Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

CNBC’de yayınlanan Fethullah Gülen’e komplo haberinin tam çevirisi

Amerika’nın en saygın medya organlarından CNBC’de Flynn-Alptekin-Kian hakkında Gülen’e komplo kurduklarıyla ilgili yayınlanan iddianame haberinin tam çevirisi.

ORJİNAL LİNK İÇİN TIKLAYIN..

Alptekin ve Kian hakkında Gülen’e komplo kurmak suçlamasından iddianame hazırlandı

ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in eski bir iş ortağı ve başka bir kişi hakkında; Türk hükümetinin isteği üzere Fethullah Gülen’i karalamak ve ABD’den iade edilmesi sürecinin kazanılmasına ilişkin komplo kurmak suçlamasından iddianame hazırlandı.

Suçlama kapsamında Michael Flynn’in Gülen hakkında yazdığı, 2016 Kasım ayında seçim günü yayımlanan makalesi de yer alıyor.

ABD Doğu Virginia Bölge Mahkemesince pazartesi günü ilan edilen iddianameye göre 66 yaşındaki Bijan Kian ve Ekim Alptekin Türk hükümeti adına kayıtlı olmayan ajan olarak çalışmakla suçlanıyor.

Geçen çarşamba günü büyük jurinin (savcılık soruşturma kurulu) hazırladığı iddianameye göre 41 yaşındaki Türk uyruklu ve şu anda Türkiye’de bulunan Alptekin’e FBI’ye yanlış bilgi vermekten ötürü 4 ayrı suçlama yöneltiliyor.

İran asıllı Amerikan vatandaşı olan Kian, Califronia’da San Juan Capistrano’da yaşıyor. Kian pazartesi sabahı Virginia, Alexandria’daki mahkemeye çıktı ve kefaletsiz serbest bırakıldı. Kian, Trump’ın seçim sonrası geçiş ekibinde Ulusal Güvenlik Ofisi Direktörlüğünde görev almış bir isim.

İddianame, Flynn’in Türk hükümetinin isteklerine yoğunlaştığını gösteren yeni detaylar sunuyor. Her ne kadar kendisi Trump’ın adaylık sürecinde en çok açıktan konuşan ve politik yönden kutuplaştıran isim olsa da.

Bu iki isim, federal yetkililer tarafından “gizlice ve yasa dışı yolla” Amerikan siyasetini ve kamuoyunu Gülen’in iade edilmesi yönünde etkilemeye çalışmakla suçlanıyor. Savcılara göre Bakanlar Kurulu seviyesindeki Türk yetkililer, proje için ayrılan bütçeyi kabul ettiler.
İddianamede, “Sanıklar, politikacıların gözünde Türk vatandaşını(Gülen) itibarsızlaştırmak ve yasa dışı kılmanın yollarını aradı.” denildi.

Alptekin’in Hollanda’daki şirketi tarafından kiralanan Flynn’in danışmanlık firması iddia edilen çabaların bir parçası konumunda.

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu pazar günü katıldığı Katar’daki Forum’da, “Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Arjantin’deki G-20 Zirvesi’nde konuyu görüştüklerini ve ‘ABD’nin Gülen’in iadesi’ için çalıştığını” öne sürmüştü.

Virginia’daki iddianame, Flynn’in FBI’ye yalan beyan vermekle Washington mahkemesinde hüküm giyeceği günden bir gün önce açıklandı.

Flyyn halen özel yetkili savcı Robert Muller’in ekibi ile devam eden soruşturmalar üzerine işbirliğine devam ediyor.

Flynn geçen yıl, 2016 yılı sonuna doğru ABD’deki Rus Büyükelçisi Sergey Kislyak ile yaptığı görüşme hakkında yalan söylediğini itiraf ederek suçunu kabul etmişti.

