Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

17 Aralık’ın 17 aktörü şimdi nerede ne yapıyorlar?

17 Aralık 2013 sabahı Türkiye'de "rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık" gibi suçlamaların yöneltildiği birçok kişi gözaltına alınmdı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun polisinden sanığına isimleri artık herkesin ezberinde. O isimler şimdi nerede ne yapıyorlar?

REZA ZARRAB: ABD’DE TUTUKLANDI, İTİRAFÇI OLDU

17 Aralık operasyonunda bakanlar, çocukları ve bir çok bürokrata rüşvet dağıttığı öne sürülen Reza Zarrab, Mart 2016’da Amerika Birleşik Devletleri’nde İran yaptırımlarını delme suçlamasıyla tutuklandı. Türkiye ve İran vatandaşı olan Zarrab, davada itirafçı oldu. Zarrab, Halkbank ile iş yapmasına yardımcı olması karşılığında dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a yaklaşık 50 milyon Euro rüşvet verdiğini açıkladı.

Zarrab’ın, itirafçı olduktan sonra Türk medyasında hakkında çıkan haberlerde New York’un lüks mekanlarında dolaşırken görüntülendiği iddia edildi.

2017’nin sonuna doğru Zarrab ve yakınlarının Türkiye’deki mal varlıklarna el konuldu. Zarrab’ın eşi Ebru Gündeş ise mal varlığına el konulanlar arasında yer almadı.

ZAFER ÇAĞLAYAN: SİYASETE GERİ DÖNDÜ

17 Aralık süreci sonrası Ekonomi Bakanlığı görevinden istifa eden Zafer Çağlayan, mart ayında AKP Mersin 6. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Eski bakan, İl Başkanı seçilen Cesim Ercik’in listesinde “asil delege adayı” olarak yer aldı.

MUAMMER GÜLER: SİYASET SAHNESİNDEN ÇEKİLDİ

17 Aralık sonrası İçişleri Bakanlığı görevinden istifa eden Muammer Güler, siyaset sahnesinden çekildi. Güler, sosyal medyada da paylaşımlarda bulunmuyor. Eski bakanın sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki en son mesajı 2014’e ait. Eski bakanın internet sitesi de kapalı durumda. Reza Zarrab’ın “oğluna 100 bin dolar rüşvet verdim” dediği Muammer Güler, kamuoyu önüne çıkmıyor.

ERDOĞAN BAYRAKTAR: ŞİRKETİNİN BAŞINDA

O dönemde istifa eden bakanlardan biri de Erdoğan Bayraktar’dı. Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, kendi internet sitesindeki bilgilere göre kurucusu olduğu inşaat firması Bayraktar İnşaat’ın 2014 yılından beri tekrar başına geçerek çalışmalarına devam ediyor.

EGEMEN BAĞIŞ: STRATEJİK DANIŞMANLIK YAPIYOR

İddialar sonrası görevinden alınan dönemin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, kariyerine stratejik danışman olarak devam ediyor. Konferanslar düzenleyen Bağış, geçtiğimiz günlerde İstanbul Aydın Üniversitesi Yayınları’ndan “Başmüzakereci’nin kaleminden” adlı makalelerinin derlendiği bir kitap çıkardı.

SÜLEYMAN ASLAN: ZİRAAT BANKASI YÖNETİM KURULU’NA GİRDİ

Eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan hakkında Reza Zarrab, ABD’de itiraflarda bulunduğu sırada CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Halkbank eski genel müdürü Süleyman Aslan’ı Meclis gündemine taşıdı. Emir, Aralık 2017’de “Süleyman Aslan nerede, emekli maaşı alıyor mu?” diye Binali Yıldırım’a sordu.

Aslan, 17 Aralık soruşturması kapsamında gözaltına alınıp 57 gün sonra serbest bırakıldı. Aslan, daha sonra Ziraat Bankası’nın olağan genel kurulu toplantısında üç yıl boyunca oy birliği ile Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.

ESKİ FATİH BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA DEMİR: MİLLETVEKİLİ OLDU

17 Aralık sonrası gözaltına alınıp serbest bırakılanlardan eski Fatih belediye başkanı Mustafa Demir, 24 Haziran’da AKP’den İstanbul Milletvekili seçildi. Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi.

