Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Dink ve Elçi de Fatih Portakal gibi hedef yapılmıştı”

Fatih Portakal’a yönelik hedef göstermeler her geçen gün artarken HDP, Hrant Dink ve Tahir Elçi suikastlerine döşenen yolları hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Fatih Portakal’a yönelik, “Birileri çıkmış portakal mıdır mandalina mıdır sokağa çağırıyor. Haddini bil. Bilmezsen haddini, bu millet patlatır enseni” sözleri Meclis’te tartışma konusu oldu. HDP’li Meral Daniş Bektaş, Erdoğan’ın Portakal’ı hedef gösterdiğini belirtti. Hrant Dink ve Tahir Elçi cinayetlerini hatırlattı.

ERDOĞAN’IN KULLANDIĞI DİL TEHLİKELİ

Bektaş, yakın tarihte gazetecilerin öldürüldüğünü ve hâlâ yüzlercesinin tutuklu olduğu belirtti. Hrant Dink ve Tahir Elçi’nin, bu hedef göstermeler sonucunda katledildiği vurguladı. Erdoğan’ın konuşmasının çok büyük bir tehlike arz ettiğini dile getirdi.

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR

Bektaş, “Gazetecilik suç değildir. Cumhurbaşkanı katılsa da, katılmasa da Fatih Portakal basın-yayın özgürlüğü kapsamında düşüncelerini açıklayabilir. Bu hedef gösterme, gerçekten, Türkiye’nin, Avrupa Birliğine giriş sürecinde basın-yayın özgürlüğünü tümüyle ortadan kaldırdığını da bütün dünyaya ilan etmiştir” dedi.

HUKUK GEREKENİ YAPAR

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Fatih Portakal’ın, yayınlarda gazetecilikten öte şeyler yaptığını ileri sürdü. “Gazetecilik kisvesi altında, buna sığınarak toplumu tahrik ediyor. Fatih Portakal siyaset yapmak istiyorsa buyursun gelsin, burada siyasetini yapsın ama mesele insanları tahrik ederek, onları eyleme, sokağa çağırmak istiyorsa o zaman hukuk gerekeni yapar” ifadelerini kullandı.

PORTAKAL YANIT VERMEME KARARI ALDI

FOX TV anchormeni Fatih Portakal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine cevap vermeme kararı aldığını açıkladı. Portakal, programında konuya ilişkin, “Acaba ne diyecek Fatih, acaba kendisi hakkında söylenen sözlere cevap vermeyi düşünüyor mu, düşünmüyor mu? Hayır, kesinlikle. Eğer böyle bir şey bekliyorsanız ne bugün duyarsınız ne de gelecekte duyacaksınız. Biz burada sadece Türkiye’nin gerçek haberlerini paylaşıyoruz” açıklamasında bulundu.

TARTIŞMA NASIL BAŞLAMIŞTI

Potakal, FOX TV’nin 10 Aralık bülteninde Fransa’daki sarı yelekliler haberiyle ilgili, “Türkiye’de barışçıl protestolar olamaz, hadi bakalım barışçıl bir eylem için zamları protesto edelim. Doğal gaz zamlarını, hadi bakalım, yapabilecek miyiz? Kaç kişi çıkacak sokağa korkudan, endişeden dayak yerim vesaire. Hakkımı arayacağım ama ne yaparım başım belaya girer mi, kaç kişi çıkar Allah aşkına?” şeklinde yorumda bulunmuştu.

ÇELİK TEHDİT BOYUTUNA TAŞIDI

Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik, Portakal’ın sözlerine ilk ağır tepkiyi veren isimdi: “Acaba kendi yayın kuruluşlarının vandalizmle karşı karşıya kalmasını mı istiyorlar. Bu sorumsuzluk karşısında haklı tepkiler var. AK Parti yakın bir şekilde takip ediliyor.”

ERDOĞAN YARGIYA TALİMAT VERDİ

Tayyip Erdoğan’ın tartışmaya katıldığı ilk cümle ise şöyleydi: “Bir tanesi TV ekranlarından kendini bilmez, haddini bilmez, edep yoksunu bir tanesi çıkmış sokağa davet ediyor. Ahlaksıza bak, ahlaksıza bak. Bu ne terbiyesizliktir? Zaten bunlara yargı gereken cevabı verecektir”

Politika

Lebalep tehdit: Hem halk hem de kendi sağlığını tehlikeye atıyor

Diğer dünya liderlerinin aksine Tayyip Erdoğan her gün lebalep dolu salonlarda yapılan toplantılara katılıyor. Koronavirüse karşı dut pekmezi tavsiye eden Erdoğan’ın her gün kalabalık ortamlarda bulunmasına karşın Kovid-19’a yakalanmıyor.  