Ancak Mueller’in ekibi suçlama notu içine bu ay başında, Flynn’in, 2016 darbe girişiminin hemen sonrası “Türkiye Cumhuriyeti’nin temel menfaati” için yaptığı çalışma hakkında Adalet Bakanlığına yalan söylemek suçlamasını da ekledi.

Flynn ve şirketine Türkiye ile ilgili işleri için 530 bin dolar para ödenmiş.

İddianame, “A Şahsı” olarak tanımladığı Flynn için Kian’in bir şirket kurduğunu ve bu şirket üzerinden Flynn’in “ulusal güvenlik tecrübesine” ilişkin hizmetler verildiğini söylüyor.
Kian ve Alptekin, Türkiye’nin iadesini istediği Gülen hakkında Amerikan siyasetçilerini ve kamuoyunu etkilemek için gizlice komplo kurmakla suçlanıyor. ABD Adalet Bakanlığı Türkiye’nin iade talebine ısrarla karşı çıkıyor.

Yine iddianameye göre Kian ve Alptekin Türk hükümetinin yönlendirmesiyle hareket etti. Ancak bunu, Flynn’in firmasınının Türk hükümeti yerine Alptekin’in firmasını araya koyarak ve ona hizmet veriyormuş gibi göstererek perdelemeye çalıştılar.

The Hill sitesinde yayımlanan makalesinde Flynn, Gülen’i “karanlık bir islamcı molla” ve “radikal bir islamcı” olarak tanımlayarak İran’ın Ayetullah Humeynisi’ne ve Usame Bin Ladin’e benzetmişti.

Makale, ABD’de başkanlık seçiminin yapıldığı 8 Kasım 2016 günü yayımlandı.

Tüm bu bilgi ve tespitler iddianameye girmiş durumda.

4 Kasım 2016 günü Kian ve Alptekin makale hakkında birbirlerine e-posta üzerinden yazışıyorlar. İddianameye giren Flynn’in makalesinin taslağının ekli olduğu e-postada ikili arasında şunlar geçiyor: ” Ben A şahsının yanından şimdi ayrıldım. Ok yaydan çıktı. Seçimden bir gün önce bu çok üst seviyeden bir teşhir olacak.”

Savcıların iddianamesi, “Makale, Kian’ın gönderdiği e-postadaki Humeyni’nin “elma ağacının” altında oturuşunu tasvir eden açıklamayı aynen içeriyor.” notunu da içeriyor.

2016 ABD seçimi sonrası Alptekin NBC’de katıldığı bir yayında Türk hükümeti ile ilişkisi ve Flynn’in şirketini kiralamasının Türk hükümeti ile alakalı olmadığını söylemişti.

Flynn, Trump’ın ilk ulusal güvenlik danışmanı olarak bir aydan daha az bir süre hizmet vermiş ve Rus Büyükelçi Kislyak ile ilişkisi hakkında Başkan Yardımcısı Mike Pence’e yalan söylemesi sonrası istifaya zorlanmıştı.

İddianame, “Flynn’in bir ay kadar ulusal güvenlik danışmanı olduğunu ve sonrasında şirketi adına çalışan avukatların, Flynn’n danışmanlık şirketi ve çalışanlarının Gülen’i itibarsızlaştırmak için yaptıkları işten ötürü yabancı bir devlete çalışan ajan(kişi) olarak resmi kayıt yaptırıp yaptırmamaya karar vermeye çalıştığı.” tespitini de içeriyor.

“Kian ve Alptekin ‘Avukatlardan ve nihayetinde ABD Adalet Bakanlığı Yabancı Ajan Kayıt Birimi ofisinden saklamak için Flynn’in şirket avukatlarına bilerek yanlış beyanda bulundu.’” notu da iddianamede geçen bir başka bilgi.

Suçlu bulunmaları durumunda Kian en fazla 15 yıl, Alptekin ise en çok 35 yıl hapis cezasına çarptırılacak.