ALİ AĞAOĞLU: İFLAS ETTİĞİ İDDİA EDİLDİ

Hızlı özel hayatı ve lüks yaşamı ile gündeme gelen iş adamı Ali Ağaoğlu, geçtiğimiz yaz “iflas ettiği” yönündeki iddialara “Böyle bir şey yok” yanıtını verdi. Ağaoğlu, “Türkiye’nin güllük gülistanlık olmadığını biliyorsunuz. Kabuğumuza çekilip seyirci kalamayız. Binlerce çalışanımız var. Gerekirse bazı varlıklarımızı satacağız” dedi.

BARIŞ GÜLER: “ARSA BAKARKEN AYAĞINI KIRDI”

Eski içişleri bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler de medyada 2017 yılında iflas ettiği iddialarıyla gündeme geldi. Güler, Innova Gayrimenkul Geliştirme Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketini kapattı. Alanya’nın yerel medyası ise Güler’in mayıs ayında villa yapmak üzere arsa baktığı sırada düşüp ayağını kırdığını yazdı.

HÜSEYİN AVNİ MUTLU: “MÜLKİYE DAVASI”NDA 3 YIL 1.5 AY HAPİS CEZASI ALDI, 13 ARALIK’TA TAHLİYE OLDU

17 Aralık operasyonu sırasında İstanbul Valisi olan Hüseyin Avni Mutlu, 15 Eylül 2014’te merkeze alındı. 15 Temmuz’dan sonra görevden uzaklaştırılan Mutlu, “Mülkiye Davası”nda yerel mahkemece “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası aldı. Cezanın onanmasının ardından 7 Kasım’da cezaevine konan Mutlu, 13 Aralık’ta tahliye edildi.

HÜSEYİN ÇAPKIN: “MÜLKİYE DAVASI”NDA CEZA ALDI, 17 ARALIK DAVASINDA TANIK OLACAK

Eski İstanbul emniyet müdürü Hüseyin Çapkın, operasyondan iki gün sonra görevden alınarak merkez valisi olarak atandı. 17 Aralık soruşturmasının kendisinden gizlendiğini belirten Çapkın, 15 Temmuz sonrası “Mülkiye Davası”nda Mutlu ile beraber yargılandı ve 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı. Çapkın’ın 17 Aralık davasında tanık olarak dinlenmesine karar verildi

SAVCILAR KARA, YÜZGEÇ VE ÖZ ARANIYOR

17 Aralık savcıları Celal Kara, Mehmet Yüzgeç ve Zekeriya Öz, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde görülen davada firari sanıklar olarak aranıyor.

OPERASYONU GERÇEKLEŞTİREN POLİSLERİN YARGILAMALARI DEVAM EDİYOR

17 Aralık operasyonunun hemen ardından görevden alınan emniyet müdürleri Ömer Köse, Nazmi Ardıç, Yakup Saygılı ve ekipteki diğer polisler, yaklaşık 4 yıldır Silivri Cezaevi’nde tutuklu durumdalar ve  soruşturmada usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle yargılamaları devam ediyor.

MEMUR TEOMAN: SÜRGÜN MÜ EDİLDİ, ATAMA MI YAPILDI?

Zarrab’ın rüşvet tekliflerini kabul etmediğini doğruladığı “Memur Teoman” olarak bilinen Gümrük Müdür Yardımcısı Teoman Dudak’ın 17 Aralık sonrası sürgün edilip edilmediği ile ilgili CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu 2014 yılında Meclis’e soru önergesi verdi. O dönem Ticaret Bakanı olan Hayati Yazıcı, Dudak’ın sürgün edilmediğini, İstanbul’da görev süresi dolduğu için Gaziantep’e atandığını açıkladı.

POLİS HÜSEYİN KORKMAZ: HAKAN ATİLLA DAVASINDA TANIK OLDU

17 Aralık soruşturmasını yürüten ekipte yer alan polis Hüseyin Korkmaz, 25 Aralık operasyonu ile ilgili tutuklandı ve 17 ay cezaevinde kaldı. Sonrasında tahliye edilen Korkmaz, yasa dışı yollardan ABD’ye giderek beraberinde götürdüğü belgeleri FBI yetkililerine teslim etti. Korkmaz, oturum izni ve 50 bin dolar mali yardım karşılığında Hakan Atilla davasında tanık olarak yer aldı.