BOLD – Yapılan son anketler Cumhur İttifakı’nın oylarının hızla erdiğini gören AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, koronavirüsü hiçe sayarak kalabalıklarla buluşmaya başladı. Halkın sağlığını tehlikeye attığı gibi kendi sağlığını da hiçe sayan Erdoğan’ın koronavirüse yakalanıp yakalanmadığı ise merak ediliyor.

KALABALIK ETKİNLİKLERİ KAÇIRMIYOR

Koronavirüse karşı her sabah bir kaşık dut pekmezi öneren Erdoğan, halkla bir araya geleceği kalabalık etkinlikleri kaçırmıyor. Tanınmış kişilerin cenazelerine katılıp konuşma yapıyor. Erdoğan’ın son iki ayda lebalep AKP kongreleri dışında kapalı mekanlarda, sosyal mesafe kurullarına uyulmadan katıldığı kalabalık etkinliklerden bazıları ise şöyle:

  • 12 Ocak: Ankara Geleneksel Sporlar Tesisleri’nin açılış töreni.
  • 15 Ocak: Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı.
  • 19 Ocak: Türkiye’nin önde gelen sosyal bilimcilerinden Sosyolog Prof. Dr. Nur Vergin’in İstanbul Merkez Efendi Camii’nde düzenlenen cenaze töreni.
  • 22 Ocak: Tarihçi ve yazar Yavuz Bahadıroğlu’nun cenaze töreni.
  • 25 Ocak: Elazığ Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni. Elazığ İpek Yolu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Merkezi açılışı.
  • 2 Şubat: 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile Trafik Medya Yüzlerinin Tanıtımı ve Trafik Medya Ödülleri Programı.
  • 12 Şubat: Rize AKP İl Kongresi. Hacı Ahmet Erdoğan Camii’nin açılışı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Ek Binaları Açılış Programı.
  • 13 Şubat: Hafız Abdullah Nazırlı’nın Elazığ İzzetpaşa Camii’nde düzenlenen cenaze töreni.
  • 14 Şubat: Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Fatih Camii’nde düzenlenen cenaze töreni.
  • 16 Şubat: Bizim Yunus Yılı Açılış Töreni.
  • 18 Şubat: Milli Sporcu Burslu tanıtım toplantısı.
  • 21 Şubat: Muhammed Emin Saraç’ın Fatih Camii’ndeki cenaze töreni.
  • 22 Şubat: İzmir’de Deprem Konutları Temel Atma ve Göztepe Stadı Açılış Töreni.
  • 23 Şubat: Ankara Valiliği Eğitim Tesisleri Toplu Açılış Töreni.

Pandemi AKP’nin 18 yıllık kibrini yerle bir etti: Bir bakan daha özür diledi

Okumaya devam et

Politika

MHP’den Perinçek’e: Çay içmemiz bile mümkün değil

“MHP’nin başına geçmek şereftir” diyen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i ismini açıklamak istemeyen bir MHP’li yetkili eleştirdi. MHP’li yetkili, Perinçek’le ilgili “Çay içmemiz bile mümkün değildir” dedi.

BOLD – Cumhur İttifakı’nın gizli ortağı olarak görülen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “MHP’nin başına geçmek şereftir” sözlerine MHP’li yetkililer “Çay içmemiz bile mümkün değildir” diye yanıt verdi.

“MHP’NİN BAŞINA GEÇMEK ŞEREFTİR”

Perinçek, Haber Global ekranlarında konuk olduğu bir canlı yayında CHP’li hukukçu Gamze Pamuk Ateşli ile tartışmış, Pamuk, Perinçek’e, “Olur da Bahçeli siyaseti bırakırsa MHP’nin başına da geçersiniz, çok uygun bir pozisyonunuz var” diyerek yüklenmişti. Bunun üzerine Perinçek, “MHP’nin başına geçmek şereftir. MHP bugün vatansever bir parti. MHP vatansever bir konumda. Türkiye’nin bütünlüğü için çalışıyor, teröre karşı mücadele veriyor, Amerika’ya karşı duruyor, onun için MHP’nin başında olmak bir suç değil” diye yanıt vermişti.

“BERABER HAREKET ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Konuyla ilgili Hürriyet gazetesine açıklamalarda bulunan MHP kaynakları, “MHP’nin Doğu Perinçek’e bakışı bellidir. MHP’nin Perinçek ile aynı yerde anılması hoş bir şey değil, şiddetle karşıyız biz bu duruma. Herhangi bir ilişkimiz, beraber hareket etmemiz, çay içmemiz bile mümkün değildir. 12 Eylül’den evvel ülkücü yöneticilerin hepsini Aydınlık Gazetesi’nde hedef göstermiştir. Gazetelere tam boy ilan verip adını, okulunu, adresini yayınlamıştır. MHP’ye üye olması bile mümkün değildir, bu şekilde kabul edilemez” diye yanıt verdi.