Gündem

Keşke kaybolmasaydı: 128 milyar dolar harca harca sıfırlanamıyor

Merkez Bankasının nerede olduğu açıklanamayan 128 milyar dolar rezervi ile ilgili internette oyun yapıldı. Sitede çokomel, pudra şekeri, patates-soğan, gemicik gibi birçok ürün satışa sunulurken para harca harca sıfırlanamıyor.

BOLD – Türkiye gündeminin başlıklarından biri olan “128 milyar dolar nerede?” sorusu, internette oyuna dönüştürüldü. “128milyardolar.net” adlı bir oyun sitesinde, ayçiçeği yağından Çokomel’e kadar farklı harcamalar üzerinden 128 milyar dolar sıfırlanmaya çalışılıyor.

OYUNDA 128 MİLYAR SIFIRLANMAYA ÇALIŞILIYOR

Merkez Bankası rezervlerinden kaybolduğu öne sürülen ve muhalefet partilerinin gündemde tutmaya çalıştığı “128 milyar dolar nerede?” sorusu, internet oyunu oldu. “128 milyar nerede?” sorusu, bir internet sitesine de ilham verdi. ‘128milyardolar.net’ adlı internet sitesinde, ekmekten cep telefonuna, koronavirüs aşısından hamburgere, ayçiçeği yağından havalimanına kadar pek çok nesne kullanılarak 128 milyar dolar sıfırlanmaya çalışılıyor.

DİLEYEN GÖNLÜNE GÖRE HARCAYABİLECEK

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak döneminde Merkez Bankası rezervlerinden kaybolduğu öne sürülen ve oyun haline getirilen 128 milyar doları dileyen herkes gönlüne göre harcayabilecek. https://128milyardolar.net/ adresinden ulaşılabilen oyunda, ejder meyvesi, Çokomel, patates + soğan, pudra şekeri, Playstation 5, gemicik, Osmangazi Köprüsü, 5 lt ayçiçeği yağı, havuzlu villa, bebek bezi, altın musluk, İstanbul Havalimanı, bebek maması, Ankapark, Mercedes S600 Guard gibi birçok ürün satın alınabiliyor.

AKP’nin ‘kayıp 128 milyar dolar’ına CHP’den dijital çözüm

Okumaya devam et

Gündem

Amiraller Bildirisi’nde ikinci dalga: 7 emekli amiralin evi aranıyor

104 emekli amiralin yayımladığı Montrö bildirisine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. 14 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından bu sabah 7 amiralin evinde arama yapılıyor.

BOLD – 104 emekli amiralin Montrö Sözleşmesi’yle ilgili bildirilerinin ardından 14 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması sonrası 7 amiralin evlerinde arama yapılıyor. Evinde arama yapılan amiraller arasında eski Sahil Güvenlik Komutanı Alper Tezeren ile eski Deniz Harp Akademileri Komutanı Metin Açımuz da bulunuyor.

ARALARINDA ESKİ SAHİL GÜVENLİK KOMUTANI DA VAR

Montrö Boğazlar Sözleşmesi tartışmalarına ilişkin yayımlanan bildiri sonrası gözaltına alınan 10 emekli amiral ile ifadeye çağrılan dört emekli amiral adli kontrol hükümleri uygulanarak üç gün önce serbest bırakıldı. Emekli amirallere il dışına çıkmamaları için elektronik kelepçe takılmaya başlandı. Bu sabah Terörle Mücadele Şubesi polislerinin yedi amiralin evlerinde arama yaptığı öğrenildi. Evinde arama yapılan amiraller arasında eski Sahil Güvenlik Komutanı Alper Tezeren ile eski Deniz Harp Akademileri Komutanı Metin Açımuz da bulunuyor.