KAYNAK: EURONEWS

Gündem

Lebalep kongreleri görmeyen devlet vatandaşa da esnafa da acımıyor

Hükumetin getirdiği kısıtlamalara uymak zorunda kalan esnaf batıyor… AKP’lilerin katıldığı lebalep kongre ve cenazelere kayıtsız kalan polis, sokaktaki vatandaşın en ufak hatasını affetmiyor. İstanbul’da maskesi çenesinin altında diye kimliği istenen bir kadının cezaya direnişi polisleri alarma geçirdi. Pandemi kısıtlamalarına harfiyen uyduğunu söyleyen Trabzonlu bir esnaf ise, ” Namuslu bir şekilde battık” pankartıyla dükkanını satışa çıkardı.

BOLD – AKP’nin Rize İl Kongresine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, salonun dolu olmasına değinerek, “Salgının olduğu dönemde kongre yapıyoruz salonlar lebalep dolu” dedi.

Daha sonra Emin Saraç’ın cenaze töreninde de benzer görüntüler ortaya çıktı. 5 bin kişinin katıldığı cenaze namazına sosyal mesafeyi dilinden düşürmeyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da katıldığı ortaya çıktı.

Tüm Türkiye hastalıktan kurtulmak için kısıtlamalara harfiyen uymaya çalışırken, AKP’lilerin ülkeyi sarsan görüntülerine rağmen kimseye ceza kesilmedi.

NAMUSLU BATTIK

Vatandaşlar ve esnaf ise batma riskine rağmen devletin koyduğu kurallara uymaya gayret gösteriyor. Trabzon’da “Namuslu bir şekilde battık” yazılı pankart asarak dükkanını satışa çıkaran İbrahim Odabaş adlı esnaf Anka’ya verdiği röportajda: “Namuslu bir şekilde battık derken devletimizin koyduğu kurallara uyduk, hiçbir şekilde açmadık, bir şey yapmadık. Ama yapmadığımız halde onlar söylenenin tam tersini yaptı. Kongreler yaptı, kayak merkezini açtı. Hiç alakası olmayan insanlar güzel yaşarken benim çalışan işçilerime bile maaş hacizleri geliyor şu anda” diye konuştu.

POLİS VATANDAŞIN YAKASINI BIRAKMIYOR

Sosyal medyada viral olan bir görüntüde ise İstanbul’da bir polis memuru maskesi çenesinin altında olduğu gerekçesiyle bir kadına ceza yazmak istiyor. Polise direnen kadın kimliğini vermek istemedi. Maskesini bir süreliğine nefes almak için indirdiğini söyleyen kadın polisten kurtulmak için her yolu denedi.

ÇEVREDEKİLERDEN TEPKİ

Çevredeki polisleri alarma geçiren olay, gözaltına alınma tehdidiyle karşı karşıya kalan kadının cezaya razı olmasıyla sona erdi. Çevredekiler de polislerin tutumunu eleştirerek kadının fazla üzerine gidildiğini söyledi.

YARGITAY: POLİS CEZA KESEMEZ

Öte yandan Yargıtay 19. Ceza Dairesi, geçen Aralık ayında polisin maske takmayanlar hakkında idari para cezası kesemeyeceğini ancak tutanakla valiliğe bildirebileceğine karar verdi. Yargıtay, polisin maske yasağı konulan yerlerde ana arterlere radar gibi vatandaşı ‘Maske tak, ceza kesilir’ diye uyaran levha ve afişler asılması gerektiğini belirtti.

Yargıtay: Polis vatandaşı uyarmadan maske cezası kesemez

 

Okumaya devam et

Gündem

İşte Uşak’taki çıplak aramanın belgesi

Uşak Emniyeti’nde çıplak arama dayatmasına maruz kalan kız öğrencilerinden 1 kişi, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Belgeyi Gergerlioğlu paylaştı.

BOLD – HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun TBMM’de gündeme getirdiği ve aylardır Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Uşak Emniyeti’ndeki çıplak aramayla ilgili yapılan suç duyurusunun belgesi ortaya çıktı. Gergerlioğlu’nun Twitter hesabından yayınladığı Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda Uşak Kaçakçılık Şube Müdürlüğü’nde çıplak aramadan geçen bir kız öğrenci yaşadıklarını anlattı.

Öğrenci ifadesinde 31 Ağustos 2020’de önce İzmir Bozyaka’daki Çevik Kuvvet Polis Merkezi’ne, daha sonra Uşak KOM’a götürüldüğünü ve burada çıplak arandığı söyledi. “İzmir’de altımı çıkarttırmamışlardı” diye Uşak’taki kadın polislere itiraz eden öğrenci, “Çıkaracaksın” diye kendisine bağırıldığını, korkudan mecburen çamaşırlarını çıkarmak zorunda kaldığını belirtti. Öğrenci ayrıca özel gününde olduğunu belirtmesine rağmen çantasında bulunan pedin saatlerce kendisine verilmediğini, sonra bir erkek polis tarafından verildiğini aktardı.

