Asya ve Afrika’daki sıcak savaş noktalarına yasa dışı silah satıldığını açıkladı. Silah ticaretinin içinde bizzat yer alan Bozkır, iddiasına ilişkin fotoğraf ve video görüntüleri de paylaştı.

BOLD – Türkiye bir kez daha yasa dışı silah ticareti yapma suçlamasıyla karşı karşıya. Daha önce de birçok kez benzer iddialar gündeme taşınırken son olarak hafta sonu Türkiye’ye ait bir yük gemisine, kaçak silah taşıdığı iddiası ile Libya açıklarında Alman Ordusu tarafından baskın yapıldı.

Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapan eski Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır, Türkiye’nin yasadışı silah sevkiyatı ve para transferlerine ilişkin dikkat çeken iddiaları gündeme taşıdı. Silah ticaretinde bizzat görev aldığını belirten Bozkır, 2007 yılında yurtdışındaki bağlantıları sayesinde ticarete başladığını ve Gürcistan, İran, Afganistan, Bosna Hersek ve Azerbaycan gibi silahlı çatışmaların olduğu ülkelere; ekipman, yiyecek ve insani yardım malzemeleri tedarik ettiğini söyledi.

“SURİYELİ TÜRKMENLERE SİLAH SATTIM”

ukraynahaber.com’da yer alan habere göre Bozkır, müşterileri arasında Suriye’deki Türkmen aşiretlerinin de olduğunu söyledi. Ayrıca Suriye’deki iç çatışmaların açık savaşa dönüştüğü 2012 yılında Suriyeli ortağı, Türkmen grupların saha komutanı Halil Harmid’e silah tedarik etmeye başladığı bilgisini de verdi.

MİT KONTROLÜNDE YAPILDI

Yasak silah ticaretini detaylarıyla anlatan Bozkır, Suriye’ye silah sevkiyatına, Türk makamlarının da olumlu yaklaştığını ve sevkiyatın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlilerinin kontrolünde gerçekleştiğini ileri sürdü. Suriye’ye önceleri, hafif silahlar ve mühimmat giderken daha sonra taşınabilir füze sistemleri, patlayıcılar ve ayrıca silah yedek parçaları götürüldü.

KATAR’DAN 7 KONTEYNIR DOLAR GELDİ

Bozkır yaptığı kimi silah sevkiyatlarıyla birlikte para alışverişlerinin görüntülerini de kaydetti. O görüntüler ise Strana’da yayınlandı. Konteynırların fotoğraflarını paylaşan ve “Gözümle görmesem inanmazdım” diyen Bozkır, silahların paralarının Katar üzerinden dolar olarak konteynırlarla Türkiye’ye getirildiğini ve 7 konteynır dolusu doların askeri üsse taşıdığını iddia etti. Tüm silah ve para trafiği ise MİT’in kontrolünde gerçekleşti.

BOZKIR: MİT TİCARETTEN EKSTRA PARA ALDI

2012’den 2015’e kadar Doğu Avrupa ve Orta Asya’dan Türkiye adına resmi şekilde silah satın aldığını belirten Bozkır, eski Varşova Paktı ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden gelen silahları Suriye’ye götürdüğünü belirtti. 2012 ve 2015 arasında Türkmenlere 49 sevkiyat yaptığını anlatan Bozkır, silah ve mühimmatın üzerine yiyecek ve sebze yüklediklerini bu şekilde kamufle ettiklerini kaydetti. Her bir sevkiyatın iki ila dört milyon dolar olduğunu ifade eden Bozkır, silah tüccarlarına ödemelerin nakit olarak yapıldığını parayı yurtdışına büyük valiz ve çantalarla MİT yardımıyla çıkardıklarını da anlattı.

Bozkır ayrıca parayı teslim alırken maliyeti iki-üç milyon dolar şişirdiklerini, aradaki farkı ise MİT’in aldığını iddia etti. Kendisi de her bir ticaretten 10 bin dolar aldı.

MİT TIRLARI DURDURULUNCA UKRAYNA’YA GÖNDERİLDİ

Yine Bozkır’ın verdiği bilgiye göre silah taşıyan TIR’lar Türkiye’de polis tarafından durdurulunca MİT, kendisinden acilen yurtdışına çıkmasını istedi. İsmi veri tabanında işlenmeden iki saat önce adına Ukrayna’ya bir bilet alındı ve havalimanına kadar MİT tarafından götürüldü. Ondan “yakalanan mallarla ilgili tüm sorunlar çözülene kadar da Ukraynalı eşi ve çocuğuyla yurtdışında kalması” istendi.

HABLEMİTOĞLU SUİKASTINA KARIŞTI MI?

Bozkır’ın iddiasına göre 2018’de Erdoğan’a yakın nüfuzlu işadamlarından silah ticareti teklifi geldi. Ancak teklifi kabul etmeyince ismi Türk yetkililer tarafından Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastına karıştırıldı ve İnterpol’ün listesine konuldu.

ERDOĞAN İADESİNİ BİZZAT İSTEDİ

Türkiye Bozkır’ın iadesini talep etti. Araya AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da girdi ve bizzat Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’den iade istedi. Bozkır ise röportajında, kendisi gibi önemli tanıkların Türk hapishanelerinde şüpheli bir şekilde öldüğünü anlattı. MİT tarafından kaçırılmaktan korktuğunu belirten Bozkır, Ukrayna makamlarından ek koruma ve siyasi sığınma başvurusunda bulundu. Ancak Ukraynalı yetkililer bu konuda henüz bir karar almadı.

Okumaya devam et

Popular