EMEKLİ AMİRALLER İFADEYE ÇAĞRILDILAR

Evlerindeki dijital materyallere el konulan ve haklarında gözaltı kararı olmayan emekli amiraller ifadeye çağrıldı. Evlerde yapılan arama hakkında konuşan Avukat Hüseyin Ersöz, yapılanın delil elde etmeye yönelik arama faaliyeti olduğunu belirterek, “Gelen polis, arama yapılacağını ve tebligat sonrasında gideceklerini söylemiş. Gözaltı işlemi olmayabilir yaşları itibariyle, ifadeye çağrılabilirler. Henüz tebligat işlemi gerçekleşmedi” dedi.

AKP’nin ‘kayıp 128 milyar dolar’ına CHP’den dijital çözüm

 

Okumaya devam et

Gündem

Haşhaşi müşavir davasında kardeş kavgası…

Uyuşturucu ile yakalanan müşavir soruşturmasının ikinci perdesinde ilginç gelişmeler yaşandı. Ağabeyi kardeşini, kardeşi ağabeyini suçladı: “Anladığım kadarıyla abim dışarı çıkabilmek için benim adımı vermiş”

BOLD – Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği’nin eski basın müşaviri Veysel Filiz’in, aracında 100 kilo eroinle yakalanmasına ilişkin davanın ilk duruşması Edirne Birinci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma, sanık Veysel Filiz ile kardeşi Hulusi Filiz’in kavgasına dönüştü. Detayları T24’ten Tolga Şardan yazdı:

Uyuşturucu ile yakalanan müşavir soruşturmasında ikinci perde: Ağabeyi kardeşini, kardeşi ağabeyini suçladı!

Edirne’de geçen yılın son günlerinde, Hamzabeyli Sınır Kapısı’dan yurt dışına çıkmak isterken aracında 100 kiloya yakın eroin ele geçirilen müşavir Veysel Filiz’in yakalanması olayını anımsayacaksınız.

Hatta olay bir süre kamuoyundan gizlenmişti.

Fakat “yaşanan hiçbir şeyin gizli kalmayacağı” prensibi bir kez daha işlemiş; olay, gecikmeli de olsa gün ışığına çıkmıştı.

Yine de olayı kısaca hatırlatmak gerekirse; Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği’nin eski basın müşaviri Veysel Filiz, beraberinde ailesi olduğu halde aracıyla 8 Aralık 2020 günü Bulgaristan’a geçmek istedi.

Ancak, gümrük memurlarının durumdan şüphelenip araçta arama yapmak istemesi üzerine aracının özel alana çekilmesi sırasında Filiz, görevlilere diplomatik kimliğini göstererek aracının aranmasını engellemeye çalıştı.

Görevlilerce yapılan incelemede, diplomatik kimliğin eski tarihli ve geçersiz olduğu anlaşılmasıyla birlikte aracın bagaj bölümündeki “zula”da yaklaşık 100 kilogram ağırlığında eroin paketlerinin gizlendiği ortaya çıktı.

Filiz; gerek adli kolluk, gerekse mahkemedeki ilk ifadesinde aracında bulunan paketlerden bilgisi olmadığını ve uyuşturucu olduğu anlaşılan paketlerin kardeşi Hulusi Filiz’e ait olduğunu söyledi.

Yurt dışı misyon görevinin yanı sıra Yozgatlı olması nedeniyle Avrupa’daki Yozgatlıların oluşturduğu sivil toplum örgütleriyle de bağlantısı olan Filiz, aracında çıkan uyuşturucu paketleri konusunda yargıyı ikna edici açıklamalar yapamayınca tutuklanarak cezaevine konuldu.

Olayın kısa özeti böyle.

Sonrasında olayın ortaya çıkmasıyla birlikte yayımlanan haberlere internetten erişim yasağı bile getirildi.

Yurt dışına uyuşturucu madde kaçırılma girişiminin ortaya çıkarılması olayında yeni aşamaya geçildi.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, tamamladığı ön hazırlık soruşturması aşamasının ardından şüpheliler Veysel ve Hulusi Filiz hakkında hazırladığı iddianameyi mahkemeye gönderdi.