Öğrenci, sorgu sırasında ise kendisine psikolojik işkence ve baskı yapıldığını, “İsim vermezsen hem sana hem ailene zarar veririz, savcıya da uslu durmadığını söyleriz” diye tehdit edildiğini de sözlerine ekledi.

“GERÇEĞİ ÖRTMEK NAFİLE ÇABA”

Suç duyurusunun belgesini paylaşan Gergerlioğlu, “Ve işte belgesi! Uşak’taki öğrencilerin suç duyurusu! “İnanamıyorum” dedi, “Onurlu kadın 1 yıl beklemezdi” dedi! Ama kral çıplak. Bana ne kadar iftira edilse de var! Gerçeği örtmek nafile çaba. Çıplak arama var. Söylediğimizden daha fazlasını yaşamış öğrenci!” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU? 

Cemaat soruşturmaları kapsamında 23’ü kız öğrenci olmak üzere toplam 27 kişi 31 Ağustos 2020’de gözaltına alındı. Yer olmadığı için Uşak KOM ve Asayiş Şube’de 5 gün kalan çoğu başörtülü öğrenciler burada çıplak arama dayatmasına maruz kaldı. Öğrenciler, 4 Eylül’de Uşak Adliyesinde mahkemeye çıkarıldı. Öğlen 13.30’da başlayan mahkeme 18.00’de bitti ve 22 öğrenci yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. 1’i öğrenci olmak üzere 5 kişi ise tutuklandı. Öğrenciler 5 gün boyunca avukatlarıyla sadece resmi ifadeleri alınırken görüşebildi. Onun dışında özel görüşmek isteyenlerin talepleri reddedildi. Ayrıca öğrencilerle “özel mülakat” adı altında resmi olmayan, psikolojik baskının çok fazla boyutta olduğu görüşmeler yapıldı. Bir öğrenci bu sorgu sırasında 3 kez bayıldı, dışarı çıkarılıp hava aldırıldıktan sonra sorgusuna devam edildi.

Bold Medya’nın ortaya çıkardığı olayı, Ömer Faruk Gergerlioğlu sürekli gündeme getirdi. AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan çıplak aramanın belgesini istedi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Gergerlioğlu’nu Meclis’e terörize etmekle suçladı ve Türkiye’de çıplak aramanın olmadığını, özellikle mütedeyyin kadınlara yapılmasına asla müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Bunun üzerine sadece Uşak’ta değil, Türkiye’nin her yerindeki gözaltı merkezleri ve cezaevi girişlerinde çıplak aramaya maruz kalan her kesimden kadın yaşadıklarını video çekerek sosyal medyadan yayınladı. Daha sonraki açıklamalarında çıplak aramanın 60 yıldır yapıldığını kabul etmek zorunda kalan ve “Onurlu, ahlaklı kadın 1 yıl beklemez hemen konuşur” diyen Özlem Zengin’e tepkiler devam ediyor.

 

Kız öğrencilere işkence: Külotunu indirip otur-kalk yaptırdılar!

Okumaya devam et

Gündem

Bu dava Türkiye’nin özeti

İki kız çocuğunu taciz ettiği için 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan, daha sonra fetö söylemini kullanarak tahliye edilen Yaşar Özdemir davasını gazeteci Cevheri Güven yorumluyor.

BOLD – Yaşar Özdemir (72) iki kız çocuğuna cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandı ve 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak kısa süre sonra özgür kaldı ve hakkındaki suçlamalar düşürüldü. Özdemir’i bu ağır suçtan kurtaran üç faktör, günümüz Türkiyesi’nin özeti gibi. Özdemir önce avukatını kovup AKP’li bir avukatla anlaştı, ardından taciz ettiği kız çocuklarının ailesini Gülenist olmakla suçladı. Son olarak asker oğlu Suriye’de YPG’ye karşı savaşırken “şehit” olunca, günümüz Türkiye’sinde Özdemir’i hapisten çıkarmak hiç de zor olmadı. Özdemir şimdi özgür, iki kız çocuğu ise travma tedavisi görüyor.

İki çocuğu tacizden 16 yıl alan Yaşar Özdemir’e ‘fetö’ ve ‘şehit’ söylemiyle tahliye

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0