 

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

Okumaya devam et

Politika

Kanal İstanbul: Boğazın güvenliği ya da rant projesi!

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul konusunda ısrarlı olduklarını belirterek, projeye karşı çıkan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi eleştirdi. Hükumet kanalın yapımı için boğazın güvenliğini gerekçe gösterirken, muhalefet ise Kanal İstanbul’un rant projesi olduğu konusunda ısrarlı…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik eleştirilere bir kez daha sert bir dille yanıt vererek, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar” dedi.

ERDOĞAN: ÇILGIN DİYE TANIMLADIĞIM BİR PROJE

Cuma namazı çıkışı yaptığı açıklamada Kanal İstanbul eleştirilere sert bir şekilde yanıt veren Erdoğan, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar. Biz ülkemizde hizmet etmek istiyoruz. Boğazın ne tür tehdit altında olduğunu benim İstanbul’da yaşayan halkım gayet iyi biliyor. Bu benim çılgın proje diye tanımladığım bir projedir. Dünya bu projeyi hayranlıkla izleyecek. Diğer projelerimizi izlediği gibi” dedi.

SUNULAN GEREKÇE BOĞAZIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK

AKP’nin 2011 seçimlerinde vaat ettiği projeler arasında yer alan Kanal İstanbul’un yapım gerekçesi ise İstanbul Boğazı’nın tarihsel dokusunun korunması ve güvenliğinin sağlanması, İstanbul Boğazı’nın trafik yükünün hafifletilmesi, İstanbul Boğazı’nın trafik güvenliğinin sağlanması, seyir emniyetinin sağlanması, yeni bir uluslararası su yolu ve yatay mimariye dayalı modern bir yerleşim alanı oluşturulması olarak sunuldu.

HER GEÇEN YIL GEMİ SAYISI AZALIYOR

AKP iktidarı, Kanal İstanbul için boğaz trafik yükünü gerekçe olarak sunsa da resmi istatistikler boğazdan geçen gemi sayısının azaldığını ortaya koyuyor. 2007’de İstanbul Boğazı’nı 56 bin 606 adet gemi geçerken bu sayı 2011 yılında 479 bine, 2019 yılında ise 41 bine geriledi.

DAMAT VE BABASININ ARSALARI GÜZERGAH YAPILDI

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, Kanal İstanbul güzergâhında yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde 2003 yılında yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Berat Albayrak da 2011 yılında babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı. Albayrak’ın tarla vasfındaki arazi imar planı değişikliğiyle konut + ticaret alanına dönüştü. Bu arazilerin 2018 yılında belirlenen güzergahta yer alması dikkat çekti.

KATAR EMİRİ’NİN ANNESİNİN DE ARAZİLERİ ÇIKTI

Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza’nın İstanbul’da 2018 yılında kurduğu şirket üzerinden Kanal İstanbul çevresinde Baklalı’daki 44 dönüm tarla aldığı ortaya çıktı. Çevre ve Şehirlik Bakanlığı’nın hazırladığı yeni planlarda Katar Emiri’nin annesinin şirketinin satın aldığı arazi yapılaşmaya açıldı. Bu arazilere otel ve AVM yapımına izin verildi.

ARAPLAR DA BÖLGEDEN TARLA ALDI

Kanal İstanbul güzergahında Kuveyt uyruklu Shurak Al Ajdad Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 125 bin metrekare, Suudi Arabistan’da kendi adını taşıyan şirketler topluluğunun patronu olan Sulaiman Al Muhaidib’in 100 bin metrekare, Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu Noora Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 80 bin metrekare arazisi bulunuyor.

KURUMLAR OLUMSUZ RAPOR VERDİ

Kanal İstanbul’un yapımına TÜBİTAK, DSİ ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu olumsuz rapor verdi. DSİ’nin ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun raporlarının gizlendiği ortaya çıkarken, TÜBİTAK ise rapor ortaya çıkınca görüşünü geri çekti.

DEPREMİN ŞİDDETİNİ ARTIRACAK

Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi, odalar ve üniversiteler olmak üzere hazırlanan birçok raporda çılgın projenin ormanlar, akarsulara, meralara ve tarım alanlarına ve hayvanlara zarar vereceği ortaya konuyor. İstanbul’da beklenen depremin gerçekleşmesi halinde Kanal’ın Marmara’daki ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecek. Kanal İstanbul’un deprem riskini daha da artıracak. Kanal İstanbul güzergahında 63’ü etkin 267 heyelan alanı tespit edildi. Proje kapsamı içinde kalan 136 milyon metrekare tarım alanı yok ediliyor. Proje 264 kuş türünün yok olmasına neden olacak.

Türkiye’de 1 Mart’ta 5 şehirde lokanta ve kafeler açılıyor

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0