Cumhuriyet Savcısı Adem Aktaş’ın hazırladığı iddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından Filiz kardeşler, Edirne Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde heyet önüne çıkarak yargılanmaya başladı.

Ancak; sanık Veysel Filiz’in siyasi konumu nedeniyle Filiz kardeşler hakkındaki yargılama süreci, tıpkı yakalamada olduğu gibi yine kamuoyuna duyurulmadan, sessiz sedasız yürütülüyor.

Sanıklar hakkındaki iddianame çok uzun değil, toplam altı sayfa.

İddianamede, sanıklardan aracı sahibi ve eski diplomatik statü sahibi olan Veysel Filiz’in ön hazırlık safhasındaki ifadesi yer aldı.

Çok kısa özetlemek gerekirse; sanık Veysel Filiz, yurt dışında şirket sahibi olduğu için ailesiyle Avrupa’ya gideceğini, araçta bulunan uyuşturucu ile ilgisinin bulunmadığını belirtti. Ağabey Filiz, “Ben söz konusu eşyaların tek kardeşim Hulusi Filiz tarafından araca yüklendiğine eminim. Fakat eşyaların bizzat kardeşim tarafından araca yüklenip yüklenmediğini bilmiyorum. Ben malzemeleri kendisinde gördüğüm için emin olduğumu ifade ettim” şeklinde konuşarak suçu kardeşine yönlendirdi.

Peki, kardeş Hulusi Filiz, ağabeyinin kendisine yönelik suçlamasına nasıl yanıt verdi?

Yine aynı iddianameye göre; Hulusi Filiz şunları söyledi:

“Abimin başına gelen olayı oğlu Fatih’ten öğrendim. Olayı da yakalandığını ertesi sabahı öğrendim. Daha öncesinde herhangi bir bilgim yoktu. Bana okuduğunuz Veysel Filiz’in ifadesini kesinlikle kabul etmiyorum. Suçu benim kabullenmem yönünde kendisinin avukatları bana telkinde bulunmuştu. Ele geçen madde ile herhangi bir ilgim ve alakam yoktur. Anladığım kadarıyla abim dışarı çıkabilmek için benim adımı vermiş.”

İki kardeşin birbirlerine yönelik ifadeleri özetle böyle.

Savcılık, ifadelerin yanında adli soruşturma kapsamında paketlerden parmak izi aldırdı. Paketlerde iki parmak izi bulundu, ancak parmak izlerinin kimlik tespitine yarayacak biçimde olmadığı anlaşıldı.

Ayrıca savcılık, el konulan eroin paketleri ile beraber Veysel Filiz’e ait otomobilin de müsadere altına alınmasına karar verdi.

Savcılık, Filiz kardeşlerin haklarındaki yurt dışına uyuşturucu madde kaçırılması iddiası çerçevesinde, TCK’nın 188/1 hükmüne göre 10 yıldan 20 yıla kadar, 188/3 hükmüne göre ise on yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasını mahkemeden talep etti.

Savcılık iddianamede ayrıca olayın teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle söz konusu cezalarda dörtte birden dörtte üç oranına kadar indirim talebinde bulundu.

Olayın ilk duruşması geçen ay Edirne Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşti.

Eski müşavir sanık Veysel Filiz adına altı, kardeşi Hulusi Filiz adına ise iki avukat davaya katıldı.

Duruşmada, sanık ağabey Veysel Filiz kolluk ve savcılıktaki anlatımlarını bir kez daha benzer biçimde yineledi.

Fakat aynı duruşmada, ağabeyinden sonra savunma yapan Hulusi Filiz, mahkeme heyetine ilginç bilgiler aktardı.

Hulusi Filiz’in savunmasıyla olayın yeni bir boyutu ortaya çıktı. Dosyadaki yeni boyutu yarın aktaracağım.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0